Geçtiğimiz günlerde İsmet Özel'in eserlerini, şiirlerini, yazılarını, söyleşilerini, konferanslarını yayınlayan www.ismetozel.org sitesi ikinci kez "hack"lenmişti.
Bu saldırıya ilişkin olarak İsmet Özel tarafından kaleme alınan Günaydın Yeni Üzüntü isimli yazıyı cemaat.com okurlarına duyurmak ve paylaşmak istiyoruz.
GÜNAYDIN YENİ ÜZÜNTÜ!
İSMET ÖZEL
İlkinin üzerinden bir ay geçmeden www.ismetozel.org bir daha “hack”lendi. İngiliz dilinde “to hack” bir yandan “ince doğramak”, diğer yandan “bayağılaştırmak” anlamına geliyor. Her iki anlamda da “hack”lenenin başına hoş bir şey gelmediği besbelli. Ne yapıyorlar? Bir internet sayfasını yasa dışı bir yolla ele geçiriyor, gasp ediyorlar. Yapılan şeyin haydutluk olduğunu anlamak için ne yüksek zekâ, ne de üstün bilgi gerekir. Öyleyse, soracağız: Kim bu haydut veya haydutlar? Haramilerin gayesi ne?
İnternet ortamında hüner göstermek isteyen maceraperestler olduğu biliniyor. Bunlar iyi korunan siteleri baltalayarak tatmin olmanın ve/veya bol gelir getiren pozisyonlara kavuşmanın yolunu arşınlıyorlar. Maceraperestlerin www.ismetozel.org’u baltalamak suretiyle şöhret ve servet edineceklerini kabul etmek fazla hayalperestlik olur. Maruz kalınan “hack”leme ikbal avcılarının işi değilse, kimin işi? Esrarengiz bir hadise karşısında olmadığımız ve bunların aldıkları emri yerine getiren veya aldıkları ücret karşılığında emek sarfeden görevliler olması ihtimali üzerinde ağırlıklı olarak durmaktan başka çaremiz kalmadığı apaçık.
Emri veren, ücreti ödeyen gıdasını dünyadaki kirli çarkın dönmesinden temin edendir. Ne çarkı? Bu soruyu denetim altında tutulanlar soruyor. Denetleyenler bütün gayretleriyle böyle soruların sorulmasına engel olmaya çalışıyor. Düze çıkmak için bir şeyler yapılacaksa bunu bazı insanlar yapacak. Mesele dünyada ve Türkiye’de birilerinin helâl lokma peşinde olup olmadığından ibarettir. Türk’ü gâvurdan ayırmak için başka ölçü aramayın. Kursağından geçenin helâl mi, haram mı olduğuna aldırmayan, yine de karnını şişirmekten geri kalmayanlarla yapacak işimiz yok; görülecek hesabımız var.
---
Editörün Notu: Bu yazı şuradan alınmıştır
Yorumlar
KRAL ÇIPLAK!
Per, 09/02/2006 - 22:16 — serkanakindoğrusu ismet özel in halkımıza ve müslümanlara mal olmasını çekemeyen biri olarak,-bu yazıyı da bahane ederek- "sanatı sanat için" yaptığını ve toplumun ya da okurun beğenisinin hiçbir öneminin olmadığını sık sık vurguladığını da göz önünde tutarak, onun, doğru soruları sorabileceğini artık hiç beklemiyorum. ve üzüntüsüne üzülemediğimi eklemek istiyorum.
doğru sorular ne olabilirdi. ismet özeli bu memlekette kimler tanıyor?tanıyanlardan kimler seviyor, kimler sevmiyor?sevenlerin neden sevdiği değil de, sevmeyenlerin neden sevmediğini...sorsa belki daha yaklaşırdı, her sabah günaydın dediği üzüntüsüne neden olan haydutu bulmaya...malumdur ki, sevenleri hackerlamayacağına göre, sevmeyenlerinin hackerlayacağı kesindir. o halde, kendisinin içinde bulunduğu şöhret ortamından kurtularak, acaba sevmeyen adam -ama yapabilirse halkın düşündüğü gibi sorarak-neden sevmiyor ki, hackerlama gücünü buluyor kendinde!
ismet özelin müslümanlara kitaplarının arkasında verdiği artistik fotoğraflarından başka hiçbir şeyi yoktur. labirentlerle kurduğu cümlelerle aklı sıra, anlaşılmamayı-herkes tarafından-rütbe saymış biridir.
sokağa çıkıp, "KRAL ÇIPLAK!, KRAL ÇIPLAK, KRAL ÇIPLAK!" diye bağırmak istiyorum.
sesimi duyan olur mu?
ismet özeli tanımak
Cum, 10/02/2006 - 11:21 — celalmirzasevgili serkan,
sanatkar ruhlu bir insan, hem anlaşılmayı hem de anlaşılamamayı eş zamanlı hissederek yaratıcılığını ve özgünlüğünü ortaya koyan insandır. ismet özeli bir de bu perspektiften değerlendirecek olursak, kendisinin gerek okuruna gerekse yakın çevresine sergilediği tutum daha iyi anlaşılacaktır.
