
Bütün wordpress bloglarının Türkiyeden yasaklanması ile yeniden gündeme gelen sansür tartışmaları devam ederken. Özgürlük(!) adına yapılan bir adilikle karşı karşıya kaldık yeniden. Daha önce Danimarka’da yayınlanan ve inancımızı hiçe sayan karikatürlerden sonra, Türkiye’de de daha önce benzerleri görülen bir basiretsizlik örneği var önümüzde..
Leman Dergisi, son sayısının kapağında, Hayrunnisa Gül’ün başörtülü bir karikatürünü çizdi, üstelik Playboy kızlarının amblemi olan tavşan kız başlığı içinde. Zeka özürlü, inançtan ve insanlık onurundan yoksun bu mizah (!) anlayışını kınıyoruz. Daha önce de çeşitli şekillerde, inanan insanlara taarruzda bulunan, başörtüsünü alaya alan ve seviyesiz müstehcen esprileriyle sürekli gündemde olan bu dergi, bir yandan da özgürlük yanlısı-amerikan karşıtı-insan hakları propagandası yaptığını iddia edip duruyor. Bu hadiseyle ne kadar insani(!) oldukları açıkça anlaşılmıştır... Ellerine avuçlarında olanı yavaş yavaş yitiren inanç düşmanı kitle artık nasıl saldıracağını bilemez duruma gelmiş, bel altı vurmaya başlamıştır. Kanaatim o ki, bu düşünceye sahip insanların bu küstahça tepkisi, köşeye sıkışan kedinin çaresizlikten yaptığı son hamleleri kabilindendir...
Karikatürle ilgili tepkilerden bazıları
NEŞE KUTLUTAŞ: Allah (azze ve celle) Kur’an-ı Kerim'de şöyle buyurur: "Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah’tan korkun; eğer müminler iseniz...." (Maide Suresi 57. Ayet Meali)
Bu ‘karikatürle’ mizahın hiç de zekâ gerektirmediğini, aynı zamanda içinde keskin düşmanlık barındıran ucube bir şey üretip topluma mizah diye kakalamanın da hiç zor olmadığını görüyoruz. Namusluysanız ve haklıysanız mizahınızın bir karşılığı olabilir; ancak mevcut durumda bu ikisinden de bahsedilmesi mümkün değil. Dergilerinin kapağında küstahça bu karikatürü yayınlayanların durumu benden bakıldığında içler acısıdır. Hayâdan mahrum, edepten mahrum; Aziz ve Celil Olan Allah’ın rızasından mahrum bu hadsizleri Allah’ın (azze ve celle) en kısa zamanda ıslah etmesini diliyorum.
SİBEL ERASLAN: Kendilerine karşı açılacak davalara şimdiden hazır olsunlar. Zafer Bey kendi annesi veya eşinin bir tavşan kız seklinde çizilmesini ne kadar hazmederdi acaba? Veya biri çıkıp Zafer Bey'i sevimli bir hayvan kılığında çizdiğinde kendisi ne düşünür? Ayrıca çizerin bilinçaltını ortaya koyan bir şey bu... Kadın denilince niçin sadece cinsel obje işareti geliyor akıllarına? Örtülü kadını zavallı ve el atılabilir bir varlık mı zannediyor bu sersemler? Terbiyesizlik, küstahlık... Tavşan kız kılığında sokak sokak gezdirmek lazım bu adamları...
NAZLI ILICAK: Muhafazakâr yapıdaki insanları rencide edici ve aşağılayıcı bir karikatür ama ben böyle bir karikatür için dava açılması taraftarı değilim. Bırakalım buna vatandaş cevap versin ve değerlendirsin. Abdullah Gül’ü eşinin başörtüsünden dolayı Çankaya’da istememek ayrı bir hakaret zaten. Son günlerde "Sıkma baş" ve "yumurta kafa" gibi aşağılayıcı tabirler kullanılmaya başlandı. Bir de böyle benzetmelerle bütün parçaları tamamlıyorlar. Leman Dergisi "Hayrünnisa Gül değil" diyor ama ben Hayrünnisa Gül’ü çağrıştırdığını düşünüyorum. Papyon falan koyulmuş. Bunlar direk Çankaya’yı işaret ediyor. Ayrıca ben bu karikatüre ilk baktığımda playboy kız benzetmesinin olduğunu düşündüm. Bununla nasıl bir aşağılama yapmaya kalkışmışlar anlamadım.
Karikatürün Yer Aldığı Kapak: http://www.leman.com.tr/index.php?kapak
Tepkinizi İletmek İçin: http://www.leman.com.tr/index.php?iletisim
E-posta: yayinyonetmeni@leman.com.tr
Telefon: 0 212 292 95 65 (4 hat) Faks: 0 212 245 38 06
Müessese Müdürü: Ali Yavuz - 0 212 292 95 67 (Dahili 114)
Son Söz: Allah’ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. (Tevbe Suresi 32. Ayet Meali)
Yorumlar
Allah ıslah etsin...
Cum, 24/08/2007 - 12:01 — Ercüment BeraDilerim yaptıkları haysiyetsizliğin onursuzluğun karşılığını hem bu dünyada hem ahiret hayatında görürler...
Serseri mayın
Cum, 24/08/2007 - 13:30 — Sakine AkçaBiz bu edepsizliğe ne zaman maruz kalsak aynı şaşkınlığı yaşar, bunun mantığını anlamaya çalışırız. Kendi bakış açımızın içinde bir yerlerde anlamını kavrayamayınca da isyan ederiz. Halbuki şimdiye kadar bunu çoktan öğrenmeliydik. Serseri mayının menzili olur mu? Ne kadar harabiyet verebilirse onu kâr bilir. Ne kadar yıpratabilirse...
Böyle şahsiyetsiz hallerle tanınmak en sonunda kendi kendisini bitirmek demektir. Yıpratılmak istenen ve kıskanılan şahsı da büyüttükçe büyütür. Bunun ilâcı en başta sabır olsa gerek. Güzel ve büyük , aynı zamanda sürekli bir sabra ne kadar ihtiyacımız var.
Allah bu azmış ve sapmış insanların iki ellerini kurutsun. Ve onlara odun taşıyanların da elleri kurusun. Haddi aşanlar yüzünden bizleri helâk etme Ya Rabbi...
Edepsizlik
Cum, 24/08/2007 - 12:29 — Pınar DenizSınır tanımaz edep bilmez karikatüristlerden, halkçı geçinip farklı olana tahammülsüzlüğü bayrak edinmiş mizah dergilerinden bıktık artık.
Hiç bir sanatçı sanatıyla işlediği suç hakkında dokunulmazlık talep edemez , hiç kimsenin hiç kimseye hiçbir isim altında ve hiçbir yöntemle hakaret etmesi kabul edilemez. Başka ülkelerde buna izin verilmesi ya da müsamaha gösterilmesi de bunu meşru yapmaz. Leman penguen gibi dergilerin "tiki" altyapı üzerine koyabildiği tek siyasi duruş böyle seviyesiz ve amaçsız bir muhalefet maalesef.
Bu karikatür terörüne daha ne kadar göz yumulacak merak ediyorum.
farklı bir bakış geliştirmek istiyorum..
Cum, 24/08/2007 - 12:39 — Sümeyye ŞenocakKarikatür adı altındaki saçmalığı ilk olarak gördüğümde gerçekten çok şaşırdım. bu, ne sebeple yapılmış olursa olsun saygısızlık. din adına yapılan bir şeye saygı göstermek zorunda herkes.
Leman dergisinden yapılan açıklamada ise herhangi bir özür yahut düzeltme, yumuşatma çabası değil, tam tersi dalga söz konusuydu. "çizilen kişinin Hayrünnisa Gül olmadığı" ve hatta "tavşanın sevimli hayvan olduğu, buna neden tepki gösterildiğinin anlaşılmadığı" gibi komik olduğu sanılan bir açıklama yapıldı.
ancak;
başka bir açıdan baktım olaya. "eşi cumhurbaşkanı olunca başörtüsünü nasıl takacak" tartışmalarına verilmiş bir cevap olarak da algılamamız gerek. hem sinirlerimizi gereksiz yere bozmamak, hem de karşı cevap için. öyle ya, eşarbını arkadan mı bağlayacak, örtmeye devam mı edecek, nasıl örtse daha ılımlı görünür tartışmalarına bir son nokta getirmesi düşünülebilir.
karikatürle ilgilenen biri olarak, Leman dergisinin karikatür anlayışının espri üretmekden ziyade "komik çizmeye çalışmak" olduğunu biliyorum. bunun yanında, salt mizah amaçlı değil de, bir hedef doğrultusunda, ileti maksatlı çıktığını da görüyorum. karikatürler güldürmekten çok bir şey anlatmaya çalışıyor.
ben de anlattıkları şeyi kendimce yoruyorum.
birkaç yüze hitap eden gençlik hevesinin, "asiyiz biz" nidalarının daha fazla gündemimizi oluşturmaması dileğiyle..
