deneme
bir
iki
a desem başlangıç olur z desem son
deşilmeye ortasından başlanmaz uzun metrajlı bir yaşanmışlığın
upuzun bir geceyi upuzun bir sabah beklemez hem
kelimelerin de olur siyah-beyaz kavgaları
sevmedim hiç bu ikilikleri ancak
soyum doğudan gelir kelimelerim de
dokuz aylık hüzünler nihayetinde dünyaya küslük doğurur
şimdi ben
dokuzuncudayım ve ara ara koyu sancılar geçiriyorum belleğimde
dilimde ağır kanamalı bir lisan
konuşursam kırmızıya boyanır a4
konuşmazsam
iyi olur
bir vakte değin
yine tazelenir aksi durumda dert
kalbimde dokuz dikiş!
teğet geçmeliyim sarp imgeleri
hayret saçmalıyım bilmediklerime
bildiklerime de
deneme
iki
bir
z desem başlangıç olur a desem son.
ayşe eyyüpkoca
Yorumlar
A'dan Z'ye, Z'den A'ya
Cum, 12/05/2006 - 16:34 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Ayşe Hanım
Şiiriniz çok farklı bir sese sahip, hayli soyut, kelime/anlam oranı yüksek. Anladığım kadarıyla bir çevrim bu, döngüsel bir türbülansın izdüşümü, kompleks hayat mücadelesinin şiir kalıbına dökülmüş hali. Anlam ağacından nasibimize ne düşerse razıyız...
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır ...
bismihi teala...
Cum, 12/05/2006 - 17:08 — Ayşe EyyüpkocaF. Mehmet bey,
''Ben mahşerini içinde taşıyan katipler zümresine aidim.'' diyordu Nazan Bekiroğlu kendisiyle yapılan bir söyleşide.
İçerde olup biten her şey, tam da sizin dediğiniz gibi kompleks hayat mücadelesine dönüşüveriyor.
Ve içerdenden yükselen sesler de insana daima soyut mesajlar veriyor...
Mesele, soyut olandan somut çıkarımlar elde etmektir.
Nasibinize anlam ağacından hikmet düşmesi dileğiyle...
Fi emanillah!
Döngüsel türbulanstaki çevrimsel helozon
Cts, 13/05/2006 - 00:08 — Ulvi AlacakaptanA Benim Hem Anadolu Hem İmamHatip olan Kartal Kardeşim F.Mehmet döngüsel türbulans da hangi cücenin kulağı ola?
Ben mi duygusuz duyargasız bir ademim yoksa anlaşılmamak üzerine dizildiği duygusu veren dizeler artık cemaat te ayrı bir blog başlığı altında toplanmayı haketmeye mi çalışıyorlar.
Bir anlatın da mutlu olalım.
Vesselam
Hayır de önce gelmişe, geçmişe ,özleme ,yürekten ta
Ki Kalmasın başka tapılacak tanrı da tanrıcık da
www.ulvialacakaptan.com
:)
Cts, 13/05/2006 - 00:25 — Ayşe Eyyüpkocaselam ile..
Kelimelere gizlenen hem anlamdır hem anlamsızlık... Herkes kendi payına düşeni alır bu kotada.
Maksadım kelimelere hikmetler gizlemek değildi; haşa!
Anlaşılmamak için şiir yazmayı da bir meşrep haline getirmedim çok şükür!
Ancak siz de şu ''çevrimsel helezon''dan muradınızın ne olduğunu bir açın da biz de faydalanalım a benim
sevgili ağabeyim!..
Eytişimsel iletişimsizliğin strüktüel açmazlarında
Cts, 13/05/2006 - 12:27 — Ulvi AlacakaptanPayımıza yeteneğimiz kadar düşeceğini belirtmişsiniz Şair Ayşe hanım Aynı kelimede hem anlam hem de anlamsızlığı da savunmuşsunuz!Masa ,Peygamber ,Tutku ,İhlas birer kelimedir.Bunlara hem anlam hem de anlamsızlık gizlenebilir mi?
Kelimeler hikmetli olursa Rabbimizin bir ihsanıdır.Buna haşa diye karşı çıkmayı da ben anlamadım.
Muradın ne olduğunu sezemeyiz biz yazdığınızda anlam ararız.
Çevrimsel helozon Tiyanşan ın övgüsündeki Döngüsel trübülans saçmasına nazire idi.
