
Ömer Karaoğlu; son çalışmasında da evvelkiler gibi güzel sözleri, kafamıza bir çivi gibi çakıyor adeta. Güzel sözler… En güzel söz mutlak kitabın sözü muhakkak. Sonra… Sözün sahibine vurgu yapmalı belki de: Allah`ın kelamı, son peygamberin kelamı, Allah dostlarının kelamı, iyi insanların kelamı, sıkı Müslümanların kelamı, dervişlerin kelamı… Ve bir de şairlerin vurucu sözleri… İnsanları Allah`a yakınlıklarıyla değerlendirmek gerekli. Müzisyenleri de…
Yüce yaratıcıyla aramıza mesafe koyan her şeye biz de mesafeli durmalıyız. Allah`a olan sevgimizi büyüten, direncimizi artıran her şeyi ve herkesi sevebilmeliyiz. Ömer Karaoğlu; hem direncimizi artırıyor, hem de sevgimizi büyütüyor. Putlara ve küfür sistemlerine olan muhalif duruşumuzu perçinliyor. Kudüs`ü ve İstanbul`u sevdiriyor bize. İstanbul`u sevmek Paris`e reddiye okumayı gerektirir.
“Savulun bozguncular
Sevdalar aldı beni
Kahrolun bütün putlar
Sevdalar aldı beni”
Sevdalar alınca bizi her şey yoluna girecek. Sevdalanmayı öğrenince ve yürek iklimlerine girebilince direnişimiz büyüyecek ve direnişimiz büyüdükçe dirilişimiz gerçekleşecek.
“Sevdalar aldı beni
Bildim ben sahibimi”
Sevdalar alınca ve sahibimizi bilince dünyamız aydınlanacak. Sevdalanmayı salt karşı cinse olur sanan zevat yanılıyor. İnsan başka şeylere de sevdalanabilir. Davaya, Kudüs`e, İstanbul`a, Buhara`ya, bu toraklara, bu topraklara sadık kalanlara, eylem adamlarına, bir şeyler yapmak için çırpınıp duran müstesna insanlara, mücahitlere… İşin dalgasında olmaktan Allahà sığınarak birkaç kelam daha etmeye çalışalım.
Bazı insanlara gereğinden fazla değer vermek gerekiyor: Mücadele ruhumuzu perçinleyecek insanlara. Ömer Karaoğlu bunlardan birisi. Yürek ikliminden sesleniyor bize. Hesabı hatırlatıyor: Ölümü!
“Ölüm var ölüm ölüm var ölüm
Kimine hüzün kimine düğün
Ölmeden önce ölelim gülüm
Ölümden öte bir yer var gülüm”
O`nu Filistin`de ki küçük beyaz yumruklardan bahsederken görüp durmamız aslında hiç de şaşılacak bir durum değil. Şehirlerimiz yakılıp yıkılırken, çocuklarımız öldürülürken, topraklarımız talan edilirken başka neyden bahsedebilirdi ki? Hiçbir şey olmamışçasına sussa mıydı? Hatta abartarak güldürüp eğlenlendirse miydi dinleyicilerini? Hayır, bunlardan hiçbirini yapamazdı. Namuslu bir sanatçı asaletiyle söylemesi gereken şeyleri söyledi O.
“Hani bir yanımız
Dökülür kanımız
Yanıyor canımız
Yanma dur diyemem”
Ciğerimiz yanıyor, kelimeler boğazımızda düğümleniyor, konuşamıyoruz, nefes alamıyoruz! Yanma diyemeyiz, konuşmamız lazım. Susmak kancıkların yapacağı bir iştir çünkü. Zamana ve mekana bakmadan konuşmak gerekir bazen, zulüm karşısında susmanın dilsiz şeytanlık olduğu bilinciyle. Olur ki; boşlukta yankılanıp duran ses, insanlığından bir şeyler taşıyan birisinin gönlüne isabet eder ve O da acıları hissedebilir.
Kasetin kapağında bir siYASAL UYARI yapılmış: Yaşadığımız sınırlı ömrü sorumsuz ve ölçüsüz bir eğlence alanı olarak gören nemelazımcı dinleyici için yan etkileri olabilir.
Ömer Karaoğlu kuşkusuz ezberlerimizi bozan bir müzisyen. Ezberleri bozulmuş bir dinleyicisi olarak şöyle bitirelim yazıyı: Vurgumuz ümmetedir. Bağdat`ın ve İstanbul`un kardeşliğinedir. Sınırların suniliğinedir, mümin kardeşliğinedir. Unutulan bir şeylerden bahsedilmesi gerekiyor. Çürümüşlüğün her tarafı sardığından söz açmak ve yarayı sarmaktan bahsetmek...
Yorumlar
yürek tenhadır...
Per, 07/12/2006 - 11:50 — Fethi SERHATTevafuk işte... Kaç zamandır bir yazı yazayım diyordum... Fatih bey bizden evvel davranmış...
