
“Ve sen, çöl kızı Leylâ!... Seni yüreğimden koparmak isteyenlere karşı Nevfel’in ordularınca savaşmaya hazırım. Bu şehir ki bu kadar güzeldir, sen buraya yakışırsın!
Ah izini bir bulabilsem!”
Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk / İskender Pala
Dünyada olmanın ardında gizlenen bir gerçek var ki çoğumuz bunun farkında değiliz. Farkında olmamak da bir nevi ruhumuza giydirilen elbiselerden. O yüzdendir ki adına gaflet denmiş. Bu elbiseyi giyince gözümüzün hiçbir şey görmemesi bir yana, kirlenince yıkanması gerektiğini bile kavramak gaflete kurban gidiyor. “Gardıropta başka elbise mi yok? Onları giymek dururken niye ‘gaflet’ markayı giyelim ki?” diyenler çıkacaktır elbet. Haklısınız. Hırs, şöhret, ümit, ümitsizlik, aşk, entrika, dedikodu... gibi onlarcası varken, niye sadece bir tanesiyle yetinelim?
Son yorumlar
5 sa. 28 dk. önce
6 sa. 53 dk. önce
7 sa. 48 dk. önce
7 sa. 45 dk. önce
12 sa. 11 dk. önce
13 sa. 47 sn. önce
14 sa. 37 dk. önce
14 sa. 45 dk. önce
21 sa. 13 dk. önce
22 sa. 54 dk. önce