geldiydim. hanidir sabık mevsim
renkli kitaplardan keserek bir araya getirdiklerimizin aynıydı
o kahverengi sandığımız endülüsi bahçeden geçmiştik
kar sepileniyordu renk renk çiçeklere
cezanne kılıklı ressamın belli belirsiz çizdiği
benim de ağaç olarak laciverde boyadığım
pitoresk manzaranın gölgesinde kanamıştın
tuval üstünde kapkaranlık fon gibi
temelli gerimizdeydi beni tutamayışının bıçaksız siyahlığı
işkillenmeden sabaha kadar yağarsa kar her yer deniz olabilir
diye geçirdikti içimizden ikimiz de.
bir damla daha kabuğumda bulunasın istediğimden
aşınmış dudaklarımı değdirip
altını -mavi dilimle- öpmüştüm ayaklarının.
çölü geride bıraktın artık çok uzağımda olduğunu unut!
zaman dediğin ağzı köpüklü bir avuç eskiçağ delisi
sen de gül sen de çocuksun yontula yontula…
ölmek de bitirmez alıştırdığımız mızıkçı oyunu
sonsuzluğu kabulümüz de oyunun iğdişli kuralı
çok uzağı unut sen çocuksun
bir adım ötelensen gene gül...
incir ağaçları küs yapraklarını düşürmüş yollarımıza
etrafa saçılmış ışıklarını topluyor hercai güneşler
mevsimin hüznüne katılışıdır yamru göğün uzattığı ıslak el
dilimin bohçasını bir daha çöz anadilinle…
renkli renksiz dudaklarını belli belirsiz değdir nefesime
çağlasın ağzımın ırmakları benden bu yana
bıraktığımız izlerden bulunuruz her gece birbirimize
zaman dediğin biraz gerinden gelmiştir telaş etme çocuğum!
bana inan: ‘saçlarını benim için uzat’ dediğimi
yüreğime üç kör bıçak saplanırcasına birden
aniden hatırlayıvermek için unutturmuştum
kuşlarımın kül/aynasında.
Yorumlar
si(ir)rasyonel
Cum, 16/06/2006 - 12:44 — Sule DemirtasKelimelerin baş kaldırısı bu kadar hoş olabilir. Hoş derken biraz mayhoş, bol acılı ve grotesk bir ezgi tadında...Şiir zevkimi okşayan bir başka şiir daha...
Kelimelere hükmetmek, hükmedebilmek şairliğin şiarı.
Kelimelere hükmedebilmek dediğin de, öyle zor, bir o kadar zor, bir bu kadar zor, şöyle zor, böyle zor bir hadise. Yapanın önünde eğiliyor zaten asırlardır dünya...Bir deli şair oluyorsun, ilahları, putları yıkıyorsun...Bir içine dönüyorsun,hiç bir şey yapamamışsın o yüzden kelimeleri dile getiriyorsun.
Dünyayı kelimeler kurdu. Bu yüzden ben jenga'dan yapılmış kuleler gibi görüyorum böyle güzel şiir yazmayı. Sevinç hep kursakta, bir astigmatın uçurumun önündeki hali gibi...Gözlerini açsa ölmek korkusu,içine baksa baş ağrısı, mide sancısı...
Şiire olan umudumu okşamış enfes bir şiir. Bence güzel şiir en çok, ne anlatmak istediğini bilen şiirdir. Şiir bittiğinde, okuyanın çıkınını doldurmuş şiirdir. Bu da öyle bir şiir. Okurken dalgaları aşmak'ın Bess'i gibi bir çaresizlik hissettim. Trier'in terrier'i olmuşum farkında değilim...
es selam
ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim
teşekkür ve selam
Cum, 16/06/2006 - 13:47 — Sebahattin KaratepeŞule Demirtaş Hanım'a güzel bulduğu şiir denli güzel yorumu için teşekkür etmek isterim.. selam ve dua ile.