I
“Bazen sokakları görünce adamım tanrım diyorum bu bizim cezamız galiba”
İsmail Kılıçarslan
Bu kentte yalnız olmak da var. Varoşlarda bir şeyler oluyor… Kentin varoşlarında bir şeyler.. Çocuklar topraklarından, değerlerinden koparılıyor. İnsanlar toplumuna, topraklarına, geleneklerine yabancılaştırılıyor. Bu kentin en ana caddesi bile varoş. İnsanların yüzlerinde bir endişe… Kaygılarıyla kendi ruhunu kemiriyor insanlık. Ziftleşen bir yalnızlık bu.
İnsanlar bu kadar çok, sokaklar bu kadar kalabalık ve yüzlerde endişe, kaygı: Değersizleştirilmenin yüze yansıyışı. Bu hep başkaları tarafından yapılan bir olgu değil. Bazen insan kendi kendisinin de ölüm fermanını verebiliyor. Malayani olanın peşine takıldıkça günübirlik yaşamaya mahkum oluyoruz. Oysa insan çağlar ötesinin mesajına kulak kesilebilmeliydi. Ebedi hayatını güzelleştirecek biçimde yaşamayı göze alamazsa mahv u perişan oluyor insan. Ömrünü heba ediyor.
Bu kentte Allah`la beraberlikten başka önemsenecek bir şey yok. Yoksulluk da varsıllık da buna bağlı aslında. Yaşamımızda Allah varsa biz de varız, Allah yoksa biz de yokuz. Yoksuluz yani.
Bu gidiş nereye? Yokluğa. Yokluğu da bütün varlığıyla arzular mı insan? Yazık ki arzuluyor.
“bazen sokakları görünce adamım tanrım diyorum bu bizim cezanız galiba”
Şairlere dikkat kesilmek, Allah`a yaklaşmanın yollarından biri belki de
II
“şimdi ne yapsam dedirtme bana allahım”
İsmet Özel
Müslüman olmak o kadar güzel bir şey ki. Kemiklerimde hissedebiliyorum artık müminliği. Ciğerlerimdeki sorunlar yavaş yavaş bitiyor. Benim dünyama ait olmayan hiçbir şeyin ehemmiyeti yok. Yakışıklı delikanlılar, göbeği açık kızlar artık kendi hayatlarını yaşasınlar. Gözlerine bakarak içlerindeki gururu aşılayacak başka birilerini arasınlar. Küçük dağları ben yarattım edalı yürüyüşleriyle kaldırımlara meymenetsizlik akıtsınlar.
Hacı amcalar, komşu teyzeler sakallarıma gülsünler. Solcular eylem yapsınlar, komünistler gazete satsınlar… Başörtülü kızlar eteklerini kısaltsınlar, rengarenk giyinsinler….
Ben küfretme hakkımı kullanmak istiyorum.
Allah`ın koyduğu sınırları hiçe sayan insan, hayatı ne kadar anlamsızlaştırdığının farkında mı acaba? Allah`la aramıza koyduğumuz her mesafe, insanlığımıza vurduğumuz darbeler.
İnsanların söylediklerine itibar etmek piçleştiriyor bizi. Kalabalığa karıştıkça piçleşiyoruz….
Yorumlar
sen mayasın nasıl piçleşirsin!
Çar, 07/02/2007 - 14:11 — Ümit Demirkendinden haberin varsa Rabbinden de vardır mutlaka!
Rabbinden haberi olanın korkusu nedir ki dünyada!
yüreğinde parlayan o nuru görmez misin! senin de mi gözünü aldı yoksa bu keskin ışık! geceyi gündüze çevirecek olan sen değil misin! sen, görevli değil misin!
sokaklar... yıkanmak için seni beklerler. arılanmak, durulanmak için nurunu beklerler.
sen mayasın nasıl piçliğe yenilirsin!
sen içine düştüğün necisi nasıl da ak/pak eylersin. sen girdiğin mekanı nasıl da sükunete boyarsın!
sen var ya, sen nur'a mayasın; nasıl piçliğe karışırsın!
