Cahit Zarifoğlu “bizim mahalle” için önemlidir. Çünkü o Hüseyin Hatemi’nin ifadesiyle “Türkçe'de hem ahenge ulaşmak hem de duygu iletişimini sağlamının belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşımında idi.” Ve Behçet Necatigil’in Cahit Ağabey’i tanımlarken kullandığı “Şiirlerinde geniş boyutlarla, özellikle madde ve ruh çatışması, Batı diktasına karşı Doğu protestosu gibi temaları işlediği görülüyor” cümlesinde karşılığını bulan anlamı bugün yeniden hatırlayıveriyoruz işte. Bu yüzden midir bilinmez Enis Batur kendisi için “Cahit Zarifoğlu bir gün keşfedilecek özel bir adadır” der.
Rasim Özdenören Cahit Zarifoğlu’nun şiirindeki dinamizmi “Aşkla şehvet, veliyle zerdüşt, sevgiliyle fahişe, varlıkla yokluk, zaman ve ölüm, geçmiş ve gelecek arasında zikzaklar çizip durur şair. Birinden ötekine gidip gelir. Bir arayış içinde midir acaba? Yer yer trajik deyişlere ulaşan bir içlilikle topyekun varlığın türküsünü söylemek ister gibidir. Açlık, varoluş, aşk, zaman, savaş hep içiçe örgütlenmiştir, bu şiirlerde” diyerek ortaya koyarken bir arayışın gönüllü örgütçüsü olarak karşımıza apansız dikilen Zarifoğlu’nun şiirleri içerisinde yerimizin olduğunu bize hatırlatıyor.
İstedik ki yine fikrimiz orijinal, kalıbımız farklı olsun ama bu kez Cahit Ağabeyimiz için olsun. İsmet Özel’in “O'ndan sonrakiler O'nda ders alınacak bir taraf bulacaklardır” ifadesine istinaden Cahit Zarifoğlu’nun site yazarlarımız arasında nasıl bir karşılığı olduğunu aramaya koyulduk. Her yazar kendince “Benim Zarifoğlu’m!” u kaleme aldı. Ve ortaya sanırız “Bizim Zarifoğlu’muz!” çıkıverdi. Bu blogun altında alfabetik sırayla sitemiz yazarlarının Cahit Zarifoğlu'nu bulacaksınız.
Beğenilerinize sunuyoruz.
Yorumlar
Zarif'e Name
Çar, 07/06/2006 - 12:21 — Turan ÇetinYa bu kez ölenleri görmeliysek
Ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle
Parka dolalım
Park bizi alır önce
Seyrimizden bir sabah kazanır
Eğri fakat daha çok eğrilmez bir şoförle
Sayısız rampaya katlanır
ya güneşten daha zengin
sofraya diz çökeriz
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle
Oysa sergimize kuşlar gelir uzanır.
... ve sen kuş olup gittin. ardından yalnızlığına gömüldüm ve hala anlayabilmiş değilim gidişini. sırtımda ağırlığından kekeme olduğum cümleler biriktiriyorum... anlamlandırmaya çalışıyorum hala harflerini... daha fazlasına tahammülüm yok artık...
dua'nın âmin'iyle boğuluyorum ıssızlığında.
"Biz Suyu Böyle Geçeriz, Bizi Afet Sanırlar"
Çar, 07/06/2006 - 14:35 — Huseyin Cahid DoganÜstad için yapılan bu girişim sebebi ile ilgilileri kutlar, en derin şükranlarımı sunarım.
" Benim şiirlerimde
Çar, 07/06/2006 - 15:40 — Hacer Nazan T." Benim şiirlerimde Hadis-i şerifler,ayetler, tasavvuf, menkıbeler islam davranış biçimleri ,tavırlar tepkiler ,kabuller ,suda erimiş madenler gibi vardır"
Cahit Zarifoğlu
Sabah Cemaat'i açtığımda cemaat halinde bir zariflik selamladı beni...Bu zarif davranıştan dolayı Cemaat'e teşekkür ediyorum...
O bir söyleşisinde "Hacca gitmeden hac anlatılmaz, hele gittikten sonra hiç anlatılmaz" demişti.Bende bu sözüne ithafen bunu farkeden insan için diyorum ki ; Zarifoğlu'na varmadan Zarifoğlu anlatılmaz, O tanındıktan ve O'na vardıktan sonra derinliklerin dimağımıza bıraktığı tad hasebiyle yüzeye çıkılmaz...Yani O anlatılamaz...
Yine de güzel bir çalışma olmuş...
http://www.zarifce.com
Çar, 07/06/2006 - 16:20 — ahmet rasimKüçük bir katkı, bilmeyenler için sanal alemde Cahit Zarifoğlu : http://www.zarifce.com
selamlar..
AŞKIN TARİFİ BU MUDUR?
Çar, 07/06/2006 - 16:37 — Elif HanzadeDilini kana bulama susta öldür beni nolur.
Gönlünün dar ağacına asta öldür beni nolur.
Hasretinle yana yana
ömrü tükettim uğruna
Birtaş misali bağrına basta öldür beni nolur.
