
Tarık Tufan yeni bir televizyon programıyla Cumartesi ve Pazar günleri Haber 7 ekranında. Hafta Sonu Eki adıyla yayınlanacak olan programda, içinde hayat barındıran sözlerin, haberlerin, sohbetin peşine düşülecek. Programın ilk hafta konukları Yönetmen Derviş Zaim ve Müzisyen Murat Çelik.
Tabutta Röveşata, Filler ve Çimen gibi başarılı filmlere imza atan Zaim şimdi de yeni filmini izleyiciyle buluşturuyor ; Cenneti Beklerken. Derviş Zaim 16 Aralık Cumartesi günü Haber 7 Tv'de saat 17.00'de Tarık Tufan'ın konuğu.
17 Aralık Pazar günü ise Düş Sokağı Sakinleri efsanesinin Murat Çelik'i programa konuk olacak.
Hafta Sonu Eki'nde konuklarla hayatın tüm alanlarına uzanan keyifli sohbetler ve ilginç köşeler olacak.
Yorumlar
Hayırlı olsun. İnşallah
Cum, 15/12/2006 - 13:20 — rasim dumanHayırlı olsun. İnşallah Tv programı da Düş Vakitleri gibi kaliteli ve içten olur... Acaba Tarık Tufan'ın yeni kitap çalışması var mı?
Dua gerek yola çıkana
Cum, 15/12/2006 - 15:37 — Tarık TufanRasim kardeşin iyi dileklerine teşekkür ederim.
Bir kez daha yola çıkıyoruz nasipse. Televizyon zor zanaat. İnsanın yüzüne makyaj yapıp çıktığı her alan gibi zor.
Hafta Sonu Eki'nde konuşacak sözü olan adamlarla oturup konuşacağız. Programın en büyük iddiası da bu aslında. Bizler sohbet edecek kadar kafası basan adamlarız!
Kitap meselesine gelince.
Başladık başlamasına. Hikayesi de zihnimizde kıvranıp duruyor. Dünyalık mevzuları bir kenara atıp yazmayı tamamlayabilirsek, o da yolda..
Ya nasip!
Elbette Hayırlı Olsun.. AMA
Cum, 15/12/2006 - 16:17 — yusa ırmakTarık Bey de artık eline mikrofon verdiğimiz bir tv programcısı mı oldu yani şimdi? Nerden Nereye değil mi Tarık abi? Efendim İnşallah duygularınız ile yaşadığınız şarkıları seslendirirsiniz. Kalben Kabullenmediğiniz, hakkıyla inanmadığınız şeyleri milletin gözünün içine baka baka anlatmaya kalkmazsınız hem öyle birşey olsa vallahi yakanızdan tutar cemaat:)) Artık korkuyoruz inançlı kardeşlerimizin böyle olaylar karşısında enelerine yenik düşmeleri bizleri zor durumda bırakıyor zira.. II. Ahmet Hakan olayı yaşatmayın bize efendim. Allah yolunuzu açık etsin bahtınızı açık etsin... Hayırlı olsun..
Polemiğin kitabını yazsam yeniden...
Cts, 16/12/2006 - 02:11 — Mahpeyker MinyatürkYuşa Bey,
Tarık Tufan TV. görmemiş biri değildir, yüzüne makyaj değmiştir Kanal 7'de Tv5te.
Ahmet Hakan'ın adı nereden aklınıza geldi. Her sakallı bizim hayal dünyamızda neden yüceltiliyor ben anlamadım. Ahmet Hakanla Tarık Tufan'ı bir tutmanıza şaşırdım. İkisinin de yazılarından kim olduğunu net bir şekilde anlayabilirsiniz. (Polemiğin kitabını yeniden yazan adam ve bir gönül adamı, ne benzerlik!)
Tarık Tufan'ın Allah yardımcısı olsun ve Allah ellerini bırakmasın...
seviyoruz ailece destekliyoruz:)
Mahpeyker Minyatürk Kardeşim!