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
eyvallah
Çar, 07/02/2007 - 19:32 — fatih burak cebrigeceyi gündüze çevirecek olan da, sokakları yıkayacak olan da bizleriz.
elbetteki biz mayayız... biz fatih`in, yavuz selim`in torunlarıyız. mevlana bu topraklardan çıktı.
ve biz müslümanız. havf ve reca arasında yaşamak hayat prensibimizdir bizim.
Samimiyetle...
Per, 08/02/2007 - 10:44 — emre şimşek (doğrulanmadı)Ayni kaygilari paylasiyoruz. Oturdugumuz yerde hafakanlar basiyor bizi, dogru. Ne güzel yazmissiniz Ümit Demir'in yorumuna cevaben. Ama yorumunuzla yaziniz arasindaki mesafenin uzak oldugunu düsünüyorum.
"Bu kentin en ana caddesi bile varos…" gibi çok güzel ve mânidar bir ifadeyi yazan bir kalemden daha güzel bir son bekliyor insan. Ben de bu kentin sokaklarinda, zamaninda yolda yürürken çok küfür ettim. Ama aynı kentte nefes alıp da sükûn eden çok insanın olduğunu unutmamalı. (Bize mesaj verir gibiler). Anladim ki düzelecek bir sey yok; nefsimden baska. Yani, sunu diyorum. En iyisi "Kusurlari örtmede gece gibi ol"maya çalisalim diye düsünüyorum. Ya da sesimizi yükselteceğimiz çok yol varken neden küfür ?
Ve söyleyiste / ifade etmede bir sorun var savunmasindayim.
"Müslüman olmak o kadar güzel bir sey ki. Kemiklerimde hissedebiliyorum artik müminligi. Cigerlerimdeki sorunlar yavas yavas bitiyor. Benim dünyama ait olmayan hiçbir seyin ehemmiyeti yok…"
diyen birisinin
"Yakisikli delikanlilar, göbegi açik kizlar artik kendi hayatlarini yasasinlar. Gözlerine bakarak içlerindeki gururu asilayacak baska birilerini arasinlar. Küçük daglari ben yarattim edali yürüyüsleriyle kaldirimlara meymenetsizlik akitsinlar…"
"göbegi açik kizlar kendi hayatlarini yasasinlar…"
demesi dogru mudur ? Ya bunu söyleyip bir kenara çekilmesi ?
Sunu söylemek daha uygun olmaz mi:
"Bir hayat vardir. O da Islam ahlaki ile islenmis bir hayat. Degil mi ki ilim bir noktaydi, onu cahiller çogaltti…"
Herkes kendi hayatini yasasin demek, sizin küfrettiginiz kesimin sloganidir. Bugün özgürlügün (!) geldigi acinasi noktadir. Kisiye göre demokrasinin sasali fotografidir.
"Haci amcalar, komsu teyzeler sakallarima gülsünler. Solcular eylem yapsinlar, komünistler gazete satsinlar… Basörtülü kizlar eteklerini kisaltsinlar, rengarenk giyinsinler…."
"Ben küfretme hakkimi kullanmak istiyorum…"
Evet, herkes istedigini yapsin. Ben isime bakarim diyorsunuz. Diyorsunuz da, o zaman küfretme hakkini kullanmaniz tutarsizliktir diyorum. Eger deseydiniz ki, "Siz her türlü rezilligi yapiyorsunuz ya, iste ben de küfretme hakkimi kullaniyorum…" o zaman olurdu.Yazinin ana fikri bu cümlede sakli diye düsünüyorum.
Dedigim üzre, ifade ediste bir sikinti var. Ne ki, yine de küfretmek onlara yakisan bir sey. Kolay iştir.
Ve aslinda böyle bir hak var mi bilmiyorum. Yani insan küfretme hakkını kendi kendine veriyor sanki. Allah (c.c.)'in bize böyle bir hak verdigini hatirlamaz bu gönül. Sadece zulmedenlere karsi gelinmesini söyler. Hele ki Suara sûresi bu konuda güzel bir emsaldir. Yani usulüyle. Küfür bile söylenecekse usulüyle söylenmeli. Imâ ile. Hem alnimiz secdeye degecek, hem de küfredecegiz. Ya da bu hakkimizi (!) kullanacagiz. Katilmiyorum. Ya da "Katilmiyorum" demek bile aslinda "böyle bir sey olabilir"i de beraberinde getirir. Yanlis diyorum.
