renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Kahkaha Kimden Yana?

Kierkegaard'a ithafen...

İbrahim’in sımsıkı kavradığı bıçak, oğlanın boğazına çalınsa idi, muhakkak feda edilen bir yaşam, yücelen bir ruhun altına serilmiş kırmızı bir halı olacaktı. Ve bıçağın bilenmişliği, ya da oğlanın teninin yumuşaklığı olmayacaktı yaşamı sonlandıran; kusursuzluğu yazgısı olmuş bir elçinin, özüne dönüşünü simgeleyen bir cehdi olacaktı kanı akıtan. Yaşamın kendisi, yücelik uğruna bırakılması gereken vehmî bir olgu ise, İbrahim, atası olduğu ruhların şah damarına sokmuş olacaktı bıçağı, onlardan “evet, sen bizim Rabbimizsin” cevabını çıkartan bir hamle ile. Zaten pak olan oğlan temizlenmeyecekti, uğruna yaşamını feda edeceği emrin çınlamasını bulduğu asırlar temizlenecekti. Eğer bir taharetin izdüşümü değilse yaşam, içi boş bir metafizik aldanmadır, her doğanın zorla evlendiği bir duldur.

Oğlan kurban edilseydi, yeryüzünden ancak bir teslimiyet eksilecekti. Ve varoluşun zekatı verilmiş olacaktı. En güzel temizlik zekat değil miydi? Verilmiş yaşam, kazanılmış maldan çok zekatı hak etmez miydi? İbrahim, iki kere ölümle yüzleşti, tertemiz oldu. İkincisi, “serin ve selametli” olacağını bilmediği bir ateşe, coşkunlukla atılışı, atlayışı anındaydı. Çünkü onun için iman bir hikmet arayışı değildi. Kahkahalı bir teslim olma idi. Kahkaha ondan yanaydı.

Sonra bu temizlik, oğullarının oğullarına miras kaldı İbrahim’den, Halil’den. Kim bilir, belki de o bu tür bir yaşam temizliğinden, adanmışlıktan, kendinden geçmişlikte, terk edişten, “evvâh” ve “münip” oluştan dolayı Rabbinin Halil’i olmuştu. Çünkü dostluk, umutlu bir feda ediştir. Eğer o, oğlanı kesmeye götürürken, bir an tereddüt etse idi, o Halil olmazdı. Hiçbir dost, Halil kadar ileri götüremedi feda edişi. Öyle ya, onun ölümle yüzleştiğinde verdiği cevap, alaycı bir gülümseme idi. Kahkaha ondan yanaydı.

Ulvi bir çağrışım olarak kurban ise, selim kalbin şüpheci aklı boğazlamasıdır, imanın tereddüdün şah damarını kesmesidir. Kadirşinas torunlar olarak ümmetin, ataları olan Halil’e sadakat ifadeleridir. Bir yakınlaşma pratiği olarak kurban, tıpkı onun yaşadığı gibi, yaşamın ölümle temizlenmesidir. Bir yüzleşme ve gidip gelmedir. Bu anlamda psikolojik bir aydınlanma süreci olmaya adaydır, temizlenebilene.

Çocukken, o kesilme anlarında hep bu psikoloji hakimdi bize. Korku ve arzu. Hayvanın canının çıkışına şahit olmanın ürpertisi, ve buna karşın, o anın atmosferindeki yüceliğin bizi kendine çekişi. Elimizle gözümüzü kapadığımız, ancak parmak arasından dikizlediğimiz an. Bozulmamış çocuk fıtratının itirafı. Ölüm budur, iç ürperten bir arzudur. Bir yaşamın, başka yaşamı temizlemek için kendini feda edişidir. Gözler mendille bağlansa da, apaçık bir yakınlaşmadır, “yakîn”leşmedir. İbrahim ve oğlanın ölümle yüzleşmesi metafizik bir sekerât idi, duydukları ise tek bir ayetti: “Bugün senin görüşün keskindir”.

Bir yaşamı sonlandırma ve yakınlaşma pratiği olarak kurban, bu yüzden, malını vermenin ötesinde bir feda ediş ve aydınlanma anıdır. Bizim yaşamla aramızdaki bağın sadece bir “emir” olduğunun bilincinde oluştur. Salt bir yardımlaşma değildir, öyle olsaydı, kesmek yerine parasını vermek uygun olurdu. Ayrı bir ibadet ve marifet olmazdı. Hiçbir din yoktur ki, bir tür kurbanı olmasın. Ve bize emredilen hiçbir hüküm yoktur ki gerisinde nefislerimizi derinden tetikleyecek, temizleyecek, sarsacak ve aydınlatacak bir ruhu olmasın. Her amelin ruhu ve ruhbanlığı vardır. Ameller bütünü olarak dinin ruhbanlığı cihattır, cihadın mükemmeli de bu tür bir temizlenme mücahedesidir.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

farklı açılardan ele

farklı açılardan ele aldığınız bu kurban etme/edilme yazınızı çok kıymetli buldum... hürmetler

"eddai"

"...İmanın tereddüdün şah damarını kesmesidir KURBAN.

