renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Dinle -ya da Kulağını Ver Bana-

sana bir sır söyleyeceğim sevgili
şair kurması değil ayrılık
değil mi ki gözlerinin değdiği yerde ben yokum
rüzgârlar da o rüzgâr değil
söylene söylene buruşmuş bir cümle var dilimde
bir satırcık olsun yaz
mini minnacık bir satır
seni bilen rüzgârlar ısıtmış olsun yüreğini

sana bir sır söyleyeceğim sevgili
nankör bir farenin beynimin hamaklarını yediğini
ve bir kum saati karşısında duran
düşünür kedinin umutsuz bekleyişini

sana bir sır söyleyeceğim sevgili
“anne!” diye hıçkıran sesler
yankılanmıyor pembe panjurlu düşsel evin
sararmış sofalarında
gün boyu söylediğimiz şarkınınsa
eksilmek nedir bilmiyor virdi

sana bir sır söyleyeceğim sevgili
kimsesizliği okşar dururum kararmış aynalarda
say ki önünde secdeye kapanıyorum
say ki sana
Tanrının karşısında alçalan kulun
yalnızlığıyla seslendim bunca zaman
sen bu yalnızlığı bilmedin ki

sana bir sır söyleyeceğim sevgili
şarkılar o eski şarkılar değil
kabrini süsler dururum hükmü geçmiş
kalp sevdaların
sevdalar o eski sevdalar değil ki

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Benzettim mi?

Üstat şiirini okurken Luis Aragon'un o meşhur dizeleri beynimde dönüp durdu
"Sana büyük bir sır söyleyeceğim zaman sensin .."
Ayrıca benzerlik Aroğonun bu çarpıcı tümcesiyle sınırlı değil

"Sana büyük bir sır söyleyeceğim her söz
Dudağımda bir dilenen zavallı
Acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında

İşte bunun için diyorum ikide bir seni seviyorum diye
Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakça kalp kristali
Kaba konuşmamdan gücenme benim bu konuşma
Ateşte şu tatsız gürültüyü çıkaran sudur o kadar

Sana büyük bir sır söyleyeceğim bilmem ben
Sana benzeyen zamandan söz açmayı
Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
Tıpkı uzun bir süre garda
El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
Ve bilek söner yeni ağırlığından gözyaşlarının"

Şiir çok güçlü bir girişle başlıyor. Belli ki Cemal çalık kelimeleri gergef gibi işlemekte oldukça mahir. Ancak haddim olmayarak şiir boyunca yeknesak imge ve söylemlerin sıkça kullanıldığı söyleyeceğim.
"..söylene söylene buruşmuş cümle var dilimde..."

Allahu alem

evet!

selam ve dua ile;
Hamit Bey haklısınız. bu şiiri ilk sunduğum kişi (ki aramızda değil şuan ve kendisini rahmetle anıyorum) de aynı şeye dikkat çekmişti. aragon'un ne orjinalinden -ki fransızca bilmiyorum- ne de çevirilerinden okudum. bu yüzden ikircikli durumda kalmıştım. ya bu şiiri hiç gün yüzüne çıkarmayacaktım ya da benzerliğe aldırmayacaktım. gün yüzüne çıkarmayı seçtim. ilginize şükranlarımı sunarım.. hürmetlerimle..