
Farklı dünyalar yaşayan milletler var. Kimisi bir aşamayı geçmişken kimisi onun çok uzağında. Mesela İngilizler 1215 Magna Carta'yı ilan etmişler. Onunla Kralın yetkilerini biraz azaltmışlar. Hukuka vurgu yapmışlar. Din adamlarıyla soylulara bazı haklar vermişler. Biz onlardan tam 600 yıl sonra ona benzer bir girişimde bulunmuşuz. ll.Mahmut'un sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa Ayanlarla Sened-i İttifak'ı 1808'da imzalamış. Bunun bir önemi iç dinamiklerin onda etkili olmaları. Senedi İttifak'tan 31 yıl sonra Tanzimat Ferman'ını ilan etmişiz. Daha kapsayıcı, hukuka vurgu yapan ve bir çığır açma gibi özellikleri var onun yalnız İngilizler bizden 6 asır önce hem de tamamen iç dinamiklerle öyle bir fiili hayata geçirmişler.
Bu giriş şundan. Kosova AB ve ABD'nin desteğiyle bağımsız oldu. AB yakında Kosova'yı bünyesine alırsa şaşmamalı.
Şuan Avrupa parçalanma sonrası birleşmeyi yaşıyor. Parçalandılar olabilecek kadar. Dünya savaşlarıyla onun bedelini ödediler. Huzur için birleşmek gerektiğini gördüler ve şimdi belli bir stratejiyle birleşiyorlar.
Biz onları ne kadar geriden takip ediyoruz.
Kuzey Irak'taki Kürtler halen bağımsızlığı kendilerine ütopya kılmış vaziyetteler. Güneydoğu'da da ayrışmayla ilgili fikirler bazı zihinlerde cirit atıyor.
Avrupa parçalanmayı bitirdi, birleşmeye çabalıyor. Biz daha ayrışmayı bitiremedik.
Kosova nüfusu iki buçuk milyona yaklaşan küçük bir ülke. Sırplar tarafından işgal edilmiş. NATO onları kurtarmış. BM on yıla yakındır ülkelerini yönetiyor. Bildik süreçler. v.s. Sonunda ABD ve AB'nin göz kırpmasıyla bağımsızlığını ilan etti.
Bu iki güç neden Kosova'dan desteklerini esirgemediler. Bir ihtimal Rusya'ya darbe vurmak için. Eski süper güç budanmaya devam ediliyor. Onun yaptığıysa sadece dişlerini göstermek.
Batı her zaman Rusya'dan daha etkin oldu. Ruslar bir türlü çekingenliklerinden kurtulamadılar. Daha şahsiyetli olsalardı, daha atak ve risk alabilselerdi, hafif itirazlarla yetinmeselerdi, bugün fırtına onların sınırına dayanmış olmazdı. Blokunu kendisi çökertti Kuzey'in kış uykusuna çok ve tez yatan ayısı.
Putin bugün konuşuyor. Kıbrıs diyor, Abhazya diyor. Etkilemiyor, tepki gösteriyor. Halbuki zamanı etkileyenler çizer.
Kosova'nın bağımsız olması güzel. Müslüman bir millet sicili hiç de temiz olmayan Sırpların yönetimi altında bulunmaktan kurtuldu. Bu son derece sevindirici bir gelişme. Ama sevincimiz tortusuz değil.
Kosova'nın bağımsızlık kutlamalarında ABD bayrakları hadden fazlaydı.
Sırpların yerine ABD'liler veya AB'liler geçseler istiklalin bir anlamı kalıyor mu? Efendi değiştiren köle azad olmuş olmaz ki.
Ve bu manzara bana trajik bir olayı hatırlatıyor. Bir cuma namazı sonrası oturduğum çay ocağında namazdan gelmiş hemşerilerim George Bush'a dua ediyorlardı. Sebep Irak’ta Bush’un Kürtlere yardım ettiğine inanmalarıydı. Trajik, değil mi?
Çaldığından birazını geri veren eşkıyaya minnet duymak gibi bir şey bu.
