renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Sigara ve Nikotin

Sigara

Asrımızda medeniyetin insanlığın hizmetine sunduğu birçok yeniliklerin yanında, içinden çıkamadığı, hatta bizzat kendisinin ortaya çıkardığı sayısız problemler de vardır. Dış görünüşü itibariyle herkesi büyüleyen medeniyetin insanoğlunu içten içe kemirdiği, belki günün birinde onları "yenmiş başak sapı" haline çevireceği de mukadderdir. Öyle görünüyor ki, bugün insanın eliyle ortaya sürülmüş ve onu tehdid eden bir sürü illet var. Bunlardan en tehlikeli ve yaygın olanlardan biri de nikotindir. Tabiata hâkim olma gayreti içinde çırpman insan, kendi elleriyle hazırladığı tuzağa düşecek ve tabiatın mahkumu olmaktan kurtulamayacaktır...

Bugün bu illete maruz kalmayan insan yok denecek kadar azdır. Sigara içenler nikotin zehirini kendi iradeleriyle alırken, içmeyenler de içenlerin sebep olduğu dumanın zehirinden en az içenler kadar zarar görmektedirler. 1928'de elde edilen nikotin o tarihten günümüze kadar çeşitli yönleriyle incelenmiştir. Tedavi edici bir fonksiyonu olmadığından hiçbir ilaç şirketi merak edip de tesirlerini etraflıca incelememiştir. Sadece farmakolojik bir madde olan nikotinin sinir hücreleri üzerindeki tesirleri yönünden çeşitli bilgiler elde edilmiştir.

Tütünde aktif bir madde olan ve tabiatta bulunan nikotin, renksiz ve uçucu bir "alkaloid"dir. Oksijenle temasa geçmesiyle birlikte kahverengi bir görünüm alır ve yanan tütüne benzeyen bir koku çıkartır. Kullanan kişilerde tesirini gittikçe artırır ve onu kendine öyle bağlar ki, kullanan kişi artık onu bir ihtiyaç olarak görmeğe başlar. Batı'nın Nasreddin Hoca'sı Mark Twain. "Sigarayı bırakmak çok kolaydır; çünkü hayatımda çok denedim." der.

Siyanür gibi çok çabuk tesirini gösterdiğinden nikotin, insanların kullandığı en zehirli maddelerden biri olarak kabul edilmektedir. 60 miligramlık dozu bir insanı öldürmek için kâfi gelmekte ve bu dozun alınmasından birkaç dakika sonra ölüm vuku bulmaktadır. Bir puro, insanı öldürecek dozun iki katı kadar nikotin ihtiva eder ama, bu miktarın hepsi yutulmamakta ve bir kişiyi öldürebilmesi için gerekli olan süratte vücuda yayılmamaktadır.

Sigaralardaki nikotin seviyesi her ne kadar tedrici olarak azaltılmakta ise de, tipik filtreli sigara 20-30 miligram nikotin ihtiva eder. Sigara içen ve dumanını içine çeken kişi bunun yaklaşık % 10 unu emmektedir. Bir adet sigarının doğurduğu fizyolojik tesirler, damara enjekte edilen bir miligram nikotinin tesiriyle aynıdır. Ciğerlere çekilen dumanla vücuda giren nikotinin yüzde doksanı zararlı tesirini göstermektedir.

Nikotinin, merkezî sinir sistemi dışında kalan tesirleri iyi bir şekilde incelenmiş, aynı zamanda sinir hücrelerinin "nöron sinaps" adı verilen (bir sinir sinyalini bir nörondan öbürüne nakleden) noktalar üzerine çok açık tesirleri olduğu da anlaşılmıştır. Nikotin, alıcı sinire tesir etmesiyle ve sinir hücresine giden ince lifi uyarmasıyla asetilkoline benzer. Ancak asetilkolin, impulsların nörondan nörona taşınmasında müspet yönde çalışırken nikotinin îkaz ve tesirleri menfi yöndedir.

Nikotin böbrekler yoluyla dışarıya atılmazdan önce karaciğer tarafından tesirsiz hale getirilmeye çalışılır. Fakat bu çabuk olmaz. Devam eden bu aksiyon, dıştan gelen bir tesirin sinir hücreleri yoluyla taşınmasına engel olur ve sinaps da nöronlararası haber alış-verişini bloke eder. Böylece nikotin, sinapsı önce uyarmış, hemen arkasından da vazifesini yapmasına engel olmuştur. Sinapstan başka, aynı engellemeye maruz kalan bazı duyu alıcı hücreler vardır ki, bunlar büyük atar damarlarda bulunan kimyevî alıcılarla, deri ve dilde bulunan ısı ve acı impulslarını alan reseptörlerdir.
Aşırı zehirlenmelerde nikotin, şiddetli çarpıntılara kadar varan ve sık sık ölümle neticelenen titremelere yol açar. Ölümün sebebi, solunumda çalışan kasların felç olmasından kaynaklanan boğulmadır. Felç ise, kasların normal çalışmasını temin eden kolinerjik sisteme nikotinin yaptığı bloke tesirinden ileri gelir. Daha düşük dozlarda, solunum sayısında iyice fark edilebilecek bir artış olur. Çünkü nikotin, şahdamarındaki oksijene ihtiyacı olan duyu alıcılarını uyarır. 6-8 miligramlık dozlarda, adrenalin ifrazı sonucu, kalb ve kan damarları üzerinde de tesirleri olur. Adrenalin ifrazı, kan damarlarının daralması ve tansiyonun yükselmesiyle birlikte kalbi besleyen damarlarda kan akışının hızlanmasına yol açar.

Sigara içen kişilerde, nikotinin tesirleri oldukça bariz şekilde müşâhade edilir. Sigaranın yakılmasıyla nikotin, tütünden dumana geçer. Dumanı içeriye çekilerek içilen bir sigaranın midenin açlıktan doğan kasılmalarına bir saat kadar mani olduğu günümüzde bilinen bir gerçektir. Açlık hissinin sigara ile azalmasının sebebi kandaki şeker seviyesinin hafifçe artması ve tad duyusunu nakleden papillanın zayıflamasıdır. Bundan dolayıdır ki eskiden beri sigara içenlerin, sigarayı bırakınca kilo aldıkları görülür. Bazı araştırmacılar bunun tek sebep olmadığını ve kilo almanın sigara içmeyenlerdeki metabolizma faaliyetlerinin içenlere göre daha düşük oranda olmasından ileri geldiğini söylemektedirler. Bir araştırmacı, günde bir paketten fazla sigara içenler sigarayı bıraktıkları zaman, kalb atışlarında dakikada üç atış, oksijen sarfiyatında da % 10 azalma olduğunu tesbit etmiştir. Kalb atışlarındaki düşüş, vücudun enerji ihtiyacının kısmen azalmasına sebep olur. Kalb atışlarıyla kandaki besinlerin oksijenle yanması temin edilir. Hâliyle, kalb atışlarındaki düşme besinin yanma oranını düşürür ve dolayısıyle oksijen tüketimi azalır. Bundan sonra alınacak fazla besin, yağ halinde vücudda depolanır ve neticede de kilo alma meydana gelmiş olur.

Her gün aynı miktarda ve belirli zamanlarda sigara, deri sıcaklığında düşüş ve tansiyonda artışla beraber kan damarlarının daralmasına sebep olur. Sigara, kanın iskelet kaslarını beslemesinde herhangi bir değişikliğe yol açmaz, fakat kandaki karboksihemoglobin miktarı normalden daha fazlalaşır. Çünkü sigara dumanıyla, alınan zehirli karbonmonoksit gazı (CO), kana kırmızı rengini veren ve oksijen taşıyan hemoglobinin oksijeniyle birleşir. Karbonmonoksit oranı sigarada % 1, pipoda %2 ve puroda % 6'dır. Karbonmonoksitin hemoglobindeki oksijenle birleşmesiyle kanda oksijen açığı meydana gelir. Sigaranın bu tesirindendir ki, kanın oksijen taşıma kabiliyetinin azalması, sigara içenlerin kendilerini bir işe zorlamaları anında nefes yetersizliği olarak kendini gösterir.

Kanın oksijen taşıma kabileyetindeki azalma sebebiyle sigara içen hâmile kadınların doğmamış çocuklarını büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktıklarını gösteren birçok müşâhadeler tesbit edilmiştir. Hâmilelik devresinde içilen sigara, erken doğum, düşük ve ölü doğan çocukların sayısının 2-3 kat daha artmasına yol açmaktadır. Başka bir araştırma da doğumdan önce veya hemen sonra ölen çocuklardan % 20 sinin ölüm sebeplerinin annelerin hâmilelikte sigara içmeleri olduğunu göstermektedir. Bütün bunlar açık ve net bir hakikat olarak ortadayken, İNSANLAR NİYE SİGARA İÇERLER?
Sigara alışkanlığının sebeplerini izah etmeye çalışan birçok psikolojik teoriler vardır. En yaygın olanı, sigara kullanımının ağızla ilgili uyarıya olan ihtiyacı giderdiğidir. Bu görüş sigara içenlerle içmeyenleri kıyaslayan bazı buluşlara da işaret eder. Araştırmalar sigara içenlerin daha fazla alkol alma ve küçük yaşlarda daha fazla parmak emme gibi ağızla ilgili ilave alışkanlıkları olduğunu göstermiştir. Bebekliğinde anne sütüyle daha uzun süre beslenmiş olanların daha az sigara içtikleri ve sigarayı daha kolay bıraktıkları da anlaşılmıştır. Yarının insanının talihi, dünyaya getirdiği yavrusunu, gün boyunca dışarda bir işte çalışan ve yavrusunu tehlikeye atan annelerin ve sorumsuz babaların elinde mi acaba?

