renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Hümanizm Bir Tanrı mı?

Hümanizm

Hüman insan demek. Hümanizm de İslamiyetin “Ölülerinizi hayırla yad ediniz” gerçeğinin Batılı tefekkürdeki asil ifadesidir. Sakın inanmayın, böyle bir şey yok. Bu fikir, benim bu düşünceye uydurduğum bir kılıftır. Keşke dediğimiz gibi olsa. Nedir o zaman hümanizm?

Koskoca bir aldatmacadır. Hümanizm, ilahî inancın önüne çıkarılan bir puttur. Hümanizm, insanlık sevgisi demekmiş. Şöyle diyor Cemil Meriç:

“Hümanizm de bir mücerrede bağlanıştır, ama yaşayan bir mücerrede, yaşayacak olan bir mücerrede. Hiç değilse, dünyanın mahdut bir bölgesi için belli bir gerçeği aksettirir: Hıristiyan hümanizmi gibi. Hıristiyan hümanizmi, Hıristiyanların Hıristiyanlara karşı duydukları yakınlıktır.”

Sanırım bir nebze olsun hümanizmin mahiyetine nüfuz ettik. Öyle dedikleri gibi şirin mi şirin bir efkârın yansıması değil. Yok, efendim Yunus hümanistmiş, vay efendim Mevlânâ da asırlar ötesinden hümanist görüşler sunuyormuş. Gülerim ben buna aziz okuyucu. Ne yani Mevlânâ Hazretlerinin insana duyduğu sevginin kökeninde ne olduğunu söyleme yetkisi, bu hümanist efendilere mi düşmüş! Yunus’un “Yaratılanı severiz/ Yaratan’dan ötürü” ifadesi, hümanizm yokken Yunus, insancı (onlara göre) değil miydi?

Başlıktaki sorunun cevabını verelim artık. Hayır, hümanizm bir tanrı değil. Kurtulduk mu? Maalesef. Sıkı durun. O, bir din. Kim diyor bunu? İslamın terakkiye, yani ilerlemeye-gelişmeye engel olduğunu söyleyen Ernest Renan.

HÜMANİZM YENİ BİR DİN Mİ?

Ernest Renan denilen zat-ı erdür kişi şöyle zırvalamış:
“Yürekten inanıyorum ki geleceğin dini katıksız bir hümanizm olacaktır, yani insanın bütününe saygı; hayat ahlakî bir değer taşıyacak, kutsileştirilecek, yüceltilecek. Yarının başlıca kanunu güzelim insanlığa özen göstermek. Belli bir şekle bürünmeyecek bu inanç, hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapalı olmayacak. Akıldan başka kılavuz tanımayan, gizli remizleri, tapınakları, rahipleri bulunmayan, kiliseler dışı dünyada gönlünce yaşayan geniş ve hür ilim... İşte insanlığı kanatlandıracak biricik inanç.”

Buna ne demeli? Aynen şöyle derim: Hey yavrum be! Koçum Ernest. Ağzını yesinler senin.

Takdir edersiniz ki insan, ruh ve cesetten oluşmuştur. Cesedi doyuran midedir, peki ya aklı? Aklın ekmek arası tavuk dönerle doyurulduğunu ben duymadım da görmedim de. O zaman nedir aklı ve ruhu doygunluğa ulaştıran şey? Tabii ki din olgusu.

Akıl ve ruhun barışık olduğu mefhum imandır. Peki, imanını kaybeden akıl ne yapar? Kaybettiği şeyin yerine başka bir şey arar.

İçinde yaşamakla müşerref olduğumuz çağın insanı, imanını kaybetmiştir. Efendim hayırlı olsun. Kendilerine bir din de bulmuşlardır. O da hayırlı olsun. Nedir bu din? Hümanizm. Nokta-i nazar: insan. Muhabbet fıtratını değiştirmiş. İbadet hedefini şaşırmış. İnsan, insanın kıblesi olmuş. Dört başı mamur bir tanımla da henüz tanışamamış bu kelime.

Cemil Meriç okumalarımda ilginç noktaları yakaladım. Mesela Kemal Tahir, hümanizm için şöyle demiş:
“Hümanizm, dünyanın en namussuz sömürüsü olan burjuva sömürüsünü örtbas etmek için ileri sürülmüş bir duman perdesidir.”

Evet, hümanizm Allah’ı inkâr edenlerin ortaya çıkardığı bir at gözlüğüdür. Bunu takanlar güya Allah’ı, insanın yarattığına hükmediyorlar.
Tabiatta Yaratıcı yokmuş.
Yaratıcı yoksa ibadet de yok.
İbadet yoksa doğal olarak kulluk da yok.
İlginç olan şu ki: Tek olana kulluk yapmayan bu aklı kısa insan türü, kendi gibi olana kulluk yapıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Hümanizm, Yaratıcı’dan kaçan ve merkeze insanı alan bir görüş. Peki, günümüz insanı olarak böyle bir görüşten kaçmak mümkün mü? Tabii ki. Bunu inananlar için söylüyoruz. İnanmayanlara görüşlerinde sebat diliyoruz.

Adresimiz şu: “Fefirru ilallah” Yani Allah’a kaçınız. Başka kaçabileceğimiz bir yer var mı?
Ne yani Olimpos’a mı kaçalım!

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Çağın firavunları....

2007 yılının başlarında, yani aylar önce konuyla ilgili bir yazı yazmıştım. Bir bölümünü burada sizinle paylaşmak isterim.

"Çağın fravunları, din'i insan hayatından tamamen çıkartmanın hem mümkün olmadığını, hem de rasyonel olmadığını iyi biliyorlar! Dolayısı ile ihtiyaçları olanın, "inançsızlık, dinsizlik" değl, din'in "ehlileştirilmesi" olduğunu keşfettiler!

