Macarca Kur'an Meali'ne Destek Çağrısı

Avrupa'nın orta yerinde dümdüz uzayıp giden ovalarıyla bilinir Macaristan. Başkenti Budapeşte'dir. Osmanlı'nın Macaristan bölgesiyle teması 1526 Mohaç Zaferi ile başlar ve 1541 Buda kentinin, 1543'de Peşte ve Estergon Kalesi'nin, 1566'da Zigetvar Kalesi'nin ve 1596'da Eğri kentinin alınması ile devam eder. 18. yüzyılın hemen ilk yılları, Viyana önlerinden dönen Osmanlı için Macaristan'ın terkedildiği yıllardır.

IHH adına Murat Yılmaz ile birlikte bulunduğumuz Macaristan'da bir geleneğin devamı olarak değilse de Müslümanlarla karşılaşmış olmak oldukça önemliydi bizim için. Gemlik İmam Hatip Lisesi'nden Ahmet Barışcıl'ın katsayı problemiyle karşılaşmasının akabinde okumak maksadıyla gittiği Macaristan'da yüzlerce Macar gencinin Müslüman oluş hikayesine tanık olduğumuzu daha evvel bir yazıyla paylaşmıştık Gerçek Hayat okuruyla.

Ve o yazımızda, hidayet öyküleri sadece bir kaç seneyi bulan Macar Müslümanların bir Kur'an meali projesi için nasıl çalıştıklarını anlatmıştık. 'Bu hafta ne yazmalıyım'ı kafamda döndürürken Ahmet'ten aldığım bir mail yazımın da seyrini değiştiriverdi elbette. Ahmet yazısında mealin baskı aşamasına geldiğini müjdeliyordu.

Macaristan'da bugüne kadar iki meal çalışması yapılmış. Bunlardan ilki eski Macarca'da basılı, diğeriyse bir Yahudi tarafından tercüme edilmiş. Her ikisinin de İslam'ın doğru anlaşılabilmesinin önünde bir engel teşkil ettiğini düşünüyor Macar Müslümanları.

İşte tam da bu yüzden bir meal hazırlığına girişmişler. Uzunca süren uğraşlar sonunda ortaya çıkan meali işinin ehli isimlere de kontrol ettirip onaylarını aldıktan sonra baskı aşamasına getirmişler işi. Bu mealin baskısını ise, bütün Macaristan çapında yapacakları bir tanıtım süreciyle duyurmak niyetindeler. İslam Dünyası'ndan ve özellikle Türkiye'den önder isimleri davet ederek Macaristan'da gündem oluşturmak istiyorlar.

Macaristan'da gezdiğimiz kitapçıların hemen hepsinde İslam'a ilişkin kitapların ön raflarda yer aldığını müşahade ettik. Kuşkusuz bu durum Macaristan'da İslam'a olan ilginin de tariflenmesi açısından önemli. İşte bunun farkına varan ve Müslümanların yeni bir meal çalışması içerisinde olduğunun haberini alan yayınevi varolan meali yeniden basmak için girişimde bulunmuş bile. Bu haber, mealin basımının ne kadar önem arzettiğini de izah ediyor aslında.

11 Eylül sonrası başlayan ve tüm dünyayı etkileyen ve en büyük etkilerini Macaristan'da gösteren global ekonomik kriz ile daha da bir büyüyen İslam'a ilgi sürecinin, nice hidayet hikayeleri doğuracağını kim bilebilirdi ki?

İşte işin tam da burasında, bu Kur'an mealinin basımı için yönünü Türkiye'ye dönmüş Müslümanlardan bahsetmemiz gerekiyor. Çünkü bu meali hazırlayanlar, ne yazık ki meali bastıracak maddi imkandan yoksunlar.

İHH İnsan Yardım Vakfı bu meal çalışmasının maddi kaynağını temin için çalışıyor. Şimdi sorum şu; Filistin'den Irak'a, Arnavutluk'tan Haiti'ye kadar her yere uzanmaya çalışan bir müesseseye Macaristan'daki bu Kur'an tercümesi projesinin adını vererek katkıda bulunmak istemez misiniz?