Cts, 16/12/2006 - 02:46 — yusa ırmakKıymetli kardeşim,
Öncelikle Hassasiyetin için teşekkür ederim.
Elbette Tarık Tufan Tv görmemiş bir adam değildir aksini idda edenin de anlını karışlamak lazım. Tarık Tufanın sadece nerden geldiğini unutmamasını anlatmaya çalışıyorum. Hani vardır ya "Mağrurlanma Padişahım Senden büyük Allah var diye" bu düsturdan hareketle hal lisanımı anlatmaya çalıştım.. unutmayacakta bi iznillah.. Tarık bey her bir güzeliliği bin kere hak eden bir kardeşimiz. Kalemiyle nice körpe gönüllere de güzellikler aşılayacak. Bizimkisi daha çok samimane bir uyarı:)) Ahmet Hakan bir tarafa Tarık Tufan sağ tarafa...(üç nokta iyi ki varsın)
Duyarlı Uyarılar
Cts, 16/12/2006 - 02:54 — Mahpeyker MinyatürkYuşa Bey,
Ahmet Hakan muhafazakar bir kanalın haber spikerliğini yaptı diye neden Tarık Tufanla aynı kefeye kondu? Ahmet Hakan nereden geldi??? Kendisi eskiden beri BÖYLE olduğunu iddia ediyor ya o bakımdannn...( Gerçi imalı imalı dönek olduğunu söylüyor ya )
Tarık Tufan da kızacak şimdi bize. Tarık Abi, sana (yuşa beyin yorumunu destekleyerek) Melih Kibar'ın bir eseri ile seslenmek isterim:
"HEP BÖYLE KAL, HEP CANA YAKIN"
Mahpeyker Minyatürk II.:)
Cts, 16/12/2006 - 03:10 — yusa ırmakAhmet Hakanın nerden veya bizim nereden geldiğimiz önemli değil. Gelin hep beraber tarık tufanın nerden geldiğine bakalım.
Şimdi Ertugrul fındık Tarık abiye soruyor...
– Ben seni tanıyorum. Çok da fazla "ortalıkta" görünen biri değilsin. Ancak buna rağmen "seni sevenler" sana enteresan bağlarla bağlanmış. Nasıl açıklıyorsun bunu?
Cevap:
Annem bana çok ortalıkta görünme evladım demişti ben de ortalıkta görünmüyorum. Ortalık denilen yer ürkütücü bir yer abi. Millet dolaşsın biz bir gün ortalığı toplamaya geleceğiz. Bizi sevenler! Ne güzel bir ifade üstat. Onlar da ortalıkta değiller. Beraber takılıyoruz işte.
– Son bir soru soracağım. Galiba biraz geyik olacak ama... Değişen bir şey var mı hayatında ? Yani beş yıl öncesine göre... Ya da on yıl ? Var mı? Ekşitme kardeşim yüzünü... Çok mu geyik oldu... Ama ben merak ediyorum...
Cevap:
Herşey değişti Fındık herşey.
– Sağol üstad... Şu bilgisayarın başına geçip bana bir de kısa bir özgeçmişini yazarsan öyle sevinecem ki...
Cevap:
Tarık Tufan (1973-?) Özgeçmiş dediğin işte bu tire işaretidir. Hepsi bu....
Hayatının hepsini bir tire ile sıfırlayan bir insan elbette Ahmet Hakan ile aynı kefeye giremez benim kastım şu bir daha söyleyeyim Yarın Tarık abiye çeşitli kanallardan program için teklif gelirse bu örneğe benzemesin ki gelmeyecekte gelmezde Yahu Kendi etrafında gönül devleti kurmak isteyen bir insan nasıl eneli olur? olmaz elbette. Sevdiğimizden söylüyoruz nazar değmesin diye yani... :)) sevgiyle kal.
