renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Özgür Kız Reklamı ve Postmodernlik


Günümüzde şüphesiz en çok tartışılan, üzerinde en çok tanımlamaya gidilen, fakat bir türlü konsensüse varılamayan bir kavramdır postmodernizm. Öyle ki eğitim kurumlarında -özellikle sosyal bilimler alanında- postmodernizmden bahsedilirken, postmodernizmi II. Dünya Savaşı'ndan sonraki modernizm ötesi akım olarak değerlendiriyorlar. Hadi en geriye gidecek olursak Nietzsche'ye dayandırılıyor. Ancak kavramın ortaya çıkışında tarih olarak bir hata olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayatın bana öğrettiği postmodernizm düşüncesi her çağın bir postmodern yapısının olduğu şeklindeydi. İlk insan Adem ve Havva'dan beri postmodernizmin olduğu düşüncesindeyim. Yani Batı'nın dediği postmodernizm, Lyotard'ın Postmodern Durum adlı kitabıyla başladığı görüşü beni bu konuda bağlamıyor.

Bu haftaki Radikal II'deki Esat Arslan'a ait olan Özgür Kız ve Postmodernlik adlı yazıyı okuyunca zihnimde bazı soru işaretleri oluştu.

Esat Arslan Özgür Kız'ın son reklamını anlatıyor: "Özgür Kız'ın son reklamının ciddi politik imaları var. Emre Kongar'ı andıran hoca, amfideki öğrencilere ciddi bir şekilde Fransız İhtilali'nin en temel ilkesi olan 'özgürlüğü' anlatır. Bu esnada bir öğrencinin cep telefonundan Özgür Kız ezgisi çalmaya başlar. Yavaş yavaş tüm öğrencilerin telefonu aynı ezgiyi mırıldanırken amfi bu şarkıyı söyleyen ve danseden öğrencilerin arasına Özgür Kız'ın katılmayı ve yaşlı, ağır başlı hocanın da dansa eşlik etmesiyle sona erer."

Şimdi Esat Arslan'ın postmodernlik argümanlarını ele alacak olursak;

1-) Postmodern bir durumun moderniteyi reddi.

2-) Reklamda dile getirilen özgürlük modeli, klasik anarşizmin sunduğu bir özgürlük modeli.

Benim bu öne sürülen argümanlar üzerinde bazı eleştirilerim var. Öncelikle birinci argümana bakacak olursak;

Her ne kadar teoride postmodernim, modernizmi eleştiren ve modernizmi yıkma düşüncesiyle ortaya çıkmış bir akım olsa da pratikte postmodernizmin gerçekleşme serüveni çok farklı olmuştur. Çünkü postmodernizm hayatı yeniden okuma ve yorumlama modelidir. Yani postmodernizm argümanlarını modernizmden çıkarsama yaparak öne sürmez. Postmodernizm bir inşa sürecidir. Esat Arslan'ın birinci argümanının alt dalları olan modernitenin eliti sıradan halkı eğitme ve onlara gerçeği öğretme misyonunu yüklenmesi, modernitenin herşeyi ciddiye alması ve topluma kolektif bir kurtuluş vaadi sunması, modernitenin tarihselciliği ise yerinde yaklaşımlar. Elbetteki postmodernizm, modernizmin temsiliyet/teslimiyet paradoksuna kapılmamış, bilgi tekeli meşruiyetini yıkan ve böylelikle elit denen belirleyici gücü ortadan kaldıran bir düşünce sistemidir.

İkinci argümana itiraz etme nedenim ise reklamı yorumlarken önce postmodernizmi kullanıp daha sonra özgürlük modelini klasik anarşizmle açıklamasıdır.

Postmodernizm düşüncesindeki özgürlük klasik anarşizmdeki özgürlükten farklı bir konsepti içermektedir. Esat Arslan'ın dediği gibi klasik anarşizm otorite altında olmayan insanların doğal iyiliği inancından türer. Oysa burada ihlal edilen nokta postmodernizmin bir otorite kabul ettiğidir Ve bence postmodernizm özgürlük modeli olarak tam olmasa da liberal özgürlük modeline içerik yönünden oldukça benzemektedir. Yazarın postmodern bir durumdan (süreçten) klasik anarşizme geçiş yapması teorik açıdan belirli sakıncaları da beraberinde getirmiştir. Çünkü postmodern düşünceyle klasik anarşizmin özgürlüğü açıklanamaz.

Reklama postmodernizmin uygulanmasına gelince;

Reklamdaki Hoca geleneksel yada modern bir örneği temsil ediyor. Hoca Fransız İhtilali'ni anlatıyor. Ciddi bir mesele olduğu için yeni neslin ilgisini çekmiyor. Bir öğrencinin telefonundan Özgür Kız melodisi çalmaya başlıyor. Senarist aslında mükemmel bir senaryo oluşturmuş. Ulusları etkileyen bir özgürlük mücadelesinin anlatıldığı bir ortamda özgürlük melodisi çalınıyor. Birden bütün öğrenciler Özgür Kız'ın melodisini çalmaya başlıyorlar. Toplu bir isyan tıpkı Fransız İhtilali'ndeki gibi. Herkes dans etmeye başlıyor, hoca da dahil. Yani sınıf hocayı ekarte etmiyor, hoca sınıfa uyum sağlıyor. Yazarın dediği gibi modernite artık postmodernlik içinde bir varlık kazanıyor.

Aslında modernizm ve postmodernizmi ayıran fark birazda iktidar olmak kavramından geçiyor. İktidarın kullanılış biçimi, elde edilme yolları... Yeryüzündeki oluşturulan tüm düşünce sistemleri -anarşizm dahil- iktidar söylemi çerçevesinde oluşturuluyor. Araçların farklı fakat amaçların aynı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak şunu da belirtmeliyiz ki, postmodernizm ve modernizm arasındaki otorite anlayışı çok farklı. İktidar olmak otorite olmayı beraberinde taşımıyor.

Özgür Kız çürümüş şehir hayatından uzaklaşarak köylerde, kırlarda, balonda vs. doğayla başbaşa kaldığında huzurlu oluyor. Otoritenin yoksunluğu onu mutlu ediyor. Ancak bu reklam filmlerinde gözden kaçırılan bir nokta var. Kolektif bir özgürlük projesini bu şekilde üretemezsiniz dünyada. Çünkü McLuhan'ın söylediği gibi: Global Köy

Barış, adalet, iyilik, doğruluk, hürriyet ve özgürlük ile kalmanız temennisiyle...