renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Kulak Verin Pek de Kulak Asmayın

Sağolsun hocalarım, berhudar ola ustalarım kimi bilerek, farkında olmadan da kimi bi dolu bişeyler öğrettiler 37. yılını yaşamaya çalıştığım şu mesleğimde. Birikenler, gıdım gıdım dağarcığımıza eklenenler, süzülüp durulup apaçık kıstaslar olup kazınıvermişler yüreğimize, ölçülemeyecek Cigabayt cesametinde dosya oluşturup yüklenmişler belleğimize.

Hele bu ilkelere özlü güzel bir söyleyiş bulduk mu, değme gitsin keyfimize. Mesela:

Seyirciye kulak verin, ama herzaman kulak asmayın!

Ne zaman bir şarkıcının dinleyicisine, bir politikacının seçmenine, TV spikerinin alık bakanına, programcının dinleyicisine vıcık kontenjanınından, koyu gres katmanından yağ, cila, babalamaca, yutturmaca, dil üstünde kaydırmaca çektiğini, canlarım ciğerlerim, bir tanelerim, halanız kurban olsun size, ben sizi yerim şekerciklerim, beni vareden sizlersiniz azgınlığından Allah razı olsun, alkışlayan elleriniz dert görmesin, uzaktan yakından geldiniz, bizi İhya gecemizi mamur ettiniz densizliğine açılan yelpazeyi pışpışladığını her gördüğümde cızbız eder içim.

“Eyvahlarım olsun. Bu naylon şükran şakırdatmalarının ardından zorlu gelir diyeti, gitti muhatabın parası, sevgisi, ilgisi. Artık sömürülür ha sömürülür ki Karl Marx Hazretleri’nin öngörüleri Pollyanna’nın düşleri sayıla.

Geçtiğimiz Ramazan ismi lazım değil katibinin türküsüyle meşhur bir İstanbul semtinde kurulu çadırda oynayacağız. Yalnız oynayabileceğiz mi o meçhul. Çünkü 27 Mart 1994 tarihine kadar illegal bir yaşamı benimsedikleri ve her nedense bu milattan hemen sonra yerden biter, gökten düşer emsal ortalığı kaplayan takdimcilerden biri bu biletsiz kalabalığı öve öve, o semtli olmanın nasıl bir gurur vesilesi olduğunu saya saya işi çığrından çıkarmış.

Gürültü Jumbo Jet 747’nin ters rüzgarda havalanma gayretine eşdeğer emsalde. Oyun öncesi çıktım sahneye. Çıkılmaz ama neyleyelim, olağanüstü şartlar söz konusu. Sayın seyirciler biz buraya gösteriden 5/6 saat önce geldik, tüm hazırlıklarımızı tamamlayıp karşınıza çıkarak,size olan saygımızı gösterdik. Şimdi saygı gösterme sırası sizde!

Oyunumuz iki saat sürüyor.Ama bu tamamen size bağlı. İster 1 saat oynatırsınız, ister birbuçuk. Yok bu gürültü devam ederse yarım saatte de bitirebilirim oyunu, buna hakkım ve sözleşmemde yeri var.

Sonuç mu?

Seyircinin arzusuna uyarak ve tutumunu bir işaret sayarak 45-50 dakika oynayıp bitirdim oyunu.

Kimse demesin, seyirciyi dikkate almıyorsun diye. İsteseniz de yapamazsınız. İki ölçü Hidrojen nasıl bir ölçü Oksijen’e muhtaçsa, sayın biz de öyle muhtacız size. Ama karşılıklı saygıyla.

Konu önemli sürdüreceğiz. Seyirciliğinizi denk alın.

-----

Dikkat dikkat

Buralara değil de özel mailime mesaj yollayıp söven bir cemaat üyesi
Utan ey komedyen!!! diye yazmış açıklayayım;

Komedyen sanıldığı gibi komik roller oynayana değil her türlü rolü olağanüstü bir başarı ile oynayan yetenekli ve birikimli oyunculara verilen addir. Hele aşağılamak için hiç kullanılmaz. Arka arkaya üç ünleme gelince haydi ona hiç gelmeyeyim.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

cemaat.com mensuplarına

esselam cemaat.com üyeleri

son zamanlarda cemaat.com u ziyaret ettgimde
yüzümü ekşitiyorum cokca
bir süredir yazılanlar,kötü zanlar,saygıdan nasipsiz hitap ve ithamlar sanıyorum ki bi cok kişiyi de rahatsız etmekte
özellikle bikac isim üzerinden cokca da sayın Alacakaptan ı hedef alan edepten uzak kurulan cümleler beni üzüyor acıkcası
site yönetimi usul hakkında uyarı da bulunmalı mı yada bulunuyor mu
bu gb durumlarda bilmiyorum
ama ben hoşnut degilim bu durumdan
daha önce olduğu gb yayına ara vermek yerine siteyi temiz tutmanın yollarını bulmalıyız
ilgililere ve ilgilenenlere
hürmetlerimle