Kosova'nın bir domino etkisi yaratmasından korkuluyor. Bağımsızlık isteyenlere emsal teşkil etmesinden endişe ediliyor.
Onun bağımsızlığına karşı çıkan bazı devletlerin tavrında bu endişe etkili olmuş. Mesela İspanya'nın. Bask bölgesi ve Katalanlar'a bir örnek oluşmaması için karşı tavır aldı içinden kaygılı devlet. Yunanistan Türk ve Arnavut azınlıklarla ilgili endişelerinden, hakeza Romanya ve Bulgaristan benzer savlarla itiraz seslerini yükselttiler.
Putin bu korkulana başvurdu bile. Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını dile getirdi. Bu ABD ile AB'ye dolaylı darbe olur. Malum Gürcistan şuan Batı kampının bir dominyonu. Sayılan iki bölge ise Rus yanlısı.
Ama Putin'e de söylenecek şeyler var. Çeçenya ile Kafkasya'nın diğer halklarına da bu emsal teşkil edecek. Batı'yı çifte standartla suçlayan Putin de bu suçlamayla çok karşılaşacak.
Gelelim Türkiye'ye. Türkiye zarar da görebilir bu bağımsızlıktan, yarar da. Kıbrıs konusunda kuşkusuz masada Avrupalılara karşı elimizi güçlendirecektir bu gelişme. Ama Barzani konusunda sıkıntılar yaşanabilir. Onun da eli güçlenmiş durumda.
Herhalde Barzani bu bağımsızlığa en çok sevinenlerin başında geliyordur ki sevincinde hiç haksız değil. Çok güçlü bir argümana kavuştu.
İbrahim Karagül 17 Şubat'ı haklı olarak şöyle tanımlıyor: "21.yüzyılı şekillendirecek "yeni Soğuk Savaş"ın ve yeni çatışmaların başlangıç tarihi." Dünyaya yeni bir dalgalanma verecek bu bağımsızlık. Tozlu raflara kaldırılmış emeller tekrar ele alınacak. Bazı duvarlar yıkılacak. "Hayır"ların kuvveti azalacak.
Her şeye rağmen Kosova'nın bağımsızlığı hayırlı olsun.
Yorumlar
bir kaç söz...
Salı, 19/02/2008 - 17:41 — seckin deniz...yazı için teşekkürler rasul bey...iki maddi hatayı düzeltelim...sened-i ittifak tarihi 1808,Tanzımatın ilanı 1839,aradaki zaman 31 yıl.
...ibrahim bey'den alıntıladığınız görüşlere mahsuben, diyorum ki; kosova'nın bağımsızlığı kosova dışında hiç kimse için birşey değiştirmeyecek. sırbistan için değiştirmeyecek, zira onlar zaten kosova'ya hakim değildiler;BM ve Nato oradaydı...malumun ilanı oldu. rusya, kosova'da kanın akmasına engel olabilseydi orada olurdu,ama engel olmadığı için orada olamadı. bu ilanın yeni çatışmaları körüklemesi yerine ve daha önceki diplomatik çatışmaların bu ilanla sona erdiğini söylemek daha kolay olur. Uluslararası çatışma alanları/perspektifleri açısından yine birşey değiştirmeyecek, çünkü oraya varana dek daha büyük lokmalar var. Rusya daha büyük lokmaların yutulmasına ses edemedi... Diğer türdeş bağımsızlık öyküleri gerçekleşmeyecek, çünkü; yeni dengeler oturmak üzere. Kosova'nın bağımsızlığı yeni dengelerin son rotüşlarından biridir...araya kktc nin bağımsızlığı sıkışırsa sürpriz olmaz..türkiye ile yunanistan bu hususta anlaşmış gibi...eğer yeni soğuk savaşın başlangıç tarihinden bahsedeceksek ırak'ın işgalinden daha büyük bir başlangıç aramaya ne gerek var?..bu arada belirtmem gerekiyor;21.yy geçen yüzyıldan şekillenmişti..şimdi ki çalışmalar 22.yy için geçerli olabilir.
selam ve sevgiyle
Seçkin Deniz