renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

aktüel

Ak Parti'nin Suskunluğu

Recep Tayyip Erdoğan

Bir sükûn havası var. Kapatma davasının ilk günlerindeki sert havanın yerini sessizlik almış. Ak Parti'nin MKYK toplantısından sonra aldığı tavır değişikliği kararıyla ortam başka bir renge büründü.

Şuan olan şey meçhuliyet. Ak Parti'nin tam olarak ne yapacağı bilinmiyor. Parti’nin kapatmayı zorlaştıracak yasaları çıkarmak için çabalayacağı düşünülüyordu yalnız bu yönde en ufak bir işaret yok.

Barosso Ne Dedi?

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barosso kapatma davasını tartıştığımız kritik bir zamanda Türkiye’ye geldi.

Vereceği mesajlar ve demokrasi ile laiklikten hangisine vurgu yapacağı merakla bekleniyordu.

Ziyaretinde gündemdeki asıl meselelere değindi yalnız mesajlarıyla özgürlük isteyenlerde de laikçilerde de beklentilere cevap verdiği söylenemez.

Ak Parti Anayasayı Değiştirmeli mi?


Hukuk darbesi olarak nitelendirilen ve bir kısmı yalanlanmış gazete haberlerine dayanan iddianame ortaya çıktığından beri bir kesimin dilinden şu cümleler hiç eksik olmuyor: "Ak Parti bu kapatma davasının sürecine hiç müdahale etmemeli ve hukuka güvenmeli." Hukuk siyasallaşmamış, yaptıklarıyla kendine güveni zedelememiş ve bazı güç odaklarınca kullanıldığı intibaının oluşmasına imkân vermemiş olsaydı, söylenilen doğruydu, "Ak Parti bu sürece hiç müdahale etmeyip beklemeli ve hukukun vereceği karara - şeriatın kestiği parmak acımaz düsturunca- rıza göstermeliydi.” Ama bu durumda, yani hukukun özgürlüğü ve bağımsızlığı ile bazı odaklarla temassızlığında, zaten bu dava da açılmazdı.

Bir Ülke Bulun Bize

Mehmetçik

Bu ülkenin çelişkili sorunlarıyla o kadar içli dışlı olmuşuz ki, gözün aşina olduğu konuya zihin de aşina oluyor. Bir an yaşadığımız ülkenin dışına çıkarak, zihnimizi tümüyle boşaltarak, sanki buralarda hiç yaşamamış, siyasetçilerini hiç tanımamış, bunalımlarını hiç bilmemiş bir insan olarak ülkemize tekrar bakalım. İçinden Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar çıkaran ve % 47 oy alan, 5 yılı aşkın iktidarda bulunan bir parti rejimi tehdit ettiği için kapatılmak isteniyor? Genelde rejimi tehdit eden partiler azınlıkta olur, ancak bizim ülkemizde ise hep çoğunluk partileri rejimi tehdit eder.

Millete Dava

Olmayacak, olamayacak da oldu. Yargıtay Başsavcısı Ak Parti hakkında kapatma davası açtı. Bunu tanımlayabilecek kelime bulmak zor. Ülkede iki kişiden birinin oyunu almış, beş yıldan fazladır iktidar, buna rağmen halk desteği azalmamış, aksine artmış bir parti için, Sezer tarafından son anda atanan ve sert bir yapısı olduğu söylentileri göreve gelir gelmez DTP hakkında açtığı kapatma davasıyla doğrulanan savcı tarafından kapatma davası açıldı.

Asker, MHP ve CHP

CHP'nin askerlerle ilişkileri her zaman iyi oldu. Bunda belki kökeninin etkisi var. Malum CHP’yi bir asker Mustafa Kemal kurdu. İkinci genel başkanı da bir askerdi. İsmet İnönü.

Demokrat Parti ile mücadelesinde hırpalanan İnönü’ye askerler destek çıktılar. Adnan Menderes'i deviren askerler iktidarı İnönü’ye verdiler. Bir aralar askerle CHP’nin ilişkileri o denli iyiydi ki şöyle bir formül dahi piyasada vardı: CHP+asker=iktidar.

Muamma Harekat

Bir muamma harekat yaşadık. Ani başladı. Karda, kışta, kıyamette... Buna sebep olarak "Örgüte kardan faydalanarak mayınlı tuzaklar kurma imkânı vermemek, onun bahar için yaptığı hazırlıklara darbe vurmak, Silahlı Kuvvetlerin her türlü şartta harekât yapma kabiliyetinin olduğunu dosta düşmana göstermek" gibi tezler öne sürüldü.

Türk kamuoyunda büyük bir beklenti oluştu. Örgüte büyük bir darbe vurulmadan geri çekilinmeyecekti. Hatta televizyonlarda konuşmayı seven bazı emekli paşalar "tampon bölgeden" bahs ediyorlardı. Kimse, hiç kimse operasyonun bu kadar kısa sürede bitmesini beklemiyordu.

Gazete: Yalnızca Kâğıt Parçası mı?

“Bizi idare edenler, hükümetler ve gazetelerdir.”
Wendel PHİLLİPS

İlk gazete: Julia Sezar’ın duvar ilânları. O zamanlar usûl bu. Sonra Ortaçağ boyunca görülen ‘özel mektup’lar. “Kaçın, kaçın, Türkler geliyor!..” O vakit Viyana’ya dayanmışız. Viyana: Türk’ün kızıl elması. Bugünkü gazetenin dünkü adı: ‘Gazzetta’. Viyana’da, bozuk para karşılığı alınıyor. Ve ‘bizim’ ilk gazetelerimiz… Bir müddet ‘resmi gazete’ unvanına sahipler. Tam bağımsızlık, tam kopuş. İkinci meşrutiyet ve artık bizim de basın dünyamız var: Bâbıâli. ‘Gâvur Mahmud’ dedikleri Osmanlı paşası zamanında, Osmanlı’nın ilk gazetesi: Takvim-i Vakayi.

Kosova

Kosova

Farklı dünyalar yaşayan milletler var. Kimisi bir aşamayı geçmişken kimisi onun çok uzağında. Mesela İngilizler 1215 Magna Carta'yı ilan etmişler. Onunla Kralın yetkilerini biraz azaltmışlar. Hukuka vurgu yapmışlar. Din adamlarıyla soylulara bazı haklar vermişler. Biz onlardan tam 600 yıl sonra ona benzer bir girişimde bulunmuşuz. ll.Mahmut'un sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa Ayanlarla Sened-i İttifak'ı 1808'da imzalamış. Bunun bir önemi iç dinamiklerin onda etkili olmaları. Senedi İttifak'tan 31 yıl sonra Tanzimat Ferman'ını ilan etmişiz.

Süper-Kahramanın Harman Olduğu Yer: Gazze!

Gazze

Can dostum Muhammed Ebu Treyke’ye…

En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim:
Şu andan itibaren ‘Gazze’ ile ‘mazlum’ kelimelerini yan yana kullanan bütün ehli kitapla ilişiğimi kesiyorum!
Şu andan itibaren Gazze için sadece ah vah eden Ümmet-i Muhammed üyeleriyle irtibatımı koparıyorum!

İçeriği paylaş