Hani bir Yanımız çıkalı epey oldu...
Karaoğlu'nun son albümünde bir başka hal var...
İnsanlar olgunlaştıkça, yaş kemale erdikçe sözü lal ü gühere dönüşüyor...
Ömer Karaoğlu'nda bunu hissettim bu defa...
Ya azizim... nicolur halimiz...
Yürek tenhadır, diye okumuştum bir zaman bir yerlerde...
tenhada yakaladı bizi yine Karaoğlu...
Hüzün bastı yüreğimizi...
Unuttuğumuz erdemi hatırlattı...
Hani bir yanımız, dökülür kanımız
yanıyor canımız, yapma dur diyemem...
efendim mutlaka dinleyin... hele hani bir yanımız ve öğüt döne dolaşa dinlenmeli...
tenhada kalmak için...
Va hasretaa va firkataa...
____________________________________________
Hoşca bak zatına kim zübde-yi alemsin sen
Merdum-u dide-yi ekvan olan ademsin sen
Sevdalar Aldı Beni...
Per, 07/12/2006 - 15:28 — E.Fatih BilgeBöyle yazıların, tanıtımların burada daha fazla daha fazla daha fazla yapılmasını arzu edenlerdenim. Ömer Karaoğlu bizim için önemli. Ezgi dünyamızın son çırpınanlarından. Cümleleri, düşündükleri, yaptıkları bir olan bir abimiz. Asla eğilme, duruşunu bozma yok... Kalbimizin sesini dillendiren ezgilerinde dinlendiklerimizden.
Albüm ilk çıktığı sıralarda Hani Bir Yanımız'ı anlatmaya çalışmıştım burada. Buyrun;
Ömer Karaoğlu'nu üstteki
Cum, 08/12/2006 - 16:03 — rasim dumanÖmer Karaoğlu'nu üstteki yazının sahibi sevdirmişti bana. Hala dinlemekteyim. Çünkü bıkılası/bırakılası bir yanı yok. Dinlemeyenlere dinlemelerini tavsiye ediyorum. Ömer Karaoğlu bizim için gerekli. Fatih'in de belirttiği gibi ümmet için çabalayan bir insan.
yolun açık olsun
Cum, 08/12/2006 - 16:43 — misafirTam hatırlamıyorum ama zannedersem 2001 yılıydı. Sultanahmet'te o zaman ramazan konserleri vardı ve ogün ömer karaoğlu oradaydı ve söyleyecekleri vardı tabi. o zamana kadar ömer ağabey'in hiç canlı performansını izlememiştim o ezgilerini sıralarken bir şarkının arasında seyirciler arasında küçük iboyu gördü evet evet tahmin edebileceğiniz küçük iboyu kalabalıya dönerek şöyle söyledi arkadaşlar aramızda değerli bir sanatçı var küçük iboyu sahneye çağırıyorum dedi. Çocuk sahneye çıktı kaşlarını çatarak 'urfanın etrafı'nı söylemeye başladı sonra devam başka bir parça başka bir parça daha seyircilerin ıslıklamaları arasında ömer abi devreye girip söyle söyledi ibo sağolasın dedi sana bişey soracam dedi –sen beni tanıyormusun ibo yok abi dedi bak dedi buradaki herkes beni tanıyor dedi tanınmak için iillahaki televizyona çıkmaya illaha ki kullanılmaya gerek yok dedi
İbo anladı mı anlamadı mı bilmem ama ben orada işte ömer abi bizim bildiğimiz ömer abi dedim orada bile durulması gereken yeri gösteren kapitalleşmiş tatlı su Müslümanlarına rağmen davanın sahnede dahi temsil edilmesi gerektiğini kullanılan bir çocukla konuşurken bile belirtti . ve daha sonra tatmin olduğum yüreğimle ellerimi kaldırarak söyledim özgürlük türkülerini
Geçenlerde bir kardeşim Erzurum'daki konserine gitmiş milli gençlikten birileri kendi işaretlerini yaparak ezgilere eşlik ederken benim genç kardeşimde kurt işareti yaparak dinlemiş önce tepki için yapmış ama sonra bakmışki kimse bir şey demiyor o arkadaşlarla beraber aynı yürekle aynı ezgilere eşlik etmiş
Öner abi bilmiyorum daha ne kadar gidecek bu yolculuğun ama bu taplo seni anlatmaya yetiyor Allah yolunu açık etsin
Allah daim etsin!
Cum, 22/12/2006 - 01:02 — fatih tamerDedi bak şu koca dağlar adım adım yürüyecek
Şu kabirlerde uyuyanlar yürüyecek
Dedim ah Dedim eyvah
Bize kim yardım edecek
Dedi Allah dedi Allah
İLLALLAH!
başka ne söylenebilir ki. söylenmesi gerekeni en güzel bir şekilde söyleyene ne demeli Allah kaç batman yürek vermiş. Büyüsün de büyüsün. büyütsün rabbim!!!