şimdi ben bu tartışmaya çok pis dalarım ama
Cts, 16/12/2006 - 03:35 — ismail kılıçarslanTarık kızar. "Yakışmaz sana" der. "Sallama, boş ver" der. Tarık babanın hatrına dalmıyorum bu tartışmaya. Ancak, canı sıkılanın birilerini Ahmet Hakan'a benzetme refkleksinden sıkıldım. Eminim Ahmet Abi de sıkılmıştır. Ötüken nere, Mekke nere, Paris nere, Kayseri nere?
Tarık. Bilvesile. Bomba gibi bir program yapacaksın; bundan eminim. Allah yolunu açık, bahtını açık, zihnini açık etsin.
Bizimkisi Dalınacak Mevzu değil
Cts, 16/12/2006 - 11:56 — yusa ırmakKıymetli İsmail bey,
Mutlak ve sabit hakikatleri, fani şahıslara izafe etmek bizce bir hastalık. Hem ne zamandan beri uyarmak, hatırlatmak, ayağındaki dikene uzanarak bak, Tarık bey kardeşim, böyle olursan başına bu adamın başına gelen gelir demek ne zamandan beri dalınacak bir mevzu oldu anlamış değilim? Yani dalma karşısında neye dalacağınızı eminim sizde bilmiyorsunuzdur. Yoksa hatra binaen susmayı tercih eden birinin, kendini hangi ruh haliyle gördüğünü merak ettim doğrusu! Hakir mi buluyorsun bizi, Hayırhah olmamızı istemiyormusun, kişiliksiz, şahsiyetsiz, taklitçi zihniyetine mi sahibiz sence? Nedir yani dalınacak? Neyi anlatmaya çalışıyorsunuz neyi nüksettiriyorsunuz? Bizim geleneksel ve dinî üslûbumuzu, yorum tarzımızı ve ifade şeklimizi de olumsuz anlamda etkiliyor söylemleriniz efendim. Bizde de artık “ben” merkezli anlatımlar çoğalmaya başlıyor, yaygınlaşıyor ve sanki benliği inşa etmiş olmanın verdiği bir haz ile konuşmalara giriyoruz. Oysa bu, kibrin amcazadesidir ismail bey kardeşim ve bir aldanmışlıktır. İhlasa ulaşmada mecburen geçilen riya koridoru gibi, acilen geçilmesi gereken bir vetiredir. Bunu hatırlatmaya çalıştım Tarık Tufana yani bilmiyorda demiyorum bu söylemlerimi HATIRLATIYORUM diyorum bilmem anlata biliyormuyum. Yani sizin gibi aklı selim bir dostun Böyle basit bir mevzuya dalmasını inanın anlamıyorum... Hem Kelimeler, insanın düşüncelerini, yaşam felsefesini ve hatta inançlarını bazen belirtir, bazen de belirler. Sürekli kahredilen birinin ümitsizlik hastalığına yakalanmaması gibi, devamlı teşvik edilen birinin de aşk u şevkle dolmaması düşünülemez efendim. Bizler kelimeleri önemsiyoruz bizce kelimeleri önemsemeyen, varlığı önemsemeyen insandır. Lafızlar manayı açar veya örter. Mana, ruhtur. Ruh, hayattır. Ruhsuz, manasız sözcükler, hayatiyetini kaybetmiş demektir ve kadavralar can bağışlamaktan uzaktırlar. Ben merkezli söz, fiil ve davranışların ahirette rıza-i ilahi ve sevap cinsinden bir karşılığı olmasa gerektir. Değmez İsmail bey kardeşim bu mevzuya dalmanıza uzun lafın kısası. Zira buradaki tartışma değil hatırlatma nevinden bir konuşma ya da yazışma her ne ise.. Enerjinizi daha güzel tartışmalara ayırın. Hem Tarık Tufan'ın o geniş gönlüyle benim ne demek istediğimi anladığını zannediyorum. Vesselam.