Sevdam nasip alacaksa
Hasret yetim kalacaksa
Sonu vuslat olacaksa küste öldür beni nolur.
Dolaştır donan kanımı ruhun ile yak canımı
Körükleyip yangınımı este öldür beni nolur.......
Cahit Zarifoğlu'nu rahmetle anıyoruz !..
Çar, 07/06/2006 - 16:56 — Abdullah BirokurCahit Zarifoğlu'nu anmak/anlamak noktasında güzel bir çalışma olmuş.Duygu ve düşünce dünyamızın öncüleri, mimarları hakkında dosya niteliğindeki bu tür çalışmaların devam etmesini dilerim.Emek veren cümle dostlara selâm olsun !..
Tebrikler..
Çar, 07/06/2006 - 20:27 — Selim SevkiogluBu tür çalışmaların Cemaat'in varlığına kattığı anlamın büyük olduğunu düşünüyorum. Cahit Bey'e Allah'tan rahmet diler, emeği geçen herkesi tebrik etmek isterim.
Tariften Taşarsa Sevdâ
Çar, 07/06/2006 - 21:37 — Fatih M. TiyanşanAnılar Defterinde Gül Yaprağı
Gibi Unutuldum Kurudum
Başıma Düştü Sevda Ağı
Bir Başıma Tenhalarda Kahroldum.
Sen Kimbilir Rüzgarlı Eteklerinle Kimbilir
Hangi İklimdesin
Ben Sensiz Bu Sessizlikle
Deliler Gibiyim
Sensiz Bu Sessizlikle.
Ayrılıkla Başım Belada
Gözlerini Çevir Gözlerime
Yoksa Ben
Sensiz Bu Sessizlikle
Deli Gibiyim
Sensiz Bu Sensizlikle
SELAM OLSUN AŞKIN ŞAİRİNE!..
RAHMETLE YÂD EDİYORUZ...
... Mutluluk anlamaktır ...
YAŞAmış bir yalnız ADAM
Per, 08/06/2006 - 00:33 — Metah ÇAkkoZarifoğlu "yalandan yaşayıp gerçekten ölen kalabalık ademler"den değil; "gerçekten YAŞAmış bir yalnız ADAM"dı...
Ya da sadece "gerçek MÜSLÜMAN"dı...
vesSELAM
"Yazı"dan anlamayanın "yaz"ı da kıştır!
Lütfen !
Per, 08/06/2006 - 01:25 — Şadan Ercan"Ölümler vardır.
Can kuş gibi uçar gider
Bir martının süzülüp
Kaybolması gibi maviliklerde" der bir şiirinde sevgili dostu, değerli şair Erdem Beyazıt.
Zarifoğlu'nun ruhu da bir martı gibi süzülüp gitti aramızdan, can kuş uçtu adeta hasret kafesinden. O artık aramızda değil ama öyle güzel, öyle temiz, öyle candan sözler bıraktı ki biz hala O'nu dostluğunu, sıcaklığını, ağabeyliğini hissediyoruz.
"Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum "
Her övgüye layık olan Yüce Rabbim, bu güzel kulunun, merhum ağabeyimizin dualarını kabul et, bu mısralarıyla benim de dua etmeme vesile oldu, eserlerinden müstefid oldum, ecirlerini bereketlendir, kabul buyur, lütfen beni de bağışla.. Ya Latif ! lütfen.. (amin)
Vefa güzel şey
Per, 08/06/2006 - 14:25 — Serdar AkdağRahmetli şair Cahit Zarifoğlu son beş yıldır hakkında çokça konuşulan, mülahaza edilen bir isim. Bundan önce o kadar derinlikli bakılmazdı yazdıklarına. Şiirine gösterilen bu teveccüh sevindirici. Ancak gene de şairliğin yaşlılıkla çocukluk karışımı sıradan bir ruh durumu olduğunu bilmek ve haddinin üzerinde olumlu olumsuz değerler vehmetmek riskli bir yaklaşım olsa gerek.
Şiir sıradan bir eylem. ne süfli ne de kutlu bir yönelim değil. Ne kurtarıcı ne de kurtaran bir yapısı yok. Günümüzde algılandığı gibi yazılanı yazanından alan bir değerse. Zarifoğlu bu noktada önemli.
Allah rahmet etsin.
''Benim Efendi'm'' nerde?
Per, 08/06/2006 - 22:18 — Zeynep DoğanSelamun Aleyküm,
öncelikle bu muhteşem dosya için Cemaat.com yöneticilerine bir okur olarak teşekkürü borç bilirim.
Fakat 7 Haziran 2006 günü Üstad Cahit Zarifoğlu'nu an/lat/an o güzel yazılardan sonra, 12 Cemâziye'l Evvel 1427 sabahı da ''Benim Efendi'm'' başlıklı bir kaç yazı okuyabilmek isterdim Cemaat sayfalarında...
Efendimiz'in (sav) gidişinin bir dahaki sene-i devriyesine inşaAllah.
Selametle
Efendimiz'e karşı Zarifoğlu değil elbette...