"Allah'in koydugu sinirlari hiçe sayan insan, hayati ne kadar anlamsizlastirdiginin farkinda mi acaba? Allah'la aramiza koydugumuz her mesafe, insanligimiza vurdugumuz darbeler…"
Bir yanlis ifade daha. Insan dedigimiz ân içine kimleri aldiginizi düsündünüz mü : Herkesi. (Evet, iyi niyetlisiniz ama yazinizin da bitmedigini düsünüyorum. )Allah'in koydugu sinirlari hiçe sayanlara insan denmez, diyorsak hitabimizi onlara yapalim. Insan deyip kestirip atmayalim.
"Allah'in koydugu sinirlari hiçe sayan, insan oldugunu düsünen bir takim mahluklar.." pekâla olabilir.
Ve
" Insanlarin söylediklerine itibar etmek piçlestiriyor bizi. Kalabaliga karistikça piçlesiyoruz…."
ifadeniz…
Ne olur kusura kalmayin ama, samimiyetle söylüyorum : Ironik bir hal almis yaziniz. Hangi insanin söyledikleri? Onu belirtiverin lütfen. Evet, herkesi kastetmiyorsunuz ama inanin yaziniz tamamen herkese, daha vahimi "bize" hitaben yazilmis bir havada. Özneye ugradiginiz yok. Ben koyayim özneyi ve diyeyim ki : Kalabalik midir gerçekten onlar ? Ve piçlesen kalabaliga karisan midir, kalabaliga karistirilan mi ?
Selamlar, sevgiler
not.
daha anlaşılır olacağını düşündüğümden 2.yorumumdur. bilginize...
"sinli kâflı" bir küfür değil
Per, 08/02/2007 - 19:16 — fatih burak cebriöncelikle eleştirileriniz için teşekkür ederim.
I
"Yakisikli delikanlilar, göbegi açik kizlar artik kendi hayatlarini yasasinlar. Gözlerine bakarak içlerindeki gururu asilayacak baska birilerini arasinlar. Küçük daglari ben yarattim edali yürüyüsleriyle kaldirimlara meymenetsizlik akitsinlar..." demekle "Bir hayat vardir. O da Islam ahlaki ile islenmis bir hayat. Degil mi ki ilim bir noktaydi, onu cahiller çogaltti…" demek aynı şey olabilir mi gerçekten.
II
"Küfür bile söylenecekse usulüyle söylenmeli. Imâ ile. Hem alnimiz secdeye degecek, hem de küfredecegiz. Ya da bu hakkimizi (!) kullanacagiz. Katilmiyorum."
yazıda bahsi geçen küfür, "sinli kâflı" bir küfür değil herhalde.... sahi nedir küfür? küfür, isyandır. ve ben öyle inanıyorum ki, kalabalık bir caddede elimde sezai karakoç kitabıyla dolaşırken bile isyan ediyorum bu hayata. allah`ın koyduğu kuralları hiçe sayanları kendi haline bırakmak gibi bir niyetimiz olsaydı ne bu yazıyı yazardık, ne de küfrederdik.
ben yine de salt eylemsel bir küfrü reddediyorum. müslüman sözlü olarak da sövebilmeli: muhalif cümleler kurabilmeli.
III
evet haklısınız,"Allah'in koydugu sinirlari hiçe sayan insan" olmaz. nitekim insan, ancak yaratılış gayesine uygun hareket ettiği müddetçe insan olabilir.
şimdi yazıya dönün ve lütfen cümleyi, "Allah'in koydugu sinirlari hiçe sayan, insan oldugunu düsünen bir takim mahluklar.." şeklinde kurmaya çalışın. ben kuramadım.
IV
" 'Insanlarin söylediklerine itibar etmek piçlestiriyor bizi. Kalabaliga karistikça piçlesiyoruz…...'
ifadeniz…
Ne olur kusura kalmayin ama, samimiyetle söylüyorum : Ironik bir hal almis yaziniz. Hangi insanin söyledikleri? Onu belirtiverin lütfen."
demişsiniz. bir kaç paragraf yukarda insanların kim olduğunu belirtmişiz aslında. komşu teyzeler, göbeği açık kızlar, solcu gençler vs. akabindeki cümlede de demişiz ki: KALABALIĞA karıştıkça piçleşiyoruz.