Cemaat.com (üye kapsamaz mensubu)'ndan!

hani bir yerde grup olarak oturuyoruzdur, bişeyleri konuşuyor yada tartışıyoruzdur, kahvehanede, okul kantininde yada başka bir mekanda, başka insanlarında bulunduğu bir ortamda.

Tabi, konunun kendisinden kendimizin heyecanından kaynaklanan hal ile, sesimiz biraz yüksek çıkar ya, etrafı pek rahatsız ettiğimizi o an için düşünemeyiz, belkde kimse bunu bilmeyerek düşünmediği için, bu durumu düşünememek bir hata yada saygısızlık olmaktan çıkmıştır ya, çünkü sen herkesi anlarsın, herkeste seni anlar, ki anlar. meşruluğu yazısız bir kural halini alır, ne güzel.

sonrasında, aramızdan biri çıkar, konuşmuş konuşmuşturda, aklına birden gelmiştir, sanki kimsenin aklına gelmiyormuştur ya! keşfetmiştir kardeşimiz. Kendini tenzih edercesine, şöyle der, arkadaşlarından bir anda uzaklaşıvererek;

-Ya arkadaşlar! biraz sessiz olalım, etrafı rahatsız etmeyelim, der.

sonrasında herkes birbirine bakar, sonra sözün sahibine bakar, sonra sözü alırlar, aldıkları gibi kalır söz, çünkü sözü koyacak bir yer yoktur ki, elde yakmaz bu söz. buz gibidir zira! Sonrada devam edilir zaten, zira konu önemli, "kulak verilirde ,kulak asılmaz her söze".

...............
Sebepsizlik ve sonuçsuzluk dedimde aklıma geldi diyecem şimdi ama, demediğim için bu şekilde giriş yapamıyorum.
-Neyse aklıma geldi
- ne mi geldi aklıma?
-durun anlatayım.
Niyemi anlatayım?
-Kinaye yapacam. :)

neyse! Birgün Hüsmen emmi, çarşıda adamın biriyle tartışırken, olay çığırından çıkmış kavga etmişler. Polislerde almış götürmüşler Hüsmen emmiyle kavga ettiği adamı, ifadeleri falan alınmış, bir kaç nasihatten sonra sulh etmişler, bırakmışlar. Detayları atlıyorum bu arada arkadaşlar, laf çokta, çok lafın gereği yok.

Neyse; olay duyulur tabi Hüsmen emmiyi tanıyanlar arasında, Birgün Hüsmen emmiyi yolda gördüm.

-ya emmi, hayırdır böyle böyle bir durum olmuş, merak ettik, nedir ?ne değildir?

Hüsmen Emmi:-yav bişeyler oldu işte, aldılar götürdüler bizi.

-Ya emmi, ne oldu ki, niye götürdüler?

Hüsmen emmi:-Ben ne oldudan, ne bittiden anlamam yeğenim,beni fazla konuşturma, ben haklıyım o kadar!

-Nasıl haklısın emmi?

Hüsmen emmi:- Nasıl mı haklıyım ! Bal gibi haklıyım işte.

.................

Ya neyleyecez işte, hal budur! herkes "bal gibi haklı". :) Ha şimdi, ben ne mi demek istedim burada? Ben onu bunu bilmem, bende "bal gibi haklıyım" demek istedim.Haklının karşısında bir haklı duruş yani.

-Haklı olduğum nerden mi belli olacak?

-Yorumum içerik yönetimine uğrar, onay alırsa yayınlanır, haksızsam onay almaz yayınlanmaz.Buda şu demek olur, kulak verilir hemde kulak asılır, yada kulak verilir de kulak asılmaz.

muhabbetle

dualarla kalalım

Her derde deva uğurböceği

Laf ortada beğenen buyursun söyleyip yazdıklarımın doğruluğuna hiç yakınlaşmadan durup durmadan üslubumu dillere dolayanlar da !(dahi anlamında ayrı yazılır)Ben bu blog altındaki Emre Uğur'un yazısından hiç birşey anlamadım Haklının karşısında haklı duruş sözünü ise absurd buldumGenel bir seyirci oyuncu ilişkisini irdelemeye başlangıç idi yazım ,ancak yine doyurulmaz çekişmelere çekileceğiz anlaşılan.
İnşallah yanılırım
Dua'ya hepimiz muhtacız,beddua sahibine aittir.

