Yaşasın Konfederasyon Yaşasın kamçılar ve köleler
çünkü siyahları sevsem de
LINCOLN'in bir yalancı olduğunu biliyorum
dengeler adına vuruldu kim vurulduysa
çiftçiler, Marlyn Monreo, Bağdat
dengeler adına bırakıldım kendimle başbaşa
burada, şehremini'de
ve bir hallaç pamuğuna dönüşmüş olarak
kimim ben
nereden gelip nereye gidiyorum
bunun ne önemi var
Mossad besliyor kafka'yı
ZEN'i Amerika finanse ediyor
çünkü hepimizi uyuşturup
ortadoğu'yu ateşe vermek istiyorlar
ikilem,
üçlem ve dörtlemler
alternatif çöplüğüne döndü
üçüncü dünyanın beyinleri
"Hiç Akletmez misiniz?"
"Hayır etmeyiz..."
felsefenin soysuz çarkına teslim ederiz ayetleri
öyle büyüttük öyle büyüttük ki felsefeyi
eylemide aldı içine
ve ateşler içinde,Bağdat'ın orta yerinde
çırılçıplak kaldık işte
dengeler adına silahsız
dengeler adına şahsiyetsiz
miskin, geveze, entellektüel
dengeler adına vurmadı bizi
kim vuramadıysa
dengeler adına şair yaptılar bizi
Yorumlar
Şair yaptılar bizi ama dengeler adına değil !
Çar, 28/04/2004 - 07:55 — Selim SevkiogluTut ki gecedir ! (A. Kaya)
Ah bir tutabilsem karanlığı perçeminden
Takacağım soylu rüzgarın kanatlarına
Atsın diye dönüşü olmayan uçurumlara..
Uykunun gözlerinizde can çekişerek koynunuza yosma gibi düştüğü gecelerde
Pencerenin pervaz aralıklarından sinsice süzülür karanlık
Burun deliklerinizi yakarak kuşatır beyin hücrelerinizi
Tüm sokak kedilerini doldurur pençeletmek için
Çöp kutularının içindeki cinleri çağırır yatağınıza
Sarhoş naraları beyin zarınızda yankılanır
Yedi başlı çiyanlar yorganınızın altında fırsat kollar akıtmak için zehrini.
Bin bir çeşit çirkin surat figürleri gözlerinizde cirit atarken
Başınız on yedi ağustos depremi gibi dönerek sarsılır
Sonra çıldırtan koyu sessizlik
Beyninizdeki kesif uğultunun içinde yankılanırken
Tüm ihanetleri odanıza doldurmak için geceler
Filistin askısına kıstırılmış adamların çığlıklarını çağırır
Malum yerine tutturulmuş kablolar boynunuzda düğümlüdür artık
Kundaklanan Filistinli'nin barakasıdır odanız
Çeçen direnişçinin katledilmiş ailesinin barınağıdır
Odanız Pazar yeri katliamını yaşamışçasına
Duvar çatlaklarından mazlum kanları sızar yatağınıza
Tut ki gecedir !
Tüm iç çekişlerin yankısı boğazınızda düğümdür
Of çekişlerin kıvılcımı yüreğinizde yangın
Bir yangın ki, patlamaya hazır yanardağdır.
An ki, görmek istemediklerini gördüğün
Duymak istemediklerinizi duyduğunuz andır.
Rüzgarın burnunuza taşıyıp getirdiği
Yakın coğrafyalarda akıtılan mazlumların kan kokusu
varoşlardan gelen vakitsiz intiharların ölüm haberleri gibi siner üzerinize.
Yaşarken var olamayanların hayattan aldıkları intikamdır ölüm.
Sorgudaki direnişçinin canhıraş çığlıklarını örtemeyen gecelerde
Doğrularına kurban ettiği yalanları kadar acı vericidir.
Duvarlar kahrolası bir ihtiyarın kucağındaki genç fahişenin gözleri gibi tiksinerek bakar yüzünüze
Sevdanızın hayali düşmemek için kirpiklerinize tutunmaya çalışırken
Yarım kalmış bir aşk gibi gırtlağınıza takılmışken hayat
göremediğin şafağın kızıl gözlerinde erirsin
Ve bilirsin, idealleri yatsıya kadar yanan yitik direnişçi pişmanlığıyla;
şehrin bir kurşun bile sıkmadan teslim aldığını
ve bilirsin verdiği sözleri tutamayan babanın
sinesine saplanmış bıçak gibi uhdenin tam ortasında can çekişirken
Sevgiliye son kez bakabilmenin arzusu gözlerinde
Aynadan akseden yüz kıvrımlarının
kurumuş toprağın kısır/çorak çatlaklarına benzediğini
Tut ki gecedir.