"Din" insanlık tarihi boyunca bütün kültürleri, medeniyetleri şekillendiren, hayatın içinde hep belirleyici olmuş SOSYAL bir gerçektir. Her şeyden önce dinin değerlerine inansanız da inanmasanız da bu gerçekliği yok sayamaz, yadsıyamazsınız. Bütün medeniyetlerin, bütün kültürlerin bir inanç temeli üzerine kurulmuş olması gibi tarihi gerçekliği göz ardı eden bir "medeniyet" tasavvurunun, başarılı olamayacağını bilecek kadar akıllı! Çağın firavunları.

Çağın firavunlarının, "medeniyet" projelerine engel olan DİN; Hayat nizamı olan, dolayısı ile insanlığa kendi değerleri ile bir hayat öneren DİN' dir. Engeli ortadan kaldırmak, "din" le inançla kavga etmekle değil! "Engel" olmayan "Ehlileştirilmiş" bir "din" önermekle mümkündür! HÜMANİZM, Çağın fıravunlarının insanlığa önerdiği yeni "evrensel din'in" adıdır!

Şimdi sıkı durun! 2007 yılını, Mevlana yılı ilan edenlerin "mevlana"sı, bu yeni "evrensel din" olan HÜMANİZMİN "peygamberlerinden" birisidir! HÜMANİZMİN "peygamberi" mevlana "kim olursan ol gel" derken, insanlığı İSLAMA davet etmiyor! KUR'AN ahkamına ÇAĞIRMIYOR! Allahın Resülünün örnekliğini TAVSİYE etmiyor!

Heyheylendiniz mi?...Heyheylenin! Alın size derin mevzu! Dalın bakalım içinden çıkabilecek misiniz?"

Bu sene Konyada yapılan törenlerin "muhteşem" olduğu söyleniyor! Deniz Baykal bile sıkı bir "mevlana"cı imiş meğer!

Yazıda ki bir pasaj dikkatimi çekti. "Yok, efendim Yunus hümanistmiş, vay efendim Mevlânâ da asırlar ötesinden hümanist görüşler sunuyormuş. Gülerim ben buna aziz okuyucu. Ne yani Mevlânâ Hazretlerinin insana duyduğu sevginin kökeninde ne olduğunu söyleme yetkisi, bu hümanist efendilere mi düşmüş!

Bu ve benzer efelenmeleri okuyunca birileri de "kıs kıs" gülüyordur mutlaka!

Bazı şeyleri anlamakta zorlanıyoruz. Anlatmakta da....

iZM ?

Sözümü iyi işit er kişi.
Hü-man zikir çeken adam anlamına gelir. Öncelikle bunu ifade edeyim. Hü-manizm ise mani dinine mensup ve kendı dınınce zikreden herif anlamına gelir.Ancak kelimenin kazandığı anlam insan sevgisi, insanı dairenin merkezinde tutan ve alemleri insan etrafında döndüren fakat alemlerin dışında onu dödürücü bir kuvvetin olduğunu kabul etmeyen, edemeyen, yemeyen, bir düşünce sisteminin adı.
Zirveye ulaşmış bir adamın nedensiz bir şekilde kendini aşağı bırakması.
Evet dindir Avrupalı için hümanizm.Ben merkezli, kapitalist ve cemiyet olamamış batılı için bir dindir. Nasıl evi bir erkeğin kalesiyse, her villada oturan ve kendini He-man zanneden zavallılarında kalesidir.
Belki de bir din değil altarnatiftir.Düşünebildiğini anlayan ve sınırları aştığını zanneden insanın zavallılığını ve kendısıne verilen kısıtlılık içinde ve dahi kabullenememenin ,ilahiye teslim olmanın gurur kırıcılığını telafi etmek istercesine dikilmiş.
Belki de aptallıktır. Göremediğine secde etmeyecek kadar beyin yahnisi hastalarının , kendi gibilerine secde etmek isteklerinin bir uzantısı.
Hümanizm her seferinde armutu yiyen doğunun aksine her defasında sadece sapını yiyen batının zehirlenirken ve geberirken sokak köpeklerininkine benzer can çekişleridir.
Hümanizm başka ulusların kemikleri üzerine medeniyet kuran, anıldıkları her coğrafyada lanetlenen batı uygarlığının piyasaya sürdüğü nadide oyuncaklardandır.
Hümanizm olduğu gibi görünmeyen, göründüğü gibi olmayan ve buna rağmen Mevlana'yı pis ağızlarına alan bir çetenin sloganıdır.

Tüm ayırt edici özellikleri ve alt departmanlarıyla, kurucuları kuramları ve takip edicileriyle, savundukları ve inandıkları tüm değerlelrle Hümanizm "Mallık" dediğimiz kavramın bizzat kendisidir.
Ellerine sağlık. Keşke sen de ben de hümanizm ile ilgili güzel şeyler söyleseydik.Belki de cenazemizde alkış bile alırdık.
Sana insanca duygularımın tavan yaptığı şu anda içimden gelen dizeleri serbest bırakarak veda ediyorum.

"Karlı kayın ormanında
vardır güzel yaylalar,
konakta mı büyüdün oy oy Mehmet
kovalasın seni Hümanlar"

Kimin hatırı?

Bu etimolojik bilgilerin ne de güzel kurgulandığını söylemezsem olmaz değerli dostum. İşte bu izmlerin hayatımızdaki yeri... Birileri bizim bu ironimize kızarsa ne yaparız sonra? Olsun hakkın hatırı ulvidir, başka hatırların hatırına bakılmaz.
Muhabbetle...