ben sadece
Cts, 16/12/2006 - 13:55 — ismail kılıçarslanSayın Irmak. Söylediklerinize hiç bir itirazım yok. Ben sadece "2. bir Ahmet Hakan olayı" ibarenize takıldım. Elbetteki "hayır" içeren bir uyarı yaptığınızın farkındayım. Ama durmaksızın Tarık'ın ve benim karşıma çıkan şu "Ahmet Hakan" benzetmesi midemi bulandırıyor artık. Sizin de bunu anlayışla karşılamanızı istirham edeceğim. Bütün derdim budur. Kastım "süperego"mu sizin üzerinizde gerçekleştirmeye çalışmak değildir. Sizi üzüp kırmak hiç değildir. Kırılması gereken çok sayıda insan varken üstelik...
Selam ve dua.
Anlıyorum
Cts, 16/12/2006 - 15:10 — yusa ırmakEvet "II. Ahmet Hakan" olayının sürekli karşınıza çıkması ve gündeminizde yer bulması bizce de talihsizlik efendim. Ancak İnsanların ruh haletleri farklı farklı herkes bir renk... Bu çok renkliliği hoş görmek lazım kıymetli üstadım. Sizlere yani gönül adamlarına yakışan hal ve hareket herkesi kucaklayan cinsten olmalı. Cemaat içindeki bütün yazı ve yorumlarınızı nerde ise ezbere biliyorum. Yapmış olduğunuz yorum ve yazılarda bazı dostların ve arkadaşların ya da yazarların size karşı takıntığı tavrı da hoş bulmuyorum zira doğrular karşısında eğilen Haksızlıklar karşısında eğilmeyen bir başınız var... Hem malumunuz efendim insanlar korku ve hislerini anlatmakta gündemden dem vururlar gündeminizde devamlı bulunmasına karşılık önünüze çıkan bu "talihsizlik" de olsa sineninizi sonuna kadar açmınızı istirham edeceğim. Sizinde bu görünen sözlerinizin altında haklı sözlerinizinde dostlara şifa olduğu kanaatindeyim ve altın gibi kalbinizin var olduğunu biliyorum. Yuşa Irmak sizin duruşunuzu ve tavranızı takdir etmektedir. Hem benim gibi birinin kılıçarslana yönelik takdiri de ne kadar önemli? onu da sizin ve Allah'ın bileceğine inanıyorum. Tarık tufana, size, sizin gibi gönül ehli kabe duruşlu dostalara kırılmak mümkün mü? burada kırılması gereken birşey var ise beyninin üstüne oturmuş olan, benim kafamın kırılmasıdır bu daha evla olanı.
Aleyküm selam Dualarımız müşterek inanın ediyorum şu siteye gelmişliğim yakın bir zaman olmuş olsa bile burdaki yazar ve çizer kardeşlerime tek tek ayrı ayrı teşekkür ediyorum ciddi manada istifade ediyorum, her kalemden. Hepinizden Allah razı olsun. Mevlam biz yerlileri de, "hakkı" kalemiyle aramaya muaffak eylesin. Hakka emanet olasın.
OLLEEEEY :)
Cum, 15/12/2006 - 17:36 — ihyanur bahcehayırlı olsun tarık abi :) inşallah bu sefer yarıda kalmaz programınız. başka bi kanalda daha yapıyordunuz ve programın başlamasını iple çekiyorduk ama kısa süreli oldu inşallah bu baya bi uzun sürer :)
tekrardan tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim.
ALLAH ELLERİNİZİ BIRAKMASIN.
güzel olacak, güzel..
Cum, 15/12/2006 - 21:29 — Abdullah KibritçiDüş Vakitlerinden sonra biraz garip olacak bizler için ama, güzel olacak yine de..
Rabbim seni saklasın..