"...İmanın tereddüdün şah damarını kesmesidir KURBAN.
Ne güzel Allah'ım, ne güzel! Şimdilerde daha iyi anlıyoruz seni ve elçilerini. Sana sonsuz hamd ü senalar olsun. Rabbim tefekkürünüzü ve tefekkürümüzü artırsın.

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZALİMİ ASLA SEVEMEM;
GELENİN KEYFİ İÇİN GEÇMİŞE KALKIP SÖVEMEM.
BİRİ ECDADIMA SALDIRDI MI, HATTA BOĞARIM!

Bize emredilen hiç bir emir

Bize emredilen hiç bir emir yoktur ki gerisinde nefsimizi tetikleyecek, temizleyecek bir ruh bulunmasın demişsiniz ya Şule hanım Kurbanın kanının, can çekişme halinin görülmesi biz insanların cani yanını yok etmeye yaradığını söylemişti bir abla. Bunu paylaşmak istedim. selametle

Değersiz olanlar hiçbir şeyi değerlendiremezler. İbrahim PAŞALI

Yorgun Yorum

O baba oğlunu kesmeye götürmüşken, o uysal oğul babasına itaat etmişken, kimse kurbanın hayvan katliamı olduğunu iddia edemez. Orada İsmail kurban edilmiştir. Orada İbrahim kurban edilmiştir.
Ben o güzel babayı da, ona uyan oğulu da çok seviyorum.

İman tereddütün şahdamarını kesti.
Ne güzel dedin Şule, ne güzel yazdın.
Ben ne desem boş olacak, yalnızca teşekkür etmek gelir elimden.

Ellerine sağlık...

Sevgili Aysun

Beni yazmaya iten en güçlü duygulardan birisi, senin gibi okuyucuların olduğunu bilmek. İyi insan iyi görür, akıllı insan hem iyi görür hem anlar. Yorumların benim için blogların kadar değerli.

diger yorumlara da burada cok tesekkur edeyim.

selametle

ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim

Hz.İbrahim

Herkesin, elinden tutup gezdirebileceği bir çocuğu olmasa da kendi içinde gezdirebileceği bir çocuğu vardır.

Elimizdeki, içimizdeki ya da çevremizdeki çocuklara bir güzel armağan:

Hz. İbrahim

______________________________
NOT: Daha nice yazılarınızı okumak dileğiyle Şule Hanım.

Korku ve Titreme

Sevgili Ali Hamza, bu yazı altında anılacak bir kitap varsa, ilk olarak yazının doğuşuna vesile olan kitabı, Korku ve Titreme'yi anmalıyız belki de?

AGU

Cocuklar

Sevgili Ali Gorkem,

Kesinlikle... Haklisin.

Eminim, daha bir cok "saglam" makale ya da kitap da vardir.

Yalniz, benim tavsiyem cocuklara yonelikti.

Kitapla tanismalari, kitabi sevmeleri adina guzel bir calisma. Hem, tam da zamani...

Grafik calismalariyla renklendirilen bu tarz kitaplar eminim ki cocuklarin okuma istahlarini kabartacaktir.

Bu arada, gecen sene Eyup Sultan'daki kitap fuarinda gezerken gozume takilan bu ve benzeri kitaplardan bir kac tane aldim, "senin yasin coktan gecti bunlari okumak icin" uyarilarina ragmen. Sonucta, okurken yuzum guluyordu : )

Sevgi&Selam

frygt og baeno

Müthiş bir kitaptı. Eğer moriya dağına, ismail'in ishak olarak adlandırılmasına takılmazsak. Kurban olma, edilme, rahmete kavuşma anlamında, teslimiyetin en son noktasında, Rabbin insana kendisini nasıl açtığının bir timsalidir bu hadise. Ve bu hadiseyi iman şövalyesinin kılıcıyla savunan bir deryadır Kierkegaard.

Entellektüellik adına, insanın, dinini peşkeş çekmesi değildir bir hristiyanın gözünden kurban edilişi seyretmek. Necaşi'nin hassasiyetiyle yaklaşmak lazım bazen, bazen necaşi'yi Resulullah'ın dürüstlüğüyle değerlendirmek.

Sevgili Ali Hamza yorumunun sonun da ki hamiş beni mutlandırdı. Bu sefer Kahkahanın yönünü kendime çeviriyorum.

selametle

ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim

Ismail(as) kurban olsaydi,

Ismail(as) kurban olsaydi, zekat verilmis olacakti, zekat de en güzel temizlik degilmidir gibi cümleler kurmussunuz. Bu cümleleri zaten kurban olmadigi icin hos olarak algiliyabilirim. Lakin öyle güzel bir dil ile yazmissiniz ki böyle birsey olsaydi ne hos olurdu gibi bir düsünceye kaptiriyor kisiyi.