bu yazı
Çar, 14/02/2007 - 18:42 — Yunus Emre YOLCUÖncelikle şunu sormak istiyorum:Küfür etmek bir hak mıdır?Bunu eğer ki hak olarak görüyorsanız size şaşarım doğrusu.Çünkü mümin her şeye rağmen ağzının berraklığını muhafaza eylemelidir.Yanılıyor muyum?Eğer 'yanılıyorsunuz' derseniz size daha da çok şaşarım.Bir defa bu sokaklar,bu kaldırımlar her şeyiyle bize aittir.Ve boşveremeyiz,kim ne yaparsa yapsın diyemeyiz.Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığını bırakın artık.Bu sokaklardaki göbeği açık kızlar da,başörtülü kızlar da,yolunu şaşırmış gençler de bizimdir.Lütfen bu mantığı bırakın.Sağlıcakla...
yunus emre bey`e
Çar, 14/02/2007 - 18:56 — mustafaesenbence bu yazının yorumlarını da okumalısınız.
selamlar
Evet yorumları tekrar
Per, 15/02/2007 - 17:05 — Yunus Emre YOLCUEvet yorumları tekrar okudum fakat benim söylediklerimin biraz daha farklı bir versiyonunu gördüm. Bence zorluğu görünce pes etmek insanı öldürür. Halbuki ben mücadele yanlısıyım. Her zorluk karşısında küfür savurup kenara çekilme yanlısı değilim. En zor şartlarda dahi kalbinin ve bileğinin var gücüyle direnme yanlısıyım. Kusura bakmayın ama bu yazı mücadeleyi ve direnmeyi reddediyor, kolaycılığa yöneltiyor bizi. Kendi yazınız olduğu için bunu kabul etmek istememeniz doğaldır fakat tarafsız bir gözle yazınızı okursanız göreceksiniz. Sağlıcakla...
gitme hakkımı kullanacağım...
Cts, 17/02/2007 - 17:03 — fatih burak cebribedi`, beyan, meani ilimlerini okumadım. ama az çok söze, yazıya ve anlama ilişkin bir şeyler okudum. elbetteki her cümleden, her sözden farklı anlamlar çıkartılabilir. ama hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir husustur ki, bu yazının ne anlattığını en iyi ben bilirim. ben eylemsel bir küfürden, muhalefetten bahsediyorum. siz çıkıp nasıl teslim olursunuz, hem küfür caiz mi diyorsunuz.
madem tekrardan hoşlanıyorsunuz: küfür direncimizi azaltmaz. sizin iddia ettiğiniz gibi teslim olmayı gerektirmez. kavgaya teşvik eder bizi. ve hangi birimiz bir müslüman olarak münkere boyun eğebilir...
buraları sevmiyorum: internet sayfalarını, forum sitelerini, msn`yi. evet burası farklıydı: asım abi, ismail abi, tarık abi... ne var ki tanımadığım insanlara bir şeyler anlatmak accaip canımı sıkıyor.
anlamamakta direniyorsa bazıları çekip gitmeliyizdir.
ve şimdi gidiyorum. anlayacak birilerini bulurum muhakkak. komşu teyzenin sakallarıma gülmesine aldırmadığım gibi, sizin bu anlamsız eleştirilerinize de aldırmayacağım.
bir de helallik dilemeliyizdir giderken...
selametle.
gitmek
Cts, 17/02/2007 - 23:26 — Yunus Emre YOLCUEvet muhakak ki gitmek de bir nevi çözümdür fakat kurtuluş asla değildir.Çünkü insan gider ama fikir,hüzün veya umut insanı terk eylemez.Ensesinde bazen aşina duygularının bazen de adını dahi duymadığı hislerinin nefesini hisseder.Evet gidilebilir çöle,kutuba,yağmur ormanlarına...Fakat bu gidiş kurtuluş mudur benliğimizi çepeçevre sarmalayan bir yığın korkudan?Mesela yenilme korkusundan,fikirlerimizin mağlup olacağı hissinden...İşte bu yüzden gidiş kurtuluşun reçetesi olamaz.Biz fikirlerimizi savaştırma yanlısıyız.Çünkü onlar kan akıtamaz.Anca kanları dindireblirler.Bu sebeple fikirlerinizi beklerim.Sağlıcakla...