Cts, 16/12/2006 - 01:35 — Selim Sevkiogluİlk kez kitaplarında yazdıklarıyla tanıdım Tarık Tufan'ı. Sokaklarımızı anlatıyordu. Şehrimizin ve yüreklerimizin sokaklarını. Bulvarlardaki ışıklardan, çıkmaz sokaklardaki açmazlardan bahsediyordu. İçimizden çıkmış tüm insanlardan. Medyaya karşı sesini yükselten, modernleşmenin çarpık olan hir bir yanına karşı kaşlarını çatmış bir adam duruyordu karşımda. Öfkeyle şişmiş sinesinde minicik bir serçe de taşıyordu ama. İman sevgiyle buğzdan ibaretti zahir! Öfkeyle merhamet arasındaki her frekansıyla duygularımızı terennüm ediyordu. Anlaşılsın için biraz daha evrenseldi lisanı. Ve ezber bozucu bir ümidi aşılıyordu satırlarında. Ona en iyi kitapları yakıştırdım.. en iyi dergileri. Televizyon aklıma gelmemişti o zaman. Sokakların adamı o dedim ilk duyduğumda; ne ki koltuğu layık görmüşler. Bir adam konfeksiyon atölyelerinden, evlerinin nev-i şahsına münhasır kokusundan, okul önlerinden, Beyazıt Meydanı'ndan bu kadar bahsederse ne düşünebilirdik ki başka. Sonra onu tanıdım. Okuduğum ile gördüğüm adam birbirinin aynıydı. Şaşırmamıştım. Çünkü, bunu öğrenmemiştim daha.
Satırlarında bize taşımaya çalıştığın ümitle seni seyredeceğiz Tarık.
O da seyredecek!
'Allah, evlerimizin/odalarımızın duvarlarından bizi seyrediyordu'
Yolun açık olsun kardeşim.. Rabbim muvaffak kılsın.. hayırlı kapılar açsın önünde.
'Allah seni saklasın'. (Barat Hacı'mı da rh. a anmış olalım) bu vesileyle.
Evet Dostum, İyi Biliriz...
Cts, 16/12/2006 - 02:10 — Eylül ErBuradaki herkes gibi onu tanıyalı yıllar oldu. Kimden nasıl duyduğumu bile hatırlamayacak kadar uzun yıllar. Kafasının karışması için geç kalmış bir yaştaydım. Yeni öğrendim ikinci ergenlik deniyormuş.
Mahalledekilerden (bizim mahalle demeyi de ondan öğrendim) farklı bir sesi vardı. Cebelleştiğim sorulara verdiği cevaplar kadar soruların sayısını da artırmıştır. Bir çok kitapla ve yazarıyla sayesinde tanıştım birçokları gibi. Birçokları gibi hep en iyisini yakıştırdım. Ağzından ve kaleminden çıkanlara güvendim. Hiç yanıltmadı, diyebilmeyi isterdim. Ama samimiyetine ve insanlığına ve gayretine ve müslümanlığına hep güvendim. Hâlâ çok şey bekliyorum. Fazlasıyla iyi şeyler. Sıkı, direngen ve umutlu. Televizyon programıyla dönüşecek biri olmadığını biliyorum. Yine gayretle en 'güzel'ini yapacağını. Bu cümleler için bir bahane sadece Tv programına başlayacak olması. Hayırlısı olsun onun için.
Fakat asıl kitap bekliyorum ondan, okuduğumda "işte bu" diyebileceğim. Kekeme Çocuklar Korosu'yla epeyce umutlandım. Diğerlerini (umarım yanlış anlaşılmam tarafından) her nekadar içierisinde kayda değer şeyler olsa da gerektiği için yazdığını düşünüyorum.
Hâlâ bekliyorum.
Bu yazının da dua niyetine kabul görmesini dilerim.
...
"Sarı! Bir çorba getirsene..."
Vakit tamam gidiyorum
Cts, 16/12/2006 - 16:29 — Tarık TufanBirazdan başlayacak ilk program.
Haber 7 TV'deki ilk program diyelim. Aslında uzun zamandır konuşuyoruz. İsmail'le, Yusuf'la, Selahattin'le ve diğer arkadaşlarla.