Bu, bu yazıyı okuyanlara yapılmış açık bir çağrıdır.

İşte tam da burada Halima Abla'nın (Kiss Szusanna) hidayet öyküsünü anlatmakta fayda var;

11 Eylül sonrası dinlerin temsilcilerinin katıldığı bir panele bizim Gemlik İHL'li Ahmet'i de konuşmacı olarak davet ediyor bir kitabevi. Ahmet konuşmasına güzel bir Kur'an tilavetiyle başlama niyetinde. Bu yüzden İngilizce bir meali veriyor Kiss'in eline. Ahmet muhteşem kıraatiyle okuyor Kur'an'ı. Ahmet'ten sonra Kiss tercüme ediyor Kur'an'ı Macarcaya. Panel bittiğinde meali geri istiyor Ahmet. Kiss, 'bu kitap ilginç bir kitaba benziyor ben de kalabilir mi?' diye soruyor. Ahmet'ten aldığı cevap tek kelime: Elbette! Kiss bu kitapla birlikte girdiği tek kişilik bir dağ kampından bir ay kadar sonra Halima olarak dönüyor Budapeşte'ye. Ve şimdi Macaristan'ın en iyi dilbilimcilerinden olan Halima bu Kur'an tercüme heyetinin başında.

Ey okur; bir halkın daha Kur'an'a ulaşması için senin desteğine ihtiyacımız var!

Not: İHH'nın 0212 631 21 21 numaralı telefonu vasıtasıyla ya da bizzat giderek ulaşacağın 'Fon Toplama Birimi' Macarca Kur'an-ı Kerim Tercümesi projesi hakkında seni bilgilendirecektir.

29 Ocak 2010
Gerçek Hayat Dergisi

Kategori:

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Ordan buraya geldik

Türkçe meal kavgasından buralara geldik...Demek ki; esas gâye Allah'ın kelamını ulaşılabilir hale getirmek.

Yahudi akıllı imiş, kendisi kendi Tevrat'ını okuma sorunu yaşamamış, zira başkasını yahudileştirmek gibi bir gayeye sahip değil. Fakat biliyormuş; başkasını Müslümanlaştırmak gibi gâyesi olanların elindeki tercüme-meal düzeneğini, onlara yasaklatır/tartıştırır ve kendisi alır kullanırsa, bu gaye sahiplerinin ellerini kısatlma imkanı bulurmuş...Bulmuş da. Bize düşen bu eli uzatmaktır.

Demek ki; Kur'an'ı herkesin anlayabileceği dilde okumasına hizmet etmek, herkesin arapça öğrenmesine hizmet etmekten daha kolaydır. Her arapça bilenin Kur'an'ı tam olarak anladığı iddia edilemeyeceğine göre, Arapça bilmek bir avantaj değildir. Her tercüme-meal de Kur'an'ı tam olarak anlamaya hizmet etmeyebilir, lakin, dosdoğru bir çevirmeyle anlama yolunu açmaya hizmet edeceği kesindir.

Teşekkürler Yusuf Bey.

Alper SELÇUK

Alper Selçuk | Çar, 03/02/2010 - 18:48

Macarca Kur'an Meali

Birçok hidayet öyküsünde de gördüğümüz gibi Kur'an'ı okuyan insanlar mesajına kayıtsız kalamıyor. Bu nedenle bu meal çalışması fevkalade önemli.

Başta Ahmet Barışcı olmak üzere bu çalışmaya emek ve destek veren herkesten Allah (C.C) razı olsun. Çok önemli bir hizmet. Biz de basılması için gereken finansmanın temini için elimizden geleni yapmalıyız.

Mevla dinine yardım edenlerin yardımcısıdır.

Ercan Hüseyinoğlu | Per, 04/02/2010 - 09:56

cemaatin durumu.

Bu ve benzeri çalışmalar bizde bir heyecan, bir coşku oluşturmuyorsa imanımızı gözden geçirmemiz gerektiği kanaatindeyim.

"يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُو" Ey iman edenler, iman ediniz ... (nisa 136)

Eray Mert | Per, 04/02/2010 - 10:05