Biblografya

Drugs
Society and Human Behavior
Oakley S.Ray
Hh.D'den Tercüme ve Derleyen İsmail Özer
Sızıntı

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

sigara ve haram?

Yazı için teşekkürler.Sigaranın zararlarını saymakla bitiremediğimiz bir gerçek.Buna rağmen kullananların da çok sayıda olduğunu biliyoruz.Sadece içene değil yanındakilerin de ne kadar zarar gördüğü ortada.Sanırım sigara içenler yanındakilerin de hakkını yemiş oluyor.Bu yazı sayesinde bir kez daha hepimiz sigara konusunda düşünürüz inşaallah.Hayırlara vesile olur umarım.

Bu arada konu açılmışken birşey sormak istiyorum.Sigaranın kesinlikle haram olduğunu iddia edenler var.Hatta en az alkol kadar.Sigara gerçekten haram mı?Ben kesinlikle haram olduğunu düşünmüyorum ama İslam dini insan sağlığına zarar veren her şeyi bir şekilde yasakladığı için ve sigara da zararlı olduğu için dolaylı olarak belki sakıncalı olabilir.

.Allah'a emanet olunuz.Selam ve dua ile....

Renk ve koku

Bu konunun eskisi kadar kemik bir konu olmadığını düşünmeye başladım. Kimbilir belki tanıdığım tiryakilerin bir bir bırakıyor olmaları beni bu sonuca götürmüş olabilir.
Sigaranın karşıdaki insan üzerindeki olumsuz etkilerinden birisi, son derece bozuk bir estetik izlenimi uyandırmasıdır. Dişleri sararmış hatta kararmış ve ağız kokusu olan insan daha konuşmaya başlamadan kaybetmeye başlamıştır. Özellikle sunucularda takma mimikler eşliğinde sararmış ve nikotinine sarılmış diş taşlarını görünce insanın morali bozuluyor.
Üst baş deseniz hakeza...Bir terziye tamir için gömlek bırakmıştım. Aldığımda tertemiz gömlek berbat kokuyordu. Terziye söyledim. İşyerinde sigara içmeseniz ne iyi olur, bu gömleği tekrar yıkamam gerekecek...
İkinci kez ihtiyacım olduğunda terzi, hassasiyetimi bildiğinden dükkâna koku sıkmak gibi bir tedbire başvurmuştu. O tedbir eskisinden daha fenadır. Sigara ve parfüm beraber , yeni çıkmış bir işkence çeşididir.
Üçüncü kez gitmedim zaten. Rızkına kendi elleriyle mani olandan daha akılsız kim ola?

Belki Haram... Belki değil..

Öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim. Ancak şurası çok elzem bir nokta zamanın sigara içen aydınları sigaranın bu kadar insan vücuduna zararı olduğunu bilselerdi sanırım mubah tır demezlerdi. Hem asrımızda bir çok aydın sigara hakkındaki fetvaaları ortada prof hayrettin karaman, m.fetullah gülen gibi tanınmış simaların sigara hakkındaki yorumları katiyen "haram"dır oldu. Hem üstad bediuzzaman hazretlerinin eski sait döneminde sigara kullandığını yeni sait döneminde ise sigarayı bıraktığını herkes bilir... Haramlık ve helallik tartışılır ama bence vücuda zarar veriyorsa bu illetin harama yakın olduğudur... Bilmiyorum sitedeki arkadaşlar bu hususta ne düşünür ben kendi fikrimi söylüyorum... Sigara zararlı ise ve vücudu tahrip ediyorsa haramdır...

Eğik atış problemi

Dün evimin balkonuna daha önce de olduğu gibi izmarit atılmıştı. Sizin hiç ilginiz olmayan bir konu ile temizlik anlayışınıza müdahale edilince ne yaparsınız? Bu bir eğik atış problemi...Hemde zihni bir eğik atış durumu. Balkonda sigarayı içecek aşağı fırlatacaksınız. Aynı marka sigara aynı balkona düşecek...Hız aynı, yükseklik aynı...Ya kamera koyup failini bulacaksınız, ya da balkonu hapsedeceksiniz...
Bir de arabadan dışarı atılan paketler var. Geçenlerde bir hanım şöförün arabanın penceresinden sigara paketi attığına şahit oldum. Hanımı görseniz çırak durasınız gelir. Süs püs gırla...Hemen yolun kenarındaydım, paketi işaret ederek seslendim "Ne iş?" ; Neyse utandı hanım, şu hali görünce çırak alasım bile gelmedi onu... Temizlik hepimizin boynunun borcu da hanımlar daha bir içinde diye düşünürdüm. Yanılmışım...

Tebessüm ettirdi yorumunuz

Kıymetli sakine hanım, yorumunuzun başlığına çok güldüm fizikle ilgilenen biri olarak konunun balkon, izmarit ve kuvveti uygulayan kişi üçgeni arasında geçmesi zihnimde acayip şekillendi.. Bizim evin balkonunda da bazen sigara izmaritleri olur fizikte bir kural vardır hani tabir yerinde ise tükürsem gider diye... o, cinsten birşey balkona düşen izmaritlerin failini bulmak için dedektif olmaya gerek yok! Üst katların balkon ve penceresinden serbest atışla aşağıya düşen izmarit balkondaki o boşlugun hava akımına uğraması asabiyle aşağı düşmeye meyyal izmarit direk gelip balkonun orta yerinde sizi ve elinize alacağınız süpergeyi bekliyor oluyor... Arabasından aşağı paketi atanlara benim farklı bir yaklaşım tarzım var mesala ben şoför olayım siz duyarlı vatandaş bana şöyle deyin NEDEN O PAKETİ AŞAĞIYA ATIYORSUN? Benim cevabım kısa ve düz olur.! Ben direk sanane derim. Zaten canım dişimde birde seninle ugraşmayayım derim. İzlenilecek yol şu olmalı bence niye değil neden atmaması gerektiğini söylemeliyiz insanlara... Aksi takdirde konuşulan her cümle kelam israfı olur. Bu düşüncemi daha hiç denemedim ama teorik olarak böyle bir düşünce hasıl oldu pratikte uygulayıp güzel bir netice alırsam inşallah bu sayfanın altına başaralı bir yöntem olduğunu yazacağım.. sevgi ve saygılarımla...

sigara ve ikinci kadın

Sigara, bir erkeğin hayatındaki ikinci kadın gibidir. onun aklından hiç çıkmaz...neden acaba?

İnsanoğlu: Hastalığa Meyyal!

Ha sigara, ha ikinci kadın diyorsunuz, ya sigara kadınların nesi oluyor acaba?

Bana kalırsa ikisi de hastalık ve insan da hastalığa meyyal, çünkü insan zayıf, çünkü insan sapmayı seviyor, çünkü insan nefs taşıyor, çünkü insan insan...

Sigaranın hükmü tartışılıyor bir de, Allah akıl fikir versin hepimize, toplumları böylesine mahveden, türlü hastalıklara sebebiyet veren bir hastalık, israf olmasıyla, hem kişiye hem de diğer insanlara külliyyen zarar vermesiyle tamamen bir pislik unsuru olan bu ucube şey sizce yasak olmasın da ne olsun?

Sigara içenlerin kul haklarını nasıl ödeyeceklerini düşünüyorum, nasıl mümkün olabilir ki?

Katılmamak mümkün değil!

Arif bey kardeşim anlattığınız mevzu cana dokunacak cinsten isterdim şu sigara nın bende yasak olmasını. Ancak hükümet eliyle kendi insanlarını ücretli ölüme gönderen bir mesai kavramı var türkiye'de. insan; eli, kolu, ayağı, parmağı, tırnağı, tüm uzuvlarıyla hatta herşeyiyle kadrine paha bicilemez ahsani takvim bir varlık böyle bir varlığın iradesinin bu kadar zayıf tutan şeyin irdelenmesi gerekli zanımca...

Anlamadım

"Bana kalırsa ikisi de hastalık ve insan da hastalığa meyyal, çünkü insan zayıf, çünkü insan sapmayı seviyor, çünkü insan nefs taşıyor, çünkü insan insan..."

Şimdi burda "ikisi de" derken sigara ve kadından mı bahsediyoruz?Bir de "insan" kelimesinden kasıt da erkek mi oluyor?.Anlayamadım da!

