Ayırdına varmadan hayatın gelgitleri arasında bocalıyorsanız ve üstelik yol yordamdan yoksun bir çocuksanız ne isterdiniz ilkin? Böylesi bir anket yapılsa, içinde de yüzbir seçenek bulunsa, sanırım sonuncusu nasihat olacaktır. Zira pratize edebiyatın en müşkül sorunsalı da bu. Öyle ki; pendnameler ile nasihatnameler, bu sorunsalı aşmak için iki muhteşem silah kullanmışlardır yüzyıllar öncesinden. İlki, teşhise dayalı fabl; ikincisi nutka bağlı kıssa…
Tam normuyla edebî bir hüviyete bürünemese bile, bir de doğrudan söyleme dayalı öğüt kitapları vardır. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Ataullah İskenderi, Ali Fuat Başgil böyledir. Horasan’dan kalkıp tüm Orta Asya ve Anadolu coğrafyasına hicret eden katalizatör dervişlerin metodudur bu söylem tarzı ancak halkın lisanına, zihnine, yüreğine yaraşır bir üslupla…
Karanlıktasınız… Zifiri karanlıkta hem ve hem de kalbinizle beyniniz birbirine bağlanmıştır bir şekilde. Elinde aydınlık ürünü bir kitapla karşınıza çıkar bir bilge ve size birbirinden enfes ışıklı onyedi yol, yöntem, pencere sunar. “Korkmayın, girin” der, “bu pencereler sizin, sımsıcak yüreğinizin, körpecik beyninizin.” Duyumsal, düşümsel bir fırtına peyda oluverir ansızın o ân. Bir nur huzmesi, bir ışık demeti, kristalize bir tayf dolar içinize. Parlar gözleriniz, zifiri karanlığı böler sevginiz. Şefkatli bir ses tınılar minik, minicik kulakçıklarınızda; “Bu kitabı sizin için yazdım” Hangi kitap demeye kalmaz, fısıldayıverir ismini; “Dünyanın Bütün Çocuklarına”
Nezir Demircan’ın -tabi şimdilik- burcu burcu sevgi kokan, buram buram öğüt havalayan son kitabından bahsediyorum size. Beyan Yayınları’ndan çıkan kitap yukarıda yazdığım gibi 17 pencerelik 135 sayfadan oluşmuş.
Öğütler silsilesi bir kitap… İçinde orijinal, çok az duyulmuş özdeyişlerle atasözlerinin; yer yer ayet, hadis ve bilgece deyişlerin bulunduğu kitap, sıkmıyor okuru. Zira bunlar alışılagelmiş, bildik, klasik vaaz ve nasihat havasından uzak, aksine sımsıcak öykü ve kıssalarla örüntülenerek ortaya çıkarılmış. Yani ilmik ilmik işlenmiş, nakış nakış derlenmiş, modern hayatla da bağını kesmemiş, güncel portreler sunulmuş okura. Bakmayın siz yazarın; çocuklar için yazdım demesine, aslında büyüklere yazılmış bir kitap bu. En azından ben böyle anladım ve algıladım.
Sayın Demircan, asla büyümeyen içimizdeki çocukluk genini muhteşem deşifre etmiş. Üşenmemiş, ince söz denen ve az sözle çok anlam ifade eden binlerce kelam-ı kibar’ı konusuna göre derleyip eserine monte etmiş ve bunu yaparken de usta bir dille akıcı bir üslup kullanmayı da ihmal etmemiş.
Bir oturuşta okuyacak kadar sürükleyici ve fakat bir tek penceresinde oturup bir ömür boyu eğleşecek denli düşündürücü kitabında Sayın Demircan; üstü örtülü bir şekilde bizi sevmeye, saymaya, bilmeye, akletmeye, duygulanıma davet ediyor.
Öğütleriyle başlıyor davetine, sorumluluk hususunda uyarıyor bizi, kanaatin faziletlerini sıralıyor tek tek, kaotik dünyanın ümit telini titretiyor gönülden, unutulan arkadaşlık değerlerini yine, yeniden yüceltiyor, helal kazancın önemine dikkat çekiyor, geçmişle geleceği hali hazırda törpüleyip yöneticiliğin ne şekilde olacağını gösteriyor, dikkatlerimizi toparlamamıza yardım ediyor, insan hayatında en büyük kazanımın tecrübe olduğunu söylüyor, adalet mekanizmasını işletiyor, tevazu kanatlarını geriyor, en büyük ve en ideal önderden yola çıkarak önderlik vasıflarını anlatıyor ballandıra ballandıra, güncel ve manidar atasözleriyle çıkıyor karşımıza, tavsiyelerini sıralıyor sonra, bilgelik makamını tekrar ihya ederek misyon ve vizyonunu silbaştan belirliyor, kutsalın izdüşümlerini kutsallık babına getiriyor ve sonuçta vasiyetini kaleme alıp yeşertiyor duyuş, düşünüş iklimini.
Eğikyazıyla gösterilen onyedi pencerenin her birinin kol ve kanadı, tül ve perdesi, kilit ve cam aksamı daha önce de ifade ettiğimiz gibi birbirinden enfes söz ve öykülerle bezenmiş.
Bunca bezek arasında kendini ister istemez sırça sarayda hisseden okur, camlara kazılı binlerce minyatür ve figüre bakıp arınmanın kutsal metodolojisini henüz keşfeden küçük, küçücük İbrahim’ler gibi; varlığını, kimliğinin nedenselliğiyle nasıllığını sorgulayarak daha bir huzurla hayata sarılırken kemale erişmenin basamaklarını da kat ediyor bu arada.
Nasıl mı? Okuyun… göreceksiniz… ötesinde anlayacaksınız… anlama dair ne varsa, hepsi bu kitapta…
Üstelik tatlı bir öğüt havasında…
Son yorumlar
10 sa. 33 dk. önce
23 sa. 9 dk. önce
1 gün 4 sa. önce
1 gün 12 sa. önce
1 gün 23 sa. önce
2 gün 6 sa. önce
2 gün 7 sa. önce
2 gün 10 sa. önce
2 gün 22 sa. önce
2 gün 22 sa. önce