ismet özel, doğru yahut yanlış birçok düşünceye sahiptir, ancak yanılgı sahibi olmak o kimseyi "suflî" bir düzeye indirgemez. bu sebeple ismet beyin sadece yazılarına bakarak, onun ruh dünyası hakkında kanaat sahibi olmak, önyargıyla hareket etmek olacaktır.
ismet beyin düşüncelerini eleştirmek mümkündür, ancak kendisinin karakteri hakkında söz sahibi olmak, ancak onu tanımakla mümkündür. yazıları ve söylevleriyse, karakteri hakkında eksik, hatta belki yanlış bilgiler verecektir.
bu benim kanaatim.
muhabbetle.
eser müessirinden ayrı tutulamaz
Cum, 10/02/2006 - 13:58 — serkanakinbir kere şu hoş uslubunuzdan dolayı sizi tebrik ediyorum. uzun zamandır galiba kendi aramızda dahi sağlıklı bir diyalog kuramadığımız ortadadır. sevmek ya da sevmemek şahsi ve eleştirilemeyecek, sorgulanamayacak şeylerdendir. fakat halka hitap edenler, sevilmedikleri vakit "neden" sevilmediklerini sorgulamalı.
kitap okurken pek çok duyguyu birlikte yaşarım. bile bile zulmü savunan bir eserin sahibine karşı duyduğum öfkeyi anlatamam. aynı şekilde hakkı hem de en güzel şekilde anlatan kitabın yazarına karşı ise, sevgi, hayranlık duymamam elimde değildir.
ben ismet özelin kitaplarını okumak için o kadar vakit ayırdım. ve o, o kadar şişirilmiş biriydi ki, gerçekten de öyle mi diye, acaba neler kazanacağım onu okuyarak diye merakla sarıldım kitaplarına. "üç mesele" ve "zor zamanda konuşmak" adlı eserlerinden başka kitabından faydalanamadım. diğer kitapları öngörülerden oluşan ve bugün pek çoğu yanılgıyla buluşan iddialı kitaplardı. şiirleri konusunda hiçbir iddiam yok. bilmiyorum da!işte onu çekememem, insanların bu kadar yücelttiği, yere göğe sığdıramadığı -fikirsel boyutundan bahsediyorum-İ.Ö. lin, gereksiz şişirildiği düşüncesinde olmamdandır.
mesela bir ali şeriati!onun her kitabında çok şeyler öğrendim, çok şeyler kazandırdı bana. eleştirmeyi, düşünmeyi, sorgulamayı öğretti. rasim özdenören ile öyküyü sevdim. mustafa islamoğlu, her sohbetinde yeni bir dünya kurmamız için içimizde ölen gayreti diriltti, Allah ın ayetleriyle.
"bu halka hiçbir şey vermeyenler, halka da mal olmamalıdırlar"bir semra hanım ın halka mal olması sizi üzmez mi, kurtlar vadisinin halk tarafından çok fazla ilgi görmesi canınızı sıkmaz mı? benim sıkıyor valla!halkı yanlış yola saptırdıkları için üzülüyorum, korkuyorum.
aynı şeyleri ismet özel için de düşünüyorum. fakat sakın, ismet özeli semra hanımla bir tutuyor sanmayın. ben belki de, ismet özel den büyütüldüğü kadar yazmasını da istiyorum.
mustafa islamoğlu der ki:" eser müessirinden ayrı tutulamaz!"
herkesin anlayışı ve algılayışı farklıdır
Cts, 11/02/2006 - 10:00 — Nef'i SelamoğluYorumunuzu keşke "herkesin anlayışı ve algılayışı farklıdır, ben de böyle anlıyorum" gibi bir ifade ile noktalasaydınız. İsmet Özel tartışmaları (!) edebiyet çevrelerinde, medyada ve elbette bu sitede de yeterince yapıldı, kâfi derecede söz söylendi. Herkes payına düşeni anladı. Zikrettiğiniz yazarların size kattıkları olabileceği gibi, bir başkasına zerre kadar etkisi olamayabilir. İsmet Özel'in sizde yansıması gibi mesela. Acizane, bir kişiyle ilgili değerlendirmede bulunacakken yaptıklarının bir kısmını dahi olsa yapmış olmak mecburiyetini hissediyorum.
ah şu latlar,uzzalar...
Paz, 12/02/2006 - 20:23 — serkanakinkısa bir zaman için netten uzak kaldım. yorumları okuyunca "ismet özel"konusunda da yalnız kaldığımı gördüm. hoş burada bir cemaat oluşturmak da değil ya niyetim:)Nef i nin "herkesin anlayışı ve algılayışı farklıdır" sözüne saygı duyarım da, İsmet özel in bir islamcı kimliği ile çıktığı programlarda, kitaplarda neşrettiği milliyetçi-devletçi yorumlarına saygı duyamam. o zaman kardeşim safını bir kere daha değiştir. sosyalizm in güçlü olduğu, egemen olduğu bir dünyada nasıl sosyalizt olmuşsan, iran devriminden sonra esen islami fikirlere nasıl müptela olmuşsan ve şimdi de gittikçe şiddtelenen faşist-milliyetçi safına katılmak istiyorsan, söyle, açıkla da müslüman genç beyinleri şaşırtma!adam programa çıkıyor, sanki bu ülkenin genelkurmayı gibi kırmızı çizgilerden dem vuruyor. bir dar alana hapsolmuş, türklüğe methiyeler düzüyor da, islamı da türklüğe endeksliyor. anlaşılan hala islamcılıktan da vazgeçmemiş. neden geçsin ki, islamcılar onu öyle sahiplendiler ki, bu nüfusu kaybetmek istemeyecektir.
