Yolumun tik taklarından aşağıya bir yol bu
Görülmemiş, duyulmamış, adına şarkılar yazılmamış
İkiye bölünmüş bir ruhun yansımaları
Birleşme noktalarından haberler var
Belki yarın…
Mektuplarım kadar zahiri bu gölgeler
Adını da yazdım ve sonunda kara bir leke
Dünyanın altını yakan adamlardan
Bir gece pusu çökmüşken göz yamaçlarıma
Sesler hala çarpıp duruyor şakaklarıma
Sedası cihanı ayakta tutuyor
Ellerin ruhundan bir parça mıdır?
Yoksa nedir!
Aynalardan kırılmış yüzlerimizi
Yarınlardan faili meçhul hayalleri
Çocukların dilinden yağmuru ve sesini
Ve toplayıp bavulumu
Gitmek isterken
Saflığın ama yine de kalmalı diyor
Karanlık ve aşksız
Elleri ile hain hançerleri taşıyan
Işığından gölgesiz, yüzleri paramparça kan
Tutuşunca yüzlerimiz birbiri ardına
Ellerinin yüzü olsun bir yanağımızda
Nefesinle bastırınca bütün sesleri
Hâkimi, titretirken caddeler ve evleri
Rüzgâr kokulu ve güneş sesli çocuklar ile
Çal kapımızı ey yed-i Beyzâ
Son yorumlar
4 sa. 40 dk. önce
4 sa. 49 dk. önce
8 sa. 28 dk. önce
14 sa. 30 dk. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 4 sa. önce
1 gün 8 sa. önce
1 gün 10 sa. önce
1 gün 11 sa. önce
1 gün 12 sa. önce