
Geçtiğimiz Cuma günü, şehrimin en büyük ikinci camisinin avlusunda Cuma namazını kıldıktan sonra dağılan cemaatin eline bir dergi tutuşturuverdiler. Hedef kitlesi demek ki cami cemaati olan bir dergidir diyerek dergiyi alıp işyerimize geldik.
Dergiyi inceledikçe gördük ki özel bir yayından ziyade asıl amacı belediye hizmetlerini halka anlatmak için çıkarılan bir yayın. İçeriği zaten neredeyse yüzde seksen ilan-reklama dayalı. Malum, seçimler yaklaştı; her türlü iletişim aracı seçim yatırımı için kullanılabilir. Lakin anlamadığım Cuma namazı çıkışı cami cemaatini daha cami avlusunda “avlamak” nedendir? Pek âla bilumum yol ve caddelerde bu iş herhangi bir günün herhangi bir saatinde de yapılabilirdi. Öyle değil mi?
İkinci ve asıl kafama takılan/canımı sıkan konu derginin içindeki bir bölüm; Lions’ları tanıtmışlar dergide. Olabilir, tanıtılabilir elbet. Yasak değil ya! Hem de bir Cuma namazı çıkışı hem de cami cemaatine hem de Ak Partili bir belediye başkanının mesajını içeren bir dergide!
Ülkemizin hem kolay hem de çözümsüz duran başörtüsü sorunu MHP ve Ak Parti işbirliği ile çözülme aşamasına gelmişti bundan birkaç ay önce. Bu girişimden sonra ulusal basında Lions Derneğinin bir ilanı yayınlanmıştı; “Başörtüsü yasağının kaldırılmasını uygun bulmuyoruz” diye! İşte, bu yasaktan yana tavır alan derneğe yerel gazetemdeki köşemizde, netteki sayfamızda o zaman da tepki göstermiştik. Bu toprakların asıl sahiblerine, kökü dışarıda, yabancı menşeili bir dernek nasıl oluyor da bir şeyleri dikte edebiliyor diye cürmümüz nisbetince tepkimizi dile getirmiştik.
Şimdi Belediye Başkanının sözcülüğünü yapan dergide bu yasaklardan yana koyan derneğin başkanıyla yapılan röportajı okuyunca sinir katsayımıza daha da arttı. Şöyle diyordu çünkü dernek başkanı derneklerini tanımlarken; “…başkaları için bir şeyler yapmadıkça uzağa gidilemeyeceğine, yardıma eğilmedikçe dik durulamayacağına inanan, karşılık beklemeden hizmet etmeyi…” “Lions kelimesi İngilizce liberty (özgürlük), intelligence (anlayış) our nations safety (ulusumuzun güvenliği) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur” “(amacı)… toplumun uygar, kültürel, sosyal ve ahlaki kalkınmasına etkin katılımda bulunmak… politikada taraf tutan ve dini inanç farkı gözeten hususların dışında kalan ve toplumun yararlarını ilgilendiren tüm konularda, klüp üyelerinin serbest tartışmalar yapabilecekleri bir ortam yaratmak…”
Evet, söylediklerinin özeti böyle! Liberty yani özgürlük diyen, kuruluşunun temel taşlarından biri özgürlük olan bir derneğin başörtüsü konusundaki yasakçı tavrını nasıl anlıyorsunuz siz? Ya da intelligence yani anlayış deyip de sırf inancı sebebiyle, sırf inandığı gibi yaşamak istediği için okuyamayan bir genç kızı anlamamasını nasıl görüyorsunuz? İnandırıcı geliyor mu yani size? Our nations safety yani ulusal güvenliğimiz derken acaba hangi ulusu kastediyorlar? Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ulusun güvenliği için, huzuru için, mutluluğu için niye özgürlük ve anlayış göstermiyorlar?
Ya da başka bir soru; 186 ülkede şubeleri varmış. Güzel! Peki, mesela İsrail’de kippası ile üniversiteye gitmek isteyen birini sırf kippası yüzünden okula almak istemezlerse o yasağı da savunacaklar mı? Ya da ne bileyim, yüzde doksanı siyah derili olan bir ülkede siyah derisi yüzünden temel haklarından mağdur olanların karşısında mı yer alacaklar acaba?
İnanın merak ediyorum! Özgürlük ve anlayışları şartlara ve ülkelere göre değişiyor mu? Değişiyorsa kıstasları neler?
Kıstaslar demişken derneğin üye kabul ediş şekli de oldukça ilginç. Sanki AB’ye girer gibi! Mesela bendeniz derneğe üye olacaksa dernekte en az bir yıl üye olarak bulunmuş birinin beni derneğe önermesi/bana kefil olması gerek. O da yetmiyor, başvurumun ardından benim hakkımda tahkikat yapılacak. Tahkikat olumlu olursa derneğin kapısından içeri alıyorlar. Ancak buraya kadarki kısım beni sadece “aday üye” yapıyor. Aday üye iken en az üç ay “eğitim” almam gerekiyormuş. Gerekli eğitimi aldıktan sonra kabul edilirsem üye olabilirim. Asil üye oluşum ise bir “giriş töreni” ile son bulurmuş. Yok yok, Kurtlar Vadisi’nden bir sahne değil bu anlattıklarım. Bir derneğe katılım aşamaları!
Velhasıl, sayfadaki ve resimde dernek başkanının üzerindeki elbisede bulunan mor renge (-ki Profesör Maranki’ye göre renklerin insan üzerinde önemli etkileri vardır ve mor renk bu yolda başı çekmektedir) rağmen Cuma namazıyla kazandığımız huşû bir anda uçup gidiverdi; “Neden cami avlusu, neden cami cemaatine, neden bu derneğin tanıtımı, neden belediye de burda, neden bu böyle, neden şu şöyle!”
Son yorumlar
5 sa. 4 dk. önce
10 sa. 39 dk. önce
11 sa. 5 dk. önce
15 sa. 43 dk. önce
18 sa. 23 dk. önce
1 gün 4 sa. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 8 sa. önce
1 gün 13 sa. önce