Per, 08/06/2006 - 23:34 — M.Mustafa UZUNYoksa bu SIĞ bir eleştiri olurdu. Ama bir öneri bab'ından değerlendirilmeli muhakkak. Sene'ye "Benim Efendim" başlıklı yazılarda bekleyeceğiz cemaat'ten demektir bu.
İyi bir öneri...
Vesselam
ENDÜLÜS
Sizin hiç haberiniz var mıdır Endülüs’ten
Bir siz kalmışsınız duymayan halimizi!
Onlar sizden yana çevirerek gözlerini
Ufuklara bakıp bir imdat beklediler
Allah Rahmet Eylesin..
Cts, 10/06/2006 - 19:43 — Suat ÖztürkSabahtır
Alkışlar gecenin
Sıcak damları sükûn yapılarıyla
Aydınlatır bir ucundan
Kahvaltı sofrasında çay tasını
Düzgün uysal
Işıklı bir de ağız
Gizlice götürür hücreyi bütüne
Ve akla her gelen telgraf telinde
Öpüşür iki güvercin
İncelmiş ve yumuşamış gagalarıyla
Bu geçen mızrak
Kalın kararlı
Atanın değer biçilmez atıyla
Kuşkusuz yolunda gerek
Mızrak geçer ışığı
Geçer geceyi dolduran karanlığı da
Allah rahmet eylesin..
S.Öztürk
Bey Yaman
Cts, 10/06/2006 - 20:30 — RecepKılınçarslanBizim mahallenin "şiir denizlerinden" boy vermiş bir şairdir Zarifoğlu. Büyülü, çilekeş bir üstadın yaşamını ilk kez 'yaşamak'ı okuyarak tanımıştım. Henüz ortaokul yıllarında idim ve yaşamayı üstadla keşfetmeye başlamıştım, ne büyük bir zevkti bu! Aradan yıllar geçti ve ben, güzel insanların aramızdan neden bu kadar erken ayrıldıklarını düşünerek geçirdim yıllarımı.
Çilekeş, yaman bir şairdir Zarifoğlu. "Ben hala yalnızsam, dünyada bu kadar milyon insan niye vardır?" sorusunu soran bir şair için 'yaşamak' zor iş olsa gerek.
Bizim mahallenin her ferdinin eserlerini aşkla ve şevkle tetkik etmesi gereken Cahit Zarifoğlu için, Hüseyin Atlansoy'un kendisine ithaf ettiği şiiri buraya alalım ve rahmetliye dualarımızı eksik etmeyelim...
HÜSEYİN ATLANSOY
Bey Yaman
A. Cahit Zarifoğlu’na
şiir denizlerinde yıkanırım ben
yürüyüşümün ritminden ıslanır istanbul
Dişleri ve tırnakları çıkmamış,
yenidoğan, yaralara bulanmış yüzüne
gülücükler ve süt isteyen
bir suyuşirin kızdır takılara bulanmış istanbul.
Her gelişimde tersler beni, nazlanır
beni, beni, beni ister.
Kuruyan sarnıçlarına konuk olur isem
ıslanır suadiye, ıslanır istanbul
I
Yüzüm bir güzel düştür geceleyin
ismibeyaz dantellerde işlenen gözlerin
bilmezler, gündüzdeyim.
Uykularında, iken onlar
Ben atımı sürerim gözlerinden yayılan
rüzgârın küçük şehzade ülkelerine.
Birden boşanan önsöz niyetinde iki zerre
senden gelir sultanlık kemeri olur bedenime.
/kış biter
ellerim baharında
II
-İzdüşüm-
Ben mısıra ordularla giderim
nil sularında -ne tesadüf-nilüfer gezinirim
güler, gülü sever bir güzele gülümserim
ben mısıra ordularla girerim
Hünerimi kullanır hoşgeldin derim bir meleğe
beni kimle bilirler son nefesimde
ömrümde yandı dendiğinde bir çeyrek döner
sabrı şehadete ulayarak can veririm.
Beni bir gözleri ahuya zebun eden feleğe
son çeker, elleri ıslanır Azrailin
Bey yamanlığımdan ıslanır İstanbul.
17 Nisan 1987
*Şairin İlk Sözler adlı yapıtından.
İlhami Çiçek
Paz, 11/06/2006 - 22:33 — S.Setenay ÖzekYaptığınız bu çalışmadan ötürü bir cemaat üyesi olarak gurur duydum. Cahit Zarifoğlu'nun ikinci yeniyi tamamlayan yegâne bir şair olmasından çok; müslüman, devrimci kimliği ve özge kişiliğinin hepimizin hayatında özel bir yer edinmesine sebep olduğunu sanıyorum. Aynı vefa örneğinin ve hassasiyetin diğer özel şairler içinde gösterilmesini temenni ederim. Hepimizin Satranç Dersleri şiiri ile tanıdığı, "her insan çağından sorumludur"diyen ve çağına tanıklık etmiş olan İlhami Çiçek'in vefat tarihi 14 Haziran 1983'tür. Hatırlanması ve hatırlatılması gerektiğini düşünüyorum.