renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Mal Beyanıma Dairdir, Kayıt Düşüle!..

Molla Kasım iyi günler diler sevgili vatandaşlarım. Reklam gibi oldu lakin idare ediverin artık. Baksanıza hayatımız hep reklam oldu. Herkes bir şeylerin reklamını yapıp duruyor. Son günlerde bir de mal beyanı reklamı hasıl oldu mümtaz medyamızda. Vatandaşlarım hep soruyorlar bana: “Aman Mollam kimin malı daha çok, kimin malı ranta müsait, kimin eli bilmem nerede?..” Bana ne yaw sevgili vatandaşlarım, mal ortada işte… Fe süphanallah…

Aziz kaarilerim, şimdi dürüst olalım, siz sıradan insanların (estagfirullah filan demiyorum, vakıa böyle işte) dilinden düşürmedikleri bir söz vardır malumunuz. “Mal, canın yongasıdır.” Ne demek şimdi bu? İzah edeyim sevgili vatandaşlarım, izah edeyim de yalan yanlış anlamalara kaymayın: Can her şeyden kıymetlidir. Can olmadan ne olur ki? Zorluklarla elde edilen mal da cana yakın değer taşır. Yaa, işte hadise bu. Şimdi adamların mallarının hesabını sorup da canlarından etmenin ne anlamı var? Hem fazla merak huyunun sağlığa iyi gelmediğini clint’in kovboy filmlerinden öğrenmediniz mi a iki gözlerim? Merak, tehlikeli bir hadisedir diyeyim, siz gerisini anlayınız!..

Mal melameti örter dememişler mi? El alem de mal üstüne mal, dam üstüne dam kurmuş. Ne var bunda? Hani bilirsiniz mezardaki hamal’ın, bir ipin dahi hesabını veremediği kıssasını. Bırakınız mallarının hesabını kendileri düşünsün canlarım. Biz kendi malımıza bakalım.

Molla kıvırıyor filan demeyesiniz diye (dersiniz, dersiniz, bilmem mi ben sizleri, ne sevginize güven olur ne sövgünüze sevgili vatandaşlarım; nasıl Molla Kasım oldum sanıyorsunuz!..) G3 makinelisinin seriliği ile “mal beyanı”nda bulunayım da ıkına sıkına lafı geveleyenlere ve bütün diğer politikacılara örnek teşkil etsin. Hoş, zenginin malı siz değerli züğürt vatandaşlarımın çenesini yorar ama siz istediniz. Günah benden gitti bir kere.

İbretamiz mal beyanımdır, gereği düşünüle, kayt altına alına:

- Nisyan ile malul hafızamda Cezzar Dede’den biri dine diğeri ölüme dair iki hikaye.
- Kurtlar Vadisi Irak senaryosunda diyalogların noktalama işaretleri. (Üç noktalar ismi lazım olmayan başka birine ait)
- Değerli vatandaşım Mustafa’nın güvercinlerinden bahçeye serpilmek üzere payıma düşen def-i hacet çıktıları.
- Camın ötesinden seyrettiğim Erciyes manzarası.
- Sevgili vatandaşlarımın kalbinde kurulu tahtım
- Bestesi ve güftesi daima şaşırılan üç – beş Neşet Ertaş türküsü.
- Seçimlerden sonra sevgili vatandaşlarımın bana yaşattığı çokça sükut-u hayal
- Yaz seherleri altında efkar dağıtıp cigara tüttürdüğüm çetin ceviz.
- Recai Güllapdan’ın gerçek ismi
- İsmail Saib Sencer’in muhabbetinden kaçıp kapıma sığınan bir nankör kedi.
- “Gölgede yaşayanlar, güneşi göremezler.” Vecizesini de içeren Tiryaki Sözlerinden bir demet.
- Bolca öksürük, sıkça tıkanan nefes, ağarmış saçlar ve bitmez bir sevda…
…/…

İşte durmadan yaygara kopardığınız mal beyanım sevgili vatandaşlarım. Malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür. Alıp öbür tarafa götürecek değiliz ya netekim. Ye babam ye, ye Mollam ye…

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Mal bulmuş Mağribi'ye dönmek..

Bir mal beyanı yaygarasıdır memleketi kasıp kavurur. Talib-i maluma varıp, sual ettim. Niye merak edip durursunuz dedim. Ne karşılık verseler beğenirsiniz. Efendim, neymiş. Yiğidin malı meydanda olurmuş. Hakiki delikanlıysa şayet açıklaması gerekirmiş. Ya Hu karıştırıyorsunuz, o yiğidi sübyan içindir dedimse de dinletemedim. Adamlar bu toprakların suyunu içip yemeğini yemişler ama malların zekatını vermeyince fayda etmemiş. O mal ile bu malın alakası yoktur, mallık etmeyin dediysem de meramımı anlatamadım. Lakin elimden bir şey kurtulmaz. Biraz sıkıştırınca çorap söküğü gibi başladılar çözülmeye. Aslına bakarsanız, şecaat arz ederken sirkatin söyleyen merdi kıptiye benzediler desek daha doğru olur. Meğer, daha önce bu bağın üzümlerini kendileri yedikleri için bir süre sonra mal bulmuş mağribiye dönmüşler. Her ne kadar pek çok şeyini beğenmesek de biz de bu vatanın evladıyız.. bizim başımıza geldi, onun gelmesin. Ülkeyi bozulmadan liyakatle yöneten biri olarak kalsın istiyoruz dediler.

Kâni olmadım tabi.. onlar böyle deseler de, azıcık sıkıştırınca çıkardılar baklayı ağızlarından. ‘Efendim bağın üzümleri elimizden gitti. Malum, can malın yongasıdır. Orası zaten canımızı ziyadesiyle yaktı. Ama biz bizim kaybettiğimiz malı bulmasından çok malı bulduktan sonrasından korkarız.. Malı buldu, peki ya bir de Mağribiye dönerse.. Malı buldum Mağribi oldum, Taliban rejimini getiricem demez mi?

Malı kaybettik.. cana gelecek mala gelsin dedik avuttuk kendimizi lakin aklımıza bu husus gelince can korkusuna düçar olduk’. İşte talib-i malumun meramı buymuş meğer.

Bitti mi sanırsınız? Bitmedi. Kalkıp gittim diğer tarafa. Bunca yaygaraya ne lüzum vardı, niye açıklamazsın mal varlığını dedim. En evvela, ‘mal adama dost ta kazandırır düşman da’ varsa da söylemem, hem ‘malını iyi sakla ki, komşunu hırsız etme’ dendiğini bilmez misin! deyu kıvırmaya kalktıysa da, önce gardımı alıp yolunu kestim, sonra ani bir manevrayla köşeye sıkıştırınca, ‘mal benim tasası sana mı kaldı’ deyu zılgıtı yedim. Eee tabi biz de gün görmüş, mürekkep yalamış adamız. Hemen kendimi toparlayıp, mal ile insan insan olmaz yiğidim.. mal, mülk, makam sahibim oldum deyu kibirlenip celallenme, hem bilirsin; ‘mal kazanmakla şan kazanılmaz, kişi kerim gerek’ diyerek yiğit damarından kavrayıverince yelkenleri suya indiriverdi. Dili çözülüp anlattı her şeyi. Nne mi dedi! Orasını söylemeyeceğime dair söz verdim.. az bir bedel karşılığında. Mal canın yongasıysa eğer.. iş bilenin kılıç da kuşananınmış a ya. Er kişiye sır tutmak yaraşır. Aramızda kalmalıdır. Gerçi para adamı bozduğu da söylenegelir. Bir gün şöyle güzel bir teklif gelirse şayet o zaman da ‘iki kişinin bildiği sır değildir’ zaten der miyiz, demez miyiz, onu da Allah bilir.

Eeee, biz de boş durmadık mollam.. affına mahçuben..

Ne benim malım benim malım ne senin malın senin malın..

Bu mal meselesinde diyecek laf çok fakat kaçacak bucak yok. Bir fırsat olsa da "ölüm hak miras ise haram" olduğunu bir açıklasam millete...Onca kanun değerini bilmeyen ekseriyet elinde heder olup gider. Herkes kendi dediğini der de hiç Firavunluk geri kalır mı?
Şimdi derin yaramın karanlıklarında sizi de üzmeyim.
Hoş bir mal tasnifi vardır bilmem duydunuz mu?
Benim malım benim malım,senin malın senin malın;Şeriat'a göre
Benim malım senin malın ,senin malın da benim malım;Tarikata uyan
Ne benim malım benim malım, ne de senin malın senin malın ise Hakikat...
Dördüncü ve en yaygın olanı ise benim malım da benim malım senin malın da benim malım; Firavun zihniyetinde...
Ben bu şıklar arasından Hakikati işaretleyerek(Bu özel bir anket,siz kafa yormayınız),Erciyes manzarasını bizim Takkeli dağ manzarasına tercih ettim.Sebeplerinden birisi de Konya'nın dağının bile Takkeli oluşudur.Bu imaj yüzünden kimilerinin tüyleri diken diken olurken,bizler bu takkeye yıllardır sahip çıkıyoruz.Biraz zor oluyor tabii...