Seyirci kalmayın Seyirci olun
www.ulvialacakaptan.com

yorum önce onu yazanı yormalı bence

aklıma birden gelmiş bişey degil yorumların 'bazılarını' okuduktan sonra üzerimde kalan olumsuz tesirden hareketle yazdım rahatsız olduğumu kimlerin aklına gelmiştir bilmiyorum ama öncelikle yorumları yazan arkadaşlar bunu daha ciddi düşünmeli yazdıklarının tesirlerini ki benim ifade etmeye calıştıgım 'bazı' yorumlara yönelik bir ifadeydi hasılı kendimi tenzih edercesine bişeyleri keşfetmiş değilim

selamlarımla

Kulak Verin Ancak Kulağınızı Kestirmeyin

Bu yazılar devamlı baylar bayanlar,24 kısım tekmili birden,selvi boylu munis huylu,koalisyon ortağından uyumlu Boyalı Kuş Ulvi’nin harikulade meşakkatlı maceraları bunlar.

Ne demiştik kulağınız seyircide olacak ama geri de alacaksınız duyma organınızı,yoksam hemen yoldan çıkarırlar sizi.

Bir bakarsınız ki seslendiğiniz camianın isterlerine göre eğilip bükülen,kat kat olup yerlere serilen bir Minder Komiği'ne dönüşmüşsünüz.

Adamın toplantıda bütün marş sözlerini değiştirip cemaatin sloganlarıyla parlattığını görünce yazık ki yazık demiştim kendi kendime.Hele hazır bulunan liderin ismini her türküye lazım nakarata dönüştürünce kararı verdim,sahneden iner inmez:

--Sen şimdiye kadar sanatçıydın,şimdi bezirgan olmuşsun bundan sonra senin çıktığın sahneye çıkmam, selamunaleyküm, aleykümselam. O kadar”

Adam mı demiştim, özür dilerim ağız alışkanlığı.

Ters örnek te bolca.

Kendisini cemil cümle panelistler,şarkıcı ve oyuncu taifesi tanır.

Bu Eleştirmekle Görevli Devlet Bakanı aynı zamanda da ünlü bir alimin yakini.Beykoz Çayırı’nda Kara Gecelerin İntikamı’nı oynadık,biter bitmez atıldı :

--Siz sanatçı olduğunuz için mi İslam’la alay etme hakkını buluyorsunuz kendinizde?”

--Hanımefendi siz nasıl böyle bir şey söylersiniz benden böyle bir tavır nasıl beklersiniz?Biz baskıcıların İslam’ı nasıl öcü görüp,gösterdikleriyle alay ediyoruz.Siz de böyle anlamadınız mı?

--Canım ben anladım tabii ama halkın çoğu yanlış anlar.

İşte bunu yapmayın bana Beni merdivensiz kör kuyulara atın,onurumu çiğneyip falım yapın,etlerimi lime lime doğrayıp,kemiklerimden taraklar imal edin de başkaları namına adına ve dahi temsilen konuşmayın.Yoksa öyle bir çileden çıkarım ki,bu ööle makarna yünü çilesinin çözülmesine benzemez.

Seyirciyi sanat alıcısını ben tanırım,siz bilemezsiniz.Ben tanımak zorundayım.

Cerrah hangi damarı keseceğini,ahçı pilava kaç kaşık yağ katacağını,Gazete Genel Yayın Yönetmeni hangi ihaleyi kaça kapatacağını başkalarına mı soracak?

Bizimkisi de bir meslektir canım efendim.

Beğeniniz de başımız gözümüz üstüne,yerginiz de.Ama eleştiri meslekten olanların harcıdır.Bu iyi biline.

Kasette ilk müzik çalışmalarından birini yapmışız.Namaz çıkışı genç beni çevirdi.Sakal yeni çıkıyor,parka,elde tespih dönüyor, full aksesuvar.

--Ne o öyle çalgilar filan kullanmışsınız.İslami bir enstrüman kullansaydınız olmaz mıydı?Vurmalı,def filan?

--Kardeşim bütün bu çalgılar Syntzysher’de yapılıyor.Alet de mikrochiplerden oluşuyor.İnsan sesi, korosu ,darbuka ,gitar ne istersen var.

Şimdi bana bir fetva bul Chip vurmalı mı,telli mi,üflemeli mi?

Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com

Söylediklerin

"Söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır" prensibi keşke benim seyircim için geçerli olmasaydı anlatmaya çalıştığım şekliyle anlasalardı.. Yada;
Seyircilerin anlatmak istediklerimin hepsini anlamayacağını bildiğim için uygun zamanı gelene kadar en hızlı büyüyen bitki fıtratlı bambu gibi senelerce toprağın altındakileri gün yüzüne çıkarmasam.. Peki o uygun zaman hiç gelmezse? O kadar hazırlık çürüyüp toprağa karışırsa..

İstisna olmasaydı sanatçı, kaide kadar baksaydı hayata, sanatçı olur muydu?
Kaideler sanatçı kadar bakabilse hayata istisnaya hacet olur mu?

www.irakgecesi.com

Karagöz'üm canım efendim

Çok şükür şu ortamda bu derinlikte ve aynı duyuşta birine daha rastladım ya gam çekmem.
ben sanatını hakkıyla icra edene imrenerek bakarım gıpta ederim haset değiL.
Karagöz kardeşim nasıl da hakk etmiş soyadını.
Anlamak seyircinin her zaman anında giriştiği bir macera değildir.
Siz sözünüzü ihlasla söyleyin bugün olmazsa yarın mulaka bulacaktır yankısıni.
o b i l m e z se O b i l i r

Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com

Seyirci kalmadım, Seyirttim geldim !

Sayın Ulvi bey, yazılarımdan, yaklaşım tarzımdan, ifade ettiklerimden bir şey anlamıyor olmanız, anlaşılmaz olduğu anlamına gelmiyor elbette. Sanırım sıkıntı şuradan kaynaklanıyor, birilerinin bloğunun altına yorum yazıyor olmamız, direkt olarak blog sahibini muhatap alıyor olmamız değildir.Bu ilgili bloglar altında bir kaçbin üyeyle iletişim kuruyoruz aslında. Ki Platformun formu da bunu gerektirir. Görüldüğü üzere gerektiriyor da.

Evet, lafın ve konunun ortada olması gerekir, haklısınız. Lakin sizin blog ve yorumlarınızda laf ve konudan ziyade siz ortada görünüyorsunuz daha çok, hal böyle olunca herşeyi üzerinize alınıyorsunuz, neden? çünkü doğal olarak laf ve konudan ziyade size yönlenmiş oluyor ifadeler.Ben merkezli yaklaşımlarla bir husus irdelenirken, yorumcunun yorumu karşısında da "sen" olmuş olursun. Burada yorumcudan ziyade, yoruma açılmış konu yada konuyu açana dönüp bakmak daha yerinde olur, tavrı tespit noktasında.

Diğer bir husus, " yok emrenin, yok şunun, yok bunun dediğine bakar mısınız , siz bişey anladınız mı, ben bişey anlamadım" gibi ifadeler taraftar toplamaya çalışmak çabası gibi görünmektedir. Böyle yapıyorsunuz demiyorum, "demek" ile "demek istemek" arasındaki koordinasyon sağlanamadığı takdirde, bu şekilde bir görüntü oluştuğunu ifade ediyorum.

Cemaat.com kendini yeniledikten sonra, " içerik yönetimi" adı altında bir birim oluşturdu, Bu birimin, gerekli görülmeyen yorumların yada yazıların yayına girmemesi hususunda etkili ve yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Hatta anlaşılmayan yorumların yayınlanması da birimin inisiyatifi altında olsa gerek. İş bu sebepten yayına girmiş yazı ve yorum meşrudur, anlamı ortaya konmaktadır haliyle.

sonuç olarak, Kimin nerde durduğundan çok, nasıl durduğuyla alakadarlık noktasındadır yorumlarımız. Bu nasıllığıda ortaya koyan yazı ve yorumlardır.

özel açıklama: "Haklının karşısında haklı duruş sözünü absürd buldum" demişsiniz. açıklıyayım sayın Ulvi bey, Bir cümleyi, anlam olarak vazifelendirilmiş ilgili yazı yada konu içinden söküp alır, bağımsız bir cümle olarak tanımlamaya kalkarsanız, ona yeni bir anlam yükleme çabası içinde kalır, absürdleştirirsiniz elbette.

Konu içindeki anlamı şudur; "haksızlığı hak zannadenlere karşı, hak dava etmeye kalkarsanız haksız duruma düşersiniz" buradan hareketle, şahsi haklılığınız, genel bir haklılık hali değildir. Şahısla senin aranda zuhur eden bir durumun sonucudur.Mikro bir durumdur.
Özelini, genel zannedenlerde bu durum daha çok ortaya çıkar vesselam.

