Kimler(i) Seviyor(uz)?
Her milletin kendine özgü bir şifresi vardır. Mesele Türk milleti olduğunda bunu daha iyi görmek mümkündür. Türkler, kahramansız yaşayamayan bir millettir. Bunu destanlarda, masallarda, halk hikâyelerinde görmekteyiz. Umutların bittiği yerde, bir kahraman çıkar ortaya.
Modernizm değerleri alt üst ettiği gibi, kahraman fenomenini de ciddi bir şekilde değiştirmiştir. Milli değerlerle bağdaşmayan hatta milli değerlerle çatışan tipler kahraman olarak sunulmaktadır. Seyir kültürünün egemen olduğu günümüzde toplumsal yapının bazı değerlerini kullanarak milli şifreyi çözenler, özünden yalıtılmış tipleri post modern bir sunuşla kitlelere kabul ettirmektedir. Böylece yeni mitler oluşturulmakta onların zaferiyle rahatlayan, yenilgilerinde karamsar bir hale bürünen bir kitle, mit’in durumuna göre, yenilgi ve zafer çizgisinde gidip gelmektedir. Olumlu ve gündeme uygun mesajlarıyla mest olan ciddi bir seyirci kitlesi bulunan “Kurtlar Vadisi” dizisi bunun en çarpıcı örneği. Öyle ki politikacılarımız(!) bile Türkiye’nin Ergenekon gündemini kurtlar Vadisinin mesajları çerçevesinde ele almaktadırlar.
Meseleye buradan bakıldığında bir sorun yok aslında. Usta bir senarist, usta bir yönetmen güncel olanı yakalayıp kitlelere sanatçı sezgisiyle mesajlar verebilir. Meseleye tarih süzgecinden değerlerimiz çerçevesinde “gelenekten günümüze” ölçüsüyle baktığımızda bir illüzyonla karşı karşıyayız. Dizinin en bilge kişisi Ömer Baba mesnevi kıssalarıyla, hanımı Nazife Anne evlatlığına öz anne kadar müşfik davranışıyla karşımıza geliyor ama bu olumluluğa rağmen İslami kıssaların bu dizide buharlaştığını görmekteyiz. Amelsiz, namazsız, tesettürsüz bir İslami yaşayışı izlemekteyiz. Ömer Baba oğluna her şeyi vermiş de nasılsa bir Cuma namazı şuurunu, hanımına da cenaze dışında örtü hassasiyetini vermemiş. Dizinin en milliyetçi en dindar tiplerinde bile milli ve dini değerlere dair hassasiyet, kıssa boyutunu aşmış değil.
Diğer tipler ise vatan millet adına işkencenin bin bir türlüsünü, cinayeti, korku ve şiddet salmayı artık mubah gören tiplerdir. Memati’yi seven azılı, kimliksiz bir katili, Erhan’ı seven bir taşra zamparasını sevdiğini fark ediyor mu acaba? Ailenin,dini yaşayışın kıssadan öte girmediği bu dizi, izleyenlere hangi dünyayı gösteriyor acaba? Kahramanı Polat Alemdar ve Memati Baş olan bir gençliğin nereye gideceği, hangi şartlarda milli değerlere sahip çıkacağı, daha doğrusu milli değer algısının ne olacağı konusunda ciddi tereddütlerim olduğunu söylemek istiyorum. Meselenin kültürel kodlarımızla ilgili yanını yok sayıyor değilim. Biz kendi kültürel değerlerimizi olumlu ve örnek şahsiyetlerle sergileme kaygısı taşımazsak, elbette bu ihtiyacı karşılayan bir şeyler ortaya çıkacaktır.
Devletin ta kuruluş aşamasından milli değerleri “müzelik” ve” seyirlik” seviyede tutan algısı, milli değerlere sahip çıkma ve bu değerleri mümtaz şahsiyetlerle temsil ettirme çabasına dönünce tarihten süzülen, günümüz dünyasında da varlık gösterebilecek kahramanlar çıkacaktır ortaya. Bizim milletimiz kahramansız yaşayamayan bir millettir. Futbol taraftarlığı, sanatçı bağlılıklarındaki ifratlar istikametini bulmayan bu arayıştan kaynaklanmaktadır. Kurtlar Vadisi dizisinin dünyası Müslüman Türk’ün salim dünyasına çok yabancı kalıyor. Dizinin en tehlikeli tipi de kıssa bilgeciliği yapan, hayatında boşluklar bulunan Ömer Babadır diyebilirim. Laik ve Kemalist zümrenin müslüman dediğin böyle olur, oldukça da bilgili ve aile düzeniyle çağdaş bir kimsedir diyeceklerine kalıbımı basarım.
Türkiye gerçeklerini fark etmemize katkısı var anlayışı ise en az dizi kadar tehlikeli bir anlayış. Bu yanılsama ile Türkiye gerçeklerini çok küçümsediğimizi, çok sanallaştırdığımızı ve bu gerçeklerin “tamamen hayal ürünüdür” ikazının götürdüğü yerde sadece “neler oluyor memlekete vay anasını” çaresizliği ile daha fazla edilgenleştiğimizi ve “derin güçlere” teslim olduğumuzu belirtmekte yarar var!
- Memduh Atalay yazıları
- yorum yap >giriş/kayıt
- gönder





Vatan sevgisinin ölçüsü ...
Allah sabredenleri sever...
Yazınızdan anladığım kadarıyla bu dizi sizi de az çok etkilemiş. Güzel bir kritik yapmışsınız..
Bana işe yaramayan dizileri (zaten seyredemiyorum) bir liste yap deseler en altına Kurtlar vadisi'ni yazarım.Yine de iyi kötü bazı gerçekleri dikkat nazarımıza sunuyor.
Biz zaten hafızası zayıf bir milletiz. Düşmanlarımızı çabuk unuturuz. Dostları da düşman zannederiz. Dostluğun temelinde menfaat ilişkileri olduğunu hep gözardı ederiz.
Dört bir tarafımız düşmanlarla sarılı denerek eğitilmedik mi ?
Vatanseverliğin hizmetle değil sadece ölmekle olduğunu zannederiz. Kimi can verir , kimi nutuk çeker .
Konuyu fazla uzatmadan bir Alman milletvekilinin sözleriyle bitireyim :
" Almanya'nın menfaatleri için şeytanın babaannesiyle bile yatağa girerim "
Adamların vatan sevgisi mantaliteleri böyle ...