renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Huzurlu Bir Delilik Diyeti

I

Dünyanın adresini sorma hiç, herşey kördüğüm
Bu sabah üç soruyla uzaklardan gelmiş biriyim
Ahmaklık testine tabiyim Allah’ın kontrolünde
Satırlara çığlığımın senfonisini ilmekliyorum
Kelimeler sen oluyorsun, bir akrep rolünde

II

Bebeklerle oynamayaşım, oynamadan geçmiş
Şimdilerde silahlara mermiler biçmekle mükellefim
Konuşuyorum kendileriyle yatsı namazına müteakip
Ve basıyorum tetiğe, Kur’an’a el basar gibi
Kazada, iade taahhütlü çokça kurşunum birikmiş

III

Beni hiç meşgul etme bu akşam, diyorum
Kinimin derecesini arttırma gayesindeyim
Evimin sokağından öfkeler aldım odama
Kelimeleri zehirlemeyi talim ettiriyorum

IV

Kudurtacağım gözlerimin ela bebeklerini
Bu gece pervasız senin rüyalarına salacağım
Deli değilim ben ve hiç olmadım biliyor musun
Ama şimdi takvimler delirme günlerimi işaret ediyor
Hiç atlatmaya niyetim yok takvimleri bu yıl
Tam tekmil itimatla deliliğe iltica edeceğim

V

Fermanımı okutacağım felaket tellâllarına
Başımın üzerindeki baykuşlara dinleteceğim
Yuttuğum zokaları da sormasan ah ne iyi edersin
Şu mel’un köşede huzurlu bir delilik diyetindeyim
Sana şimdilik iyi iyi dünyalar diliyorum
Yok dakika sonra inşallah döneceğim.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Ben bu diyeti sevdim

“Deli değilim ben ve hiç olmadım biliyor musun
Ama şimdi takvimler delirme günlerimi işaret ediyor”

Hangi dizesini alsam da yazsam “en iyisi de bu olmuş” desem diye karar veremedim inanın. Hepsi ayrı ayrı güzel... Ve nasıl da tamamlamışlar birbirlerini. İki gündür şu ruh halime yakın şiirler okuyorum cemaat.com da. Tevafuk oluyor sahiden. Bu şiir de bende yerini buldu.

"Yuttuğum zokaları da sormasan ah ne iyi edersin
Şu mel’un köşede huzurlu bir delilik diyetindeyim" Evet ben de...

Enfes bir şiirdi gerçekten. Yolunuz açık olsun...

Ahh Şu Şiirlerde Olmasa Ne Olurdu Halimiz?

Şiirler ah şiirler... Onlarla soluk alıp veriyor onlarla yaşıyoruz. Kâh düz yazılar arasına serpiştirilmiş özlem yüklü, hasret yüzlü, sevgi özlü sözler, kâh, ümit oyalı, sevda nakışlı, tutku renkli, metafizik kokulu bu şiirler bazen bir çiçek bahçesini bazen de bir şelale edasıyla gürül gürül çağlayanları hatırlatıyor öyle değil mi? Sevgili Burak Cem, şiirine söylecek söz bulamıyorum... Kelimelerin üstüne öyle titremişsin ki belli bir dizeden sonra dinlenmiş zihnin birden üç boyutlu görüntüler görmesi gibi gördüğünü koyu vermiş gibisin satır aralarına... Her bölüm öyle özgün ki satırları geçerken gözün okuduğunu kulak hemen hissediveriyor..Mest oldum dostum... Selâm ve Sevgiler...

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

Aşk Olsun Delirmeyen Akla!

Şiirin bütüncül yapısını ama en çok ikinci kıtasını sevdiğimi söylemekle beraber dördüncü kıtanın şiirden çıkarılmasını yada daha akıcı olabilmesini dilerdim. Takvim ve delilik kelimelerinin ardarda sıralanışı ahengi bozuyor bence. Defalarca okudum bu defa duraksamayacağım diyerek. Ama ne yaptımsa dördüncü kıtadaki moladan kurtulamadım. Ayrıca tam, tekmil ve itimat sözcüklerinin birbiri ardına dizilmesi, beynimizde "t" şimşeklerinin çakmasına sebep oldu. Keşke şiir bedesteninizde birkaç sokak öteye kursaydınız "t" tezgahlarını. Zira hepsini aynı anda alabilecek kadar metelik yok idrakimizde. Taksit yoluna başvurmanızı dilerim sonraki şiirlerinizde. Tıpkı diğer muhteşem 4 tezgah gibi. O tezgahlarda öylesine harika bir çeşitliliğe gitmişsiniz ki, bu sergide insan, beğenisinden hangi ürünü alacağı konusunda mütereddit kalıyor. Eeee, her esnafın kusur vardır. Neticede yahudi ticareti yapmıyoruz.