"sanatı sanat için yaptığını söyler" Ali şeriati ise aynısıyla yapılan işleri "şirk" sayar. namaz için namaz"sanat için sanat"şirktir. der. ve aydın ın sorumluluğunun, halka mikrofon olmuş insanların başlıca sorumluluğunun "topluma uyandırmak" olduğunu
vurgular. fakat onlar, toplumdan aldıkları gücü, gittikçe tıpkı artistlerin popülerliği gibi kullanmayı tercih ederler.
her şey bir yana da, hadi geçelim bütün bunları da. beni en çok üzen, pek çoklarının başta ulvi abinin, şu eleştirdiğin kişi kadar bişey yapmamışsan "sus", taharetlenmeyen konuşmasın diyen, bizim bugün pek çok tarikat liderini eleştririken mürşidlerinin "şeyhimizin elbet bir bildiği vardır" mantığıdır. bugün islamdan uzklaşmanın, kur an okumamanın nedeni de işte sizin insanlara sunduğunuz bu mantıktır. yıllarca kur an okurken "ce" desek şu anlama gelir, Allah muhafaza bilmiyorsan okuma, kur an ın bir ayetini ağzına alsan senin 85 tane ilmi bilmen lazım ki, bu ayeti ağzına alabilesin, nevinden sözleri o kadar çok işittim ki...
bunlar "kişi diktatörlüğü"istiyorlar. eleştirmeyeceksin, sorgulamayacaksın demenin bir başka yolu, işte böylece latlar, menatlar, uzzalar tekrar diriltiliyor. ve belki de, bu durumun ümmetinin başına geleceğini bilen, peygamberimiz, hasta yatağında iken, pek çok meşhur sahabenin olduğu ordunun başına 19 yaşında, kölelikten azad olmuş zenci birini komuntan yapıyor. (ismini unuttum hatırlayan varsa,bildirsin) neden!
ebubekir, osman, ömer,ali dururken genç,toy,taharatlenmemiş, onlar kadar islama hizmet etmemiş, diğerleri kadar islamı yaşamamış, analtamamış,diğerleri kadar bilmeyen birini peygamber son günlerinde onca büyük sahabeye komutan olarak atıyor?
Kardeşim!
Paz, 12/02/2006 - 20:52 — Metah ÇAkkoSelamlarım,
Serkan kardeşim yalnız değilsin elbette... Sana daha bu yazının en başında destek mahiyetinde bir mesaj yazmıştım ama yayınlamadılar nedense!!! :) Olsun Allah(cc) biliyor...
Dikkat ettim de, yaşıyla problemi olanlar yaşı problem yapıyor... İnsanın yaşadığı yılların az oluşu o insanın daha bilgili veya ferasetli olmadığı anlamına gelmez veya açıkça birinin yaşlı oluşu onun genç birinden daha bilge oluşuna delalet değildir.
Seni dikkatle takip ediyorum ve yüreğimin nasıl da sözcüsü oluyorsun, benim yazmama bile gerek kalmıyor ve diyorum ki "Ben de yazsam bunu ve böyle yazardım." Her cümlene katılıyorum!
Allah(cc) seni "ancak kendine kulluk edenlerden" eylemiş ne mutlu sana... Hepimize nasip olsun inşallah!!!
Saygılarım...
vesSELAM
Eleştiri buysa ben de gazocağıyım
Pzt, 13/02/2006 - 00:38 — Ulvi AlacakaptanBu ne pervasızlıktır sonunda faşist lat uzat menat lafları mı ya hu !Benim ismimin ne işi var orada 'Bunlar' kim İÖzel İran Devrimi'nden etkilenmiş miş bir yığın safsatayı arka arkaya sıralamanın eleştiri ile ne ilgisi var
Herşey birbirine karışmış karıştırılmış artistlerin popülerliği kişi diktatörlüğü filan lafları da var.
Buna eleştiri değil hak yeme derler eğer akıl ve ruh sağlığınız yerinde ise helallik dileyiniz.Benden de İ.Özel'den de
not Nüfus değil nüfuz Tırnak içine ve özel isimlere büyük harfle başlanırSiz bir de öğretmensiniz ha?Vah bize vahlar çocuklarımıza!
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
LEKÜM DİNİKÜM VELİYEDİN!