Aradım ve Mail Attım...
Cum, 24/08/2007 - 13:19 — yusa ırmakSanıyorum telefona bakmamak için çok ugraştılar leman çalışanları... Ama en son dayanamadılar ve telefonu bir bayanın kaldırmasına müsade ettiler ve herkes tettikte gibi bir hal arzı endam... Telefonun uçundaki bayan ile şöyle bir diyologumuz geçti...
– Leman dergisi buyrun AMA lütfen küfür etmeyin bey efendi...
– Ne münasebet bizler sizin seviyenize inemeyiz, yüksek terbiyemiz el vermez. Küfürü dergi çalışanlarınız daha profosyenel yapıyor..
– Çok üzgünüz bu durumdan...
– Bence kahr olmalısınız gerekli oradaki tavşan kız sizin de kızınız olabilirdi? İster miydiniz böyle birşeyin olmasını?! Ki oraya konulan bizim bir temsilcimizin eşi bu ne alaka espiri anlayışımı kalmadı Leman'ın espiri yerine çamur mu atıyorsunuz yoksa? Yani espiri üretemiyorsanız size yardımcı olabilecek saniyi erbabından vakkas ustayı oraya gönüllü olarak göndere biliriz. Kendisi çok güzel espiriler yapar...
– Gerçekten sizleri kırdığımız için üzgünüz...
– Size söylecek söz bulamıyorum... Sizin nezdinizde çalışanlarınıza tabi.. Allah sizleri ıslah etsin! İnşallah bu söylediklerinizin ve espiri diye yazıp çizdiğiniz şeylerin cezasını burada ekonomik krizlere girerek ödersiniz... Bunun için bir inanan olarak dua edeceğim...
– Bu ilettiklerinizi arkadaşlarım ile paylaşacağım, ve küfür etmediğiniz için gerçekten size çok teşekkür ederim.
tıııııdddddd..(Kapandı)
Sanıyorum tepkisini veren arkadaşlar çok içlenmişler. Bence küfür bir müminin ağzına yakışmıyor... Eleştirecekseniz onların seviyelerine göre eleştirin. Onların seviyelerine inerek eleştirmeyin... Bazı kardeşlerim lemanı arayıp ana avrat, Allah kitap çekmişler... Bu mu tepki anlayışımız bizim? Böyle tepkilere anlam veremiyorum...
“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”
Leaman'ı alnından öpmeli mi
Cum, 24/08/2007 - 17:00 — Selman MaltaşMerhaba.
Leaman dergisi'nin tepki toplayan, Sevgili Yuşa Irmak'ın da örneklendirdiği gibi, "Aman küfür etmeyin" raddesine gelen icraatı konuşuluyor bir kaç gündür.
Ne yapmış Leaman dergisi. Kendine göre bir başörtüsü modeli icat etmiş. Tabii, birileri bu işe el atar da Leaman durur mu! Onlar da, sağından solundan kırpıp kutsalımızı kuşa çevirecekken, ne hikmetse Tavşan'da karar kılmışlar. Üstüne bir de: "Tavşan sevimli hayvandır canım..." beyanatında bulunmuşlar.
Leaman dergisi'nin hangi potada eridiği ayan beyan ortada. "Kaosa mütevazı bir katkı da bizden kampanyasına" destek verelim derken, bir anda kaosun merkezine yerleşiverdiler. Böyle bir tepki bekliyorlar mıydı dersek, büyük olasılıkla cevabımız hayır olur. "Başörtüsüne balans ayarının" mihmandarları varken, sıra herhalde bize gelmez diye düşünmüşlerdi.
Leaman dergisi'nin penceresi bir kere ne camiiye bakar, ne de medreseye... Herkes bilir ki, Leaman dergisi'nin penceresi yatak odası manzaralıdır. Dolayısıyla da kalemleri zift doludur. Müstehcenlikte sınır da tanımazlar. Onlara kalkıp da, "Kimlikler lütfen" demek zaten abesle iştigaldir. Çünkü kimliklerini ifşa etmekte herhangi bir sakınca görmezler. Bu yüzden Leaman olmuşladır.