Küçük çaplı paranoyak eleştirilerimi hoş göreceğinizi umar, şiirinizi oldukça beğendiğimi üstüne basa basa belirtmek isterim. "Delilik Ülkesinden Notlar" ın tam ertesinde bu şiiri okumak daha bir sarstı aklımı. Ne mutlu diyorum delirme diyetine giren zeka lebowskilerine.

-Kantarınız var mı?
-Yok abi neden?
-Aklımı tartacağım da!

Yaşasın deliriyorum.

"Cinayete tarafsız kalmak katilin tarafını tutmaktır."
/No Man's Land/

Kaç kere daha demem gerekiyor

Sana kaçkere efkarımı şiirlerinle dillendiripte pazara sürme dedim benim derdim benim derdim idi takii sen bunları yazana kadar Biliyorsun ben edebiyatçı da değilim cümlelerim hep düşük düşük o yüzden mi acaba sana düştü benim dertlerimi dillendirmek hadi dillendirdin diyelim bu kadar sonra niye böylesine pazar ettin:)
ellerine sağlık hocam

Son Dertli Adam
Sevdik mi Cennet Oluruz Kızdık mı Cehennem
Yine de Gül Devşirir İbrahimler Ateş Bahçelerimizden

Teşekkür Sadedinde..

Sayın Ayşenur Demirel,

Ruh halinizi yansıttığını iddia ettiğiniz şiire göstermiş olduğunuz teveccühten ötürü teşekkür ederim. Yol’umuz aydınlık olur inşallah.

Kıymetli dost Yuşa Irmak,

Şiirin hak ettiği iltifatın fevkinde bir taltif ile düşüncelerinizi ifade etmişsiniz.. Varolun üstadım. Beğeniniz güzel bir şeyler yapabilmeye olan inanç noktasında heyecanımı diri tutmayı sağlıyor. Her daim –müsbet veya menfi- eleştirilerinizi beklediğimi ifadeye ne hacet. Başım gözüm üstünedir hepsi. Selam ve saygı ile..

Sevgili Taha Mansur,

Evvelâ, yazmak zahmetine katlanıp düşüncelerinizi ifade ettiğiniz için müteşekkirim. Eleştirilerinizde haklılık payı var muhakkak. Teşbihte hata olmasın, bir anne-baba evladının kusurlarını çok iyi fark edemez ise, bir kişi de yazdığı şiir, deneme, hikaye v.s deki hataları, başkalarının fark ettiği ölçüde hissedemeyebiliyor ve otokritik noktasında eksik kalabiliyor. Bu bağlamda, eleştirilerinizi dikkate alacağımı ifade etmek isterim. Dördüncü kıtadaki molanın sebebinin zaman değişimi (o kıtaya kadar şimdiki zaman kullanımı mevcuttu, o kıtada gelecek zamana geçildi. ) olduğunu zannediyorum. Aliterasyon noktasındaki eleştirilerinizi de dikkate alacağım. Evvelki şiirlerimde de bu tür eksiklikler konusunda fikirlerini beyan eden dostlar olmuştu. Her türlü yapıcı eleştirilerinizi beklerim Beğeninize de müteşekkirim.

Ve Sen, Son Dertli Adam : ),

O kadar yoğunluğun arasında bana yorum yazmışsın, varol.. Pazara sürmek değil ama fikirlerim/iz beynim(iz)in köhne yerlerinde küflenmeye yüz tutarsa, kalbim(iz) ve muhtemelen diğer azalarım(ız) da pörsümeye başlayacak. Bazen havalandırıyorum onları ben de bu şekilde, efkar-ı umumide. Senin hissettiklerini ifade etmek de kısmen bana düşmüş demek ki. Ee dost, bir bakıma tamamlayan demektir. Gedikler bu şekilde kapanacak değil mi? : ) Yorumun için eyvallah. Gönlüne sağlık hocam. Baki muhabbetle..

Es-selam..

BC

Düşünüşler, düşüşlerden evvel olmalı...