renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Bir Şiir Bir Şair

FELLUCE,
KANDAHAR VE ATLAS

-1.
baştan başa gökyüzü ve kırılmış aynadan!
kaybolan yüzlerdi tenha fotoğraflar.
saklamıyor yüzünü ö l ü m!.. ihanet ve dâr!..

ölü çocuklardı aynaların kırıklarından bakan.

kuşatıldı odalar; mücrîm, münkîr, Kahdahar!..
kanatıyor dudağımı çölün rüzgârı. barut ve taflan.
dağıtsanız yeryüzüne alevden saçınızı! Acıdan

bir atlas akşam, kaç yerinden vurulmuş babalar!

gaz odasında soğutulan sahipsiz cesedin
tevellüdü Felluce!.. ölüm 'ten'den yontudur
akrebe tırmanan gökyüzü; daha dur!...

dökülmekte kül odalarına safran ve cenin!

-2.
göğsümde düşten patikalar. acıyı nasıl bilirsin?
gece; s ö z d ü , k a n a d ı
meleklerin tülden 'Âh'ına kandı...
susuz Kerbelâ, gözleri bağlı Necef... ölüm senin

yetim çocuklarındı küller örterken atlası.
gökyüzünün hüznü bizde kalsa da,
kurumuş gül gibi açılırdı yaramız avluda,
kan(a)sın!.. biliyorum, kanayacak çölün yarası.

bu gün de dönüşmedi kimse çamur tablete
akrebin çöle taşı(r)dığı bun! güle düşen kazı!..
bana dostum demeyiniz!.. kırılır buzlar! siz,
sis olsanız da kesilmeyecek çölün kanaması.

baştan başa gökyüzü ve kırılmış aynalar,
aynanın kırıklarında ölü çocuklar yatar!..

YAŞAR BEDRİ ÖZDEMİR

1956 yılında Trabzon'da doğdu. Fatih Eğitim Enstitüsü, Türkçe bölümünü 1980'de bitirdi. Aynı şehirde reklâmcılık yapıyor.
Uzun yıllar serbest ressam olarak çalıştı. Değişik galerilerde 16 kişisel resim sergisi açtı. Açık hava ve karma resim sergilerine katıldı. Büyük boyutlu portreler, cami tezyinatları (kalemişi-hatt) yapıyor, doğa ve portre fotoğrafları çekiyor.
İlk romanı Yarın Güneş Doğmayacak (1975) Hizmet gazetesinde tefrika oldu. Hizmet, Türk Sesi, Karadeniz Olay gazetelerinde sanat sayfaları hazırladı. Fıkra, günlük, eleştiriler yazdı.
Ezgi, Çıkın, Mor Taka edebiyat dergilerini çıkardı. Dinç Adımlar, Yakın Kültür, Gelecek, Ada, dergilerini yönetti.
Yayınlanmış kitapları:
Şiir: Bağıracağım, Azad Ettim Yürek Seni, İdris, Adını Koyamadığım, Babil'i Beş Geçe, Yorgun Derviş ve Uzakta, Ölüm Dağlara Oğul Bırakınca, Mutedil Bir Siyamlı, Âh Minyatürleri.
Anlatı: Sızıdır Beyoğlu İbrânice Yazılsa da.
Güldeste: Trabzon'96,
Roman: Cabülka (Yolcu İle Derviş Meseli)
Şiir, eleştiri ve yazılarının yayınlandığı dergilerin bazıları: Yazko, Ankara Sanat, Mavi,
Milliyet Sanat, Morköpük, Oluşum, Çağdaş Türk Dili, Adam, Gelecek, Edebiyat ve Eleştiri,
Edebiyat Ortamı, Yedi İklim, Ülke , Yörünge, Dergâh, Yansıma, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap, Mor Taka, E, Yom, Şiiri Özlüyorum, Turkuvaz...
Ülkeyi motosikletiyle yıllarca gezdi. Gezi günlüklerini yazdı, fotoğrafladı. (gezi yazılarını 'Motosiklet Dünyası' dergisinde yayınladı.) 'Yolcu ile Derviş Meseli'nin çatısını bu yol notları oluşturmuştur)
'Cabülka' (Yolcu İle Derviş Meseli) romanı ile 2000 yılında Tuzla Belediyesi roman ödülünü aldı

Y A N S I M A L A R

Yaşar Bedri, 'zamanın acıtarak', ama gene de 'bir ima'' gibi gelip geçtiği bir zaman'da yazıyor şiirlerini. 'Alıngan sözleri yaka cebinde' taşıyor.'güz alışkanlığı' olan bir şair o;- melâli 'kendine sonsuz yolculuk'lar olarak yaşıyor. ve Mevlâna ile başlayıp Yunus Emre ile bitiriyor kitabını.
Hiç biter mi? Şiir, o sonsuz yolculuk! Şiirini hiç durmadan, duyarlık'tan gelenek'e,söz'den lirizm'e taşıyan bir şiir yazgılısının kalbi daima uçurumlara,uçurum yolculuklarına açılır. Yaşar Bedri, bu uçurumun Sysypos'udur.sözleri o başdöndürücü,sonu olmayan,dipsiz uçurumlarda açar.şiirleri hem yaralıdır hem de yaralar.
Yaşar Bedri, Baudelaire gibi söylersem, 'kardeşim, benzerim' işte o hem yaralı olanın hem de yaralayıcı olan'ın şiirini yazıyor. Bu şiirin sesi, elbette, 'âh!' olacaktır,- evet, sadece 'âh..!'
Aslında, hepimiz bir 'âh!' olmak için var değil miyiz?
Hilmi Yavuz / 6 mayıs 2004 / 'Âh Minyatürleri'

.Yaşar Bedri 'Âh Minyatürleri'nde (ada kitapları) 52 mesel var, kitabın adı gibi her şiiri de minyatür tadı ve inceliğinde: "üşüyen tenhamı bıraksam ete kemiğe, acıtsa zaman. / boşluğa boyun eğmese karanlık, güneşten önce batsa akşam!" sanki kelimelerle değil de, onların ruhuyla yazmış gibi zarif, ama meselesi de olan meseller. Tasavvuf ehli de bu konuda Yaşar Bedri'ye el vermiş anlaşılan. Geleneğin yeni yorumlarına başarılı bir örnek .
Haydar Ergülen/ 26 haz.2004/radikal kitap

Çünkü şiirdir yalnızca dünyadan kovulamayan, dolayısıyla da hayatımızdan... Yaz sıcağının yürekte cehennem ateşine dönüştüğü şu günlerde masamın üzeri şiirlerin serinliğiyle bir çiçek bahçesine dönüştü. "Üşüyen tenhamı bıraksam ete kemiğe, acıtsa zaman/boşluğa boyun eğmese karanlık. Güneşten önce batsa akşam!" diyen Yaşar Bedri, "Ah Minyatürleri"nde (Ada kitapları) Türk şiir geleneğinden süzdüğü çağdaş bir yorumla hem "yaralı", hem de "yaralayan" bir şiirin izini sürüyor.
Refik Durbaş/ Günaydın Gzt. 3 tem.2004

"Eski şiirimizin yenilenerek, güne uyarlanarak devamı olan şiiri söylüyor..."
H.Hüsrev Hatemi/ Türk Edebiyatı, 2004

*Yaşar Bedri artık sitemiz üyesidir.
Hoşgeldiler...

.