Artık göz üstündeki kaş bile kusurludur
Tüm bakışlar art niyetli, tüm sözler kinayedir
Tam o anda müşfik bir ses duyulur
Öyle bir sayhadır ki alem durulur
Kulak kesilir duymak için nesneler
" Allah uludur, Allah uludur "
Tut ki gecedir
Sen ki tek başına direnen savaşçı
Ne kadar yorgun hissettiğini biliyorum
Bir türlü alışamadığını ve sıkıldığını buralardan
Aynı şeyleri duyup yaşadığın için yolların,
sokakların çıkmazına takılır oldu nicedir.
Mazi kirpiklerinden düşmemek için çırpınırken
Yine ağrıyor ve uyku girmiyor gözlerine
Yüreğin engin okyanuslardan daha dalgalı ve durulmuyor biliyorum
Elin kalem tutmaz, kelimeler hizaya girmez oldu
Zaptedemez oldun bağını koparmış düşüncelerini
Dalıp giden gözlerinden umut dolu bakışlar yerine gözyaşları akmakta
Kartal yüreğini taşımıyor güvercin kanatların
Tut ki gecedir !
Ah bir tutabilsem karanlığı perçeminden
çalacağım kayaların bağrına
Ve yutsun diye atacağım koynuna okyanusun
Tut ki gecedir
Ve yine aynı ses yetişir fecir vakitlerinin imdadına
Yırtar sessizliği
Karanlığı dağıtarak güneşe selam durur
Keder; kuyruğunu kıstırmış kara köpektir
Tüm acılar yavanlaşmış, sineler huzur doludur
Süt dökmüş kedidir sokaklar
Özge seslerin dudaklarına mühür vurulur
Tek bir sayha tüm sesleri bastırarak susturur
" Allah uludur. Allah uludur "
" Umut dolu gözlerimiz
Karar kıldık yarınlara
Dar geldi yüreklerimiz
Bunca yükü taşımaya
Gene de azmettik yola
Uğur ola uğur ola " Ömer Karaoğlu
adım müslümandır benim
Çar, 28/04/2004 - 19:33 — Elif Kırmızıadım müslüman benim
önce çıkarıma bakarım
uyuştursun televizyonlar,olsun
ben devlette makam kollarım
değiştim ben, eskisi gibi değilim
adım müslüman benim
önce kendi çıkarıma bakarım
beni bop değil,kop bağlar
batı benim "dost"umdur
kudüste insanlar mı ölür
ben kudüste yaşamıyorsam sorun yoktur
kızımı okula mı almazlar
açtırırım girer işte
adım müslüman benim
dünyanın merkezindeyim
kurana çok ehemmiyet veririm
en güzel duvarımda,en güzel kılıftadır
hem okumak için kandiller ne güne durmaktadır?
yoksa dinlemek için miydi?
birileri hapse girer
birileri işkenceye uğrar
birileri işgal edilir
birileri mağdur edilir
bana değmeyen yılansa bin yıl yaşar
adım müslümandır benim
ama adımın anlamını sorsanız bilmem
adım müslümandır işte..
bop: büyük ortadoğu projesi
kop: koltuğa oturma projesi
nihayet hakan albayrakla ilgili bir blog asan oldu (Allah razı olsun)
kimse asmazsa ben asacaktım ama imkanlarım el vermedi..
-KİM OLDUĞUNUZUN,NE OLDUĞUNUZUN, NEREDE OLDUĞUNUZUN VE ASLINDA NEREDE OLMANIZ GEREKTİĞİNİN AZAMİ BİLİNCİNDE YAŞADIĞINIZ GÜNLER DİLERİM-
-TAVRINIZ KİŞİLİĞİNİZ,DURUŞUNUZ TAVİZSİZ OLSUN-
Allahuekber diyen adam
Cum, 30/04/2004 - 01:51 — Yusuf Armağan...
etrafına bakıp allahuekber dedi
ve bu aşamada
aslında bütün aşamalarda
ekleyecek bir şeyi yoktu
Hakan ALBAYRAK
Oku! merkezli buluşma
Kuyun mübarek olsun kardeş..
Pzt, 03/05/2004 - 06:18 — Selim SevkiogluHakan Albayrak hapse giriyor..
Rabbi zülcelal sabırlar ihsan etsin kardeşime.
Tedrici ikametgahını Medrese-i Yusufiyye eylesin.
Bu aşamada önem arzeden husus daha ziyade bu değil mi zaten.
Gıyaben tanıyıp, selamını aldığım birisini bu vesile ile ziyaret edip görmek bile nasip olur belki. Hoşlanmadığımız bu tür durumları imkan haline dönüştürmek bazen her iki tarafın da elinde olan bir şeydir.
Bu habere çok üzüldüğümü söylemem mümkün değil açıkçası.
Ne hissetti isem o. Hafif bir burukluk.
Hak etmediğini düşündüğüm bu cecayı kendisine layık görenlere buğz etmediğimi söylemiyorum elbet. Sadece Hakan'ın hapse giriyor olmasına çok üzülmediğini ifade etmeye çalışıyorum.
Benim indimde yazar ve dava adamının hapis görmüşü daha makbuldür zira. Müsterih olma sebebim bu değil elbet. Marjinal bir yaklaşımda bulunduğumu düşünmenizi de istemem. Bu doğru değil çünkü. Tecrübî olanın hayra işaret etmesi hasebiyle.
Hele bir de zaman kısa ve mapus arkadaşları da tabir-i amiyane ile kafa dengi olursa, bizim kerih gördüğümüz bu hususun yine kendisi için hayırlı olmaması için hiç bir sebep olmaz.
Büyük ihtimalle, çıktığında daha iyi durumda olacaktır. En azından böyle ümit ve temenni ediyorum. Hakkında hüsn-ü zan etmeyi tercih ediyorum. Bu güne değin ortaya koyduğu tavırla o, bunu hak ediyor çünkü.
Yusuf'um gibi gömleği arkadan yırtık olduktan sonra mekanı da onun ki gibi bereketli olur inşallah. Sayılı gün çabuk geçer derler. Altı ay çok uzun bir zaman dilimi değil. Kafasını dinler Hakan'ımız. Daha çok okumaya ve düşünüp kafasını toplamaya vakit bulur. Rabbim fırsat ve imkan olarak taktir etmiştir belki, belki de bir sabır sınavıdır bilinmez. Karışmayız O'nun işine biz. Sadece bize bildirdiği kadarı ile yorumlamaya çalışırız. Üzerimize düşeni tespit edip onu yapmaktır vazifemiz.
Hakan'ımız da bizim için bir Yusuf'tur. Gömleği arkadan yırtık türden hem. Sadece bunu önemserim ben. Bu mekanda üzerine düşeni yapmaya muaffak olursa çıktığında nice kapalı kapılar açılacaktır önünde inşallah. Bulunduğu mekan ve ortamla alakalı üzerine düşeni yapanlar için durum böyle oldu hep.
Kuyun mübarek olsun kardeş..
Allah cc sabır, metanet ve sebat ihsan etsin..
Tüm şerlilerden, hile ve desiselerden muhafaza etsin seni..
biz yenildik hakan! zafer senin...
Çar, 05/05/2004 - 01:02 — Elif Kırmızıne yalan söyleyeyim bana da tıpkı selim abiye hissettirdiklerini hissettirdi bu haber..
neden bilmiyorum.. bilemiyorum..
şunu biliyorum ama..
çok üzüldüğünü söyleyen ve isyan eden bi arkadaşa şöyle dedim
bu biraz da nasıl baktığına bağlı...
kendini bir şey sanan ve güçlü sanan bir takım..
aslında o kadar zavallı ki..
bir tekl insanla başa çıkamadığını düşünüyor,
yeniliyor,
yenildiğini kabul ediyor
ve tüm zavallılığıyla onu toplumdan tecrid etmeye çalışıyor..
evet diyor
ben yenildim...
acizim ben
bu kadarım..
son bi çıkış olarak böyle yollara başvururum..
hile yaparım..
kaçak güreşirim..
bu yenilgiyi kaybetmeleridir..
üstelik 1 tek insana karşı..
biz buradan şu sonucu da çıkarırız ki önemli nicelik değil niteliktir...
sayımızın az olması bizi hiçbir zaman umutsuz kılamaz demektir bu..
kalalım sağlıcakla...
-KİM OLDUĞUNUZUN, NE OLDUĞUNUZUN, NEREDE OLDUĞUNUZUN VE ASLINDA NEREDE OLMANIZ GEREKTİĞİNİN AZAMİ BİLİNCİNDE YAŞADIĞINIZ GÜNLER DİLERİM-
-TAVRINIZ, KİŞİLİĞİNİZ, DURUŞUNUZ TAVİZSİZ OLSUN-
Dünya yuvarlak mı?
Çar, 05/05/2004 - 01:31 — Ercan HüseyinoğluBrecht'in Galille oyunundaki bir sahne;
"Galille, Ortaçağ Avrupasında kilisenin bilimi belirlediği dönemde dünyanın yuvarlak olduğunu tespit eder ve bu düşüncesini öğrencilerine anlatır, halkın anlayacağı dilde yazar. Bunun üzerine kilise Galille'yi afaroz etmekle tehdit eder. Galille bir öğrencisine artık dünyanın yuvarlak olduğu ile ilgili düşüncelerini yazmayacağını, kilisenin tepkisini çekmek istemediğini söyler.. Bunu duyan öğrencisi sinirlenir ve 'yazıklar olsun kahramanı olmayan halka der.... Galille ise 'yazıklar olsun kahramanlara gereksinim duyan halka' der..."
Dünya yuvarlak ama sakın bunu ortaçağ kafalı adamlara söylemeyin, yoksa birden kahraman oluverirsiniz !...
İbrahim Tenekeci'den...
Çar, 05/05/2004 - 01:50 — E.Fatih BilgeKural şudur: Siz eğildikçe, karşınızdaki daha bir dik durur. Siz dik durdukça, karşınızdaki daha bir eğilir... Seçim sizin.