Açıklama

"İkisi" meselesi şöyle: Hastalık derken bazı erkeklerin sigaraya bazılarınınsa ikinci kadına meyyal olması durumunu kastetmiştim. Yani sigara bir hastalıktır, ama kadın bir hastalık değildir. Genel itibariyle insan kelimesinden kasıt elbette sadece erkek değildir. Bunu bu şekilde düşünmek abes olmaz mı? Söz konusu yorumda erkeğin sigaraya bakışından bahsedildiğinden ötürü "insan" kelimesi ile sadece o kısım için erkek anlaşılmalıdır. Burada kadın düşmanlığı yaptığımız yok, merak etmeyin. Zaten dikkat ettiyseniz yorumumun ilk kısmında erkek-sigara bağlamında kadının yerinin ne olacağına dair bir soru sormuştum. Umarım mesele anlaşılmıştır...

Açıklamanız için

Açıklamanız için teşekkür ederim Arif Bey."İkisi de hastalıktır" cümlesi bana başka birşey düşündürmemişti.Hatta ne kadar uğraşsam hala başka birşey düşünemiyorum.Ama açıklamanızdan da anlaşılacağı üzere kasıt yokmuş.O halde sorun da yok diye düşünüyorum.Hoş kasıt olsa bile "sizi ilgilendirmez,öyle düşündüm,öyle yazdım " diyebilirsiniz o da sizin hakkınız tabii.Benim de buna tepki vermemem gerekir o zaman. Bu arada size de kadın düşmanlığı yapıyorsunuz demedim demem de.Neyse benim tarafımdan mesele anlaşıldı.Umarım sizin tarafınızdan da anlaşılmıştır.
Selam ve dua ile...

Güzel bir soru!

Kıymetli okan şahin bey kardeşim,

Bu soru ilginç bir soru zira ne bir kadınım var ne de sigaram.. Buna ben cevap veremeyeceğim :)) Sigarası olan ve kadını olan evli bir arkadaşa danışmakta fayda mülahaza ediyorum... mehabbetlerle.

yak bi cıgara

sevgili kardeşim uyarıların hoştu.Lakin o kadar sıkıcıydı ki yazı sonunda şunu demeden duramadım;o halde yak bi cıgara:)

Haram mı olsun?

Merhaba insanlar,gecenin bu vakti saat 2.00 a vururken,yorum yazasim geldi.Olay sigara ,ve tam bir facia,kolay degil birakmak.."ya haram ise?" hadi buyurun terk edin bakalim,(kolay mi?).Haram degil ise sigara helal mi? bunun fetvasi bize düsmez,ancak haram ile helali belirleyen bilir!Kimileri sigara vücuda zarar verdigi icin haramdir diyebiliyor,yahu sana mi düstü haram demek..Güzel bir olay anlatayim,arkadasimizin biri sigara bagimlisi,günün birinde sigara icerken,yanindaki arkadasi,ona sesleniyor,"sigara icmeyi bir Müslümana yakistiramiyorum diyor",ve o an sigara paketini atiyor,sigaraya elveda ediyor..Demek istedigim su ki, bize zarar veren ne ise,bunu kendimize haram kilabiliriz,kendi irademize kaliyor,mesela günde 2-3 saat uyku ile yasayan insanlar da var,az uyudun kendine vücuduna zarar verdin haramdir diyebilirmiyiz?(hayir) fakat zararli oldugu icin "kendimiz" kendimize ancak haram kilabiliriz,diye düsünüyorum..Ayrica sigara icmek ile serseri olacaksin diye bir kaide de yok,arabadan sigara paketini savurmak,balkondan firlatmak,icmeyen insanlarin yaninda sigara kullanmak,hele hele cocuklarin yaninda sigara icmek!Tam bir facia,serserilik ve saygisizliktir,diye düsünüyorum.Saygilar...

İster Haram ister Helal deyin...

Merhaba meryem hanım,

Yorumunuzu okudum ve bir çok düşüncemiz paralel ancak bir nokta da anlaşamadık. O da şudur.. Öncelikle sigara içme hususunda günümüzün şartlarına bakmak gerek. Elbette "haram mı" ya da "helal mi" demek benim gibi yarım akıllı bir serserinin işi değil... Ancak dediğimiz gibi günümüzün düşünürleri bu işlerin iç yüzünü bilen ve okumuş(Alim) diye bileceğimiz bir çok ağızdan sigaranın zararları hakkındaki yapılan fetva ve yorumlardan ben haram olabileceğini düşündüm ve sigaraya haram dedim. Bu benim kendi kararım yani sadece beni bağlar. Zaten "bence" demişim yorumumda... Hem benim söylemlerimle kaç kişi hayatına yön veriyor ki?!... yada kimin hayatında neyi değiştire bilirim.? Aklınıza gelen her ne ise bilmiyorum ama kimseye bu hususta yön vermek istemiyorum zira kimse için okuyup yazmıyorum ya da kimse için araştırmıyorum kendim için okuyup kendim için yazıyorum ve belki düşünceleri paralel insanlar ile bir arada oluruz düşüncesi ile de fikirler platformundaki ideal hayalllerimi sizler ile paylaşıyorum.. Yanlış anlamaya sebebiyet verdi isem özür dilerim tekrardan...Zira fetva verecek kapasite de biri değilim... Hurmetlerimle..

yanlis anlasilma..

Merhaba yusa irmak, öncelikle Sigara ve Nikotin yaziniza katiliyorum ve oldukca zahmetli bir yazi olmus, umarim etkileyici olur ve birilerinin sigarayi terk etmesine de vesile olur. Lakin yanlis anladiniz beni, ben "size degil", kesin ve kesin bilinmeyen hususlarda" birilerinin, alimler dahil haram yahut helali belirlemeleri. Evet siz,kendi fikrinizi yazdiginizin farkindayim, sanirim yorum yazarken dikkat etmeliyim zira kimi ve kimleri kasd ettigim anlasilmamis ve yanlis anlasilmaya sebeb olmus. Yazi size ait, fakat ben bu hususda toplumda olan insanlarin düsüncelerini de ele alarak yazdim. Hem benim söylemlerimle kac kisi hayatina yön veriyor demissiniz, neden olmasin? Örnegin sigara olayi oldukca kritik, bunu dikkate almaniz yazi yazmaniz, birilerinin sigarayi birakmasina vesile olabilir, umarim olur, kusuruma bakmayin.. düsünce ve fikirlerinizi paylasma dilegi ile, saygilar...

Allah razı olsun.

Merhaba meryem hanım, Efendim hassasiyetiniz için teşekkür ederim. Evet haramı ve helali ayırmak böyle bir yükümlülüğün altına girmek yön göstermek, işaret etmek, hedef belirlemek vs. işlerin sorumluluğu benim gibi acizin belini kırar HafizanAllah... Ben yorumunuzu kendi yarıçapımda değerlendirdiğimden yorum yazmak durumunda kaldı idim. Düzeltiniz isabetli oldu. Allah razı olsun tekrardan. Selam ve saygılarımla

sizden de

Merhaba yusa irmak, ben de anlayisiniz icin tesekkür ederim, yeni yazilarinizi bekliyoruz, kolay gelsin, saygilar...

Bir de şöyle

Bir de şöyle düşünüyorum ben affınıza sığınarak.Haram olmayan ya da haramlığından şüphe duyduğumuz şeylere haram demek de haramdır.(Belki yanlış da biliyorumdur)Ancak sizin ve Meryem Hanımın da dediği gibi kendimize yasaklayabiliriz.Kendimize haram etmek de değil bu.Sadece iradeyi kullanmak.Bu sayede haramsa da bundan kaçınmış oluruz.Zira şüpheli şeylerden uzak durmak gerekir.Tabi bunu kendine yasaklamak ve bırakmak da çok zor.Allah hepimizin yardımcısı olsun.Selam ve dua ile....

Ağzından Burnundan Gelsin Zahit:)))

Hoş duman başka nerden çıkar ki ya ağızdan ya da burundan... bazen her ikisindende aynı anda... Velhasıl–ı kelam "Atın ölümü arpadan olsun" sen yak bir cigara daha:)))

Çakmağınız Var mı Beyler ?

Bir gazete haberini anımsadım. Haberin başlığı şöyleydi. ''İRANDAN AYDINLIK GÖRÜNTÜLER''... İran'da farklı hayatlar görüntülenmiş gizlice. Habere ait resimde bir kadın var. Ve bir bey çakmağıyla kadının sigarasını yakıyor. Böylece aydınlık görüntüler ortaya çıkıyor(!) Türkiye nasıl aydınlığa çıkacak sorusunun cevabı yıllardır sorgulanıyor.

Beyler çakmaklarınızı hazırlayın. Bayanlar da sigaralarını hazırlasın. Türkiyeyi aydınlığa çıkaralım :))
Külleri karıştırmaya devam ediyoruz ( derdi İBRAHİM PAŞALI )

herkes vicdanına danışsın

Merhaba;

Yorumuma başlamadan önce sigara içen birisi olduğumu belirtmek isterim. Zira "tabi böyle düşünürsün, bu senin olmasını istediğin şey." demek isteyenlere de dayanak olur. :=))

Meseleyi ele alış biçimimizin fıkhı ve genel anlamda hayatı algılayış biçimimizle doğrudan ilgili olduğunu düşünüyorum. Bence asıl ve yegane soru şudur: 'hayat helaller üzerine mi bina edilmiştir, yoksa haramlar üzerine mi?' Fıkıh bu konuda 'eşyada aslolan helalliktir' şeklinde hüküm vermiş olsada, yaptığı her şeyin yazılı bir yasa ile bir hükme bağlanmış olması gereği duyan bir çok insan işi sağlama almak adına dünyadaki bir çok şeyden istifade etmiyor. Tabi ki sigaranın da bunlardan birisi olduğunu söyleyecek değilim. Yani sigara istifade edilecek (faydalanılacak) bir şey değil. Ama haram deyip bunu hüküm olarak belirtenlerin http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/helalharam/0021.htm adresine göz atmaları faydalı olur kanaatindeyim. Orada Selman el Fârisî'den gelen rivayette peygamberin,yağ peynir ve eşek etinin hükmü konusunda verdiği cevap fikir edinmek için yeterlidir sanıyorum.

