renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Beklemek...

Bir insan dibi nasıl görür tarif edeyim, belki aranızda dibi görmeyenler ya da görmek istemeyenler vardır. Öncelikle bin bir hayalle bir okulu kazanırsınız. Büyüyecek, büyüdükçe büyük adam olacaksınızdır. İnsanları kendinize hayran bırakacaksınızdır, davranışlarınızla, sözlerinizle, yaptığınız işlerle. Derslerde başarılı olacak ama burnunuzun kalkmasına izin vermeyeceksinizdir. Entelektüel zevkler edinecek, birkaç sosyal kulübe katılıp sosyalleşeceksinizdir. Aklınızda bu ve bunun gibi bir çok hayal vardır. Hayallere tutunarak geldiğiniz bu yerde ilk başlarda her şey çok güzel gitmektedir. Daha sonra birkaç alandaki başarısızlığın canınızı sıkmasına izin vermezsiniz. Hiç yaşanmamış varsayar hayata devam etmeliyim ileriye bakmalıyım dersiniz. Dibinizde biten bu başarısızlıklar sizi sarıp sarmalar, vaktinde önemsemediğiniz başarısızlıklar hayat suyunuzu emer. Sizi kurutur, yapraklarınız dökülür. Artık kimse gelip te sizin gölgeniz altında dinlenmek, yenilenmek rahatlamak istemez. Yavaş yavaş çekilirler sizden. Arada yanınıza uğrayanlar ise, kışın sobayı tutuşturmak için dallarınıza abanır....

Uyuyamazsınız, eğer uyursanız da tam uyursunuz hiç uyanmayacak gibi. Yemek size zevk vermek yerine sadece biyolojik fonksiyonlarınızın devamını sağlamanız için zorunlu hale gelen bir işe dönüşür. Lokmalar boğazınızdan geçmez, geçiyorsa da geride bir çok yara bırakır. Gözleriniz görmez olur, göz kapaklarınız hiç olmadığı kadar ağırdır. Günden güne şiştiğinizi hissedersiniz. Bir şeye takılır gidersiniz, bu takıldığınız şey her neyse iyi-kötü fark etmez sizin için. Yeter ki tutunacak bir şeyiniz olsun.

Bu durumdan kurtulmak için bir şeyler yapmak istersiniz ama ne yapacağınız konusunda hiçbir fikriniz yoktur. Aklınıza gelen tek şey, mücadele etmek değil kaçmaktır. Kaçış size çok makul bir çözüm olarak gelir. Düşlersiniz kaçtığınızı, uzaklaştığınızı, kurtulduğunuzu, denize açılan bir balkonda güneşin batışını yüzünüze çarpan serin esintiler eşliğinde izlediğinizi düşlersiniz. Birden hava kararır, bulutlar çöker üstünüze. Yüzünüze çarpan serin esintiler gider, onların yerini insanı korkutan fırtınalar gelir. Uzun sürmez yani. Anlık mutluluklar bile sizin için çoktur.

Sonra yalnız baş etmekte zorlandığınız durumdan kurtulmak için yardım almak istersiniz. Gidebileceğiniz tek yer olan hastane size karın ağrılarını hatırlatmaktan başka bir işe yaramaz. Zaten size yardım etmesini beklediğiniz insanın kendisi sorunludur. Sizi dinliyormuş gibi yapar. Sizde bunu fark etmezsiniz çünkü inanırsınız güvenirsiniz. Karşınızdaki sıradan bir insan değildir, size yardım etmek için, sizin gibilere yardım etmek için orada oturmaktadır. Katıldığı konferansların, eğitimlerin, mezun olduğu okulun diplomasının asılı durduğu duvarın önüne konmuş masasının arkasından, içinde bulunduğu beyazlıkla size yardımcı meleği oynayan birisini anımsatan bu kişi aslında sadece aldatmacadır. Günümüz aldatmacası...

Anlarsınız ki size sizden başkası yardım edemez. Beklersiniz, beklersiniz, hep beklersiniz...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

"ben" sorun.! "biz" muhabbet.!

" Beni bir ben bilirim,bir beni yaradan. Bana bir ben lazım, bir de beni anlayan" tespit ve çözüm. Ne güzel demiş, diyen.

sağlık sıhhat ve muhabbetle
Allah yar ve yardımcımız olsun inşaallah

Emre'nin iç sesi: - acaba, bu arkadaşın diğer meslek sahipleri için düşüncesi ne? doktorları kendince tanımladığına göre. kendileri ne işle meşguller acaba? aslında sormak isterdim mgcelik e ama, yanlış anlar filan kırılır yok yerden. en iyisi ben içimden konuşmaya devam edeyim de kimse duymasın. zaten yorumumuzu da yaptık muhabbetle.

dualarla kalalım

hepsi bir...

Öncelikle zahmet gösterip yorum yazdığınız için teşekkür ederim. Öğrenciyim.Yukarıda bahsettiğim durum sadece doktorlara has bir durum değildir.Mesleğini gerektirdiği gibi yapmayan kişilerden bahsetmek istemiştim. Yoksa bütün doktorlar tabii ki aynı olamaz.İster doktor olsun, ister öğretmen, ister ..... Eğer bir tercih yapıp insanlara hizmet etmeyi seçtiysen, iş saatleri sırasında nasıl bir insan olursan ol, nasıl bir gün geçirdiysen geçir,ne sorunların varsa bunları unutup, işinin gerekliliklerini yerine getirmelisin. Doktorların birçoğu bunu unutup, onlara muhtaç olduğumuzu, kendilerinden başka kimsenin bize yardım edemeyeceğini zannedip insanca yaklaşmak dururken "hiiiiçç umrumda değil, ben o kadar sene okudum dohtor oldum...." havasından çıkmamaktadır. sizinle ilgilenmezler , göz ucuyla bakar geçerler. emin ol şu an elimde kolumda 2 kere gittiğim halde geçmeyen yaralar var. her gidişimde aynı ilacı veren hanım doktor, lütfedip beni dinlemenin dışında, " yahu bu çocuğa ne ilaç vermişler" diye düşünmekten dahi uzak. vel hasılı kelam bu işler böyle.ama dediğim gibi yarası olan gocunsun hemşerim...:))