renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Süveyda Hala Kayıp

(I)

Şiirlerin dilinden
Şarkılar söyledim
Şarkıların dilinden
Şiirler yazdım

Bir sabah ellerini açtılar bana
Ve en alayişli saçlarını sevdanın
Döktüler keder yoluna
Dudakları kırmızı ve temayüz
Gözleri iri ve zümrüt
Aynalarda kırldı bir yüz

Takılmışlar yepyeni bir çiçek takının ardına
Şarkıları esrar yüklü bir bulut
Enseleri ağır yüklerin altında zayıf ve yorgun
Nasıl düşerşe boşluk içine birden boşluğun
Öyle düşmüş veradan sükut
Kalplerine sarhoşluğun

(II)

Ben bir suyum, ben deryalara akıyorum
Ben kana bulanmış bir serçe kuşuyum
İsteksiz seviyorsunuz birbirinizi
Her sabah camlarınızdan size bakıyorum
Ekşitip ekşitip çeviyorsunuz yüzlerinizi

(III)

Süveyda! Yağmurların anlamı nedir
Ve saçların neden böyle ıslak?
Sen samanyolunda kaybolalı beri
Aç kalmışım netameli yolları ardımda bırakarak
Ve çıplak Tanrının huzurunda
Ve asidir bilirsin çarkıfelekler kolumda
Ben sana getirdiğim zaman zıplayıp dururlar

Her zaman zühre yıldızına bakıp yoruluyorum
Oysa kutup yıldızı kuzeyde olduğunu söyleseydi
Oraya da gelirdim
Kenan müneccimleri nerde olduğunu bilmeliydi
Onları da yalancılıklarından dolayı afaroz ediyorum

(IV)

Ben şekilden şekle giren Mekke güvercini
Gök-yüzünde zarif perendalar atmasını da bilirim
Doğu haremlerinin duvarlarına kazımışlar ismini
Benim bir adım var onu sen bilmiyorsun
Söyleseydim belki severdin beni
Yusuf’un uğradığı zindanlara uğruyorum
Haçlılar kanatlarımı hadım ettiğinden beri
Ölümlüler gibi yürürken boğuluyorum

(V)

Süveyda! Bugün aylardan rakam, günlerden saat eksilttim
Sırf yaşlanmayayım diye.
Züleyha kadar güzel olduğunu yazmasaydı kutsal risaleler
Böyle şerareler bırakmasaydın ayaklarının altında
Belki izlemezdim seni

İçimde sancılı bir vaveyla
Düşerken çığlık atmak istiyorum
Ben düşerken seni yakalamak istiyorum yer-yüzünden, gökyüzüne
Sen tepe taklak düştün mü hiç
Birden en sıvısına karanlığın, ışığın yanında?

Saçlarını Mısırlı kadınlar gibi topla
Kokunu yağmurlardan sonra alıyorum
Kokundan bir şekil yapıyorum
En az sen kadar gerçek ve yumuşak bir ten
En mahir ustalar kadar çizerlerdi toprağa
Yağmurlar beyaz omuzlarına düşerken

(VI)

Bu şarkıları dinle
Sen onları seversen, bir gün seni bulurum
Çok eskiden sordum menan cinlerine
Şimdi onlarda mecnun ve münzevi
Kokundan çıldırıp dağa çıkmışlar
Benim şarkılarımın sonunda başlıyor peşrevi
Tıpkı Adem gibi ellerini semaya açmışlar
Onunki Havva, benimki senin için çalıyor
Süveyda! Yağmurlara yetişmek için koşuyorum
Hepsi seni ıslatmak için kaçmışlar.

2006-11-02 / İslamabad

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Dikkat! Şiir.

Mustafa Burak Sezer imzalı ürünleri daha önce Yedi İklim'de okuduk zaman zaman. Şimdi bir şiiriyle cemaat halkasına dahil olmuş. Ne güzel. Cemaat'in bir süredir durağanlaşan şiir ortamına güzel bir katkı olmuş bu şiir. Her ne kadar biraz dağınık ve arabesk bir şiir olsa da, bu şiirde ve Yedi İklim'in önümüzdeki sayılarında çıkacak şiirlerinde bir büyük şairin habercisi kimi ipuçları gizli.

Sezer'i tebrik ediyor ve şiirdeki çabasının inat ve kararlılıkla bütünleşerek sürmesini diliyorum.

AGU

Tebrik

Hoş bir şiir.

"Süveyda Hala Kayıp"a bir-iki not...

Bazı dizelerini seçip aldığım bir şiir oldu bu..

Şiirin kimi kısımları bana göre şiirden kopuk ve gereksiz olsa bile..

Biraz daha kısa ve işlenmiş olsa bu şiir, bence daha güzel olurmuş.

Meselâ, "Her zaman zühre yıldızına bakıp yoruluyorum" diye başlayan kısım gidişata uymamış bence; şiir değil.