Meseleyi sigara özelinde değerlendirecek olursak nass'ta kesin olarak kayda bağlanmamış bir husus olması dolayısıyla ve eşyada aslolanın helal oluşundan yola çıkarsak haram olmadığını söylemek durumundayız. Zira "Helâl, Allah'ın kitabında helâl kıldığı, haram da Allah'ın kitabında haram kıldığıdır; hakkında birşey söylemedikleri ise sizin için affedip serbest bıraktıklarıdır."(Tirmizî, K. el-Libâs, 6; İbn Mâce, K. el-Et'ime, 60; Buhârî, K. et-Tefsîr, 99; Müslim, K. ez-Zekât, 24.)

Dipnot yerine: Yazdıklarımdan sigaranın meşru bir helal olduğunu düşündüğüm fikri çıkmasın. Çünkü "hakkında bir şey söylemedikleri ise sizin için 'affedip' serbest bıraktıklarıdır" ifadesindeki affedip; ortada bağışlanmayı gerektiren bir durum(ayıp9 olduğunu gösterir. Buradan sonrası için de karar verici hakem vicdandır.

Vicdanlarımızın temiz kalması dileğiyle...

Hangi Vicdan Kendine Zarar Vermeye Meyyaldir ki?

Haram ve helalik meselesinin bizi aştığını yorum ve yazılarımızda söylemiştik Mustafa bey kardeşim. Yani böyle ciddi mesellerde ben tek başına bir alimin dahi karar vermesini yadırgarım istişare etmeleri gerekir diye düşünürüm. Ancak yapılan tüm araştırmalar yani kim araştırırsa araştırsın bu sigara ile ilgili hiç bir faydalı yan bulamaz. Böylesine tehlikeli bir maddeyi içen insanların vicdanlarınında ben alışkanlığın vermiş olduğu hareketle sağlam ve doğru düşüneceği kanaatinde değilim dumanı bedeni karartan akabinde sarhoş olan bir vicdandan ne beklersiniz ki? Evet sadece bırakılması dileklerimizle... Temiz bir vicdan için temiz bir ciğer lazım:) sevgilerimle kardeşim...

cevap olarak

Merhaba Yuşa bey;

Yorumumda herhangi bir isim vermeyişime rağmen neden üzerinize alınıp karşılık verme ihtiyacı hissettiğinizi anlayamasam da, yazımı cevaba değer bulduğunuz için teşekkür ediyorum. Fakat teşekkürümün yorumun içeriğine değil de bizatihi kendisine olduğunu bilmenizi isterim. Çünkü yorumuma karşılık olarak yazdığınız yazıda daha ilk cümlede "....söylemiştik Mustafa bey..." diyerek benim yazımın sizi hedef aldığı varsayımıyla hareket etmişsiniz. Bunun gereksiz bir refleks olduğunu belirtmeye gerek var mı bilmiyorum. Zira yazıma tekrar göz atarsanız herhangi bir isimden ziyade genel bir değerlendirme yaptığımı, ve bu soruya (sigaranın haramlığı) verilecek cevabın hayata bakış açımızla ilişikli olduğu fikrini savunduğumu görürsünüz. Mesele sizin sigaranın hükmüne ilişkin fikrinize bir cevap vermekten ziyade hakkında farklı hükümler verilen bir nesne hakkında insanları karar vermek hususunda aceleci olmamaları konusunda uyarmaktı.

De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helal, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz? (yunus:59) Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez. (maide:87) Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler. (nahl:116)

Benim derdim; katı gelenekçilikten beslenen kimi fetvacıların yaptığı gibi, işi sağlama almak adına içerisinde biraz şüphe barındıran her şeye: "zinhar haramdır" diyerek yukarıdaki ayetlere muhatap olmama endişesinden ibarettir. Hüküm verirken sigaranın vücuda zarar verişini haramlığına yeterli bir delil olarak göreceksek, fazla tüketildiğinde mideyi tahrip etme olasılığı yüksek olan gazlı içecekleri, veyahutta vücutta alerji yapan gıdaları da (kişiye özel de olsa) aynı mantıktan yola çıkarak değerlendirmemiz gerekmez mi?

Bir şeyin zararlı olması onun haram olduğunu göstermez. Haramlar ve helaller Allah'ın kitabında belirtilmiştir. Bundan sonrası için siz artık harama yakın mekruh-helale yakın mekruh... vs. istediğiniz tanımı kullanabilirsiniz.Ama haram demek için 'hüküm koyucu' olmak gerekir ki o da Allah'tır.

Son olarak temiz vicdan için temiz ciğer bahsi hakkında şunu söylemek isterim. Yaptığınız tasnif Elmalılı hamdi Yazır, Necip Fazıl gibi üstadları vicdansız sınıfına sokuyor, bilesiniz :))

Saygı ve muhabbetle...

Sigara içmek Haram olmasın.. o zaman ihtihar diyelim!

Merhaba Mustafa bey kardeşim,

Öncelikle blogumun altına yazılmış bir yazı olduğu için cevap verme gereksinimi hissetim doğru mu yaptım yanlış mı bilmiyorum belki cevap vermemek daha evlaydı ama yeni fikirlere yelken açılması adına yazmamın daha keyfiyetli olacağı kanaatine idim ikinci bir yorumu da yazmış bulunduk.

Hem bu refleksimin duygularım ile yaşadığım şarkıları seslendiriyor. Sırf laf olsun diye konuşan ömür zengini bir insan olamıyorum hani eline mikrofon verilince elinden mikrofonu düşürmek istemeyen tipik panalist ruhlu insanlar dan eminim ki hepiniz bıkmışsınızdır. Öyle olmamaya gayret gösterdiğimden katılımcı, girişken, yapıcı, yeni fikirlere açık, insana gönülden sevgiyle bağlı, bir gönlül adamı vizyonuna sahip olmak istememden bu yorumunuza yorum ile karşılık vermek geldi. Anadolu usulu yani hoş geldiniz demek için. Şimdi burdan enaniyet senoryaları da çıkartılır ama dediğim gibi enesiyle yazılan yazılara da bir çokları bilir ki enem ile cevap vermek durumunda kalıyorum.

Evet, insana düşen, Allah’ın emirlerini yerine getirmektir, emre uymayı gaye edinmektir; yoksa başarı ve neticeleri maksat edinmek ihlasa zıttır. Kur’an ve Sünnet’in bütün emir ve yasaklarına halis bir niyetle yaklaşım keyfiyeti böyle olmalıdır. İslam’da muhtevaları bakımından özellikle böyle olan hükümlere “teabbüdi emirler” denir ki, bir hükmün illet, hikmet veya maslahat yönünü hiç düşünmeksizin sırf emrolunduğu için onu yapmaktır. Ancak ben burdaki teabbüdi bir emir görmedim. Yani yukarıda ser levha ettiğiniz ayeti kerimede rızıktan bahsedilmiş, temiz rızıklara helal ya da haram demeyiniz demiş. Ben sigaranın temiz bir rızık olduğu kanaatinde değilim. Sizinde dediğiniz gibi bedenini zemzem suyuyla yıkanmış, kalbini de kevser suyuyla temizlenmiş zanneden.. düşüncesi bir anlık ve bir adımlık olan, olaylara çok yönlü ve ileriye dönük bakmayı bilemeyen.. Allah’ı nefsinin arzusuna göre konuşturmayı ve hadiseleri hep kendi keyfine göre döndürmesini isteyen nice haddini bilmez kullar var. Demem o ki kendi akıl ve mantığını, heves ve hevasını herşeye önceleten bu egoist ve narsist ruhlar, yön veremedikleri hayat akışları ve beklemedikleri virajlar karşısında hemen isyanı basıyorlar, neden ve niçin’lerin soru kazanında depresyonlara giriyor ve çelişkiler cenderesinde akıl-cinnet arası gel-gitler yaşıyorlar. Oysa öyle mi olmalı? Böyle mi davranmalı insan!? Azıcık düşünelim mi mustafa bey kardeşim şimdi; insanların bu durum karşısında aceci davranıp helal mi haram mı deme olayı bana biraz alışkanlıkların iradeyi emdiğini gösteriyor meşhur lefontayn masalarındaki ineğin yavrusu, buzağıyı alıp evinde besleyen sonra bu alışkanlıklığı sayesinde buzağı inek olduğu halde evinden dışarı çıkartamayan masal kahramanına benzettim meseleyi. Herkes bilir ki o evde inek beslemek olanaksızdır aksi sözler ile karşılık vermek kelam israfıdır. Zira alışkanlığımızı kıramayınca nedense hemen nefisler teskiye edilip önümüze bir takım ayeti kerimeler çıkırtalıyor. Sormak istiyorum sizlere İntihar etmek haram mı? Buna cevap EVET ise sigara içmekte bir intihardır.

