bir
Eylül güldü kahkahalarla ve çığlığı duyuldu papatyanın. Bir çocuk güneşi koparıp göğün sinesinden fırlattı maktul bir yalnızlığa. Mürdedil arz! Kurşun sûretine büründü sirüsler. Toparlandı gök. Bir kuğu gibi intihara sürüklendi...
iki
Geçiyor kadîm tufanlar arasından Zühre. Şad çalıyor saç tellerinden umudu. Yazıcı kırıyor hicabından kalemi. Müstakil nigâhından süzülüyor yağmur. Fırtına uçuruyor parmaklarından gözlerime!
üç
Ebsarım ki münhezim.. Ebr-i teessür çarptıkça kıyılarıma etganım yankılandı A'raf'ta. Sunsun câm-ı mergi mısralar ,vaktidir! Ebcedle hesaplansın acım...
dört
Şerh edilmiş şiir/im. İsyan intisab menfamın lûgatine. Şira belleğimde mel'un. Zehr olup onanıyor yağmur. Levh-i mahfuz nezdinde mefsuhum...
Miadı dolmuş ömrün..
'Keşke toprak olaydım!’
Yorumlar
toprak olmaz bende tenden başkası
Cts, 16/09/2006 - 01:53 — aysun yollardagezer"...Eylül güldü kahkahalarla ve çığlığı duyuldu papatyanın..."
Herkes kendi payına düşeni alsın, ben bu kısmı kopardım, defterimin arasına yatırdım.
"...Bir kuğu gibi intihara sürüklendi..."
Ve kuğular için ağlamak kaldı bende.
Yazı iki bölüme ayrılmış gibi. İki ayrı yazının harmanlanması gibi geldi bana:
Bir,iki / üç,dört.
Açıklama mı bekliyorum, sanırım evet:) Bu yazı iki ayrı günde iki ayrı ruh haliyle mi yazıldı? Ve ne çeşit bir akrabalık kuruldu ki altalta gelebildi bu ifadeler?
Ellerinize sağlık...
mefsuh : Feshedilmiş,
Cts, 16/09/2006 - 12:58 — Can Aslanmefsuh : Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş
Tdk sözlüğü böyle açıklıyor mefsuh olan sözlüğünde.
Mizansen kuruyorum dört duvar arasında.Ardımda gölgelerimin oynaşması ölüm anlarından.Sondan bir maslahat ile dirilme sendromlarında;deniyorum:
bir,iki,üç...bin.Tasvire kelime yetmez.
Eyvallah
devinim!
Pzt, 18/09/2006 - 01:28 — emine şimşekSayın Mehmet Kelebek ,
Yorumunuz onure etti.Sağolun,varolun!
Sevgili Aysun Hanım,
Uzun bir suskunun baharında filizlendi 'Mefsuh!'.Bir devinim..İkinci bölümden üçüncü bölüme geçişte Zühre'nin gözlere fırtına uçurması;fakat bunun çaresiz olduğu,çünkü bakışların hezimete uğramışlığı anlatılmaya çalışılmakta.Ağır aksak ilerleyen zamanda -ki zaman'ın sunağında hep acı var/sa-yürekten melal melal süzülüyor sözcükler...Kelimeler alt alta gelmekten ziyade göz göze,yürek yüreğe...Her kelime zerk edilmiş kılcallara da sonra sızmış sineden.Kaç günde ,kaç farklı ruh haliyle yazıldı ,bilemiyorum.Umarım açıklayıcı olmuştur.Yüreğiniz var olsun!
Sayın Can Arslan,
Aksak zaman geçitlerinde ,denemelerin eşiğinde..Eksi,artı sonsuz arasına istif edilmiş hayat!Sağolasınız..
Selam,sevgi,dua..
''Uzun bir tavaf oldu ömrüm/Sûret yok,seyr-ü sefer vakti!''