renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Korku Tünelinde Seninle Yaşamak

Hayat korku tünelinde yaşamak gibiydi. Tehlikenin ne zaman ve nerden çıkacağını bilmeden yalnızca nefesimi duyarak yürümek vardı. Tek bildiğim cesaretimi toplayarak yolun sonuna ulaşabilmekti, çabalamaktı, çabalamaktı. Bir müddet sonra mantığım da iflas etmişti; niye ben korkuyorum bilmiyordum. Hayatım, hayata verdiğim tepkiler kadar benim değildi.

Bir tek sen vardın koluma giren,

Elini hissediyorum, nefesini duyuyorum, seni dinliyorum, kolunu sımsıkı tutuyorum, umudum oluyorsun bu yoldan geçmek için...

“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için kendi türünüzden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet vâr etmesi, O’nun delillerindendir...”

Senin yüzündü geçmişin karanlık sularında boğulmak isterken su yüzeyindeki dalgalarda görünen. Bırakmadın beni, yaşama karşı korkak olmakla suçlamadın beni,

Senin sesindi bunca gürültü, hengame, uğultu arasında kulaklarımı tıkadığımda Allah'tan umudumu kesmememi söyleyen,

Senin kelimelerindi kafam güne dair bir sürü önemsiz ayrıntıyla meşgulken kafamı kaldırıp senin yüzüne baktıran. Bana sahabelerin hayatını okurdun,

Senin dokunuşundu boş ve anlamsız rüyalarla dolu bir gecenin sahabında beni uyandıran. Uyanmama inadıma karşın ışığı açık bırakıp kapıda ellerini göğsünde bağlayıp sert gülümsemenle beklerdin,

Senin sabrındı felaketler üzerime yıkıldığında isyan eden ağzımı susturan, umutsuzluğu defeden, hayata bağlayan. Bana Allah'ın bizleri canlarımızla ve mallarımızla sınadığını söylerdin,

Senin bakışındı hiçbirşey olmasa da, hiçbir şeyim olmasa da, aç kalsam da, bir dilenci gibi muhtaç ellerimi havaya kaldırsam da beni güldüren, bana herşeyin güzel olacağı sözünü veren,

Senin gözlerindi yetim bir çocuğun gözlerini gördüğüm, soğuk bir kış gecesinde üşüyen bir serçenin ötüşünü duyduğum, diz çöküp dua eden bir dervişin huzurunu hissettiğim,

Senin suskunluğundu seni görünce beni susturan, beni suçlu hissettiren, beni düşündüren. Bişey olmamış gibi davranır sonra odana gider dua eder bana da bişey söylemezdin,

"Kadınlar sizin, siz de kadınların örtüsü, elbisesisiniz."

Sendin gençliğimi dönüşü olmayan yol yapmayan,

Sendin, yürüdüğüm yollara hayat veren, baktığım denizleri dalgalı insanlar yapan, bir şehre hayat veren, kedilerini köpeklerini dostum eyleyen, gecelerini libas, gündüzlerini deniz fenerim yapan,

Sendin, başım iki elim arasında zor günlerin hesabını yaparken uzattığı simitle tüm hesaplarımı bozan,

Sendin, seni bana verdiği için Allah'a dua ettiğim, ne sevap işlediğimi düşündüğüm,

Sendin, sanki bu hayatta çok yaşamışçasına şer bildiğimizin hayır, hayır bildiğimizin şer olacağını bana söylerken beni gülümseten, başını yana eğip yetim gözlerinle bana bakan,

Sendin, acılarla yoğrulmuş hayatında, herşeyin Allah'ın kaderi olduğunu, masallardaki gibi sonsuza kadar mutlu olacağımızı söyleyen,

Sendin, tavşanların ve kuşların masallarda olduğu gibi olmasa da hep konuşarak Allah'ı zikrettiğini söyleyen,

Sendin, ne zaman fakir birinin sırtımda eski bir ceketimi ya da gömleğimi gördüğümde aklıma gelen,

