renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Korunaklı Yalnızlığım

Şimdi düşünme makamındayım, kaybettiklerim kazandıklarım, geçmişim geleceğim, umduğum bulduğum, düşlerim düşüşlerim, sevinçlerim erinçlerim, umutlarım unuttuklarım, yeislerim yenilgilerim, yanılgılarım yansızlıklarım, yalnızlıklarım şimdi ben yine düşünme makamındayım.

Düşünmenin saçları ağırtmaktan başka sonuçları da olmalı, düşündüklerini hayata aktarmanın bambaşka yolları da olmalı, kendisine sunulan yollara tali yollar ekleyebilmeli insan.

Çıkmaz sokaklara girmekten girmekten korkmamalı insan, yola girmeye niyetlenmek yolun sonun çıkmaz olmasından daha önemlidir. Yola koyulmak adam yerine koyulmanın başlangıcıdır çoğu zaman.

Her seçiş bir vazgeçiştir düsturunu bilmeden yaptığımız seçimler; seçimsiz sonuçlara vardırıyorsa bizi; kırmızı çizgilerimiz yoksa, birilerinin üstümüzü kırmızıyla çizmelerine şaşmamalı.

ZAMAN yalnızlığı haklı çıkardı; insan bir tek kendisine yalan söyleyemiyor, insalık inzivaya çekilmeyeli kalabalıklar yalnızlıkları dışlar oldu, düşünemeyenler düşünenleri tersler oldu.

Ortada yaşamak ortalık malı olmaktır gibi geliyor bana, korunaklı yalnızlıkları olmalı insanların, ağlamaklı geceleri olmalı, ulaşılmaz amaçları olmalı, ütopik davaları,acısı olmalı iliklerine kadar işleyen, yokuşları yokoluşları olmalı insanın varoluşu çözebilmek için.

Korunaklı yalnızlığım bana acı gerçekleri söyleyen, adatmayan, satmayan, kaldırıp atmayan ah yalınlık essah yalnızlık, eyvahlar olsun yapmacıklıklara, yarınsızlara, yarasızlara, yarınsızlara, yarsızlara, yorgunlara, durgunlara eyvahlar olsun.

Diri bir fidandır yalnızlık, damızlık duygudur tüm kırgınlıkların anası, insanı olgunlaştıranların en hası. ölümdür yalnızlık asıl hayatın başı.

Korunaklı yalnızlığım, iççekişlerim, ahlarım, vahlarım, tüm hesaplarımın sağlaması, ürkütücü ülkülerimin gerçekle yüzleştirilmiş hali.

Savunmasız çocuklardan, boyacılardan, mendilci kızlardan, yoksullardan, sefillerden, serflerden, evsizlerden, işsizlerden, kasvetlilerden, kasketlilerden, ninelerden dedelerden öğrendiğim yalnızlığın sihirli bir korunaklığı vardır; yalnızlığını pazarlamayan insanların kalabalığı karıştığında yüzündeki anlam, hayatımızın ne kadar anlamsızlaştırıldığının ne güzel kanıtıdır.

Yalnızlığa itilen ilen yalnız kalmayı tercih eden kişi arasındaki dağlar kadar farkı, hangi daha sığınan bilge kişi açıklayabilir? Bir sığınaktır yalnızlık; kurşun gibi sözlerden, bomba etkisi yapan sun'i gündemlerden, uçuk insaların uçak sesine karışan gürültülerinden kaçıştır yalnızlık.

Yalnızlık korunaklıdır, rabbiyle ve kendiyle kalmak isteyen her kulun hakkıdır.

Yalnılık korunaklıdır, loş ışığa teslim edilmiş gecelerde, kalbin sözlerini yazdığı, ruhun bestediği, vicdanın yorumladığı, korosuz söylenen, kor gibi yüreği yakan, acı ama bağımlılık yapan bir şarkıdır yalnızlık.

Yalnızlık korunaklıdır; yalnızlık ruhun aklıdır.

Aylardan sonra bu gece telefonu, radyoyu kapatıp, televizyonun fişini çekip, penceleri örtüp, ışığı söndürüp, odanın ortasına bağdaş kurup, nicedir ihmal ettiğim içsesimi dinleyeceğim, dinleneceğim, dilleneceğim;

"Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır."

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.
Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

şüphesiz...

'allah kuluna kafi değil mi?' zümer/36

bilmem ki...

......bilmem ki yaşamak (düşünmek, düşlemek, yapmak, olmak, seçmek, karar vermek, vazgeçmek...) yazmak kadar kolay mı?

esselam

kalın sağlıcakla....

Elbette değil

Kesinlikle haklısınız.
Sualiniz cevabını da muhtevi.
Söylemek de yazmak da kolay.
Eylemek ve de "doğru" eylemekse zor.
Alemlerin Rabbi zorluklarımızı kolaya tahvil ede inş.

müthis bir

müthis bir baslik

özellikle yazinizin basligini cok begendigimi söylemek istiyorum.

cogu zaman oksijen tüpü olmadan saf bir halde okyonusa dalip tek bir soluk icin can havliyle yukari cikma cabasidir yalniz kalmalar. bu esnada insan indigi noktadaki müstesna güzellikleri farketmeyip geri döner.

yaziniz icin her paragrafi ayri ayri degerlendirmek geliyor icimden. insanin adi cagrildiginda kayitsiz kalamayisi gibi...

"Yalnızlığa itilen ilen yalnız kalmayı tercih eden kişi arasındaki dağlar kadar farkı...."
dogru belki ama ikisinin de kulagina seslenen ayni sestir saniyorum? ve gitmisken oraya, oraya vardirandan mütevellit bir belletme vardir... ikisini de cok sansli buluyorum ben. bazen tercih sahiplerinden daha fazlasini alabiliyor oraya itilenler :) nimet.
yalnizliklar, bir perdeye yaslanmanin ne anlama geldigine isaret eden berraklasmalar...
son bir sey daha; tv vs. calisiyorken de insan yalniz kalabilir :) belki tefekkür yalnizligini ayirdiniz ? bilemiyorum.

velhasil korunakli yalnizlikliklari olmali insanin her gününde, daha istisna olabilmek icin...

selam ve sevgilerimle

Yalnızlık

"Korunaklı Yalnızlığım" ne güzel bir söz ve ne güzel bir yazı.Söyleyecek başka bir şey bulamıyorum.Şimdi sadece düşünme makamındayım

Kaleminize yüreğinize sağlık...

Selametle...

Ne içindeyim zamanın; ne de büsbütün dışında...
Yekpare geniş bir anın, parçalanmaz akışında...

yalnızlığı

yalnızlığı algılayışınız ve tanımlayışınız gerçekten hoş. özellikle kelime oyunlarınız, bu "aslında acıtan yazıya" yer yer gülümsememi bile sağladı. sağolun gönlünüze sağlık. umarım iç sesinizi dinlemeyi ihmal etmemişsinizdir. selamla...
bu şiirde Ahmet Telli'nin yalnızlık yorumu...

Yalnızsan Eğer

hayatın devraldığı
sessiz bir özsudur acı
birikir yüreğinin kıvrımlarında
ve ağar gözlerine ağır ağır
bulutlar yere inmiştir artık
ya da gurbettesindir
unutma

bir hayalet gibi kapındadır
yalnızlık denen şey
ufkun kararabilir birden
için çölleşebilir
kaçışın bile bir adımdır
ya da dönüşündür kendine
unutma

Her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah "merhaba hüzün"
"merhaba yalnızlık"
diyerek başlarsın hayata
ama hayat bağışlamayacaktır seni
unutma

Üstelik günlüğü yoktur hüznün
hiç bir zaman da tutulmayacaktır
serüvenlerin yorgun yeniği
elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
ya da hasta bir tanıdıktır ancak
hepsi o kadar
unutma

Dokunulmuş Yalnızlık

Bu güzel yazı vesilesiyle şu şiiri hatırladım:

Sen olmasan
aşk düşer unutulduğu askıdan
doku/n/duğun yalnızlığımdan ürperen
kızımın naif sesi

Sen olmasan
semiz bir sıkıntıyla su basar odaları,
mutfağı ve rüyalarımı
yalnızlık terletir
tenimin hatıralar haritasını

Sen olmasan
aşk geçmez bir sâmsâra gibi
nesnelerden ve bedenlerden
ve gecelerden güneş ve ay sanrısına. . .

Hüseyin Atlansoy-Kaçak Yolcu

"Yalnız, kendisini hiç Yalnız bırakmaz..."

Sevgili Said,
yazını, kafesinden kaçmış bir serçe okursa hüzne gark olur.
Ama kafese girmiş bir serçe okursa mânâ veremez.
Hüzne gark oldum !

"Zaman yalnızlığı haklı çıkardı; insan bir tek kendisine yalan söyleyemiyor, ....... düşünemeyenler düşünenleri tersler oldu.."
Çok iyimsersin dostum; gerçekten kendisine yalan söylemiyor mu ?

Kışlanda şafak kaçtır bilmez gönül;
ama bilir ki şairin yüreğindeki şafak hiç sökmeyecek...

Bu parçayı gönül mektubuma koydum, gönderiyorum...
http://www.umutfm.com/izle.php?id=762
O gül, bizler bülbül...Gerisi laf-ı güzaf...

Esselam ya dost !

www.zemheriedebiyat.com