renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Kariyer

“Hayal ettiğin insan olmaya çalışmak, içindeki insanı harcamaktır.”

Kariyer

Bazı geceler uyku tutmadığında yataktan kalkar saatin 2:00 olduğunu tekrar görür, bu zamana kadar neler yaptım diye şöyle bir düşünür, genellikle de hayal ettiklerinin tersine bir yaşamı yaşadığının farkına varırsın. Bu hayat benim istediğim hayat değildi der, ancak sabah olduğunda tekrar takım elbiseni giyer, saçına jöleni sürer, ayakkabılarını parlatır, sonra da hırsın ve rekabetin eksilmediği kariyer dünyasına rakiplerinin canını okumaya gidersin.

“Hayal ettiğin insan olmaya çalışmak, içindeki insanı harcamaktır.”

Bu süreç, üniversitenin son yıllarında başlayan bir süreçtir. İyi bir şirkete kapağı atmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Yaz tatillerinde, belki bizi işe alırlar diye isim yapmış şirketlere staj başvurusunda az bulunmadık mı? Ama o şirketler öyle herkesi işe almazlar, ya bir referansın olmalı ya da hocan seni tavsiye etmelidir. Böylelikle ileride CV’ye yazılacak olan bir artı daha elde etmiş olursun.

Şu CV’yi doldurmak için ne taklalar atmadık ki;

- Abi bir dil artık yetmiyor, ingilizceyi herkes biliyor, ikinci bir dil lazım.
- Eee napcaz o zaman?
- Ben Alman Kültür Derneği’ne gidiyorum. Sertifikayı aldıktan sonra CV’ye ekler, milletten bir adım daha öne geçeriz. Doğru değil mi?

CV’yi doldurabilmek için diğer taraftan acayip kurslara ve etkinliklere de katılırız. Alakamız olmadığı halde, fotoğrafçılık kolu, dağcılık kolu, kürek takımı, çevre kolu, halk oyunları……..

- Yahu gidip dağcı, fotoğrafçı olacak değiliz ya! İleride CV yazarken lazım olacak.

Elbette buradaki amaç, bizi işe alacaklara ne kadar sosyal ve aktif olduğumuzu ispatlayabilmek. Ayrıca CV’ye mutlaka yazılmalı tuttuğunu koparan, kararlı, kendini geliştiren biri olduğumuzu da, yoksa bizi içine kapanık, bir şey beceremeyen, insiyatifi ele alamayan biri olarak görürler değil mi!

Daha sonra, sınav komisyonları önünde mülakat;

- Biraz kendinizden bahseder misiniz?
- Bizi neden tercih ettiniz?
- Şirketimizde nasıl bir kariyer düşünüyorsunuz?
- Kendinizi bir hayvanla özleştirirseniz hangisini daha çok tercih edersiniz?

“Büyük Umutlar”

Mezun olduktan sonra elimizde CV kapı kapı dolaşırız, internetten iş başvurusunda bulunuruz ama niyeyse bizi pek beğenen çıkmaz. Bazı arkadaşlarımız çoktan ilaç mümessili olmuş ya da bankalara girerek sigortacı olmuşlardır. Asıl olaylar bu noktadan sonra başlar.

Erkekler giyer laci takımlarını takar kırmızı ya da bordo kravatlarını, saçlara bir de jöle sürersek iki dirhem bir çekirdek oluruz. Kızlar da giyer koyu renkleri takımlarını ya da tayyörlerini, yaparlar makyajlarını, saçlara bir de fön çektirdin mi olay tamamdır. Olduk mu Presentable! Sizin gibi giyinen ve düşünen insanların arasına hoş geldiniz. Evet, yanlış düşünmüyorsun, onlar da senin gibi grup lideri, takım lideri ya da yönetici yardımcısı olmak istiyor. Ama bu işler öyle kolay değil, biraz eğitilmen lazım.

Doğumgünüm’de keşke sokaklarda dolaşan bir serseri olsaydım!

Beş yıldızlı otellerde kişisel gelişim seminerleri, kurum içi eğitimler ve beden dili seminerleri verilir. Bir an kendini öyle önemli hissedersin ki! Uzmanlar gelmiş, hayatında duymadığın taktikler anlatıyorlar sana;

- Evet arkadaşlar, şimdi herkes oturduğu yerden kalksın ve yere çömelsin (Gülüşmeler, bakalım nolcak)
- Sanki 100 kiloluk bir taşı kaldırır gibi yapın, yavaşça doğrulun ve şimdi fırlatın. Nasıl! bir rahatlama hissettiniz mi?
- Evet ya gerçekten müthiş bir şey bu!

Ne de olsa insanlarla içi içesiniz bilmeniz lazım konuşurken gözlerinin içlerine bakmanız gerektiğini, kollarını kavuşturduysa iletişime kapalı olduğunu, el ayası size dönükse size ilgi duyduğunu.

Artık tolerans bitti, haydi herkes çalışmaya! Yavaş yavaş hırslanmaya başladınız; çünkü kariyer demek, önemli ve saygın biri olmak demektir. Bundan sonra bütün hayatınız başkalarına odaklı olarak geçecek, onların atfettiği kadar önemli ve saygınsın, daha çok çalışıp onları geçmeli, ezmeli, güçlü olduğunuzu ispatlamalı, onları görünürde sevmeli ama asla dost olmadığınızı bilmelisiniz. Patronların yanında kuzu gibi olmalı, sürekli onları överek yalakalık yapmalı, esprilerine gülmeli, onların ilgi alanlarını bulmaya çalışarak dikkatlerini çekmeyi başarmalısınız.

