renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ben Bir Faşistim!

İnsanlardan nefret ediyorsanız ve onların varlıklarını çocuklarınız, yemek yediğiniz insanlar için tehlikeli görüyorsanız faşistsiniz. Kazanmış olduğunuz paranın sizin kontrolünüzün dışında sizden olmadığını düşündüğünüz insanların cebine girdiğini varsayıp; kutsallarınızın arkasına saklanarak menfaatlerinizi zikir yapıp aklınızdan eksik etmiyorsanız faşistsiniz. Varlığınızdaki kusurları görmeden insanım ben insan diye kapınıza gelenlere nasihat vererek suratınızı çirkinleştirip; yapabileceğiniz yardımlardan kaçınarak akıl yürütüyorsanız iblis gibi faşistsiniz. Herkes dilediği gibi düşünebilir ben de benim gibi düşünürüm ve kimse de inancıma hor/hoş bakamaz diyorsanız kusura bakmayın o zaman da faşistsiniz.

Televizyonda izlediğiniz bir şiddet sahnesinde izlediklerinize taraf oluyor ve bir tarafa sessizce empati yoluyla akıllar verip ve daha bir hızlı planlar kuruyorsanız yine faşistsiniz. Bizim kültürümüz, bizim insanımız, bizim tarihimiz, bizim yemeğimiz ve bizim oranın insanları demeye başladığınız an ve o ayırdığınız insanlara deneylenmesi mümkün olmayan sözler söyleyip, oradan bütün dışarıdakileri birkaç kavrama sokup hiçliyorsanız da faşistisiniz.

Görmeden ve tanımadan; sofrasında biraz olsun ikramına tanık olmadan koskoca bir insan kitlesini içinde yaşayan bebeklerini bile ayırmadan güya tarihi ibretlerle sorgulayarak lanetler okuyorsanız yine faşistsiniz. Kim bunlar deyip gazetelerdeki insan görüntülerini fotoğrafçının objektifinden sorguluyorsanız daha bir faşistsiniz.

Doğru olanı hiç yanılmadan bildiğinizi düşünüyor ve doğrularınızla bir başka insanlara düzelme hakkı vermeden onlara bir başka ülke gösteriyorsanız herkesin bildiği faşistsiniz. Tuttuğunuz takımın rengini balkon demirlerine boca ediyor ve kravatınızı, kaşkolünüzü, montunuzun renklerini sevdiğiniz iki renge sabitliyorsanız kusura bakmayın daha bir faşistsiniz.

Oğlunuzun, kızınızın elbiselerine karşı çıkıp; saçlarını kestirirken berbere talimat veriyor ve okuldaki öğretmeni ile korkutuyorsanız da faşistsiniz.

Düşünüyorum da kim faşist değil ve neden faşizm kötü. Hayatın hangi alanında insanların kapıları diğerlerine açık. Eline konuşmayı alan, kimseye bir laf söylemeden mağdurlara cebindekini pay etmeyi hangimiz düşünüyor acaba? Paranın dönüştürücü gücü karşısın da inançlarını satmayan kaç yiğit kaldı. Medya zenginlerinden müteahhit patronlarına ve gayri menkul fırsatçılarına kadar inançlarının samimiyet işi olmadığını bizlere göstermeyen kaldı mı?

Demokrasi, insan hakları havariliği yapanlar; yobazlar diye bir torbanın içine sokar gibi doldurdukları insanların kaç gün sokağında adımlamışlardır ? Dünyanın zengin tarafına kompleksleri ile saldırırken kendi insanına kuşkuyla bakan bu insanların boğaz manzaralı yalıları faşizmin at gözlükleri, gazete manşetlerine atılan sözler bir faşistin bir başka faşiste kızması değil midir?

Ufacık dünyalarımızda kurtlar vadisi dizisini özlemeyen hak hukuk adına kötülere inek muamelesi yapmayı aklına geçirmeyen kaç kişi var şu topraklarda? Köyündeki çiftçisinden şehirdeki bilim adamlarına kadar aynı yanlışı bütün çıplaklığı gördüğü halde sessizliğini bozarak yapancı devlet diktatörlerine kustuğu kadar kendi zalimlerine isyan edebilen kaç yürekli çıkar aramızdan?

Bir yerlerde kuran ve bayrak üzerine yemin edenler vatanlarındaki milyonlarca insana piç muamelesi yaparlarken hangi birimiz yada birilerimiz benzer oluşumlara yakınlarından tanık olmamıştır. Kutsalı olmadan ve üzerine yemin etmeden insan için ve sadece insan için adım atıp da kendisine yemin eden kaç kişi var şu dünya da?

Hangi birimiz adımlarımızdan vazgeçebilecek ve yanlışlarımızı görebilecek, karşımızdakileri koşulsuz katlanabilecek ruha sahibiz. Bunları yapamıyorsak neresi kötü faşizmin? Hiyerarşiyi düşleyen söz dinlerken dinletmeyi düşünenlerin faşizme ne kadar isyanı olabilir.