Ellerimden uçan hayatım bir kuş gibi gelip tekrar parmağıma kondu

Acılar bizi olgunlaştırdı, umutlar bizi diriltti

Kaybettiğim benliğim bir ruh gibi bedenime girdi

Huzuru bir pınardan su içer gibi içtim

Bazen yine denizin karşısındaki bir banka oturur düşünürüm

Denizler nasıl böyle uçsuz bucaksız olur diye

Bazı geceler bir şehir ölür, kara bir kağıt gibi buruşturulup çöpe atılır

Bazı geceler yıldızların ışığında bu şehirde bir yangın çıkar

Sabahlar yine umut vadeder, yine ilk dostum olur

Hayat yine alıp veremediklerimle elinde kalem hesap yaparken

Ben senin yetim gözlerinden bir çığ olur düşerim

Kader gibi değişmezim

Ölüm gibi soğum, ışığında eririm

Bilirim ki herşey hiç de olsa

Allah en büyük dostumdur

Çünkü sen hep böyle derdin...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

a'la...

Aldın götürdün bizi. Götürdün ve bir daha getirmedin...

Hüzünle titreyen kalbe ince bir âh dokunur
Kalbi kırık olanın kalbine Allah dokunur

yanlış hatırlamıyorsam

yanlış hatırlamıyorsam Cahit Koytak'tandı:

"benimle kim uyanacak tanrım
ki onunla örterek kusurlarımı
bana da ruhundan üflediğini haykırabileyim..."

öyle götürdün muhacir

öyle götürdün muhacir yüreğimizi
geri dönmek mümkün mü acaba?
dağların bile yürüyüşte olduğu
kocaman arz-ı alemde
idraklerimiz sarsıntıda.
her asırda diilerde terennüm ettiren
belki bir hatice
belkide bir ebu bekir olabilmekti.
neydi onları bir ebu bekir bir hatice yapan
Allah'a yol bulan iman mı,
bekleyişlerle birlikte sabır mı,
rabbim sen bilirsin dedirten tevekkül mü?
'o söylediyse doğru söylemiştir' dedirten güven
ve 'sen yanlış yapmazsın
sen yetimi yoksulu
akrabayı gözetirsin'sözleriyle hayırları hatırlatan,
güvende hissettiren neydi?
yunus'un dediği gibi 'bir ben var benden içeru'yu
farkedip o benle AŞK'a koyulmak mıydı.
zayıf aciz muhacir yüreğimiz anlamaktan yorgun bitab
yol aldığını zannaderken dönmekte ilk sayfaya
anlam vermek-anlamaya çalışmak ikilemini
deklem kurmaktan vazgecerek belkide iki işleme çevirmek gerek.

Acıların kardeşliği

"İnsan, bir başkasını en çok acılarından tanır. Kendi acılarından", diyor Kemal Sayar.

Gözyaşları eşliğinde okudum yazınızı: "Senin sesindi bunca gürültü, hengame, uğultu arasında kulaklarımı tıkadığımda Allah'tan umudumu kesmememi söyleyen."

Allah'ım, kalbime ver serinliğini, sonsuz "esen"liğinden.

Hengâmede kayboluyor muyum Rabbim, bağışla beni.
Yeşert kalbimi.

Yüreğinize sağlık Sn. Osman Kılıç

Aşk ve korku

Ya o korku tüneli insanın sevdiğinin ta kendisiyse... İnsan sevdiğinden korkuyorsa... Asla girmeye cesaret edemediği o tünelin başında dururken tünelin sonunda ne olduğunu hayatı boyunca hiç öğrenemeyecekse... Bununla kahırlanıyorsa... Bir yandan kuvvetli bir çekim gücüyle tünele çekilirken bir yandan buna karşı koymanın o dayanılmaz sancısını yaşıyorsa... Yani diyorum yani; sevdiğinden korkan insanın hali nice olur bilmem ki!

Yazıyla alakalı olmadı kusura bakmayın Osman Bey.Böyle aşk ve aşıklara selam olsun buradan. Kıskanmamalı onları bilirim! Ama işte sormadan da edemem: Aşık olduğundan korkana ne demeli? Aşık olduğuna yanaşamayana ne demeli? Aşık olduğunu kendine yanaştırmayana neler demeli? Doğru ya! "Allah en büyük dostumdur" hele bununla avunamayana da neler demeli neler...