Pzt, 13/02/2006 - 01:18 — serkanakinne imlaya ne de kelimelerin asıl anlamına dikkat ediyorum doğrusu. ben sadece anlaşmak istiyorum, siz ise açık aramak. madem öyle, iletilerinizin pek çoğunda, cümlenin sonuna nokta koymamışsınız. dikkat ediniz.
deli deliyi, imam ölüyü, savcı 312 yi sever dediniz. de çok güldüm doğrusu. iyi ki, savcı olmamışsınız, yoksa imladan çok kişi içeri girerdi.
madem layık gördünüz,amatör bir psikoloji tahlilinde daha bulunayım, galiba uğradığınız haksızlıkları içinize sindirememek ve sizin değerinizi(?)takdir etmeyenlere karşı ki öfkeniz, size insanları aşağılama hakkını vermiş olsa gerek. tahakküm etmek istiyorsunuz.
sizin hakikati aramadığınız ortada. ama evet 37 yıllık tiyatro sanatçılığınıza, mazlum der kurucu üyesi olmanıza bizim gibi amatör insanlarla tartışmak, size yakışmıyor.
Siz Allah aşkına, "gizli özel mesajımdan"hangi anlamları çıkardınız, merak ediyorum doğrusu? neyi ima etmeye çalışıyorsunuz, açıkca söyleyin. hangi gayeyi güttüğümü sanıyorsunuz? ya şu gönderdiğim mesajı, foruma kopyalayın da, şu "gizli özel"mesajı okusunlar.
her cümlenize cevap vermicem, yanlış yapıyorsunuz ya! sizinle hiçbir şekilde anlaşmak mümkün değil.
ne diyim, "LEKÜM DİNİKÜM VE LİYEDİN!"
Sukut eyle edebinle...
Pzt, 13/02/2006 - 02:13 — Rıdvan ÜnalKelimelere,Allah'ın ayetlerinin dahil edilmesi kişiyi haklı çıkarmaz!!!
*********
Süngü gibi söz kullanıp,sözünün ucuna da Allah'ın ayetlerini takmayınız.
*********
Öyle Diyorsanız...
Pzt, 13/02/2006 - 02:45 — Metah ÇAkkoULVİ bey koskoca adamdır, bu yaştan sonra yalan söyleyecek değil ya, "öyleyim" diyorsa öyledir! :)))
ahhh ahhh ülkem ve ülkemin komik(lik)leri... bkz.komik
bir de oradaki "nüfus" zannımca "kalabalık, sayı" anlamında ve doğru kullanılmıştır! :)
vesSELAM
ŞİŞİRİLMEK İSMET ÖZEL'E UZAKTIR
Cts, 11/02/2006 - 17:39 — Ulvi AlacakaptanMustafa İslamoğlu çok değerli bir alimdir.Ancak tam bu noktada da her söylediğinin doğru olacağini önce kendisinin kabul etmeyeceğini biliyorum
Eser müessirinden ayrı tutulamaz yargısını hangi Kontext=bağlam'da söylediğini bilmiyorum Ancak Hz.Ali nin 'Kimin söylediğine değil ne söylediğine bakın 'sözünü biliyorum ve uygulama gayretindeyim Onun için serkanakın ın katıldığım tek sözü olduğunda açıkca ve alenen bu ortamda tebrik ettim
Çok yapılageldiği gibi Onun hakkında imansız psikiyatristlerden destekli amatör ruh çözümlemeleri yapmadım hele g e r e k s i z ş i ş i r i l m e k gibi lump ağızı kullanmadım.
Bence kendisi de Hz.Ali nin tavsiyesine uysun hakikati ben bile söylesem hakikattir.
Vesselam
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
bağlam önemli evet!
Paz, 12/02/2006 - 21:10 — serkanakinben gecekondu mahallesinden çıkmış, ortasınıf bir insanım,doğaldır ki, sizin gibi sosyetenin içinde büyümedim, o yüzden biraz lümpenimdir, kaldı ki, bu ülkenin başbakanı kadar da lümpen değilim.
imansız psikiyatristler konusunda burada kimseyi ikna edebileceğimi zannetmiyorum maalesef. ben onlara "evrensel bilginin sözcüleri"olarak bakıyorum ve elbetteki, bizim mahalledenlere dahi yaptığım sorgulamayı onlara da, hatta daha fazla yapıyorum. bu benim sorunumdur.amatör tahliller demişsiniz, zaten profesyonel tahlil yaparım iddiasında değilim:)fakat bildiklerimi yorumlayabilirim.
hz. ali nin sözü çok hoş! geçen akşam da yine mustafa islamoğlu hocamız, şu ayeti öyle güzel yorumladı ki;
"Onlar sözün tamamını dinler ve en güzel olana uyarlar!"(dilerim,bu ayet foruma katılanlara da tes ir eder)bu ayetin HZ. ali tarafından tefsiri gibi. herkesi dinle ve en güzel olanı kabul et!
yalnız asla hz. ali nin bu sözünü, kişiye bakılmaz anlamında anlamamk gerekir. yoksa munafıkların yaptırdığı mescidi yıktırmazdı peygamberimiz. söylenen söz kadar, söyleyen de önemlidir. kaldı ki sizler bunu çok da iyi biliyorsunuz. ben eğer "İsmet Özel in" iddia ettiklerinden yalnız birisini iddia etmiş olsaydım, beni en güzel ayetlerle uyarırdınız, fakat isim İsmet özel olunca aynı sözleri savunuyorsunuz.
hz. ali nin o sözle kastı, "bir topluma olan kininiz sizi adaleti ayakta tutmaktan alıkoymasın" ayeti misalince, bir insana olan öfkemizden, nefretimizden dolayı sözün güzel olanını almamak durumuna düşmeyelim anlamında almalıyız. yani sizin bağlam dediğiniz şey işte bu!
mustafa islamoğlunun o sözle bağladığı anlamda, her eserin, müessirini teşhir ettiği anlamındadır. bunun en güzel örneği de Kur an dır. kur an Allahın eseri ve Allah kur an ın müessiridir.
ve son olarak, o kır saçlarınıza, güler yüzünüze ve yaşınıza duyduğum saygıyı ben de yok etmemeniz için, hakaret ve aşağılama içeren mesajlar yazmamanızı istirham ediyorum.