Faşizm bir inancın dayatılması, bir ırkın ya da bir milletin başka bir milleti eğlence görmesi ise bir gün olsun her birimiz yalanına inansın ve ben faşistim desin olsun bitsin.

Ben bir faşistim...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Fascis

''Latince:Demet

Eski Roma'da üst düzey kamu görevlileri halk önüne çıktıklarında önlerinde makam ve rütbeleriyle orantılı sayıda güvenlik görevlisi(lictor) yürür, ellerinde gücün ve iktidarın simgesi olarak bir demet değneğe sarılı birer balta taşırlarmış. Fascis ise bu simgenin adı.''

Daha sonraları da, 1919 da Mussolini eski Roma'nın kudretini yeniden canlandırma davasına girişirken fascisi partisinin amblemi yapıp bir örgüt kuruyor. Sonrası Malum...

_____________________________
Sevan Nişanyan/Elifin Öküzü ya da Sürprizler Kitabı

Bir faşist ve annesi!

-Anaaaaaaaaaaaa!!! Bizim Gadir faşist olmuş!!!
-O ne ki oğul?
-Bilmiyom ki ana! Ve fakat bana öle geliyo ki bu hiçdem iyi bişey değil!!!
-Vah vahhhhhhh! Kadersiz Gadir'im beniiiimm! Gitti o kadar okudu, ola ola Fasişt mi oldu? Hani öğretmen mi, neyim oluyodu?
-?
-Artık bakam Allah'tan hayırlısı? Peki tayini nireye çıkmış, onu diyo mu bari?
-Valla anne onunla gonuşmadım ki... Yurdu aradım bir arkadaşı çıktıydı. Bana dedi ki, Gadir faşist oldu, gitti başına iş açtı. O şimdi mahpusta!
-Ne diyinnnn oğul, ağzını hayra aç!!!
-Valla doğrum diyim anamm! Ben demim arkadaşı diyi?
-De bakam başına ne iş açmış Gadir'im?
-Valla annamadım ki, Gomonşist mi ne vurmuş!!!
-O ne?
-Bilmim ki ana, sen de herbişeyi bana soruyon!!!

Faşist bir anne ve kızı -1-

-Kızım bak bunlar doğulu. Bırak karartma geleceğini.
-Ama anne ya aşk?
-Bunlar ne anlar aşktan kızım? Bunların tümü esmer!
Ve kız ikna olur. Hakikaten bunlar aşktan anlamaz ki... Hepsi esmer!
-Alo nasılsın aşkım?
-Şeyyyyy! Biz seninle farklıyız!
-Ne demek o? Hani adımız aşktı bizim.
-Değil işte! Bir kez daha düşünelim mi?
-Tamam ama, sen o üç yıl boyunca düşünmemiş miydin?
-?
Ve esmer çocuk gider, ne bir daha sorar ne de düşünür. Zira düşünmesi zordur bir esmerin bir faşistin kızını!

yok ki ilk taşı atacak....

Ey Vaiz!
yalanlarımızla oynama. bırak sürsün bu oyun; huzurlu değil ama mutluyuz. bir şarkımız kaldı dilimizde. şarkımız farkımız değil biliyoruz. aslında bizim d değil bu şarkı. bu yüzdendir yoktur diğer şarkılardan farkı.

Ey Vaiz!
yüksek kulelerden sesleniyorsun; arpın en olmazını çalıyorsun, çarpıyorsun ya yüzümüze İsa'nın tokatını. var mıdır seferden mağrur dönen şövalyenin atını.

Ey Vaiz!
şarkın bitmesin; ilk günahsız ortaya çıkana dek..

Ölü Doğuyor Kelimeler...

Bazen kelimeler kıyıya vuran cesetler gibidir. Kıyıya bir vurur, bir geri çekilir. Kelimeler de cesetler gibi dilimize bir gelir bir gider. ''Bana anlam kat '' diye... ''Benden anlamlı bir cümle kur'' diye. Bazense şirinlik yapan bir kedi gibi gelir kelimeler... Her ne şekilde gelirse gelsin, ister bir ceset gibi ister şirinlik yapan bir kedi gibi, anlam katarlar insana... Ama karşılığında bir şey de isterler. Ona hakkıyla muamele etmemizi isterler. Hakkıyla muamele etmek adını koymaktır sanırım.Eğer adını koyamazsak hakkını vermiş olmayız.
Dün nasıl geçti ? Ad koyamadan...
Bugün nasıl geçti ? Ad koyamadan...
Dünün nasıl geçtiğini cevaplayabilmemiz için dün yaşadıklarımıza bir ad koymamız gerekir.Ad koymazsak yaşadıklarımıza, günleri anlamsız yaşarız. Ad koyabilen tek varlık ta insandır. Anlam katan tek varlık insandır.
Şimdi oturup kendimize koyduğumuz adları gözden geçirme vakti.
Sahi neydi benim adım ? Kimim ben ? ....
Dünün adını koymaya çalıştığımda benim aklıma hep cesetler geliyor...
Ölü doğuyor kelimelerim...