Saatte 120 km suratle gidilemesi gerekli bir otabanda siz ibreyi saatte 160 km çıkartırsanız ve akabinde küçük bir taşın sebep olduğu bir kaza esnasında sizin sıkışmalı bir kazada eksi olmanız nedir? İntiharmıdır? yoksa başka birşey mi? bunun intihar olup olmadığını da sorgulamak gereklidir. Evet intihardır derseniz bu intihar ise sigara içmekte intihardır derim. İntihar etmek HARAM ise sigara içmekte haramdır... Bu gün gündelik yaşam içerisinde farkında olmadığımız binlerce insan sigaranın hezimeti sayesinde toprağın altına giriyor? Sigara bir rızıklanacak bir madde değildir efendim. (Rızık dahi olsa sigara temiz bir rızık değildir...) yukarıda serlevha ettiğiniz ayeti kerimeyi aşağıya bir daha yazıyorum. İyice okuyup üstünde teffekür eden her canlı muti bir kul bunun haram olduğu kanısına varacaktır.

"De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helal, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz? (yunus:59) Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez. (maide:87) Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak "Bu helaldir, şu da haramdır" demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler. (nahl:116)"

Dahası, beşeri olsun, semavi olsun, her rengiyle, çeşidiyle dinler niye vardır? Nebiler, Rasuller niye gönderilmiştir? Devletler, hükûmetler, idareler neden kurulur, seçimler niçin yapılır? Binalar dolusu hukuk ve anayasa kitapları neden yazılır?.. Şu koşuşturmaların, araştırmaların, çalışmaların, geliş-gidişlerin gayesi nedir? Stadyumlar, salonlar, kafeteryalar, barlar, pavyonlar, diskotekler, clubler, hapishaneler, hastaneler, çayhaneler, kahvehaneler, meyhaneler, demhaneler, birahaneler, sefahethâneler, rezâlethâneler, puthaneler, sigara kriz odaları.. bunların içlerine girilse ve rast gele herkese sorulsa: “Niye buradasın?” Hemen hepsinin ayrı lafızlarla söyleyecekleri aynı manadaki cevapları “mutluluk, haz, zevk için” olacak, ya da “acıyı, kederi bastırmak” yani bir anlamda “mutsuzluk unsurlarını unutup mutluluğu korumak için” olacaktır...

Sahi insanlar, mustafa bey kardeşim, içki kadehlerinde, sigara filtrelerinde, bira fıçılarında ne arıyor? Destanlarda, hikayelerde, romanlarda okuduğu nedir? Felsefi veya dini eserlerin sayfaları arasında neyi koşuşturuyor? Sinemalarda, tiyatrolarda, televizyonlarda, internetlerde, seyrettiği, okuduğu, dinlediği, gördüğü, daha doğrusu bulmak istediği nedir? Şu kadarını ikrar etmek gerekir ki, gerçekte bütün insanlar, Sevgisi Sonsuz’un muhabbet kapısında el açmış, o En Sevgili’nin kurbiyet eşiğine mendillerini sermiş birer mutluluk dilencisidirler; öyle olmalıdırlar; ve öyle oldukları takdirde hakikî ve ebedî mutluluğa erebileceklerdir. Ya da sigara ile hiç bir yere gelemeyecektir. Tekrar ediyorum ki sigara haramdır.. Sigara en karizmatik intihar olgusudur. Sevgi ve saygılarımla ...

yanlış anlaşılan yazıya verilen yanlış cevap

Merhaba Yuşa bey;

Yazınızı ilgiyle okudum. Yazınızın hakkını vermek adına şunu söylemek isterim: İlk iki paragrafta izah ettiğiniz üzere yorumuma verdiğiniz cevap, alınganlık değil bloğunuza yazı gönderen birine karşı bir hoşgeldin deme babında imiş. Hoşgeldininizi kabul ediyor tüm samimiyetimle hoşbulduk diyorum. Devamında yaptığınız yorumda da müslümanlar olarak zaman zaman(belki de genellikle) içine düştüğümüz açmazı gayet hoş bir şekilde izah etmişsiniz, ellerinize sağlık. Ve fakat üzülerek belirteyim ki bundan önceki yorumumu analiz ederken düştüğünüz yanlış yorumlamaya yine düşmüşsünüz. Şöyle ki; yazınızda benim yazımla irtibatlandırılabilecek tek konu sigaranın haram-helal oluşu bahsi. Yoksa sigaranın temiz bir rızık olduğu yönünde bir iddiam olmadığını biraz dikkat eden herkes farkedebilir. Ve yazımın amacı kendi yorumumun son kısmında da belirttiğim gibi; insanların (bu bir fakih te olsa) üzerinde nass (kur'an) ile sabit bir hüküm bulunmayan konularda haramlık fetvası verme yetkilerinin olmadığının beyanıdır.

Yazınızı yazımla karşılaştırıp kritik yapacak olursak:

1)Ben yazımda 3 faklı ayetten bahsettiğim halde siz bu ayetlerden sadece birinde geçen "temiz rızık" ibaresini alarak sigaranın temiz bir rızık olmaşından hareketle (ki bu da tartışmaya açıktır) fikrimi çürütmeye çalışmışsınız. Bu tutarsız bir değerlendirmedir, zira bir sonraki ayette bu ibarenin bulunmayışı bile bu kıyasınızı geçersiz kılar.

2)Bir şeyin temiz olması onu helal kılmaya yetmeyeceği gibi, temiz olmayışı da haram kılmak için yeterli bir sebep değildir. Sizin de yazınızda teabbüdi emirler olarak izah ettiğiniz üzere Allah bir şeyi haram kılmışsa onun temiz-pis oluşu önem arzetmez. Ben sigara haram değildir derken bunu sigaranın temiz bir rızık oluşundan hareketle söylemiyorum.

3)Lafonten hikayelerinden verdiğiniz örnekle, sigara içenlerin bu alışkanlıklarının esiri oldukları için kendi durumlarına uygun fetvalar üretmeye çalıştıklarını savunuyorsunuz.(Ya da ben öyle anlıyorum. Yanlışsa affediniz.) Bu hususta ilk yazımda söylediğim şeyi bir kez daha söylüyorum ki; herkes kendi vicdanına danışmakla mükelleftir. Ben şahsım adına islamı kendi davranışıma uydurmak gibi bir gaflete düşmemek için dua ediyorum. Birileri böyle bir şey yapmak isterse fıkhın buna engel olamayacağını da belirtmekte fayda var zannımca.

4)Yazınızda sigaranın haramlığına delil olarak sunduğunuz "intihar" meselesini tartışmaya gerek var mı bilmiyorum ama şu kadarını söyleyeyim: yıllarca sigara içip te herhangi bir hastalığa yakalanmayan insanları örnek gösterip sigarayı savunmak ne kadar çocukça bir davranışsa, sigaraya bağlı hastalığa yakalanan insanlardan hareketle bunu intihar diye isimlendirmek te o kadar çocukçadır. Bakın sigara zararsızdır veyahutta faydalı yönleri vardır demiyorum ama olayı fıkhî anlamda intihar diye isimlendirmek insaf ehlinin işi değil.

5)Benim yazımda değindiğim; fazla içildiğinde mideyi delme riski dahi bulunan gazlı içeceklerin hükmü konusunu ele almayışınızı ise cevap verememekten değil, es geçilmiş şeklinde değerlendiriyorum. Ama yine de o bölüm(gazlı içecekler, kişinin vücuda alerji yapan şeyleri yemesi, veya daha önceki yorumlarda Meryem Akgün hanımefendinin de verdiği örnekte olduğu gibi: günde 2-3 saat uyuyan insana "vücuduna zarar veriyorsun, yaptığın haramdır" deme hakkı) üzerinde tekrar düşünmenizi tavsiye/rica ederim.

6)Araba örneğinde vardığınız sonuç ise hukukçuluk ilkesi açısından tam bir skandal. Hız yapan kişinin kaza yapması halinde ölebileceği ihtimalinden yola çıkarak hız yapışını haram kaza yapıp vefatı halinde bunu da intihar olarak kabul etmek -şahsım adına söyleyeyim- akıl karı değil.

İmdi;
Sizin yazdıklarınızın benim bizzat şahsımı hedef almaktan ziyade doğruya ulaşma amacı taşıdığından şüphem yok. Tam da bu noktada sizinle şahsen tanışmayıp böyle bir ortamda münasebet kuran ve buradaki diğer tüm dostlar gibi sizi de dost bilen birisi olarak temennîm; Allah'ın haram kıldığını haram, helal kıldığını da helal kabul ederek O'nun rızasına uygun bir hayat geçirebilmemizdir.Bunu yaparken zorlama te'villerle günahımıza kılıf uydurma gafletinden de yine O'na sığınırım. Ve fakat O'nun haram demediği bir şeye haram demekten de, haram dediğine helal demekten kaçındığım kadar kaçınırım.