İnanamıyorum ve nokta koyuyorum SonTahlil'de
Pzt, 13/02/2006 - 00:16 — Ulvi AlacakaptanSizin ve hiçkimsenin sınfsal kökeni beni ilgilendirmez ben MazlumDer Kurucu Üyesi'yim.Araştırınız.
Lump Almanca bir kelimedir çoğulu lumpen dir (Tekil olarak kullanılmaz)Lümpen hiç yoktur.Sosyete fransızca cemaat demektir bizdeki kullanımıyla benim hiçbir ilgim yoktur.Öğreniniz
İmansız bilim adamı değersizdir.Faydasız ilimden Allah'a sığınırım der Kutlu Peygamberimiz.Biliniz
Amatör psiklog son on yılda en geçerli komedi malzemesidir.Kaydediniz.
Kimin söylediğine değil ne söylediğine bakınız diyorum ben söyleseydim savunmazdınız gibi bir vehme kapılıyorsunuz.Tedavi olunuz.
Ben 35 yaşımdan sonra Müslüman olmuşum öyle bilerek insanlara hakaret edip kendimi ateşe atmak istemem .Kabul ediniz.
İmlanıza dikkat ediniz ve özel isimlere büyük harfle başlayınız .Özen gösteriniz.
Beyaz saça güleryüze hatta yaşa saygı duyulmaz.Varsa yokediniz.
Ben size açıkça eleştirilerimi de yazdım beğendiğimde beğenimi de Siz tribünlere yumruk sallayıp bana özel maille teşekkür ettiğinizde ve ben bunu açıkladığımda ise meslektaşınız ve yardakınız beni sırrı ifşa etmekle suçladı .Ben bana cevap yetişirmeye çalışacak heveskaran=amatörlerle ancak bu kadar ilgilenebilirim,meşgul ettiklerimizden özür dilerim.Kabul buyursunlar.
Siz Hakikat'in peşinde değilsiniz.Ben öyle yorumluyorum ya da !Bu yüzden artık size cevap yazmayacağım .Çok dilerseniz ö z e l 'ime yazın ö z e l cevap vereyim.Kaydediniz.
Son Tahlil'de
Deli deliyi İmam ölüyü Savcı 312yi sever(Ulvi Sözler'den)
www.ulvialacakaptan.com
ulu insana...
Pzt, 13/02/2006 - 02:37 — Metah ÇAkkoulvi bey,
lütfen rica ediyorum bana sataşmayınız artık...
Ben kimseye yardakçılık yapmam, ki size yazdıklarımdan bellidir bu,gerçi siz arkadaşlığı dostluğu "yardakçılık" boyutunda algılıyor olabilirsiniz... ve sizi körü körüne savunanlar... ama ben kimseye eyvallah etmem,size de etmem!:)
yaptığınız sırrı ifşa değilse nedir?
bu yazıdaki bütün yanlışları bilerek yapıyorum, nette imlaya uyulmaz; eğer büyük harften kastınız buysa, yok eğer ben büyük adamım büyük yazın diosanız o ayrı:)
bu arada ulvi alacakaptan(size adınızla hitap ediyorum sakın alınmayın:) ,oynadığınız o dizide(ki ben orada oynadığınızı şu üstte yazdığınızdan anladım,yoksa bu kadar esen gürleyen birinin o dizide oynayacağı aklımın ucundan geçmezdi ve o rolde bi de, kaldı ki ben izlemiyorum bile) din kültürü hocasına "içki içme"yi tavsiye ederek "son tahlilde" diyerek ne gibi bi hizmetiniz olacak islama, para verilince demek ki solcu bile oynanabiliyor ve hatta din kültürü öğretmenini kötü gösteren diyaloglar bile cızırtılı bir sesle ve iştahla söylenebiliyor ha? Sonra da "şu şöyle dedi bu böyle dedi" yok ya! ve o dizi Müslüman-Türk aile yapısına ve toplumumuzun öz değerlerine ne de yakışan bi diziymiş meğer, soruşturdum.. bilmiyorum hala oynuyor musunuz?
son olarak şunu söylemeliyim ki gerçek anlamıyla çok komiksiniz: ha ha ha...
vesSELAM
Dizi'nin değil gerçek hayatın öğretmenine
Pzt, 13/02/2006 - 11:50 — Ulvi AlacakaptanYardakçılık yanlış bir kelimedir Yardak Meddah'ın asistanına verilen addir.
