renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Kırbaçlı Kadın

Gerçek… ve gerçeküstü
Sağlam betonlardan örülmüş
Sert duvarlı dar geçit
Adımları sayalım: bir, iki
Belki de üç var

Tahtalardan bir tahtı revan
Saraylarda yoktur eşi
Küf kokulu, zifte özenmiş rengi
Kirli örtüler içinde

Nasırlaşmış beş parmağın arasında
Kınalar kömürlere karışmış
Sıkıca kavranmış, ince ve kıvrak
Danseden bir yılan
Bütün hışmını kusuyor vurdukça şrrak şrrak
Narin eller, gül tırnaklar
Sanki siyah meşin bilekler

Villalar yan yana/ yan tarafta
Küçük dünyanın dışında
Sarmaşık sarkan yüksek duvarlar ardında
Çam ağaçları kesilmek üzere
Ampuller, yaldızlı çiçekler dallarında
Yanacak birazdan akşam karanlığında

Koca kutudan kapılmış ekmek parçası
Yeşil küfler nokta nokta
Küçük kirli parmakların arasında
Rüzgarın hışmı ince, narin, toynaklı dört ayakta
Solmuş güller eski basmalarda

Naylon çuvallar karnını doyurmak ister
Dar geçit geçilmek
Sabahın ışıkları yükselmek
Gerçek bu!
İşte bu bir gerçek!

Kırbaç dolanır tüylü sırtlara
Bebeler bulanır
Kışta karlara, yazda toprağa

Bir eski leğen
Belki bir demir parçası
Kadının eline yakışır mı kırbaç?
Parfüm mü olur çöp kokuları?

Villalar uyanır günortasına
Gerçek geçip gitmiştir çoktan
Bülbül konar gül dalına
Mutad şarkısını söyler çatlarcasına

Siner şehrin üstüne bir hüzün
Dargeçitten süzülür gider
Kırbaçlı kadın ve ciğerparçası

Her sabah yeniden başlar
Her akşam karanlığında uykuya dalar
Yüzkarası kara bulutlar
Böyledir bu hikaye işte dostlar
Görsek te gerçektir, görmesek te
Rabb’in kullarından kimileri de
Böyle yaşar böyle gözlerini kapar.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

"Kırbaçlı Kadın" şiiri!

"Kırbaçlı Kadın" şiiri, son zamanlarda cemaat'te okuduğum en iyi şiirdi diyebilirim. Şiirin şiirsel yönü, estetik yönü güçlü olmasa da; anlatımındaki sertlik, direkt işaret, çarpıcılık; yani 'doğrudan temas' durumu etkileyiciydi.

Güzel-çirkin'den ziyade, doğru-yanlış'ın şiiri "Kırbaçlı Kadın". Bu yönü yüzünden daha çok beğendim ben. Etiğin şiirini daha öncelikli buluyorum çünkü.

Doğru ve yanlışın alanı belirginleşmeyince, o belirsizlik içinden doğan güzel ve çirkin de karmakarışık oluyor. Oysa bu güzel'in doğasına aykırı. Güzellik, tek, yalnız ve yalın olarak var olmalı. Çirkinliğin yanında ya da karşısında, üstünde ya da altında... Ama çirkine bitişmiş ya da çirkinin içinde bir güzel olmaz.

"Villalar yan yana/ yan tarafta
Küçük dünyanın dışında
Sarmaşık sarkan yüksek duvarlar ardında
Çam ağaçları kesilmek üzere
Ampuller, yaldızlı çiçekler dallarında
Yanacak birazdan akşam karanlığında" gibi olmalı yani.

Şaire teşekkürler!