
Ruh göçü, ruhun yeni bir bedenle dönüşü gibi tanımlamalarla ifade edilen reekarnasyon, bir daha beyazperdede. Tabi, bu defa ruhun göçüne değil de gözün göçüne, daha doğrusu bir gözün gördüklerinin göçüne şahit oluyoruz. Evlere, ağaçlara, çeşitli eşyalara hafıza takıldıktan sonra sıra göze gelmişti ve nitekim bunu da uzak doğuda yaptılar ilkin. Ring gibi, Dark Water gibi, İnternal Affair gibi filmleri kendince uyarlayan yönetmenler bu defa da bu filme el attı. Sonuç?
Film sanayisinin konu bulma sıkıntısı devam ediyor olsa gerek ki Pang Kardeşlerin 2002 yapımı Gin Gwai filmini klonlamışlar. Uyarlama diyemiyorum, birebir klon yapmaya çalışmışlar ama olmuş mu? Peki peşinen söyleyelim; fena halde çuvallamışlar. Zaten Pang Kardeşlerin filmi de yapıldığı dönemde olumlu eleştiriden çok aldığı olumsuz eleştirilerle öne çıkmıştı. Belki filmdeki bir düşüp bir çıkan gerilim unsurunun yanında sevgi temasının da işlenmiş olması klasik lanet öyküsü gibi algılanabilir; ama Pang kardeşler daha evrensel bir mesaja çevirmişlerdi filmi. İşin içinde annenin çocuğuna sahip çıkması, koruyup gözetmesi de girince klişeler elbette tam oluyordu. Belli ki eleştirmenleri iki ayrı kutba ayıran yanı da buydu filmin; klişeler ve reel hayat ekseni…
Filmin Hollywood versiyonunda pek değişmiş bir nokta yok, tabi isimler ve kimi küçük şehir uyarlamaları dışında…
Sydney Wells (Jessica Alba) Los Angeles’ta yaşayan başarılı, bağımsız bir konser viyolonistidir. Çocukluğunda yaşadığı trajedi, görme yeteneğini kaybetmesine neden olmuştur. Hikâyenin açılışında, Sydney hayatı boyunca beklediği çifte kornea nakli ameliyatı geçirerek görme yeteneğine kavuşur. Ameliyattan sonra Sydney göz doktoru Dr. Paul Faulkner (Alessandro Nivola)’ın yardımı ve ablası Helen (Parker Posey)’in desteğiyle tekrar görmeyi öğrenir.
Ancak Sydney'in mutluluğu kısa ömürlü olacaktır; karanlık ve korkutucu imgeler, açıklanamaz bir şekilde genç kadına musallat olur. Bu görüntüler ameliyatın geçici bir yan etkisi midir, Sydney’in zihninin görmeye alışırken verdiği tepki midir, hayal gücünün bir ürünü müdür yoksa korkutucu derecede gerçek midir? Ailesi ve dostları, genç kadının akli dengesinden şüphe ederken, Sydney isimsiz göz donörünün, sadece kendisinin görebildiği korkunç bir dünyaya kapı açtığına ikna olur.
Moreau-Palud ikilisinin Them’deki atmosfer tasarımı ve doğal seslerden örülü müzikal yapıyı bu filme taşımalarını beklerdim. Doğrusu çok da yakışırdı. Atmosfer oluşturmadaki zayıflık, Alba’nın ikinci sınıf oyunculuğu, doktorun takıntılı havası… Her şey iğreti hasılı…
Uluslararası popülarite kazanmış gerilim filmi ONLAR / THEM’in yönetmenleri David Moreau ve Xavier Palud’un yönettiği, The Eye / GÖZ filmi de ilk filmlerinin kaderini paylaşacak gibi duruyor. Filmin kazandığı popülarite her ne kadar gişeye pek yansımamış olsa da bir ilk film için hatırı sayılır bir iş yapmıştı. Yine de sinemada bir önceki filmi kıstas alıo salonun yolunu tutacak insanlar düşünüldüğünde bu film de iyi iş yapacak gibi duruyor. Üstelik bir de J. Alba faktörü var. Alba’nın oynadığı bayat bir dolu filmin ardına bir de bu giriyor sıraya. Alba yine de sinemaya izleyici çeker mi? Pek tabii çeker…
Son yorumlar
9 sa. 50 dk. önce
10 sa. 23 dk. önce
16 sa. 16 dk. önce
16 sa. 42 dk. önce
20 sa. 39 dk. önce
20 sa. 56 dk. önce
22 sa. 15 dk. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 8 sa. önce
1 gün 8 sa. önce