Defalarca kez, yayımlanan karikatürü inceledim. Dişe dokunur herhangi bir mesaj algılayamadım. Tamamiyle Leamanca bir bakış olmuş. Yani iğrençliği kutsallaştırma girişiminin tam tersi; kutsalı iğrençleştirme vakıası. Ezber bozmaya gerek yok. Leaman'ın yıllardır yayımladığı rezaletlere bir kez olsun ses çıkarılmadı ve onlar da böyle bir hareketi yapmakta kendi mezheplerince bir sakınca görmediler.
Bu durumda Leaman aslında talihsizdir. Haftalardır "Başörtüsüne balans ayarı" yapmaya çalışanlara karşı bir kaç gazete ve bir kaç vatandaşın haricinde ses çıkaran olmamıştı. Yani, bu modernizasyonu başlatanlar Leaman'dan daha mı sevimli bir başörtüsü tarzı geliştirdiler. Hayır!.. Leaman'ın kendi penceresine göre yaptığı neyse, diğerlerinin yaptıkları da bu hareketten farksız. Ancak gel gelelim piyango Leaman'a vurdu. Bunun şöyle bir sebebi olabilir. Okumayan bir toplum olarak, görsele itibar ededuran bizler, bu görsel ürüne tepki gösterme ihtiyacı hissetmiş olabiliriz. Ağza alınmayacak cümleler karalayanlara karşı ise her zaman olduğu gibi tepki vermedik. Geçen hafta da aslında buna benzer bir olay yaşandı. Bir dizide köpeğe "Hüseyin" isminin verilmesi üzerine ortalık birbirine girdi. Dikkat edin. Gene görsel bir hakaret sözkonusuydu.
Son olarak, işin bir de şu boyutu var tabii. Başörtüsüne balans ayarı yapmak isteyenlere karşı garibim Leaman üzerinden de olsa vatandaş tepki gösterdi. Eh, buna da şükür demekten kendimi alamıyorum. Hatta, "iyi ki bu karikatürü çizdin, yoksa milletin silkeleneceği yoktu Leaman" diyebilirim.
Bu durumda, "Leaman'ı alnından öpmeli mi?"
kurtuba
Acaba Nihat Genç ne diyecek?
Cum, 24/08/2007 - 17:13 — Eray MertAcaba diyorum, acaba Leman'da yazan, alemin en delikanlı yazarı, Anadolu çocuğu Nihat Genç bu kepazelik karşısında dergisine karşı ne diyecek? Yoksa O da tavşancıl bir duruş mu sergileyecek? Merakla beklemekteyiz...
edep yeri
Cum, 24/08/2007 - 18:13 — mehmet akbulutmehmet akbulut
Edepsize sormuşlar: "Edep yerin neresi?" diye... Ağzını göstermiş. Bunlar ağzından hacet gideriyorlar. Leman bu karikatürle bunu ispat etmiştir.
Sabır,Dua ve Azim...
Cts, 25/08/2007 - 00:23 — melih salih"Zorlukla beraber bir kolaylık vardır,muhakkak ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır."
Yüce Yaradan öyle teselli veriyor Rasulüne,Rasulünün aracılığyla bize.Sabrediyoruz.Yaptıkları artık haddi epeyce aştı,psikolojik bir yaylım ateşinin tam da orta yerinde duruyoruz.Yıprattılar,hala da yıpranıyoruz.Çektiklerimiz birer keffarettir belik de.Temizleniyoruz haberimiz olmadan onların elleriyle...
Sabır,dua ve azim...Rabbimiz bizimle beraber,kim ne derse,ne eylerse eylesin.Zulüm ne vakit payidar kalmış ki şimdi kalsın.
Biz biliriz de onlar bilmezler,O neyi dilerse,o iş oluverir.
Vesselam...
sabır ve küfürde STS
Cts, 25/08/2007 - 00:57 — Zübeyde Yücedalküfür etmeli mi etmemelimi seviye nerde olmalı kimin seviyesi nerde kalmalı bilmem ama... şunu bilip inanıyoruzki aydınlığın en yakın olduğu an zulmetin en fazla olduğu zamandır ve bu mevzuda söylenecek tek şey var ki kendilerine de bunu söyledim eceli gelen köpek cami duvarına i..... bilmem bana da bir beden büyük mü geldi bu laf lakin durumun izahı açısından çok seviyeli buldum...