Televizyonda bir şeyler yapmak fikri korkutucu ilk bakışta. Ancak uzun zamandır içinde olunca biraz daha alışıldık geliyor.
Arkadaşların uyarılarını, endişelerini, nasihatlarini anlıyorum ve hak veriyorum. Dualarını görmek beni delicesine mutlu ediyor.
Selim emminin yazdıklarını okuyunca ağlayıp sonra da öleceğim. O kadar güzel söylüyor ki başka söz duymasam ne gam!
Ahmet Hakan değinilerinde herkese dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum. Ben şahsen Ahmet Hakan'ı uzun yıllardır tanıyorum ve gerçekten de kendi söylediği gibi 7-8 yıl öncesinde de aynı şeyleri söylüyordu. Buna ben de şahidim. Hangimizin hayat tarzlarında değişiklik olmuyor ki? Neticede iş yerin değişince iş arkadaşların da değişiyor diyelim bu mevzuyu bir kenara koyalım.
Uyarıcı olmak güzel şey ama Demokles'in kılıcı gibi, bir şeyler yapmaya çalışanların başında tedirginlik oluşturmamak gerekir. Bir cümle kurduğunda "hah bak ne dedi" türünden sözlerle karşılaşmak da hoş değil.
Birazdan stüdyoya giriyorum.
Cemaat! Ne güzel insanlar var aranızda yahu.
Ya Nasip!
Giderken söylenen...
Pzt, 18/12/2006 - 12:39 — Muhammed BahadırBir programcının, bir "ilk"in peşinden koşmadan önce bunu mahallesiyle paylaşması ne hoş. Tıpkı henüz taze bir başlangıcın arefesindeki evin büyük oğlunun annesinin elinden öpüp hayır duası alması, babasının nasihatlerini hürmetle dinlemesi, kapıdan çıkarken de sırtının sıvazlanması gibi.
Bence üzerinde durulması gereken bu samimiyet. Gerisi Laf-u güzaf...
Bu arada vesile bulmuşkan Tarık Bey; şurdaki sözünüzü de hatırlatmış olalım. Belki beyazcama uymaz ama karakutuya illaki uyar...
Muhabbetle...
İlk programı seyrettik
Cts, 16/12/2006 - 19:59 — Halid Aslanİlk programı seyrettik şükür. Gerçi bu aralar hep ilk işleri yapıyoruz. Hayırlısı bakalım. İlk intibalar:
Düş Vakitleri kadar hoş bir program oldu. Doğrusu beklemiyordum bu kadarını. Sohbet ilginçti, 1950 yıllarına ait beklenti metni, çoktan seçmeli sorular... zevkle seyrettim. Tarık Tufan'a yakıştı doğrusu.
Konuk biraz daha konuşsa olur muydu acaba? demekten kendimi alamıyorum.
Yarına da kalsın birazı deyip selam ediyorum.
Eyvallah Tarık Tufan, Allah ellerini bırakmasın.
Hayırlı olsun!
Cts, 16/12/2006 - 23:28 — ahmet edip başaranSevgili Tarık Tufan'a yeni programında başarılar diliyorum.
Allah utandırmasın kardeşim...