- Hah hah ha, çok güzel espriydi efendim

Korkak olmasaydım neler başarırdım!

Akşam yemek yemeye ve eğlenmeye aynı pahalı mekanlara gidilir, sevmesen de rakiplerini takip etmelisin değil mi! Patronlar da rekabeti kızıştırıp elemanlarını daha çok çalıştırabilmek için tülü türlü yöntemler denerler. Daha yüksek ve saygın bir makam, şirket arabası tahsisi, ayın çalışanın resminin panolara asılması, bazı davetlere patronlarla gitme…. Bunları gören rakipler o saygın yere ulaşabilmek için tüm hayatlarını feda ederler.

Kariyer artık hayatın yerini almıştır, gözünüz ne eş ne çocuk görür bundan sonra. Sigara içmekten ses biraz kalınlaşmış, çalışmaktan gözler kanlanmış ve göz altları genç yaşta torbalanmıştır. Ama içinizdeki o hırs hala bitmemiştir. Bir numara olmalısın, bir numara olmalısın, bir numara olmalısın, bir numara olmalısın, ikinciler kaybedenlerin birincisidir, ikinciler kaybedenlerin birincisidir, ikinciler kaybedenlerin birincisidir, ikinciler kaybedenlerin birincisidir, ikinciler kaybedenlerin birincisidir, iki, iki, iki, iki, iki…. Kafayı yiyeceksin neredeyse

Ben buralara gelebilmek için neler çektim biliyor musun!

- Psikologlara hala deli doktoru gözüyle bakabilmene inanamıyorum! Biz düzenli olarak gider, rahatlarız. Çok iyi tanıdığım biri var, inan çok faydasını göreceksin… Panik-atak yaşamış birçok arkadaşım prozac kullanıyorlar, söylenenlerin aksine bir yan etkisi de yok

- Buyurun, neyiniz vardı?
- Çok mutsuzum…

Bakakalırım giden geminin ardından, …serde erkeklik var ağlayamam!”

Elli yaşına gelip geriye baktığında ise, bomboş bir hayat görürsün. Sevgiden ve anlamdan uzak bir yaşam, hırsın tükettiği bir yaşam, harcanmış bir yaşam, asla kimseye güvenemediğinden dolayı yalnız bir hayat, boşa giden bir ömür. Bak! Gençler artık sana yaranabilmek için bu sefer sana şaklabanlıklar yapıyor. Durumları ne kadar acı değil mi, bilmezler ki bunlar boş, ama söyleyemezsin onlara; çünkü şirketin böyle adamlara ihtiyacı var.

Bir an içini öyle bir sıkıntı basar ki, işyerinden çıkıp atlarsın arabana ve şehri şöyle bir gezmek istersin. Telefonla birini arasan, sana yaranmak için mutlaka yanına gelecek birileri olur ama boşver! Belli aklın karışmış.

Sahilin yanından geçerken martılara simit atan, kağıt helva yiyen ama mutlu olan insanları görür ve kıskanırsın. Çünkü sen asla bunların tadına varamadın…

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

belki yarın..

Ölümün peşi sıra koştururken neye yetişmeye çalıştığımızı unutmuşuz.Bir bakmışız dağılmış inciler.Kaç bahar tüketmiş,kaç bahar tükenmişiz.
Akşama ,''İyi geceler hayat !''demek yine bize düşecek .''Bugün de seni yaşayamadım affet;ama belki yarın..belki..yarın...
Hayat affetmeyecek!
Ne güzel kaleme alınmış geç kalmışlığımız..

sakin bir nûn hıçkırığıyım hepi topu.lâm.ra...!şeddeli mim!/şeddeli sus!

Kariyer yapma uğruna

Kariyer yapma uğruna hayatı es geçenleri ve daha da önemlisi yaratılış gayesini unutanları anlayamıyorum ve sanırım anlayamayacağım da. İnsanların işlerinde bir hedefi olması ve bu hedefe ulaşmaya çalışması elbette doğal. Ama yazık ki bunu bir hırs haline getirenlerin sonu genelde aynı: Kariyer yapmış mutsuz insanlar… Ama belki de bazıları “her şeye değer” diyordur. Kim bilir?

Güzel bir konu ve güzel bir yazıydı. Kalemine sağlık.

Selam ve dua ile...

Maaşlı kölelerin felsefesi

Kariyer...

Latince'de bi kökeni olsaydı, "başkalarının rahatlığı için yıllarca çalışmak" manasına gelirdi bu herhalde.

Gözler hep yukarılarda, okullar, kurslar, mastırlar, yurt dışı, uzun vadeli mutsuzluk planları...

Uğruna neler feda edilmiyor ki. Bir pazarlama yönetimi olan kapitalizme hizmet etmek icin insanın kendisini pazarlamaya calışması nedense bazılarının kulağına hoş geliyor.

Her maaşlı köle bu kelimeyi telaffuz etmekten neden zevk alır?

şimdi kariyer yapmayalım

şimdi kariyer yapmayalım mı anlamı mı çıkıyor burdan, kariyer yapmış adamlar hep mutsuz mudur?? çalışmak, bireysel yetenekleri/etiketleri arttırmak kötü birşey midir?
yaşamak için bir şekilde para kazanmak lazım, işin nevi cinsi önemli değil, işçi değil patronda olsa insan hayatı güzelleştirenler iş dışındaki faaliyetler nihayetinde..
kariyerin kötü birşey olduğunu düşünmüyorum, hatta iyi birşey, kötü olan amaçsızlaşmak..