Köksüzlük
Cts, 25/08/2007 - 03:41 — Halil ErdemBu topraklarda yaşayıp bu toprakların özünü inkar eden "on yılda onbeş milyon genç yarattık" mısraları ile tepinen bir neslin hezeyanları.
Onları debelendikleri pislik çukurunda kendi çirkeflikleri ile başbaşa bırakmalı.Ama içimiz elvermiyor.Allah ıslah etsin diyoruz.
Güller açmasa da güneş doğmasa da baş koymuşuz biz bu sevdaya dönmeyiz!
Esfeli'ssafilin!
Cts, 25/08/2007 - 16:13 — merve çolpan"Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra aşağıların aşağısına çevirdik."
(Tin Suresi 5-6.ayet-i kerime Me'ali)
-Aşağların aşağısı ifadesi "esfeli safilin" olarka geçer ki bu kelime aynı zamanda hayvandan daha aşağı manasında kullanılmıştır...İşte bu işi yapanların durumu apaçık ortada....
Rabbim akıl fikir ihsan etsin...Bu hakarete maruz kalan kimselere yani hepimize Sabır versin...Amin
Şiddetle Kınıyoruz!!!
Pzt, 27/08/2007 - 04:50 — Zeynep SudenLeman dergisini şiddetle kınıyoruz. Kınıyoruz kınamasına da, bu karikatürü onlara çizdiren sebebi neden düşünmüyoruz. Küfür tek millettir ve gayeleri bellidir. Hayrunnisa Gül'ün yeni türban modelleri için modacı Atıl Kutluoğlu ile görüştüğünü okuduk gazete haberlerinde ve daha sonra da Kutluoğlu'nun Gül için, "Hollywood ışıltısını onun pozisyonunun ciddiyetiyle birleştiren 10 kadar örnek sunacağım" açıklamalarını..
Neden tesettürümüz Çankaya'da Hollywood'un ışıltısıyla gölgelenmek isteniyor? Neden modern türban modelleri arayışına gidiliyor? Ahmet Necdet Sezer'in eşi Semra Sezer'in gardırobu yenilenmedi de, Hayrünnisa Gül'ün gardırobu neden yenileniyor?
Bu karikatür bana biraz da "Siz değişmek için ne kadar uğraşırsanız uğraşın, biz memnun olmayız hep daha fazlasını isteriz." mesajını veriyor.
"Kendimizi, elimizde olmayan şartların getirdiği sonuçlarla ifade edemeyiz. Biz elimizdekilerle neler yapabildiğimizin hikayesiyiz.."
Dönüp Bakmamak...
Çar, 29/08/2007 - 14:26 — Avni Yavuz (doğrulanmadı)O acıyan yüce Allah'ın kulları ki, onlar yeryüzünde vakâr ile büyüklenmeden gezerler, beyinsizler kendilerine söz söyledikleri laf attıkları zaman "haydi işinize gidin" der başka cevap vermezler. Gene o kullar ki, geceleri Rableri için secdeye kapanırlar ve kıyam ederler." (Furkan: 63 ve 64)
Çıbanımız çok derin, işlemez yakılar
Nerde bizim şarkımız, nerde öbür şarkılar
Furkan Suresi'nde
Çar, 29/08/2007 - 15:15 — Nurbanû HûdaFurkan Suresi'nde bahsettiğiniz ayetlerin mealleri bir başka kaynakta şu şekilde geçiyor;
"63. O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler. 64.Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler."
Kanaatimce "selam" kelimesinin "haydi işinize gidin" şeklinde ifadelendirilmesi yanlıştır.
Bilgilerinize...
Çağdaşlık, Özgürlük, Yaşayan Ölüler, Nihat Genç Buraya...
Cum, 31/08/2007 - 12:43 — ahmed berkaykişinin hayata karşı bir duruşu olmalı. kendini ifade edecek bir tavrı bulunmalı. zik zak çizerek bu tavır ortaya konmaz. leman'ın tavrı tavırsızlıktır ve tutarsızlıktır.
onların yaptığı hiçbir ayak oyununa kanmamak gerek. filistine destek veriyorlar diye sevinmenin alemi yok. bunların ne yaptığı ya da yapmak istediği bile belli değil. o sebepten üzülmek, hayıflanmak bile değmez onların yaptıkları için.
onların yaptıkları hazımsızlıktır. bu kesin. bize düşen nihat genç için bile olsa almamak lazım dergilerini. şu bir geçrek ki o dergiyi bir çok müslüman da çeşitli bahanelerle alıyordu. almayalım ve görsünler trajlarının ne hale düştüğünü.
biz tavırsız değiliz. yolumuz belli.