Sataşmak üslubum değildir .Cevap vermek ise hakkım
Hayatta rol yapanlarla ,komik olmak ve komiği oynmak ,dizi ile gerçek Kurtlar Vadisi ile kahramanlık ÖmerMuhtar ve Anthony Quinn ve Hz.Hamza arasındaki mahiyet farklarını size anlatmak için en baştan başlamak gerek .
Bunu ben yapayım gerisi için başka önemseyen varsa uğraşsın eğitiminizle.
Lütfen heceleyiniz
Ali bana top at!
Hasret kalmak üzereyim..
Pzt, 13/02/2006 - 03:44 — Selim SevkiogluHakikaten hoş bir mukabele olmuş. Sık yaptığım bir şey ve sitenin adetleri arasında değildir lakin her eve lazım olduğu için tebrik etmek istedim. Bir ara, şu sıhhatli, yetkin ve medeni iletişim hususunda da bir yazı yazsan ne iyi olur diyorum Celal.
Saygı ve muhabbetle..
Mollamın tenbihi aklımda lakin merak işte!!!
Cts, 11/02/2006 - 04:33 — Eslem MünekkidSöz konusu bir yazar olduğunda şahsiyeti ve tavırlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı seviilmeye layık biri olup olmadığından ziyade fikir ve telifleri yönüyle stifadeye müsait biri olup olmadığı hususunun dikkati nazara alınmasının daha isabetli bir yaklaşım olduğunu düşünürüm ben. Ne ki; söz konusu olan kişi bir yazardan çok şairse, ifadelerindeki aşırılık ya da sivriliklerin kendisine töhmet getireceği kadar, bazen bizlerin dikkat ve rikkatine sunulan birer nimet olabileceği ihtimalini de göz ardı etmem.. (her zaman böyle olmaz elbet)
Edebiyat mafilleri arasında,İsmet Özel'in, zamanının en iyi şairi olduğu hususuna katılmayan pek kimse yoktur. Sevmeyenlerine rağmen (ki, bu anormal bir durum değildir) fikir ve sözlerinin gündem olduğu hususu da ortadayken, bu hoşnutsuzluğunuzun nedenini daha sarih bir şekilde ifade etmenizi arzu ettim. Şayet sorun şahsiyeti ile alakalı ise bunu merak ediyor değilim ancak telif ve fiikirleri hususunda ise, bu şiddetli hoşnutsuzluğun nedenlerini biraz detaylandırırsanız sevinirim..
Hususi ek; Yer altından notlar'ında kendisini tasvir etmiş sevgili Dosto(m/n)uz. Kendini beğenmiş, kompleksli, takıntılı ve makul sayılmayacak derecede gecimsiz vs vasıfılarda bir karakter tasviri çıktı karşıma. Ve bunu, diğer pek çok meşhur yazarın başvurduğu 'itiraflarım' fenomeninin masumlaştırarak aslı görünmez kılan yanlarından cesaretle yaptığı halde gördüğüm tasvirden hiç ama hiç hoşnut kalmadım. Aynen film seyircilerinin, hırsızlık gibi kötü bir işlevi gerçekleştiren baş rol karakterini mazur görmesi ve hatta onun tarafında olunması gibi bir durumdur bahsettiğim. Ancak her şeye rağmen kitaplarını klasikleşecek kadar harika ve istifadeye müsait bulurum.
İsmet Özel'dir !!!
Per, 09/02/2006 - 22:24 — Rıdvan ÜnalCELLÂDIMA GÜLÜMSERKEN ÇEKTİRDİĞİM
Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
ben yaşarken koptu tufan
ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat
her şeyi gördüm içim rahat
gök yarıldı, çamura can verildi
linç edilmem için artık bütün deliller elde
kazandım nefretini fahişelerin
lânet ediyor bana bakireler de.
Sözlerim var köprüleri geçirmez
kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
uçtum ama uçuşum
radarlarla izlendi
gayret ettim ve sövdüm
bu da geçti polis kayıtlarına.
.........
Bilinçli Bilinç..
Cum, 10/02/2006 - 17:42 — Beyhan DemirciSon zamanlarda sıkca okuduğum, tanık olduğum İsmet Özel yorumları bana
Evvel zamanlarda yapılmış bir panelde geçen diyalogları hatırlattı:
konuşma yapan bir zat'ı muhtereme dinleyicilerden biri " Peygamber (Efendimiz) çok evliliği ulvi amaçlarla değil nefsinden dolayı yapmıştır" mealinde bir itirazda bulunmuştu..
Konuşmacı olan zat'ı Muhterem de o an çok şaşırdığım bir üslüpla " Taharet almayı bilmeyen insan Peygamberim hakkında ileri geri konuşamaz" diyerek mukabelede bulunmuştu..
Bana göre ilmi yetisi olmayan insanlar argoyu açığı kapatmak için - Her ne kadar kurulan cümle sorulan soru saçma da olsa- .. kullanıyorlardı..
Ama şimdi yazılanları görünce o zata Hak veriyorum ve içimden " Taharet almayı bilmeyen insanlar üzerlerine vazife imiş gibi İsmet Özeli dillerine doluyorlar" diyorum.. ve yedikleri lokmanın büyüklüğüne şaşırıyorum..