Bir Tarık Tufan Hatırası
Paz, 17/12/2006 - 01:36 — Mustafa Burak Sezer2001; bahara henüz yeni ermiştik. Üniversite sınavlarına üç ay kadar vardı. İstanbul gök-yüzü kadar maviydi. Türkiye'de üniversite okumak gibi bir idealim olmadığı halde, bir kaç azılı arkadaşımın kışkırtması ve gaza getirmesiyle Mecidiyeköy'de hafta sonları gidilmek üzre Eksen Dershânesine kayd olmuştum. Velhasıl, ilk cumartesi ilk derse girdik. En önde bir sandalye boştu, çöktük öyle kedi gibi. İçeriye bir adam girdi. Güleç, samimi bir yüz. Neşe dolu... Nasıl başladı hatırlamıyorum. Altı yıl olmuş hemen hemen. Dersimiz felsefeymiş tabi benim haberim yok. Millet şık espiriler karşısında kırılıyor, bizatihi ben deniz. Yanımdaki arkadaşı dürtüyorum: "Abi bu ders öğrencilerin motivasyonunu geri getirmek için mi düzenleniyor? Özel stand-up'çu mı tutmuşlar?" dedim. "Yok ders felsefe"
Velhasıl bol neşeli, güleç öğrencilik yıllarımız oldu Eksen'de. Tarık Tufan öğrencileri tarafından sevilen bir hoca olmuştu genelde. Tabi o zamanlar Tarık Tufan'ın ne yazarlık potansiyelinden ne de düş vakitlerinden haberimiz vardı. Bir Sultanahmet kitap fuarında, Birun standında İlk kitabı "Kekeme Çocuklar Korosu" nu gördüğümde arkadaşımı dürtmüştüm sevinçle: "Bak bu kitabı yazan bizim felsefe hocası biliyor musun, ama acaip stand-up yapar."
Sonra Bir gün radyo kanallarını dolaşırken Marmara Fm'de enteresan bir müzik tırmaladı kulaklarımı. Önce eksantirik, garip geldi, sonra Tarık Tufan'ın sesini duyduk. Vay hocam burada da karşılaştık dedim kendime. Ben mizah ağırlılıklı bir program beklemiştim, hakikaten dershaneden hatırladığım kadarıyla Tufan'ın cazibeli bir mizah anlayışı vardı. Fakat program aksine popüler-kültürün zevklerine zıt giden bir moddaydı. Daha çok entelektüel çevreye hitap ediyordu ve sıkı dinlenerek hazmedilmesi gerekiyordu vesselam. Sonra dinleyebildiğimiz kadar dinledik Cuma günleri İstanbul'dayken.
Ve şimdi Kanal 7. Bunu da duyduk. Uzaktan sevindik. Hayırlara vesile olur inşallah.
Muhabbetle
"There is no good or bad; its just a thought that makes things good or bad!"
-İyi yada kötü yoktur; şeyleri iyi veya kötü yapan düşüncedir.-
William Shakespeare
Çünkü;
Paz, 17/12/2006 - 02:32 — S.Setenay ÖzekBen seyredemedim programı.Bunun için üzgünüm.
İlkler önemlidir.
ben de ...
Pzt, 18/12/2006 - 03:13 — zehra gülşenbenim de cok değerli Tark Tufan la tanışmama Mecidiyeköy Eksen dershanesi vesile olmuştur :)
İlk bölümü seyredemedim maalesef.
Programınız hayırlı olsun inşallah, Allah yolunuzu açık etsin,başarılar diliyorum.
Rabbim ellerinizi bırakmasın...
Kötü Haber...
Pzt, 18/12/2006 - 03:30 — Melike S.AydınBen sevinemiyorum çünkü internetten yayını yok haber 7'nin. Tarık abi en kısa zamanda el atsın da bir an önce canlı yayın linki koysunlar lütfen. İkisini de seyredemedim programların...
http://www.yayindayiz.biz
Cts, 23/12/2006 - 19:14 — suad wafahttp://www.yayindayiz.biz 'den izleyebilirsin..
haber 7'nin sayfasindan izlemek daha iyi olurdu.. umarim eklerler..
ben izlemekteyim shu an.. (buyuk takim tutulur mu..tutulmaz tabi..cogunlugun pesinden gidilmez..)
cok guzel olmus abi.. hayirli olsun...
tebrikler
Salı, 19/12/2006 - 18:43 — sare beyza tokeryeni bir programın hayırlı olsun abi sen benim örnek aldıgım tek kişisin iyi ki de seni seçmişim bunu seni sivasta dinleyince bir kere daha anladım