Ölüm ile temizlenmenin , daha dogrusu peygamberin ölümüyle bir seylerin temizlenmesi, hiristiyanlikta ki Isa(as)'in gelecek insanlarin günahlarina kefil olup onlari temizleme niyeti ve ameline benzettim. Niyetin öyle olmadigina inaniyorum, fakat buna degineyim dedim.

Cihad'in ruhbanligi? Cihad emrini iceren ayette Allah cihad'i sevmemekten de bahsediyor ise, ve bize sevmeme ihtimalini de veriyor ise, bu ruhbanlik olur mu?

Kierkegaard okuyucusu degilim.. neden ona ithaf ettiniz? Bu sorum " nasil olur da bir batili düsünüre ithaf ediliyor böyle bir yazi diye?" bir artniyet ifadesi degildir, merak ettim o kadar.

selam ile...

Bayraminiz mübarek ola...

Umutsuzluga kapilanlar, lügatte IBLIS kelimesine baksinlar!

Ahmet Bey

Yazilan yazinin ne umdugu ve ne buldugu ortada. Kafaniza takilan sorularin cevabini da kendiniz veriyorsunuz zaten...Boyle ifade ettiginiz turden temennilerim olmadi yazimda. Anlatmak istedigim orda Ismail feda olsaydi da, bunun seve seve bir feda edis oldugu...

Nedense bu tur suphelere sadece siz kapilmissiniz bu yaziyi okurken. Ölüm bir temizliktir. Temizlik degilde nedir? Dunya hayatinin aldaticiligindan, eziyetinden, Allah'ın huzuruna gitmek temizlik degil de nedir..Hristiyanliga benzetiyorsaniz, o da sizin probleminiz olmustur. Boyle bir anlayisi oldugunu dahi bilmiyorum.

Cihadin sevilmemesi gibi bir sey soz konusu degil. Vehmi bir hata olmus.

Ali Gorkem Userin'in yazımın altindaki yorumunda olan linke tiklarsiniz, bu yaziyi yazmanin musebbibi olan, Kierkegaard'in, bir nispette, kurban edilisi anlattigi korku ve titreme adli kitabiyla karsilasirsiniz.
ithaf sebebim de budur.

Bayram mubarek olsun.

selametle

ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim

Ölüm temizlik degildir

Ölüm temizlik degildir iste. Ölüm temizlenme imkanindan mahrum olmaktir artik.
Allah'in huzurunda tüm kirlerin ortaya dökülmeside temizlik degil hesaplasmadir. Hesabiniz görülüp de cenneti hak ediyorsaniz temizlendiniz demektir. Lakin iste o zaman temizleneceksiniz. Yok eger cehenneme girme söz konusu ise, iste o zaman cehennemin atesi sizi temizler ve ondan sonra temizlenmislerin arasina katilirsiniz. Lakin iste o zaman. Ates ile temizlenmeden önce, Allah ölüm vuku bulmadan da temizlenme imkanini saglamistir. Ölüm ise bu imkani artik yutar.

Cihadi sevmiyorum, müslümanlar sevmez demedim. Cihad ayetinde sevmeme imkanini da sunan Allah'tir dedim. Bu farziyyetini düsürme anlaminda degildir. Ben sevmesemde üzerimde farzdir ve geregini yaparim.

Cihad'i genel anlamda, nefisle mücadele, seytanla mücadele vs. diye anlattiginizi düsünüyorum, fakat benim sorunum ruhbaniyet kelimesindeydi. Ve cihad'in disa yönelik fiili anlamini ortaya koyarak bunun ruhbani birseyin olamayacagini söylemek istedim.

kierkegaard aciklamasi icin tesekkür ederim.

selam ile...

Umutsuzluga kapilanlar, lügatte IBLIS kelimesine baksinlar!

Ölüm ya da Gerçek Temizlik

''Mümin, ölüme hazırlandığı zaman, melekler, miske batırılmış ipekler ve reyhan (cennet kokusu) desteleriyle ona gelirler. Kıl, hamurdan çekildiği gibi, ruhu çekilir. Ve ona şöyle denilir: ''Ey güzel ve hoş nefis! ALLAH senden ve sen ALLAH'tan razı olarak, ALLAH'ın senin için hazırladığı rahatlığa ve nimetlere çık''. Ruhu çıktığı zaman o misk ve reyhanın üzerine konulur. Üzerine ipek katlanır. Cennete, yücelerin yücesine götürülür.''