Sevmediklerimizi bile tanımamız ve anlamamız gerektiğini bu şekilde nefretimizin de sahici olacağını düşünmek gerekmez mi?
Yoksa sevgilerimiz gibi nefretlerimiz de mi tırışkadan...
"Anlamıyorsan yada buna zahmet etmiyorsan Yıldız Tilbe Dinle kardeşim" bu çağın sloganı olmalı...
Miş_Miş..
Konusmaci olan zat-ı
Cts, 11/02/2006 - 20:53 — Sule DemirtasKonusmaci olan zat-ı Muhterem Peygamberimle alakali, alakasiz soylemde bulunan sahsa agzinin payini, yani o agzin hak ettigini vermis lakin, Arkadasim, sen ismet ozel'i kimle ozdeslestiriyorsun ki, Peygamberime helel getirmemek icin muhteremin kullandigi kalibi, oldugu gibi pasteleyip ismet ozel icin kullaniyorsun...
Taharet almayi bilen bir cok insan emin ol ki, ismet özel'i dillerine doluyor, ve gerektigi gibi de algiliyor. Bu ne talihsiz yorum ya...
Sen ne ile kimi, kim ile kimi özdeslestiriyorsun.
Sizler insanı sair yaparsınız.
ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim
Anlamak isteyen de azıcık kendini yorsun...
Cts, 11/02/2006 - 18:25 — Rıdvan Ünal"... Ne var sanki daha açık yazsanız" diyenlere, "Ben anlatmak için büyük çaba sarf ediyorum. Anlamak isteyen de azıcık kendini yorsun..." diyor, İsmet Özel 8 Ağustos 2003 - Yeni Şafak'taki yazısında…
İşte İsmet Özel'in sık sık asıl vurguladığı buydu!
İsmet Özel'i ” okumayı, anlamayı talep eden”; asıl, bizzat okurun kendisidir! Onu anlama noktasında hiçbir yere varamamış, onun fikriyatından bir damla su ile yüzünü yuğmamış insanların onu suçlamaları haksızdır, yersizdir.
İsmet Özel okunmayı bu anlamda okurundan istememiştir. Onun zor yazılar yazıyor olması, İsmet Özel'in nitellikli, seçici okur isteyişi ile alakalı bir durum olmasındandır. Yolu bilen yalnız yolcudur... Bu sebeple yolu bilen, yol sahibi insanları yanına almak istemesi doğal bir hak olsa gerektir. Onu çekemeyen insanların yanında yer almasını istemeyişi kadar doğal bir taleptir bu, ancak hoş karşılanır.
Sanatı sanat için yâda sanatı toplum/halk için yapması, okur safında yer alan kitleyi; hafife aldığı, onları küçümsediği veyahut ta önemsemediği nasıl düşünülür ki? Nasıl böyle bir anlam çıkartılır.
Sanatı sanat için yaptığını söyleyen yâda sanatı toplum/halkı için yaptığını söyleyen onlarca sanatçı vardır. Ve her biri kendilerince doğru olan yolu seçmektedirler. Nasıl olur da böyle bir düşünce karşısında insan yargılama hakkını elinde görür.
Kral Çıplak: Bu sözü söylemek en başta iddia taşır. Şu nedenden dolayı, bu sözü söyleyebilmek için kişinin ya giyinik olması ya da kişinin çocuk olması gerekmektedir. Ki, masalda Kral çıplak sözü bir çocuğa söyletilmiştir.
Biz bu durumda evvela Kral Çıplak diyene bakıyoruz yani "onun halka ve Müslümanlara mal olmasını çekemeyen birine..."
İsmet Özel midir ?
Cts, 11/02/2006 - 21:13 — Abdullah BirokurBu sitede İsmet Özel ile ilgili tartışmalar yeni değil.Farklı zamanlarda bu tür tartışmalar yapıldı.Görünen odur ki devam edecek bu tartışmalar.Bakınız:
http://www.cemaat.com/?q=node/963
İsmet Özel, gazetelerde yazmayı bıraktı ama medyadan kopmadı/ kopamadı.Çeşitli gazetelerde, dergilerde söyleşileri yayımlandı.Çeşitli televizyon kanallarında proğramlara çıktı.Bu süreç devam ediyor.
Görelim: Bu yol nereye çıkacak ?
ne kadar çok şey biliyorsunuz!
Pzt, 13/02/2006 - 12:09 — Büşra Kurtben yokum beni karıştırmayın
odalar dolusu kitap
bunca basılı kağıt
akıl ve selüloz karışımı
hamurdan yoğrulmuş kafalarımız ;
mezarlarınıza kapanmış konuşuyorsunuz
vıdı vıdı konuşacaksınız
melekler perçemlerinizden tutuncaya kadar
kurtların , böceklerin çeneleriyle
ben yokum beni karıştırmayın:
kulaklarımı balçıkla sıvadım ben ,
-yukarıdakiler de
dualarınıza, aminlerinize
vıdı vıdı vıdı vıdı..
bunca sözü nereden buluyorsunuz?
ne kadar çok şey istiyorsunuz
ne kadar çok şey biliyorsunuz
mezar taşlarından, kitabelerden çok
ayıp, ayıp!…
tanrı konuşmak için
sizin susmanızı bekliyor.. (Cahit Koytak)
neler çeker bu gönül, söylesem şikayet olur,
söylesem söz olur,
söylemesem dert...