Lemanyaklar !
Cum, 31/08/2007 - 13:13 — Abdullah BirokurBu çirkin saldırı karşısında sessiz kalmayalım. Sesimizi yükseltelim dostlar. Lemancı gürûhun saldırganlığı cevapsız kalmasın. Bunlar millet düşmanı, din düşmanı. Son dönemde ağızlarını bozmaya başladılar. Boyalı basındaki bazı yazar müsveddelerinin çirkin yazıları ile Leman saldırısı aynı dönemde ve aynı tarzda; milletimizi, değerlerimizi aşağılayan, saldırgan yayınlar dizisi. Ve devam edeceğe benzer. Daha etkin olmalıyız. Susma !..
Kararlılık ve İstikrar
Cum, 31/08/2007 - 15:04 — Şeyma SayımlarAynı güzel ülkenin topraklarında beraber yaşadığımız ve biz ümmet bilinciyle hareket etmeye çalışan (inşallah gerçekten böyledir) büyük bir toplulukla sürekli çatışma eğiliminde olan bir avuç insan, hoşlarına gitmeyen her noktada, kendi doğrularına uygun olarak her türlü davranışı tepki olarak ortaya koyabiliyor. Bu ülkenin kuralları var(bunlar bize göre doğru veya yanlış olabilir ama var) ona göre bu adam bu karikatürü çizebilir! Ayrıca bir gayrimüslim de islama hakaret edebilir, biz onu şeriatın kurallarına cezalandıramayız, en fazla ona acırız,tebliğ ederiz, uyarırız; ıslah olmayacağını düşünüyorsak yapacağımız hiç görüşmemek ve onu protesto etmektir. Ama gerçekten hakikat üzere bir yaşam sürüyorsak biz de bu konuda kendi doğrularımızın çerçevesinde hatta gerektirdiği ölçüde kat'i bir dikkatle davranır ve ciddi bir protesto yürütmek üzerinde ısrar ederiz. Ama işin sıcaklığı ile geçen bir kaç sayıdan sonra yine içimizde bazı şeyleri legalleştirerek olanları ve tavrımızı unutacak, göz ardı edeceksek yalnız o anda birilerinin gazına gelmiş, özensiz, savruk bir hayata sahip olan sıradan bir insan olmaya mahkum oluruz.
"Herşeyin en iyisini de Yahudiler yapıyor ya hu heryerde yalnız onlar, bize de çare bırakmıyorlar.." demek haklı bir gerekçe midir? Ortamımızı kendi yaşam çerçevemiz, kendi helallerimize uygun olarak düzenlemek , geliştirmek bizim sorumluluğumuzdur! Zaten biz bir mü'min olarak ayrı ayrı yaptığımız her işi elimizden gelen en mükemmel şekilde yapmak zorunda değil miyiz? Misal, çevremizde Leman'dan daha eğlendirici bir dergi bulamıyor ve mizah dergisi okumayı (tavrımızı belirlemiş olduğumuz halde dayanamayıp yine gidip satın alacak kadar) ihtiyaç hissediyorsak derhal gerekli girişimlerde bulunur, biz imkan bulamıyor olsak da mümkün kılacak kişilerle görüşür böyle bir derginin çıkarılmasına önayak oluruz.Ya da mizah dergisi olgusunu hayatımızdan çıkarabiliriz bu da sinik ve kendimize inançsız ve ya üşengeç bir davranış olur nihayetinde..
Elbette burada söylediklerim birer somut örnektir yalnız bu durumlar için değil hayatımızın her sahasında bu hassasiyetleri göstermemiz gerekmekte değil midir dostlar?!..
lémancık
Salı, 13/11/2007 - 21:39 — Ümit Demir- aaa, sen kötü söz söyler miydin?
- elbette, gerekirse ana avrad düz bile giderim.
- ama sen léman değil misin?
- evet çocuk, ben léman'ım; benden herşeyi bekleyebilirsin. her ortamda masalara çıkıp kıvırtır hünerimi gösteririm.
derginin son kapaklarına binaen...
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
Şimdi Ne Demeli Leman'a?
Salı, 27/11/2007 - 17:56 — Yahya AsyalıMerak Ediyorum?