renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Sahibime Ah

Ey Alim! Ey yüceler yücesi!

Bir soğuk kış gecesi beni ısıttın ılıklığınla, hecesine ömürler verilecek sözler işittirdin… Birdin, sonsuzdun, tektin; insanda gizlenmiş yürektin. Beni sevecektin, sevdin; beni görecektin, gördün; beni işitecektin, işittin!

Nasıl bir zamanlar “İn!” dedin indiysem şimdi “Din!” dedin dineceğim. Seni “Hakk”ıyla bileceğim; seveceğim.

Ey Rabbim! Ey öteler ötesi!

Senden gelen bu sesi, bu nefesi seni söylemekle tüketeceğim! Seni dinleyeceğim ve ney gibi inleyeceğim bu nefesin havalarından ama nefsin hevalarından değil asla; neyzenin nevalarından!

Revalarından deva bulacağım; sevap umacağım.

Ey kalbim! Ey özeler özesi!

Sızdır gözlerimden özüme sıcak bir akışla aşkını ve beni bağışla… Sözlerimdeki bu yanış ve yakarışla aydınlat alnımı, kaş altından bir bakışla kaybolsun tüm günahlarım!

Affedilene kadar ahlarımdan sabahlarım.

Ey sevgilim! Ey özneler öznesi!

Eylemlerimi etkili kıl ve tümle beni, zarfım ol koru, bağla beni kendine yine… Yükle yüksündürtmeden; özneme özeneyim, peykinde gezineyim, kokuna bezeneyim ve bileyim ki “gizli hazine”yim.

Deneyim ve dineyim senin izninle ve izinle.

Ey gizim! Ey neşideler neşidesi!

Endişesi sen olan bir insan eyle beni ve kendimi eylememe izin verme. Kır bütün oyuncaklarımı, yak kâğıttan kayıklarımı, yık çıktığım kapıları! Yapıları uymayan ne varsa yaptırma bana, sapılacak yollardan uzak tut ve unuttur senden gayrıyı!

Tapılacak bir tek sensin, kabul et bu ayrıyı.

Ey efendim! Ey önceler öncesi!

Neyim varsa al benden yeter ki sen kal! Beni yoluna sal razıyım yağmurdan sonraki doluna… Dolunay gibi günü yansıtan; kıl beni vasıtan ki bütünleşeyim.

Ey Allah’ım! Ey niceler nicesi! Sensin tek ilahım!

Buncadır bütün ahım!

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.
Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Sahibinin Sesi

Sesler adedince...

Harfler ne kadarsa...

Kelimeler ağırlığınca...

Cümleler miktarınca...

Şükürler olsun Mevlâ'ya...

İsimleri var, güzel...

Sıfatları var, güzel...

Kulları var, güzel...

Yolları var, güzel...

Halleri var, güzel...

Hâlimizi hâl, kâlimizi kâl eyle
Yâ Râb, ârif eyle, kul eyle, lâl eyle...

Amin...

Vel-Hamdü Lillahi Rabbi-l Âlemîn...

... Mutluluk anlamaktır ...

"Cemalin gören aşıklar...

Şeyh Hamid Veli der ki

"Diriyiz daim ölmeyiz
Karanlıkta da kalmayız
Çürüyüp toprak ta olmayız
Bize leyl ü nehar olmaz"

Evet Yunus da
"Cemalin gören aşıklar ebedi ölmez Allah'ım"
diyor. Aşka tutulan ve aşk üzere ölen şehit oluyor demek ki . Allah onlara ölüler demeyiniz onlar diridirler demiyor mu. Aşk Allah ım aşk...

ölerek ol !

"- sen öldün! ölmemiş miydin?

- öldüm! öldüm de geldim."

Bismillah !

muhabbetle

Duan Kabul Olsun

Bu bir şelale midir?
Gözlerim beni aldatıyor mu yoksa?
Kadife eldivenlerle vurulan yumruklar...
Tek kelime kalmamış bana, Amîn diyesim var sadece.

Dua; hava kadar su kadar can kadar ihtiyaç...

Dua; hava kadar su kadar can kadar ihtiyaç ve dua; su kadar tuz kadar hurma kadar vakitli...