Umarım muradınız anlamaktı ve faydalanmışınızdır.
Bir de şiirle uğraşan incelik ve özen dolu kardeşlerimden ricam bu :) gibi internet nevzuhurlarını bana yazarken kullanmamaları.
Bize duygularımızı ve fikirlerimizi ifade için başka yetenekler ihsan edilmiştir.
Kıymetini bilelim.
Vesselam
Ey Yunus sana söyleme derler
Ya ben öleyim mi söylemeyince?
www.ulvialacakaptan.com
Eleştirileri göz ardı
Cts, 13/05/2006 - 13:14 — Ayşe EyyüpkocaEleştirileri göz ardı eden değilim. Ancak söylenenin maksadının tam anlamıyla ne olduğunu bilmek koşuluyla... Ve şunu alenen belirtmek istiyorum ki, içinde böylesine değişik itirazlar barındıran bir düşünce evvel poetik delillerle sağlamlaşmalı.. Canımı acıtsa da ''hak'' olana canım feda..!
Haşa dedim çünkü kelimeye hikmet gizlemenin haddim olmadığını düşünüyorum..
Ben ancak bende olan devinimi ortaya koyarım. Benim şairliğimi makul bulursunuz bulmazsınız o sizin takdiriniz.
Eleştiri yapanın elinin göz yaşıma uzanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ki bunun hakkı bende mahfuzdur...!
Ne güzel Yunus'dan alıntı yapmışsınız.. Da, neden aynı şeyin bende zuhur etmiş olabileceğini göz ardı ediyorsunuz inanın üzülmekle birlikte anlamış değilim..
Şiir'i anlamak yetenek işi değildir ki, bunu siz benden çok daha iyi bilirsiniz.
Şiir'i anlamanın da yazmanın da ilhamla olabileceğini düşünüyorum. Gerisi, fasa fisodur..
Çevirmsel helezonu sormaktan ne gibi muradımın olduğunu düşündünüz bilmem, ancak gerçekten ne demeye getirdiğinizi öğrenmekten başka bir niyet taşımadım.
ayrıca, :) bu gibi ya da buna benzer internet nevzuhurlarından hoşlanmadığınızı peşinen bildiren bir blog yayımlayın da şurda, bildirinizden hareketle yol alalım...
Vesselam.
Ahhh ah!
Cts, 13/05/2006 - 18:58 — Metah ÇAkkos.a.
bakıyorum ki herşey aynı... alacası içinde vatandaş hala aynı kabalıkla ve anlamazlıkla devam ediyor millete küfretmeye(bkz."tiyanşanın ... saçmasına nazire...") neye üzülüyorum biliyor musunuz? sırf "adı var" diye birilerinin yazılarının yorumlarının saçma da olsa yayınlanmasına ve ne hikmetse onlara karşı eleştiri getirenlerinkinin yayınlanmıyor oluşuna... "Körler sağırlar, birbirini ağırlar" ne de güzel yakışıyor "adı var"lara... Bunun da yayınlanmayacağını sanıyorum daha önceki yolladıklarım gibi.. yarın Hakkın divanında sizden hakkımı alacağım ve asla helal etmeyeceğim kul olarak hakkımı sizlere haberiniz ola... Orada ne diyeceksiniz? "ama ama... o alaca abimizdi!" mi?
özetle: ayşe hanım! deveye hendek atlatmayı deneyin, daha kolay olacaktır.
Allah baki vesSELAM
http://www.baskayol.gezgini.com
...
Cts, 13/05/2006 - 20:24 — Ayşe EyyüpkocaNe Ulvi Alacakaptan ne de bu tip makul olmayan itirazlar döngüsünde dolaşan kimselerle şiirimin ''şiirliğini'' ya da içinde barındırdığı veya barındırmadığı anlamlar üzerine polemiğe girmek niyetindeyim. Sonuçta takdir şiir ehlinindir öyle ya..
Şunu da itiraf etmekte bir beis görmüyorum ki,
bazı söylenenler haddinden fazla öfkemi gıdıklamıştır. Buna rağmen, ''biz kardeşiz!''
Bu durumun ne beni ne de şiirimi zedeleyebileceğini asla düşünmüyorum.
Ancak neden birileri her şeyi anlamak durumunda hisseder kendisini bunu bir türlü anlamış değilim.
Sevgili Metah Çakko,
Kalbinizi selim tutun! Biz kardeşiz!..