"Süveyda! Bugün aylardan rakam, günlerden saat eksilttim
Sırf yaşlanmayayım diye".. bence alakasız olmuş burası da. Bu iki dizenin anlamı farklı bence, ve kullandığı ortak yer de bu farklılığı şiirleştirememiş. Yani şiir genelinde de var bu, bir dizeden diğerine geçerken bütünlük sorunu olmuş bazen:

"Saçlarını Mısırlı kadınlar gibi topla" dizesi de, altındaki beş dizeden kopuk bence. İnsan kendini şiire vermek istiyor ama bu tür kopukluklar etkiyi zayıflatıyor.

"Şimdi onlarda mecnun ve münzevi" dizesinde, "da"yı ayrı yazmak gerek. Ve, münzevilik mecnunluğa dahildir zaten. "mecnun ve münzevi" demeye gerek yok bence. İkinci kelime, yani "mecnun"dan sonraki, daha ileri ya da değişik bir kelime olmalı ki, şiir devam etsin.
Genelde bu ve benzeri şeyler.. ha bir de şiirin adı "Süveyda Hala Kayıp" ya, ben orada "Hala"yı ilkin hâlâ diye değil de, babanın kızkardeşi olan "Hala" diye anladım, başlıkta.

Ama bu şiirde benim beğendiğim dizeler de var, paylaşmak isterim:

"Benim bir adım var onu sen bilmiyorsun
Söyleseydim belki severdin beni"

"Birden en sıvısına karanlığın, ışığın yanında?", burada, "en sıvısına karanlığın" gibi arabesk bir ifade kullanılmasaymış keşke; ama "ışığın yanında" eklentisi çok güzel bence.. güzel bir anlam...

"Kokunu yağmurlardan sonra alıyorum"

"Bu şarkıları dinle
Sen onları seversen, bir gün seni bulurum"

Mustafa Burak Sezer teşekkürler!

Okuyup, yorum yazmanız...

Okuyup, yorum yazmanız beni sevindirdi Sn. Ali Görkem ve Ali Düz Bey.

Muhabbetle

"There is no good or bad; its just a thought that makes things good or bad!"
-İyi yada kötü yoktur; şeyleri iyi veya kötü yapan düşüncedir.-
William Shakespeare

Görseller metni kapatmasa

Mustafa Burak Bey,

mistik öğelerle iç içe geçmiş bu sevda şiirinizi ikidir okuyorum.. üzerine bir şeyler de söylemek istiyorum..

fakat çok güzel ve şiirle bütünleşmiş bu görselin sakladığı bir-iki dizeyi sanırım göremiyorum.. benim monitörüm mü yanıltıyor?

şiir "Bir sabah ellerini açtılar bana" dizesiyle mi başlıyor? anlayamadım..

"Öyle düşmüş veradan sükut" dizesindeki vera kelimesini âlem, kâinat anlamında mı okumalıyız? öyleyse şapkalı yazılsa algıyı sekteye uğratmaz herhalde: verâdan

esen kalın

Evvela yorumunuz için

Evvela yorumunuz için teşekkür ederim Nevin Hanım. Selman Bey'e teşekkür ediyorum, evvelden Ay Vakti adını zikretmişken daha sonra silivermiş, bugün ders arası hızla kontrol ederken gördüm ama cevap yazacak vaktim yoktu. Sanırım kırıldılar ve mesajı değiştirerek hoş bir şiir demekle yetindiler. Sağlık olsun.

Monitorde bir sorun olması muhtamel görünüyor! Şiir /Şiirlerin dilinden/ diye başlıyor.

Bu şiir, Şair Cevdet Karal Beyin şiirimde teşhis ettiği gibi bir çırpıda yazdığım şiirlerden biri. Son zamanlarda üç ve dört sayfalık şiirleri bir oturuşta 3 ve 4 bazen 5 saat içinde yazdığım oluyor. Ama imgeler üzerine fazla oynamadan bir çırpıda çıkan şiirler üretiyorum. İçimde bir infilak var. Bu da onlardan. Dolayısı ile çağrışımı bol olan ve zaman zaman coşan bir şiir. Üzerinde çok hızlı bir oynama yapmıştım. Hâlâ ve Verâ bahsi yukarıda zikredildiği üzre gözümden kaçmış. Evet, verâyı söylediğiniz gibi âlem idrakiyle okuyun.

Bir aceminin ayak çırpınışları bu şiirler. Arkası yarın.

Muhabbetle

"There is no good or bad; its just a thought that makes things good or bad!"
-İyi yada kötü yoktur; şeyleri iyi veya kötü yapan düşüncedir.-
William Shakespeare

hakîm ve mümbit imgeler

Estağfurullah, Mustafa Burak bey, tevazu gösteriyorsunuz.. şiiriniz hakîm ve mümbit imgeler içeriyor..

bir çırpıda çıkan şiirlerin imgeleri ile hatta kurgusu ile oynamak bana da hiç doğru gelmez, ancak türkçeyi kullanmak bağlamında biraz daha çaba ve zaman harcamak gerekir diye düşünüyorum..

böylece anlatı diline daha yakın olan söyleyişleri şiir diline çevirmek mümkün olabilir.

ama bu da kesinlikle bir olumsuzluk değil, şairin seçimine bağlı bir kıstastır.. yani öznel bir bakış açısıdır benimki..

imza olarak kullandığınız shakespeare deyişi bu demek istediğimi daha iyi ifade ediyor..

esen kalın