Muhabbetle...

Benzetmeleri yazıldığı gibi anlamayalım...

1. Birincisi ben de her insanın yaptığı gibi işime gelen ayeti yazıma şahit tuttum. Yani diğer ayetleri görmezlikten gelmedim. Eğer benim o ayetten yorumlamaya girmem yazdığım tüm yazıları yok sayarsa yani kıyasınıza geçersiz bir işlem olarak görünecekse sadece buna el vicdan diyebilirim...

2. Evet haklısınız birşeyin temiz olmaması onu helal kılmaz kirli olması da haram kılmaz. Ancak benim temiz demekle kastımın sigara ile ilişkilendirip helal olmadığını vurgulamaktı. Sanırım bu ayrıntıyı göz ardı etmişsiniz. Sigaraya haram diyen bir tek ben değilim. Sigaraya helal diyen bektaşi mantığını da güdmüyorum zira açıklamalarını sunacağım insanların görüş ve düşünceleri bir o kadar kıymetlidir...

1. SON DEVRİN DİN ALİMLERİNDEN EBUL-FARUK SÜLEYMAN HİLMİ SİLİSTREVİ (K.S.) HAZRETLERİNİN BU MEVZUDAKİ BEYANLARI
Malum olsun ki; şeriatte izaai mal, kesreti sual haramdır. Bu makamda izaai'den murad, emvalin dünya ve ahirete faidesi olmayarak sarf ve istihlakıdır. Bu kabil sarfiyat ve istihlakatı umumiye muharremdir.

Sigara istimalinde hürmeti mezküre tamami ile sabit ve mütehakkaktır. Çünkü sigara istimalinde menfaati dünyeviyye yoktur. Bilakis mazarrat hakimdir. Öyle mazarrat ki ondan bedene cismaniyyete hasıl olan ilel ve emrazının ref' ve izalesi bir zaman sonra daha elde edilmemesini muciptir.

Manevi mazarratı ise bağdat etmekle bitmez. Manii terakkidir. Rayihasından ervahı tayyibe muazzeb olurç Vesaiti rahmet olan ervahı mezkurenin temasını yani alakai ruhaniyyelerini men eder. Bu büyük bir musibettir.

Şu halde sigara içmek manen ve madden muzırdir, haramdır. Haram Allah (C.C.)'ın nehyettiği emirdir. Ona musır olanlar, emrine isyan ve muhalefet edenlerdir. İş bu neticeye müncer olur. Yevmiye 25-30 sigara içenler günde bu sebeble Allahu Tealaya 25-30 defa muhalefet ediyor haram irtigab eyliyor demektir.

2. EBU'L HASAN EL-MISRİ, EL-HANEFİ :
Sahih nakli hükümler, açık nakli deliller tütünün haramlığını ilan etmektedir. Tütünün ortaya çıkışı 1000 yıllarındadır. İlk çıktığı yer ise yahudi, mecusi ve hrıstiyan cemaatlerin yaşadığı yerlerdir. Tütünü ilk defa kendisinin hekim olduğunu iddia eden bir yahudi batıya getirmiş, insanlara tütünü kullanmalarını söylemiştir. Anadoluya tütünü getiren "Etkelin" adında bir hrıstiyandır. Sudan şehirlerinde ise tütünü ilk defa ortaya çıkaran bir macusidir.

3. EŞ-ŞEYH ABDULLAH BİN MUHAMMED BİN ABDULVEHHAB :
Hanbeli hukukçularındandır. Nargile üzerine kendisine tevcih edilen bir suale şöyle cevap vermiştir:
"Rasülullah'ın hadislerinden, ilim ehlinin eserlerinden öğrendimize göre, bu zamanda çok kullanılan tütünün haram olduğu açıktır. Bize göre anlatılanlarla ve müşahede ile, tütünün vücut üzerinde diğer uyuşturuculara benzer etkişleri vardır. Özellikle çok içildiğinde meydana gelen baş dönmesi ve baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik gibi durumlar sarhoşluğa yakın şeylerdir. Serhoşluk veren şeylerin haramlığı ise kesindir."

4. NECMUL'L-GUZZİ EŞ-ŞAFİ'İ:
Tütün sonradan ortaya çıktı. Onun ortaya çıkışı, Hicri 1015 senesidir. Tütün içen onun sarhoşluk vermediğini iddia etse bile o uyuşturucudur.

"Rasülullah (S.A.V.) her serhoşluk vereni ve uyuşturucu olanı kullanmayı yasakladı." Hadisi Şerifine göre tütün haramdır. Tütünü bir defa kullanmak büyük günah olmasa bile devamlı kullanmak büyük günahlardan sayılır.

Bazı alimler, küçük günahlar aşağıda sayacağımız beş şeyden biri ile büyük günah haline gelir, demektedirler.
1 - Küçük günahlar üzerinde ısrar edilirse onu büyük günah haline getirir.
2 - Küçük günahlara lakayd kalmak, ehemmiyet vermemek, hafife almak.
3 - Küçük günahı, büyük günaha kıyas ederek ferahlanmak sevinmek.
4 - İşlemiş olduğu küçük günahla insanlar arasında iftihar etmek.
5 - Küçük günahın bir alimden, kendisine uyulan bir rehber kimse tarafından işlenmesi de büyük günah olması gerektiren bir durumdur.

5. OSMAN PAZARİ
Pazari, sigara hakında "habis" tabirini kullanarak şu izahati yapmaktadır: Amma zamanımızda talebelerin çoğu tütün habisini içiyorlar. O tütün ki " (O peygamber) onlara pis şeyleri haram kılar." ayet-i celilesine dahildir.

6. ABDÜLAZİZ AD-DERBAĞ
Abdulaziz Debbağ tütünün zararlarını anlatarak haram olduğuna hükmeder. Allah (C.C.) zikirden insanları alıkoyduğunu, meşgul ettiğini ve kötü kokusuyla meleklere eziyet verdiğini ifade eder.

Kendisine soğan ve sarmısağın kerih görülen kokusundan sorulunca, cevaben: her şeyin insanoğlu için yaratıldığını söyleyerek, faydalı şeylerden istifade edilmesi gerektiğini, zararlı maddelerden de kaçınılması gerektiğini ifade etmiştir. Soğan ve sarmısağın bir çok faydaları olduğu faakt sigaranın vücuda çok zararlı olduğu, dolaysıyla ikisinin aynı kefeye konulmayacağın ifade etmiştir. Çok kimsenin ise "bırakmıyorum" demesi gibi basit mazeretlerle ölüme kucak açtığını teessüfle anlatmaktadır.

Daha sonra velilerin başından geçen şöyle bir hadise nakleder. Velilerden bir grup, çeşitli pisliklerden dolayı kötü kokan bir şehre girerler. Çok az bir zaman sonra ise adeta kaçar gibi o beldeyi terkederler. Zira kötü koku yüzünden melekler onlardan ayrılmış, o şehre girmemişlerdi. Bunu basiretleriyle sezen veliler ise kurtuluşu o meleksiz beldeden ayrılmakta görmüşlerdir.

Meleklerin bir mü'minden ayrılmasının ne kadar büyük bir tehlike olduğunu ancak akl-ı selim ve basiret sahipleri anlar diyen debbağ, böyle bir kimseyi silahsız silahsız olduğu bir anda ansızın düşmanıyla karşılaşan bir acize benzetir. Melaike-i Kiramın bir mü'minden ayrılmasının tehlikesini anlatırken haşyet verici ürpertici şu hakikatı da şöyle dile getirir.

Bir toplulukta herhangi bir günah işlenince melekler oradan uzaklaşır, ayrılır. Melekler gidince gidincede şeytan ordusuyla birlikte oraya gelir, konaklar. Günah işleyenlerin imanları o anda, rüzgarlı bir havada yanan her an sönmeye mahkum bir kandil gibidir. Binaenaleyh, her an iman nurunu söndürme ihtimali bulunan hak katında Mü'mini mes'ul duruma düşüren bütün kötülüklerden uzak durmamız gerekir. Çünkü her günah küfrün adeta bir postacısıdır. Her günahta insanı küfre götürecek bir yol, bir menfez vardır.

Hulasa; bir mes'ele hakkında helal ve haramlık hükümleri toplanacak olursa haramlık hükmünün galip olacağına dair kaide-i külliye dikkate alındığı zaman sigara içmekle alakalı değişik hükümler arasında haramlılığı tercih etmek ihtiyata muvafık bir davranış olacaktır. Muhtelif görüşlerin ortaya durum vardır; şüphe Hadisi Şerifte "Kim şüpheye düşecek olursa harama da düşer." buyrulmuştur. bunun gibi haramlık ve mübahlık hükmü bir mes'elede içtima ederse haramlık yönü tercih edilmelidir.

Sigara maddi ve manevi zararlarını açıkladıktan sonra risalemize zahiri ve batıni günahlardan bizi nehyeden ayeti Kerime ile nihayet veriyoruz. Cenabı Hakk buyuruzır ki: "Günahın zahiri de batınını da terk ediniz. Günah işleyen, işledikleri günahın karşılığını görecektir."

diye giden açıklamaları okuyan insanlar sigara hakkında tekrardan düşünmek zorundadır...