Dua; şükür ve tövbenin inceliklerine varma adına bu tür iç döküşler, arz-ı hal etmeler, yanmalar yakılmalar, hiçliğini sunma ve sunsuzu ummalar insanın içindeki bazı paslanmış yerleri ışıldatıyor, hareket ettiriyor..!
Dua etmenin o güvenli, serin, içli, özgür zemininden kopmadan düşünmek, etmek-eylemek, düşündürmek tesirli ve duru-tertemiz oluyor.
Bazen dua etmek yerine hala ses çıkarmaya çirkin sesler çıkarmaya devam ettikçe çirkinleşiyor, güvercinlerin yollarını kaparken kargalara fazlasıyla zemin oluyoruz. Sesimizi soluğumuzu güzelleştirmek için dua etmeli, duru yalın bir duruşa sahip olduğumuzu ortaya koymalıyız.
Siyasi laflar etmenin belirsiz, menfaate çıkarlara ilişin konuşmaya yakın olan o iç gıcıklayıcı alanından koparak -en azından bazen- dua etmenin netliği, beyazlığı, kopkoyu beyazlığı ile hemhal olmalıyız. Fiili ve kavli duayı tüm sesimiz soluğumuz ile yapmalı böylece meydan okumalıyız. Daha kendi nefsine meydan okuyamamış sözlerimiz aslında o kadar cılız ki...
Yüzlerimizden nurun kopup gittiğini görmek üzmeli bizi... Bazen -en azından bazen- belgelerden, bulgulardan, insan işi, insandan insana olan işlerden uğraşlardan kaçarak Güzel olana, En Güzel olana yönelsek.. keşke hep birlikte bunu daha çok yapsak...

Bunları yazarken aklıma Mevlana İdris'in 'Masal' isimli şiiri geldi. Düşüncelerimin, hislerimin geri kalanını o şiirden bir parça ifade eder diye onu yazayım yalnız:

"Çocuktum her şeyi anladığımı sanıyordum
Sonra büyüdüm, bombaların ve bankaların
Dağlardan ve ırmaklardan daha fazla olduğunu gördüm

Bahçıvanlar generallerden
Menekşeler mermilerden azdı

Yenilmişti dünya
Yenilmişti dünya

Duanın özgürleştiren rüzgarı
Çekilmişti yüzlerden
İnsanlar dua değil
Yönetmelik okuyordu"

Amin

Bizi yoktan var eden Rabbim.Varlığından varlığımızı şereflendirensin.Varlığında hiç olmayı diliyorum.Müslüman kardeşlerimin hayırlı tüm dualarını kabul et Rabbim.Onları zorluklardan kurtar.Hakkımızda hayırlısı ne ise bize onu ver.Senin her şeye gücün yeter.

Bir Yudum Su

Dünya telaşı içinde kupkuru yollara dalıp vakit öldürüyoruz. Yüreğimiz toz duman içinde kalıyor. Ve günaha isyan ettiren duygular bir bir gözden kaybolmaya başlıyor. Öyle zamanlarda içimi alabildiğine sıkıntı basıyor. Çare; yüce kitabımızın nurlu satırlarına sığınmak, en azından ayetlerden biriyle ferahlamaya çalışmak...
Bazen; "şu anda bir yudum su olsa da yüreğimi tozundan dumanından arındırsam" dediğim anlarda bir gönül ehli denk geliyor, bir çift söz ediyor ki, yürek dolup taşıyor ve gözler alabildiğine yaşarıyor. Ya da bir kaç satır, bir kaç mısra...
Allah ebediyen razı olsun Metah kardeşimizden. Böyle yazılara çok ihtiyacımız var.

aşıkların bAŞKadır yOLu...

"Ya ilahi bende senden bAŞKa bir şey yok imiş..." diyen birine de böylesi bir yazı yakışırdı...
Allah kabul etsin...

GÜÇ

Bir adamın kalemi bu kadar güçlü olabilir.

Ah u Eyvah

Ahıma katılan ahilere teşekkür ederim. Eyvahınız olmaya...
vesSELAM
"Yazı"dan anlamayanın "yaz"ı da kıştır!

hayatımdaki maviliğe...

sonsuzluk O'nu ararken çıktı karşıma. Ama yine ve o zaman da bilmiyordum, O'nu tekrar aramaya var mıydı gerek...
"Kim demiştir, Ademin tek derdi hicrandır gerek
Ummanın yek, ırmağın yek, cümle alem yek imiş..."

bunu bana diyen de sendin ya azizim...
s-Onsuz olan O'nsuz olamaz, olmadı da...yaşadık ve öğrendik birlikte...sen demiştin yine bunu da.şöyle düşünüyorum da ne çok şey demişsin...
ve gerçekten "kalemin ne güçlü..."
kalemin Rabbi'ne, kalemdeki kelamın sahibine...Ahh...Ne denli acı ki hayat, ne denli O'nsuz...
dili, şüphesiz ki burada da çok iyi kullanmışsın azizim...kelimeler titizlikle seçilmiş yine.artık bir çok yazan kişinin dile gereken önemi vermediğini senin yazılarını okuyup da dile gereken önemi verdiğini görünce fark ediyorum. bir milletin değişim süreci dille başlar.türkçe türkçe olarak kalmalı ve nihayetinde de biz, biz olarak...
her neyse bırakayım şimdi bunları bir kenara, senin ardından patlatmalıyım bir dua...okkalısından hem de...
sen seversin...asrın zarif düşünen genci...