Boş lafa müşteri
Pzt, 13/02/2006 - 15:15 — Sakine AkçaPişmanım. Böyle bir yazının peşine düştüğüm için. Boş lafa müşteri olduğum için. Ben anlaşılmamayı marifet sayanları okumak istemiyorum. Ne yani istemediğim için okumam ve bunun hesabını da kimseye vermem.
Vakit dardır. Okunanlardan bir şeyler hasıl olsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Mesela İslamoğlunu bu hasılat için tercih ediyorum. Popularite umurumda değildir. Ayrıca cümlelere başlarken seçtiğiniz harfin büyüklüğü veya küçüklüğü ile de ilgilenmiyorum. Çünkü ne demek istediğinizi anlayabiliyorum. Bazı yazarları okurken girdiğim bunalıma da düşmüyorum.
Diyecek laf çok,kaçacak bucak yok.
Farklı kategoriler.
Pzt, 13/02/2006 - 16:14 — Eslem MünekkidEleştirinizi, blogdan ziyade altına girilen yorumlardan kaynaklanan saikleri göz önüne alarak yaptığınızı düşünerek ifade etmek istiyorum. M.İslamoğlu vb istifade hususunda ilk sıralara koymak ile İ.Özel'i yerin dibine sokmak eğilimi hususunda kategori farkı olduğu için yazıldı bunların bir kısmı. Ve ayrıca İslamoğlu ile İ.Özel'in alanları itibariyle aynı kategoride değerlendirilmesini çok isabetli bulduğumu söylemem mümkün değil. Birinin ağırlıklı alanı teoloji, diğerinin ise edebiyat (aslında şiir) ve sosyolojidir nitekim.
Bunları, İslamoğlu'nu diğerine nipbetle en az on kat daha fazla okuyup dinleyen (takip eden) ve istifade etmeye çalıyan biri olarak söylüyorum.
Sevgi hususuna değinecek olursak. Elbette kimse yine kimseyi sevmek zorunda değil. Anlaşılmamayı marifet saymak hoş bir şey değildir ancak edebiyat (şiir) mahfillerinin ironisi olarak algılayarak yumuşatmak hiç de zor bir şey olmasa gerek. Aynı şey olmamakla birlikte, İslamoğlu'nu da anlaşılmaz bulanların sayısı hiç de azımsanacak kadar değildir ayrıca.
selam ve dua ile..
Bilmediğini bilmez
Pzt, 13/02/2006 - 16:44 — Sakine AkçaDemek kategorilerin farklı olduğunu bile anlayamamışım. Vah bana vahlar bana... Bilmediğim şeylerden bile haberim yok, birşeyler biliyorum zannına kapılmışım. Eskiler cehl-i mürekkep derler idi benim gibilere...
Yalnız anlaşılamama kıyasında acizane bir fikrim var. İslamoğlunu anlamadığım zamanlar bilgimin az olduğunu, İsmet Özeli anlamadığım zamanlar ise kafamı bulandırmak istemediğimi düşünmüşümdür. Ne yapalım hoşgörünüz, çap meselesi...
Lütfen..
Pzt, 13/02/2006 - 17:43 — Eslem MünekkidDikkat çekmek istediğim asıl husus ihtisas alanları değil.. zevmemekle, yerin dibine sokmak arasında bulunan kalın cizginin getirdiği kategori farklılığıydı.
İ. Özel meselesi, nezdimde şahsi vasfa haiz olduğu için üzerinde fazla durmanın sadece vakit kaybına neden olacağını düşünüyorum. Seveni sever, sevmeyeni sevmez. İstifada noktasında da durum böyle. Ancak şunu ifade etmek isterim. Farklı düşünceyi ya da farklı bakış açılarını ifade etmek ne zamandan beri muhatabı cahillik ve çapsızlıkla itham etmeyle eş değer oldu Sn. Konevi. Bunu hak edecek ve öyle anlaşılacak bir şey söylediğimi (ağır ifade) sanmıyorum. Hem şakşakçılığa karşı olup, hem eleştiri ve farklı fikirlere karşı hazımsız davranmak birbiriyle çelişir. Yanıldığımı ifade etmek için böyle şeyler söylemeye ihtiyacınız/ihtiyacımız yok.
Farklı bir yaklaşımdan başka bir durum yok ortada.. ve ben şahsiyetinize yönelik ucu sivrilmiş hiç bir ifadede bulunduğumu düşünmüyorum.
Çapınız hususunda menfi bir kanaate asla sahip değilim. Bilakis, bu husustaki hakikat zannınızın aksinedir. Fikirleriniz, dili kullanma hususundaki yatkınlık ve kendini ifade kususundaki yetkinliğinizden dolayı yorumlarınızı ilgiyle takip ettiğimi sitede editör olan başka arkadaşlara da söyledim.
selam ve dua ile..