Şimdi bu yazılanlar ikinci cümleniz ile ilişkilendirilirse temiz deki kastımın daha iyi anlaşılacağı kanısındayım.
3. Evet doğru anlamışsınız. Duanıza içten amin diyorum. Mevlam bizi de öyle bir gaflete düşürmesin inşallah.

4. ve 5. Burdaki espiri, bir benzetme bir teşbihtir. Teşbihte hata olmaz derler benzetmeler ile aklın yolu açılır. Burdaki mesele çocukların anlayacağı seviyeye inmektir çocukluk yapmak değildir. Şimdi insaf ehlinin soruları olabilir, ancak soruda bir anahtardır, bilgi anahtarı; cevap hazinelerinin kapısını açar. Soru bir kovadır, ilim kuyusunun kovası; hakikat abı onunla devşirilir. Buna nazaran benim insaf ehline bir sorum olsun 7 katlı bir binadan atlayıp intihar eden bir genç kaç saniye de ölüyor? Sigara içen bir genç kaç yılda ölüyor! Eminim ki insaf ehli yaptığım teşbihe hak verecektir mustafa bey kardeşim.

5. Yiyecek ve içeceklerde temel kural haramlığı kesinleşinceye kadar helal kabul edilmesidir. Bu nedenle haram olduğu kesinleşince haram olur. Şüphelilerden ise her zaman kaçınmak daha hayırlıdır.

6. Burdaki kastım ölebileceği üzerine yoğunlaşmak değildi; göz göre göre ölüme gitmenin müminin duruşu olmadığını vurgulamaktı. Bir önceki intihara paralel bir benzetmeydi. Siz olayı çok kapsamlı düşündüğünüzden sadece hukuksal açıdan bakmışsınız meseleye...

Sonuç olarak diye biliriz ki
Bizim sözümüz, kazandıran değil, kaybettiren sorulara dairdir üstadım. Bu husus zararlı “Haram mı?acaba? ”lar hakkında. Yoksa yer yer nükte, latife vesilesi ve neş’e kaynağı olan veya küçük ikaz dipnotu olarak düşülen ya da şirinlik olsun diye söylenen “mı acaba”lar değildir, tenkit oklarımızın hedef tahtası. Kaldı ki tenkit değil, teşrih ile tahkik peşindeyiz...

parmağa değil gösterilene bakmak

Yuşa beyin şahsında herkese tekrar merhaba;

Yazınızı yine ilgiyle okudum ve emeğiniz için teşekkür ederek söze başlamayı borç biliyorum, sağolun.

Yazınızın henüz başlangıcında, benim verdiğim ayetlerden işinize geleni alıp kıyası o ayetten yola çıkarak yaptığınızı açık yüreklilikle ifade etmişsiniz. Bunu savunduğum fikir lehine bir durum olarak kabul etsem hata etmiş olur muyum bilmiyorum ama, diğer ayetleri de tekrar iyice düşünüp sonra hüküm vermeniz temennimdir.

Sigaranın haramlığına delil olarak görüşlerini alıntıladığınız şahsiyetlerin her birinin saygı duyulması gereken insanlar olduğunu kabul ediyor, ve fakat -haddim olmayarak- şöyle bir kritik yapmak istiyorum:

1)Görüşlerini aktardığınız ilk büyüğümüz EBUL-FARUK SÜLEYMAN HİLMİ SİLİSTREVİ (K.S.) anladığım kadarıyla haramlığa delil olarak dünya veya ahirete bir faydası dokunmayan şeylerin haram oluşunu gösteriyor. Bunu doğru kabul edersek ıslık çalan herkesi haram işlediği için uyarmak durumunda mıyız, bilmek isterim.Dama, satranç gibi oyunlar da bu konuda merak edilenler sınıfındadır. İkinci olarak aynı büyüğümüz "alakai ruhaniyyeyi men etmek" deyimini kullanıyor ki hak dini kur'an dili yazarı Hamdi Yazır'ın bir tiryaki olduğunu hatırlatmama gerek var mı bilmiyorum.

2) Görüşü aktarılan ikinci büyüğümüz EBU'L HASAN EL-MISRİ, EL-HANEFİ, "Sahih nakli hükümler, açık nakli deliller tütünün haramlığını ilan etmektedir" dedikten sonra konuyu sigaranın tarihçesine taşıyor ki bunun bizim tartıştığımız 'sigaranın hükmü' konusuna delil olabilecek bir yanı olmadığını, ,'delil'in anlamını bilen herkes görür.

3)Üçüncü olarak EŞ-ŞEYH ABDULLAH BİN MUHAMMED BİN ABDULVEHHAB'tan, çok içildiğinde sarhoşluk verdiği ve sarhoşluk veren şeylerin de haram oluşundan hareketle varılan sonuç hakkında; "(İmam-ı Muhammede göre, çoğu sarhoş edenin azı da haram olması, sıvı olan içkiler içindir. Böyle olmasaydı, safran, anber gibi, fazlası sarhoş eden birçok katı maddelerin az miktarını yemek de haram olurdu. Bunlara haram diyen hiçbir âlim yoktur. Ban otu ve benzeri zehirli otların necis olduğunu hiçbir âlim bildirmedi. Ban otunun ilaç olarak kullanılması caizdir. Aklı giderip keyif verici olarak kullanılması caiz değildir. İmam-ı Muhammedin sözü sıvı haldeki içkiler içindir. Ban otu ve benzerleri, katı oldukları için, ancak sarhoş olmak için kullanılmaları haram olur. Bu da, çok miktarda kullanılmaları haram olur demektir. Az miktarda kullanılmaları haram olmaz. Mesela, Amber ve benzerlerini koku için ve Skamonya denilen zehirli mahmude otunu müshil olarak kullanmak ve diğer katı zehirli ilaçları az miktarda kullanmak haram olmaz. Caiz olur. Zarar veren çok miktarlarını kullanmak haramdır.) [Redd-ül muhtar]***"

"Tütün, aklı giderir veya zarar verirse yahut nafakası vacip olanın nafakasını terke veya namazın vaktini kaçırmaya sebep olursa, haram olur. Başkalarının içmesi haram olmaz. Uyuşturucu maddenin aklı gidermeyen kadar az miktarını satmak da caizdir. (Celal-ül-hak fi keşfi ahvali şiraril-halk)
Tütün içmek, alkollü içkiler ve afyon, morfin, esrar ve benzerleri uyuşturucu maddeler gibi, haram edilmemiştir. İbni Abidin, (Zebaih) kısmında, (Allahü teâlânın, helal ve haram diye açıklamadığı şey, Allahü teâlânın af ettiği şeylerdendir) hadis-i şerifini yazarak, haram olduğu bildirilmeyen ve haram edilmiş olanlara benzemeyen her şeyin mubah olduğunu göstermektedir.***"

4)NECMUL'L-GUZZİ EŞ-ŞAFİ'İ'den aktarılan "Resulullah her sarhoşluk vereni ve uyuşturucu olanı kullanmayı yasakladı" hadisinden çıkarılan haram hükmünü, peygamberin yasakladığı her şeye uygulamak ne kadar doğrudur."Hadis-i şerifte, (Soğan, sarmısak yiyen, mescidimize gelmesin) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir.***" haberini bu yoruma göre nasıl değerlendirmeliyiz. Yoksa mescide giderken soğan sarımsak yiyenler haram işlemiş mi oluyor???

5)OSMAN PAZARİ'nin sigarayı aktardığı hadisin kapsamına dahil edişine ilişkin; "Şarap habislerin en kötüsü iken ve Resulullah İslamiyetin bildiricisi olduğu halde, şaraba haram demedi. Âyet-i kerime ile yasak edilmesini bekledi.***"

6)ABDÜLAZİZ AD-DERBAĞ büyüğümüzün zararlarından ötürü haram oluşuna hükmettiği sigaranın zararlarını sayarken ifade ettiği anlaşılan 'zikirden alıkoymak, meleklere eziyet' gibi gerekçeler de yine haramın belirleyen birer kıstas değildir. Daha sonrasında aktardığı menkıbelerle ilgili ise yorum yapmamayı daha uygun görüyorum. Zira İmam Gazali'nin Huruf-i Mukattaa olarak da bilinen ve sure başlarında geçen elif lâm mîm gibi harflerin anlamını çözdüğünü fakat kimseyle paylaşmadığını söyleyen bir abimin haberi kadar inandırıcı geliyor bana.(Gazali kimseye söyylemediği halde o abiye bu haberin nasıl ulaştığı meraka değer değil mi?)

Merak Edilen Konular : Sigara Haram mı?

Buraya kadar alıntı yaptığınız yazıda adı geçen şahısların yorumlarının birer 'yorum' olduğunu ve aksi yönde bir çok yorumun da istenirse bulunabileceğini göstermeye çalıştım. Daha kapsamlı bir dayanak arayanlar yukarıda verdiğim linki tıklayarak farklı kaynaklardan da savunduğum fikrin aynısına ulaşabilirler. Yaptığım kritiğin yaptıkları içtihatla adlarını bu güne akadar yaşatmış islam büyüklerini küçümsemek, onların yorumlarını umursamamak olarak değerlendirilmeyeceğini ümit ediyorum. Amacı biraz önce de değindiğim gibi savunduğunuz fikrin aksini iddia eden muteber kaynak sayısının da azımsanmayacak derecede olduğunu göstermekti. Şahsi olarak yaptığım yorumların tutarlılığı konusundaki düşüncelerinize ise saygı duymaktan başka yapacak bir şeyim yok.