Yine Yeni Yeniden ÇAKKO!
Cts, 13/05/2006 - 21:29 — Ulvi AlacakaptanAhmet bey
Bir kere kendi isminiz ve soyadınızla girmeniz gerek artık cemaat com a ve lütfen edeple !Ve nereden kaynakladığına sağduyuyla cevap verilemeyecek kininizi denetleyerek
İfadeleriniz ALACASI İÇİNDE KABALIKLA MİLLETE KÜFRETMEYE DEVAM EDİYOR bunlar benim için ve ayıp ayıp!
Sırf adı var diye yayınlıyorlar diye de site yöneticilerini töhmet altında bulunduruyorsunuz bu daha da ayıp!
Benden bir hakkınız varsa herhalde son şiir değinmelerimle oluşmadı vesile arayacağıniza erkek gibi ,Müslüman gibi davranırsınız.Ben ortadayım.
Hesap vermeye hazır olan herkese hesap veririm!
Hem size ne oluyor Ayşe kardeşimle de F.Mehmet kardeşimle de tartışıyoruz daha da sürdürürüz.
Hakıkatin Yıldırımı fikirlerin çarpışmasından doğar.
Beni sevmeyebilirsiniz
Herkes sevdiğiyle haşrolacağına göre telaşa mahal yok.
Sade adaletle davranın ve bana öyle alacası içinde benzeri kelime oyuunlarıyla dokundurmaya çalışmayın.
Herşey bir yana daha zekice buluşları hakettiğimi sanıyorum Biraz saygı lütfen bana değil kendinize ve aklınıza!
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
O Cüce Benim Ulvi Ağabey
Cts, 13/05/2006 - 10:26 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Ulvi Ağabey
Necip Fazıl merhum "Çile" şiirinde diyor ki:
"Ver cüceye onun olsun şairlik..."
Buradan hareketle o cücelerden biri de benim sanırım. "Döngüsel türbülans" da o cücenin kulağından fırlayan iki yaramaz kelime... :)
Türbülans aslında "Kaos Teorisi"ne ait bir kavram, bunun döngüsel(çevrimsel) olması da mümkün. Bu kavramı alıp şiir için kullandım, çünkü şiir bana bunu hatırlattı. Kaos, düzensizlik içinde düzen olarak tarif ediliyor, mesela trafik kaotik bir hadise. Şiir de bu şekilde yorumlanabilir diye düşündüm. Helezonî (sarmal, spiral) hareket ise zaten türbülansın içinde olan bir hareket...
Bizim nesil böyle Ulvi Ağabey, biraz kompleks, azıcık(!) kaotik olmayı seviyor. Düzensizliği düzen, anlamsızlığı anlam olarak yorumlayabiliyor. Siz daha önceki yorumlarınızdan birinde söz anlamında "Yunus gibi" olun demiştiniz ya, şimdi düşünüyorum, nerde bizde "DEV" olmak, Necip Fazıl merhumun deyimiyle bizim gözümüz "büyük sanatkarlık" ta değil sanırım. Bir de söz dinlemiyoruz, sözümüzü dinletmek istiyoruz. (Zeytinyağı olmayı sevmek mi desem acaba?) Siz yalınlığa işaret ediyorsunuz, ama zannediyorum buna ulaşmak için hayli mesafe katetmemiz gerekiyor. Eleştirilerinizi her daim takip etmeye gayret edeceğim.
Allah(cc) razı olsun sizin gibi ağabeylerimizden...
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır ...
"Bunlar Reklam Kokan Hareketler Mayk"
Paz, 14/05/2006 - 15:34 — Serkan TekinDa demiş olabilir Ulvi Alacakaptan. Ben olsaydım öyle derdim en azından. Anladığım kadarıyla, yorumu şu başlığın altında da konuşabilirim: Sosyal içerikli mesajların tribüne yollanması için seçilmiş şiir, yazı veya yorum altlarının menfi kullanımı.
"Kuantum kimyası ile İbn Temmiye'nin helezonik uyumunu ilk olarak Das Kapital incelemelerimde vurgulamıştım"
gibi "mesaj" dolu girişler, vurgular, "aslında ben ne kıymetliyimdir, siz bilmezsiniz" ci yaklaşımlar...