Kuran ve hadislerden

Kuran ve hadislerden bildiklerim kisaca sunlardir:
Kisi, mümin, müslüman, münafik, kafir, dinsiz vs. ölür veyahut kiyamet kopar ve ardindan Allah'in huzurunda toplanirlar ve hesaba cekilirler, ardindan da cennet veya cehenneme giderler. Hicbir kul yoktur ki Allah'in huzuruna cagirilmasin ve hesap vermesin. Delillendirecek bircok ayet ve hadis koyarim, fakat herkesin malumu oldugu icin sanirim gerek yok.

Sehitler müstesna. Öyleyse verdiginiz hadis sehitlerle alakali olmali.

Ayriyeten bu hadisi verirken kaynagini vermekten de cekinmeyin, cünkü en azindan ben kaynaklari ciddi alanlardanim.

Ve ölüm ile ilgili hadislere baktiginizda acaba benim yukarida yazdiklarimi dogruluyacak hadislere rastlamadiniz mi?

Eger sehitlerden bahsetmis ise sule bacim , benden özür.
Ben özür dilemekten, yanilmaktan korkmuyorum hicbir zaman. Benim en büyük korkum yanildigimi farkedip, vicdan azabi da cektigim halde yine yanlis olanda inat etmemdedir.

Umutsuzluga kapilanlar, lügatte IBLIS kelimesine baksinlar!

Kahkaha nedir?

"Hikmet arayışı değildi, Kahkahalı bir teslim olmaydı. Kahkaha ondan yanaydı" demişsiniz. Şimdi bunu söylediğiniz İbrahim -as- yeniden yaratılma hakkında Allah'dan delil istemiş ve "yoksa inanmıyor musun?" sorusuyla muhatap olduktan sonra "inanıyorum ama kalbim mutmain değil" demiş bir peygamberdir.

Değişik tanımlamalar ile yazılan herşeye balıklama atlayacak değiliz. Şimdi hikmet denilen şey, gerçeğin ta kendisidir. Yukarıdaki örnekte de hikmet aranmıştır. "Kahkahalı bir teslim olmaydı" nitelemesi, süslü ve fakat boş bir nitelemedir. Ve ayrıca kahkaha nedir?

"...şimdi tûfan başladı..."

Kahkaha nedir?

Sorunuz çok yerinde olmakla beraber, şu sorularada cevap vermek gerekiyor.

Tüm inananlara, verilen bir mesaj var'ki herkes her an imtihan'a tabi tutulabilir.
"imtihan" adı üzerinde zor bir süreçtir; yani kişinin beklemediği tahamül edemeyeceği bir hal üzerine gerçekleşeceğidir.

ve bu imtihanları sağlam bilinç ve şuurla karşılamak; yani bir anlamda aklı selim, kalbi teslim, kuvetli bir ihlas'la ve ferasetle karşılamak gerekir..
ama burda İbrahim a.s ilk iki gün teredütte kalmıştır. imtihan'ın ağırlığı burada yatmaktadır.
şu meseleki imtihan kişinin ummadığı yol ve yöntemlerle başına gelmesidir. normalde cebrail a.s aracılığı ile bu emir tevdi edilebilirdi?
o zaman imtihan olmaktan çıkardı.
peygamberde olsa kişi Rab'bi ile bazı zamanlar da imtihana tabi tutulabiliyor. bizim burda peygamberlerin bir özelliğini hatırlamamız gerekir "sabır" her işlerinde sabır vardır. sabrın sonunda ise mutlak felah'tır.
"İbrahim a.s" dan bize kalan benim anladığım elbet bir kurban değildir. kurban burda sadece bir ikramdır.yani imtihanı kazanmanın ödülüdür. ve biz İbrahim a.s bizim üzerimiz'e gelecek olan imtihanlar bela'lar ve musibetlerde bir teselli kaynağı olarak görmekteyiz.
İbrahim a.s imtihan'nın ağırlığı şurda yatar..
"emir rüya yolu ile bildirilmiştir" burda imanı ve ihlası ona kılavzluk etmiştir.

Şule hanım'ın kulladığı başlık (çok itici) içerikteyse kullandığı yazım dilinde "tenin yumuşaklığında", "bıçağın keskinliğinden", "kanın kokusundan" bunlar ne bilim benim piskolojimde bir an kendimi "kanlı bir ayinde sandım" hoşuma gitmedi. ama yazar unutmasınki bu ibrahim a.s imtihanıydı. "ibrahim a.s" bunu yapabilirdi yani bu ona özeldi onun imtihanıydı ve genelde insanların %99.9 buna güç yettiremezdi bunu bize rabbimiz bildiriyor. insan çok zayıf bırakın candan vermeyi maldan bile veremiyor..

Kurban ve Kierkegaard

Bayram. Polemiğe girmeyeceğim Allah'ın izni ile. Kahkaha'da çok kendinden emin bir gülümsemedir zaten.

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=481283

ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim