renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Çığlık Çığlığa Resim Sergisi

Galeride duyduğum çığlıkla önce irkildim. Sonra şaşkın bir tebessüm yerleşti yüzüme. Sergide resimlerden ve renklerden büyülenmeyi hesaplayabilirdim. Ama tuvallerin çığlık atacağını hesaplamam imkânsızdı. Dahası vardı. Bir tuvalin içine görüntüm düşüp resmin bir parçası oluyordu. Ve bu resim üzerinde “Chapter me” (Konu: Ben) yazıyordu. Evimin duvarında düşlediğim birçok tuval oldu. Ama hiç birinde resmin bir parçası olabilmem mümkün değildi. Oysa bu tuvale yerleştirilen koyu renkli cama kendi görüntünüz ve etrafınızda ne varsa yansıyor. Ve karşısına kim geçerse onun hikâyesi oluyor.

Elif Karadayı, işte bu sıra dışı eserleri yapan sanatçı.

Hayata dair ne varsa resmin bir parçası..

“Size de olmaz mı? Hiç çığlık atmak istemez misiniz?” diye soruyor. Hepimizin içinde bastırılmış çığlıklar olduğunu düşündürüyor bana. Bastırılmış bir sancının çığlığını hatırlayıp yeniden geçiyorum çığlık atan tuvalin önünden. Bu fırsat bana keyif veriyor.

Karadayı, ışığı ve sesi hayata dair ne varsa her şeyi resmine taşımak istediğini şöyle ifade ediyor:

“Kelimelerin kendimi ifade etmediğine inandığım dönemlerde kelimelere renkleri de ekleyip resim yapmaya başladım. Daha sonra buda yetmedi. Resim bir parçam oldu. Bir süre sonra renklerde yetmedi. Gördüğüm her şeyi resme malzeme yapmaya başladım. Öyle ki benim için, resim hayatın bir parçası olmaktan çıkıp hayata dair ne varsa resmin bir parçası oldu.”
Bu açıklamadan sonra çığlığın resmini yapmak yerine, harekete duyarlı bir cihazla tuvale çığlık attırmayı zekice buluyorum. Evlerin pencerelerinden yine aynı teknikle sızan ışığın gerçek hayatla örtüşmesine ise hayran kalıyorum.

Haşarı bir çocukluktan “Kömür” isimli sergiye..

Elif Karadayı’nın “Kömür” isimli sergisi geçtiğimiz günlerde açıldı. Karadayı, serginin isminden de anlaşılacağı gibi resimleri kadar sıra dışı bir iç dünyaya sahip.

1981 yılında doğuyor. Çocukluğu haylazlıklarla dolu. Beş yaşında çakmakla oynarken, mutfak tüpünün patlamasıyla evlerini havaya uçuruyor. Bu olaydan hatırladığı tek şey çığlıklar ve mutfak tüpünün pembe beyaz örtüsü. Belki bu yüzden ışıkları yanan bir evden çığlıklar yükseliyor. İlk ve orta öğrenimini yatılı okuduğundan olmalı, çalışmalarında çocuk masumiyeti ile çizilmiş evlerin çokluğu dikkati çekiyor.

Öğretmenlerinin tüm uyarılarına rağmen, saçlarına rengarenk boncuklar takarak okula gitmekten kimse onu vazgeçiremiyor.

Sonra büyüyüp Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oluyor. Uzun zamandır, özel bir resim atölyesine öğrenci olarak devam ediyor.

Resim eğitiminin son bulmayacağına inanıyor.

Fark etmeyi, fark edilmeyi ve etrafında olup bitene müdahale etmeyi seviyor. Sıradanlıktan bunalıyor. Güç yetiremeyince, resim yapıyor.

Daha önce pek çok karma sergiye katılan Karadayı beşinci kişisel sergisinin heyecanını AÇEV Çocuklarıyla paylaşmak istiyor. Ve gözlerinde hala haşarı ışıltılar parıldıyor.

Galerinin tüm geliri AÇEV’e

O büyüdükçe ve etrafı kalabalıklaştıkça içinde ki çocuk yalnızlaşıyor. Dışından çok içini dinlemeye başladığından olmalı, içindeki çocuğa arkadaş arıyor.

Sergisini G-Art Galeride açmasının bir nedeni de bu. Çünkü galeri sahibi Gülsen Çapa, galerinin tüm gelirini gönüllü olarak AÇEV’e (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) bağışlıyor. Karadayı’da eğitimin önemini vurgulayarak; “Çorbada tuzum olsun istedim. İçimde ki çocuk da bundan mutluluk duyuyor.” diyor.

***

İşte ben bu sergiden ayrılırken, yüzümde şaşkın bir tebessüm içimde çocuksu bir cesaret vardı. Bu güne kadar gezdiğim diğer kişisel sergilerden daha az resim bulunmasına rağmen sergiyi, etkileyici ve tetikleyici buldum. Sergi toplam 8 farklı tasarımdan oluşuyor. Fakat az sözle çok şey söyleyebilmek büyük başarı.

Hayatımızdan hayreti ve merakı çıkardığımızda anlamsızlaşırız. Çünkü hayretsizlik ibreti, meraksızlık bilgiyi öldürür. Beni bu anlamda tetikleyen eserlerin sanatçısını sizlerle tanıştırmak istedim.

Eğer siz de uzun zamandır şaşırmıyorsanız ve içinizde ki çocuğu ihmal ediyorsanız, Elif Karadayı’nın G-Art Galerisinde açtığı sergiye uğramalısınız.

Sergi 8 Nisan’a kadar devam edecek.
G-Art Galeri (0212 296 08 76)