Radyo.
Bir banka reklamı.
Güzel sesli bir bayanın olanca albenisi ile seslendirdiği metin. Yumuşacık, sanırsınız bahar, yaz.
Bir meslek grubuna hitap ediyor reklam metninde sevgili bayan.
"Öğretmenlerin" diyor, "hayalleri olmalı ki çocuklarımızın da hayalleri olsun." Ne kadar masumane, ne kadar safiyane bir sesleniş. Hayal ve umut sahibi öğretmen, hayal ve umut sahibi gençler... İdeal bir toplum meydana gelsin.
Hayal ve umut (İdeal) önemli diyorsun.
Öğretmenlerimizin Hayal ve umutları olmalı diyorsun.
Evet, okumalılar, kendilerini yetiştirmeliler ki okey masalarından, kahvehane köşelerinden, ganyan bayilerinden kurtulsunlar; geleceğimize yani çocuklarımıza faydalı olsunlar.
"Yeni nesil öğretmenlerin eseri olacaktı" ya.
Oldu işte.
Bakın ve hayatın her noktasında görün...
Öğretmenlerimizi Hayal ve umuda kavuşturacak metin de arkasından geliveriyor güzel sesli bayanımızın ağzından:
"Öğretmenlerimize ideallerini gerçekleştirebilmeleri için 15 bin YTL'ye kadar aylık 1.90 ile "kredi" alabilecekler."
Zurnadaki seslerin frekans değiştirdiği yer.
Hayal ve umut ve kredi.
Kredi ve harcama
Harcama ve iflas.
Bankanın kredisi ile al sana "ideal öğretmenlerimiz"
Zaten hiç tanımadıkları, belki adını dahi duymadıkları bankalardan gelen isimlerine tahsis edilmiş "kredi kartları" ile - ki cüzdanlarında bir haylisi yer tutmuştur - anaları ağlama noktasına gelen öğretmenlerimize bir kıyak da 15 bin YTL'lik kredi.
Hayal ve umut kazandıracağımız öğretmenlerimiz.
Bu ideali çocuklarımıza aktaracak öğretmenlerimiz.
Hapı yutan öğretmenlerimiz.
Gazanız mübarek olsun öğretmenlerimiz.
Merak ediyorum, kendilerini hedef alan, bir çocuğu kandırıyormuş gibi aldatmaya yönelen bu banka için, yayınlayan radyolar için, tvler için yahud kanıp kredilenen (ideallenen) kimseler için "yahu siz ne yapıyorsunuz, kim kredi ile selamete ermiş ki siz de kurtulasınız ekonomik darboğazdan. Kredi kartınızın faizi ile yeterince cebelleşiyorsunuz hesap ortada, bir de bununla hep mi batmak istiyorsunuz?" diye soran oluyor mu, haklarında bir işlem yapılıyor mu?
Serbest piyasa ekonomisi mi buyurdunuz?
Af edersiniz.
Canınız cehenneme!
Yorumlar
merasim resmi değil. katılmasın öğretmenim.
Salı, 05/04/2005 - 18:04 — Emre UğurŞeytan diyordu bir abi, insanları şaşırtmak veya günaha kendince davet etmek için, öyle her biriyle tek tek uğraşmaz. onda taktikler çoktur. ee ne yapar peki kimi zaman? şöyle ki! diyerek söze başladı abi; biraraya gelmiş topluluklar vardır, birlikte hareket ederler, birbirine bağlıdırlar, e doğal olarak bir bilenleri, bir sözünü dinledikleri vardır bu toplulukların.Ya doğal lider yada seçilmiş lider, her ne ise.
İşte şeytan burada, her kişi ile tek tek ilgilenmektense, bu kişilerin ilgi duyduğu kişi ile alakadar olur, zira lideri yanıltması demek; ardından gelenleri yanıltması demektir. bir taşla birden fazla kuş vurmuş olur. Burada kabahatli olan kananlardır, şeytan zaten şeytanlığını yapmak vazifesindedir.
şimdi; buradan hareketle, tezgahı kurandan çok, tezgaha düşende midir hata? hele de öğretmen, hele de öğretici. bak hele.
Kredi imkanını sunanların yasaya aykırı davrandığını iddia edemeyiz. herşey kurallara uygun. Kimse kimseyi zorlamıyor. kişi kendini zorluyorsa yaygaraya hacet yok. Bu bir arz -talep meselesidir. talep edersin, arz edilir. alma öğretmenim mi desin öğrenci? hele de öğrenci.Hele de öğretenden öğrenme çağında olan öğrenci. bak hele.
Öyle yada böyle öğreten olma vasfını bir şekilde almış olan öğretmenim ne yapacağını bilir herhalde. Eğer bilemiyorsa, tereciye tere satan adama da, ancak helal olsun denir.
Bu memlekette öğretmen başlığı altındaki potansiyel memur, tüm başlıklardan fazladır. banka içinde müthiş bir pazar demektir bu. Rekabeti ve Piyasa şartlarında ayakta kalmanın zorluklarını hesaba kattığımızda. Ben şahsım adına böyle bir girişimi desteklemek değil belki ama, zekice buluyorum. Zira zekiceliğin meşru veya hakkaniyet taraflarını ele almıyorum, sadece "zekice" kısmını değerlendirmeye alıyorum.
"can cehenneme midir! cennete midir! ne bilek biz.
saygılarımla
Allah yar ve yardımcımız olsun inşaallah
dualarla kalalım
yorum
Salı, 05/04/2005 - 21:14 — Turhan Toyöyle güzel özetlemişiniz ki kredi kartları hayatımıza girdi gireli hem insani değerlerimizi hem de harcama kültürümüzü değiştirdi birde bilinçsiz bir şekilde harcayıpta sonunu düşünmeyenlerimiz var ya toptan helak oldular düşündürücü eserin için kutlarım
Turhan Toy
Odysseus'un Melunu
Çar, 04/05/2005 - 16:47 — O. Deniz Yemenli.......İki ucu alevli değnek..Mel'un çağdaş zaman karnesi...Güdü ve dürtüleri hedef almış silah...Birilerinin kukla ipleri..Kıravatlı tefeci oyuncağı....Rende..Fare kapanı..Gıcık kodlar... Plastik Cisim... Kredi kartları...Senden nefret ediyorum...
Ben bir sülüğüm beyin zarında
Çok yaklaşma yakarım seni de anında...(imza)