Ulvi Alacakaptan'ın söz söyleme yetkisi vardır. Zaten "doğru budur" dayatması da yoktur. Olsa olsa "bu da doğrulardan mıdır?" sorusu ile verir vereceklerini. En azından zihnimdeki tasavvuru böyledir. (dua gibi)
Bazı ilginç tanımlar vardır. Bilinç düzeyi tanımlamaları da denebilir. Mesela İsmet Özel: "Gâvurla savaşabilen müslümana Türk denir" der. Mesela Nihat Genç: "Batının bombalarının düştüğü yer doğudur" der. Peki sanatçı nedir? Söyleyecek sözü olan, ilkeli bir duruşa sahip, üretebilen insandır.
"...şimdi tûfan başladı..."
Girişler ve Çıkışlar
Pzt, 15/05/2006 - 09:41 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Serkan Bey
Yorumunuzu okudum, bu "mesaj dolu girişler" mevzuunda birkaç şey söyleyeceğim...
Buradaki hiçbir arkadaşın bu şekilde kendini reklam etmek için, kendisinin kıymetli olduğunu ispat için böyle vurgular yapmak derdi içinde olduğunu zannetmiyorum. Buna siz de dahilsiniz. Biz birbirimizin görüşlerine muhtacız. Paylaşmanın güzelliği burada. Her insan farklı bir bakış açısına sahiptir, her insanın dünyası farklıdır aslında. Nasıl görüyoruz, hiçbirimizin tam manasıyla bir diğeri gibi görmediği muhakkak. Yazılan yorumlarda geçen kavramların beyanını yazarın kendisini bir değer olarak görmesi değil de, fikrini ortaya koyup bunu diğer arkadaşlarla paylaşması olarak yorumluyorum. Bizi zayıflatan şey, aramızdaki bağın güçlenmesine engel teşkil edecek şey, birbirimizi alt etmek için yapacağımız şeylerdir. Burası bir savaş meydanı değil, ama zaman zaman savaşlara sahne oluyor. Bu tür şeyler bizi yıpratıyor, soğutuyor, şevklerimizi kırıyor. Ama ümidimiz var her daim, en güzele, en doğruya ulaşmak için çabalayan iyi niyetli insanlar görüyorum ben bu sitede. Allah(cc) hepsinden razı olsun. Ta yöneticisinden en son üyesine kadar. Herkes burada bir kardeşlik özlemiyle yazmalı, kucaklayarak, ayrı düşürerek, engel olarak değil. Lütfen bunu dikkate alın. Sanatçı tanımınıza katılıyorum, ama sanatçı olmak insanları incitircesine dik duruş değildir. Söyleyecek sözleri olan sanatçıların görüşleri bizleri aydınlatmalı, yolumuzu açmalı. Üretebilen insan, insanların biraraya getirici olmalı, dağıtıcı değil. Bu konuda tekrar düşünmenizi öneririm.
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır ...
merhaba ayşe eyyüpkoca,
Cum, 12/05/2006 - 20:26 — fahriye yalçınmerhaba ayşe eyyüpkoca,
' soyum doğudan gelir kelimelerim de ' öyle olmasına rağmen,türk milleti olarak batılı kelime kullanmaya bayılırız.mümkün olsa hiç türkçe kullanmayacağız.
saçma sapan yasaklara bir yenisini ekleyip, yabancı kelime
kullanmayı yasaklasalar ne güzel olurdu.
en azından fransızların ermeni soykırım yasalarından daha az saçma olurdu.ya da türklerin 23 nisanda sakız çiğneme yasaklarından falan.
neyse... dertli olduğum bir konu. fazla milliyetçiyim galiba!
şiiri çok sevdim,evet sevdim...genelde yeni yetme şairlerin denemelerini okumam bile ama bu başka olmuş,inan saklayacağım.
yüreğine sağlık.
''Miskin değil, suskunuz!''
Cts, 13/05/2006 - 20:42 — Ayşe EyyüpkocaSevgili Neşe Yeşilova,
''Miskin değil, suskunuz!'' diyor üstad Sezai Karakoç.
"Mayıs doğmak için iyi mevsim" denildiğinde, eleştiri anlayışı Mayıs'ın mevsim değil ay olduğunu işaret eden "eleştirmenler" için üzülmekten başka bir şey gelmez elden.
Şiirimi inciten şudur ki, hemen aşağısında bu tür destursuz polemiklerin yaşanması...
Yapılan bir eleştiriyi ciddiye alabilmem için öncelikle bunu yapan kişinin teknik anlamda her türlü donanıma sahip olduğuna inanmam gerekir... Yok eğer böyle değilse, gülümser geçerim.