İntiharın haram oluşunu ve sigaranında bir intihar çeşidi oluşu dolayısıyla haram kabul edilmesi gerektiğini anladığım bölüm için teşbih diyorsunuz. Bundan 120 km'lik yolda 160 yapıp kaza yapanın intihar etmiş olacağını mı anlamalıyım yoksa tersini mi?, çözemedim. Ya da 7. kattan atlayan insanın 10-15 saniyede ölmesiyle neye varılmak isteniyor, bunu da anlayamadım.

5. bölümde yazdığınız şeyler aslında ilk makalenizi de şu ana kadar yaptığımız yazışmaları da hükümsüz kılıyor. Zira benim de ısrarla işaret etmek istediğim husus budur. Bu bölümde yazdıklarınız ardından sigaraya haram deyişiniz çelişki gibi durmuyor mu. İslam eşyada aslolanın helalliğini ilan etmişken ve sigarayı haram kılan kat'i bir delil yokken katı yorumlamalarla hüküm çıkarmak insanın biraz da kendine zulmü değil midir. Israrla vurgulamakta fayda görüyorum: sigaranın caiz ve hiç sakıncasız bir şey olduğu iddiasında değilim. Hayatı anayasa ve yasalardan ibaret görmek isteyen, eşyayı kendisinin istifadesine sunulmuş bir nimet olarak değil de günaha girmemek adına her daim şüpheyle yaklaşılması gereken bir obje olarak görmek isteyen buyursun. Fakat şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; savunduğunuz fikrin altyapısını oluşturan temeller üzerine bina edilen sistemler, dünyayı insanlar için 'haramları belirlenmiş helal nimetler bahçesi değil de, helalleri belirlenmiş haram nimetler bahçesine çevirmektedir. Her kul sınavdadır. Ben bizi yaradanın bize gönderdiği kitapta haramları belirlediğine, yanlış yaptığımız diğer durumlarda ise merhamet nazarıyla baktığına inanıyorum. Fıkıh dahi 'ya hep ya hiç' mantığının tutarlı olmayışından hareketle ara formlar düzenleyip mekruh, mübah, müstehab...vs gibi hükümler çıkarmışken meseleleri bu kadar katı bir tutumla ele almak çok sağlıklı gelmiyor bana...

Muhabbetle...

Popüler Sigara Karşıtlığı Hortladı...

Gün yorucudur. İnsan kalabalıktır. Hayat usandırır. Trafik lambaları artık kafanıza kafanıza vuruyordur. Denizin dalgaları ruhunuzu bir imbikten geçirip tekrar önünüze sunar. Yakarsınız bir sigara. Güzel bir türküye eşlik etmek, bir şiire kalbinizi açmak için iyi bir yoldur bu.

Sonra bedene zararı olsa da ruha yararı vardır sigaranın. Hem hayatın da bedene zararı vardır en az sigara kadar. Mesela cep telefonlarını düşünelim. Ama hikmeti sual edilmez cep telefonları hiç günah keçisi ilan edilmiyor. Varsa yoksa masum sigaraya yükleniliyor. Sigara kendisine yöneltilen haklı ama boş söylemleri bütün bir tiryaki kitlesiyle atlatmayı başaracaktır.

Oh! Yakmışım bir sigara. Çayımın kardeşi...

Serseri Edebiyat

Hortlayan Sigara Zihniyeti

Günün yorucu olması, kalabalıklar, hayattan usanma, trafik ve daha bir çok keşmekeş sizce birer sigara bahanesi midir, sigarayı masum kılan şeyler midir, iyi bir yol mudur? Bu nasıl bir açıklamadır? Akılla, ilimle irfanla zerre kadar alakası var mıdır acaba şu sigara romantizminin?

Zarardan girmişsiniz ama öyle bir girmişsiniz ki kusura bakmayın çok kötü bir savunma yapmışsınız. Elbette sigaraya yüklenilecek, ne zannettiniz. Sanki insanları tehdit etmiyormuş gibi, sanki israf değilmiş gibi, sanki çevre kirliliğine korkunç bir katkı değilmiş gibi, sanki bir zehir değilmiş gibi, sanki sanki sanki...

Ben bu konuda ironi tanımıyorum sayın Derviş Yollu, biraz ciddiyet, biraz anlayış, lütfen...

Sigara Zararlıdır Diye Yıllarca Kandırıldık!!!

Evet.
Sağlıklı ve sıradan yaşamak isteyen insanlar için sigara idam sehpasına çıkarılmış bir suçludur. Bakalım öyle mi?

Bu sigara dediklerinin hiç mi yararı yok?

Bir parantez açalım: Bütün büyük mütefekkirler mutlaka sigarayla muhabbeti olan insanlardır...

Geçelim.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Üner Tan, sigara içenler ve içmeyenler üzerinde yapılan bir araştırmada, tiryakierin akciğer hacimlerinin daha geniş olduğunun görüldüğünü, akciğer hacmi geniş insanların da, olmayanlara oranla daha zeki olduğunun gözlendiğini belirtmiştir.

Ve şunları da eklemiştir: "Sigaradaki nikotin beynin çalışmasını olumlu etkiler. Sigara beyin faaliyetlerini azaltamaz. Aksine, sigara içenlerde, parkinson, alzheimer gibi hastalıkların gözlenmediği de görülmüştür."

Sağlık açısından zararlı olduğunu altını çize çize söyleyen arkadaşlar niçin sigaranın müsbet demekte hem fikir olabileceğimiz yararlarından hiç bahsetmiyorlar...

Hem sigara içen insanların yere attığı çöplerden niçin sigara mefhumu suçlu gösteriliyor ki? Çevremizde sigara izmaritinden daha fazla ülker ürünlerinin çöpleri var. O halde gidip ülkeri mi suçlayacağız?

Lütfen biraz insaf! Sigaraya yapılan bu insafsız saldırıların hangi entellektüelliğe sığdığını hangi ilme irfana uyduğunu ben bilemiyorum.

Ve ben her şeye ve herkese rağmen yakıyorum bir sigara...

Anlaşıldı !

Tamam kardeşim, sen sigara içmeye devam et, aman sakın azaltma, bırakayım falan da deme. Aynen devam et, tabi akciğerlerin daha geniş olur, zeka puanın artar, daha sağlıklı olursun, beynin daha iyi çalışır, faaliyetleri bile çoğalır hatta, hastalanmazsın da, ne güzel. (!)

Allah akıl fikir iz'an anlayış selamet versin...

siz yakın...

Bilgi edindigim kadari ile,sigara beyin hücrelerini öldürüyor,nasil ola ki sigara beyin hücrelerini olumlu etkilesin?Aslinda o yüzden mi benim beynim calisiyor diyecektim ki:)olumlumu olumsuz mu bu catisir..Bakin sigara z-a-r-a-r-l-i-d-i-r,arzu ediyorsaniz yakin siz bir sigara,fakat baskalarinin yakmasina sebeb olmayiniz bu gibi yorumlarla...Saygilar

"Ver Bi Sigara Daha"

Entellektüel takımın sigarayı kullanması olayı meşrulaştırmaz, bilimsel açıklamalar da gerçeği yansıtmıyor zaten bilmem söylemeye gerek var mı... Ama derviş yollu ile soğuk beton köşelerinden "dershaneden" kaçıp sığındığımız parkta yaktığımız sigaraların keyfi de başkadır...

sigara haramdır!

Sigaranın mekruh veya mübah olduğuna dair verilen fetvalar bilgi eksikliğine dayanıyor. Sigaranın zararını bilen bir alimin ona mübah (serbest) veya mekruh demesi mümkün değildir. Eğer mekruh diyecek olursa bu da tahrimen (haram hükmünde olan) mekruh olmalıdır.

Günümüzde yapılan araştırmalar sigaranın sağlığa çok zararlı olduğunu kesin olarak tespit etmiştir. Alkollü içkilerin bile üzerlerinde “sağlığa zararlıdır” yazılmadığı halde sigara paketlerinin üzerinde, “sigara içene ve çevresindekilere önemli zararlar vermektedir”, “sigara öldürür” uyarıları yazılmaktadır.

İslam beş değeri korumayı hedeflemiştir: Akıl, din, mal, hayat ve nesil.

Sigara sağlığa kesin olarak zarar verdiği için “hayatı koruma” ilkesine aykırıdır.

Sigaraya verilen para boşa değil, zarara verildiği için malı koruma ilkesine ters düşmektedir.

Hem malı hem de hayatı korumayı beceremiyen bir akıl vazifesini yapmamış sayılır.

“Müslüman eliyle ve diliyle başkalarına zarar vermeyen kimsedir.” Sigara içenler başkalarına ve çevreye ciddi zararlar vermektedirler.

Bütün bunlar bilinirken sigaraya haram demeyenin bilgisi eksiktir. