-Baktıklarım ve gördüklerim örtüşmüyor.. ki duyamıyorum onları aynı zamanda-
Küçük bir kızın hikayesini anlatmalı tüm dünyaya. " Bir varmış, bir yokmuş " diye başlayan bir masalın hiçbir yerinde barınamayan bir kız: " küçük evin aptal kızı". Çünkü o "varmış" ama "yoksun" demişler., "yok" iken "var olmalısın" diye diretmişler. Derken küçük evin aptal kızı ârafta olmaya alışmış...O kız diğer masal kahramanlarından farklıymış: ne kırmızı bir başlığı varmış; onu tanımlayabilmek için, ne de birkaç kibrite sahipmiş; az da olsa ısınmasına, az da olsa düş kurmasına yardımcı olacak...Bir prenses hiç değilmiş, hayat cücelerle dolu olsa da...
Pencereler daha çok anlam kazanmış artık hayatında. "Çünkü, iç"inde bulunamadığı dünyaya açılan bir çok penceresi varmış aptal kızın küçük evinde. "Hayat"ı pencerelerin ardından izlemek, elinden küçük bir tülbendin kaydığı hissini veriyormuş ona; -- Yağmur mu yağıyormuş neymiş...Kapı sıkı sıkıya kapalı.. Gücü mü? Yok, hiç de yetesi değilmiş açmak için.. Bir ara pencereye yaklaşmış, şöyle bir bakınmakmış niyeti.. Gözünün görüp görebileceği yerler merakındaymış...Hafif aralık pencereden aniden kayıvermiş elindeki tülbendi...Sanki biri çekip almış..Yağmur da yağıyormuş...kapılarsa duvar sanki..Ellerindeki boşluk yüreğinde çoğalmış..Damlalar asılı kalmış havada..--, olsunmuş; düştüğü yerden "eğilerek" almayı da bilirmiş o tülbendi. İşte bu yüzden daha dikkatli, daha bir sorumlulukla, daha bir telaşlı bakıyormuş penceresinden hayata/pencerelerinden hayatlara/elinden kayan tülbende: mümkün olduğunda tutabilmek için bir kez daha...
İçini kanatan bir ihtişama sahip bu tülbende -ki görenler ipekten olduğunu söyler- öyle çok dokunan olmuş ki, rengi al iken mor, mor iken kara oluvermiş nihayetinde. Küçük evin aptal kızı bu değişimi de büyük bir endişeyle izlemiş ve daha titiz bir dikkatle. İstiyormuş ki unutmasın aslolan rengini; öyle ya gün gelip de eline aldığında hatırlamalıymış..
İşte böylece bekliyormuş küçük evin aptal kızı; ne bir beyaz atlı prens, ne bir mehdi, ne de ipek tülbendin ihtişamlı bir sarayda konaklamasını.. Beklediği, yalnızca bulutların dağılması, göğü ferah kılmasıymış.
....
Yorumlar
:(
Cum, 09/09/2005 - 19:34 — zeynep uslubı kız aptal olamaz ki ironi...ev küçük kız küçük dünya büyük olabilir de bu kız aptal olamaz...