Ve şunu da bilin ki, şiir ''iyi'' ise, kendisini koruyacaktır. Bu anlamda bir endişe duymuyorum...
Ve,
Teşekkür ederim...
Duanıza karşılık dua ile, sizin de ilhamınız bol olsun...
O'na emanet!
Kişiliklere ve şiire sözüm yok
Cts, 13/05/2006 - 23:47 — Ulvi AlacakaptanBen şiir eleştirisi yapmadım sadece bir noktaya değindim!
Destur alınması gereken yerleri biliyorum burada bir bağlantısını bulamadım!
Polemik pejoratif bir anlam taşımaz düzeltiniz.
Eleştiri tabii ki ehil olanlarca yapılır.Şiir'in de ehil elden çıktığı şüphesiz olmalıdır.
Benim Şair Sözü'ne karşı tavrım değer taşımaz söylediğimin doğruluğunun sorgulanmasını dilerim
Şiirin anlamının tartışılması anlamsız dir benzeri bir cümlenin bence anlaşılması mümkün değildir TEKNİK gibi bir kavramın sa bu tartışmada hiç yeri yoktur
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Polemiğe Son Vermek
Paz, 14/05/2006 - 22:42 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Cemaat.com ahalisi
Ayşe Hanım'ın yazmış olduğu şiirle doruğa çıkan bu "şiirde polemik" konusunun cemaat.com ahalisini rahatsız ettiği kanaatindeyim. Bu konuda birkaç kelam etmek istedim, bu yüzden bu kelimeler...
Ben daha önce şiir için polemiğe girdim, ama sonradan düşündüm ve bunun yanlış olduğuna karar verdim. Zira anlam üzerine tartışmaya girmek bizi doğru bir noktaya götürmüyor. Sadece üzerimize kelimeler yağıyor, acıtıcı, incitici kelimeler. Bu bizi yaralıyor. Bizim bir kardeşliğimiz var. Ağabeylerimiz kardeşlerine şefkat göstermeli değil mi? Kardeşler de ağabeylerine öyle. Biz burada cemaat.com çatısı altında güzel şeylere vesile olmak üzere bulunmuyor muyuz? Ne yapıyoruz böyle? Haklı, haksız bazen birbirine karışıyor, kafalar karışıyor, kelimeler karışıyor. Bunu yapmayalım. Gerek Ulvi Ağabey, gerek diğer arkadaşlar bunu yapmamaya gayret etsin lütfen. Bunu bir kardeşiniz olarak istirham ediyorum. Tartışmak bizi asla bir yere götürmüyor, yani hayr anlamında. Şurada kardeş kardeşe bir şeyler yapma azminde insanlar olarak eleştiri yapacaksak bile bunu kırmadan, bozmadan, incitmeden yapmak durumundayız. Birbirimize karşı saygı ve sevgi çerçevesinde burada yazalım, okuyalım, öğrenelim, ders alalım ve gelişelim. Geliştirelim kendimizi. Son olarak diyeceğim o ki, bizler aynı taraftayız, birbirimize köstek olmayalım, destek olalım...
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır ...
Şiir Tadında !
Pzt, 15/05/2006 - 20:58 — Emre UğurŞairsen: Güzel insansın ! farketsen de, etmesen de . Farketseler de etmeseler de.
Şiir; anlayışıyla gelir ki, üstüne üstüne adamın. Anlaşılmanın hazzını yaşatır adama. Hani bir uçurum kenarından, her defasında baktığın aynı manzaradırda, her defasında bakarken yaşadığın, "muhabbet" başlığının altı aynı hissiyatla dolu değildir. İş bu halde, şiir aynı şiirdirde, her okuyanına bıraktığı tat aynı değildir.
"Laf çoktur, lakin çok lafın gereği yoktur" şiirde.
Tebrik ederim sayın Ayşe Eyyüpkoca, gerçekten güzel . Aldık kabul ettik !
ve söz:
"bırak o desin!
ne mi desin?
ne derse desin.
o hep der!
ne mi der?
der işte."
dualarla kalalım
selam ile...
Salı, 16/05/2006 - 20:53 — Ayşe Eyyüpkocabismihi teala.
teşekkürler...,
sevgili emre uğur!
Allahtan yoksun olmanın sıkıntısını yaşamaman dileğiyle...
fi emanillah!