37. yılınız ve dahi sonrasında yapacağınız çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Muhabbetle

dualarla kalalım

Duruşumun formatının yorumu eksikti tamam edildi

Emre Uğur kardeşim,evladım
Blog altında sizin kullandığınız alan yorum başlığını taşır ve anayazı ile ilgili olmak gerekir.
Benim sizi anlamamiş olmam yanlızca yazınınızdan üslubunuzdan kaynaklanmıyor bunu siz de açıklıyorsunuz.
Ben alıngan bir adam değilim ancak taraftar toplamak gereksinme yaşım çoktan geçmiştir.Böyle sözleri hakaret sayarım .Kime neye karşı taraftar toplayacağm ?Anlamadığım sözlere ve kendine has hiç kabul görmemiş genellemelere yaslanan yazılara veya hiç tanımadığım şahsınıza karşı mı?
Allah aşkına kendinize seçtiğniz Yorumcu sıfatını bir yana bırakın da özgün bir yazı yazıp bir blog oluşturun da biz altına ilgili veya sizin gibi ilgisiz yorumlar yazalım.
Bu hakkaniyete uygun ve sizin için cemaat.com'da ilk olur.
Vurguladığınız gibi 37 yaşında bu adam bir de dahi anlamında de da ların ayrı yazılmasında ısrarcıdır.Bu da özeniniz içinde yorumlana.
Haydi gayret
İstemez bana acele cevap
Bir blog sizden kestane kebab!

Alma Mazlum'un ahını çıkar aheste aheste!
Bu yavaşlığa can mı dayanır bu nasıl beste?
www.ulvialacakaptan.com

anladın anladın, Bal gibi anladın !

Dilinizin ucuna vakti zamanında gelmiş, hazır ifadeler, hazır cevaplar, ezbere yaklaşımlar. Bugünü dünden saymak, dünden bugüne taşınan tekerlemeler, yok yok, bu iş olmayacak. İyisi mi uzatmayayım, ben kendi adıma.

neden?

çünkü; derler derler, yapmasakta yaptı derler!

Sayın ulvi Bey, Bundan sonraki sanat yaşamınızda ( dahi anlamının dışında bir "da", hal eki olduğu için bitişik yazdım) başarılar inşaallah.

"ağam burdan gidelim, bu yerler viran olmuş"

.............................

-Ya Hüseyin, gitme! seni öldürürler, yalnızsın, teksin, sana kıyarlar!

-Biliyorum! ama, eğer ben gitmezsem, benden sonra kimse haksızlığa karşı durmaz diye korkarım.

.............................

dualarla kalalım

Yorumcu lardan koru bizi Yarabbi

Bana sen diye hitap eden capini ortaya koyar ve ben susarimNe hazir ifade ne ezbere yaklasim densizligi ayan ve beyan ortaya koyarken unutmusuz Kimse görmek istemeyenler kadar kör degildir

Hakk pesinde olan Dua sini hakkeden icin Hakk a yapar
www.ulvialacakaptan.com

Yönetimin yönetilmemesi

Bu sitede yayımlanan yazılar/yorumlar Emre Bey'in de dediği gibi bir filtreden geçiyor ama O nun anladığı şekilde değil. Yani bu sitede yayımlanan her yazı cemaat.com site yönetiminin görüşünü yansıtır gibi bir anlam çıkarılmasın. Kaldı ki yayın kurulu yazıdaki düşüncelerin kendisine göre doğruluğunu değil yazının niteliğini inceliyor. Yoksa muhalif olduğumuz düşüncelerin bu sitede yayımlanma şansı olmazdı.

Ayrıca yayımlanan yorumlar meşrudur yayımlanmayanlar değildir gibi bir şey söylemek te doğru değil.

Doğrusunu söylemek gerekirse ben de sizin bir çok yorumunuzu anlamıyorum. Daha doğrusu yorumun yazıyla ilişkisini kuramıyorum. Yorumlarınız çok afaki kalıyor. Ayrıca yorumlarda kullandığınız
"diyaloglu anlatım biçimi" de yorumun değerini düşürüyor. Yorumlarınız az, öz ve özenle seçilmiş kelimelerden kurulu olursa çok daha faydalı olur. Sanki elinizde kalan son mermileri kullanıyormuş gibi.

"kelimeler tank gibi geçer adamın yüreğinden
harfler harp düzeni almıştır mısralarda" (Erdem Beyazıt)

O kelimeler ki nice kalpleri fethetmiştir, nicesini yerle yeksan ettiği gibi.

"Eşrefi mahlukatız lakin hamurumuz çamurdan !"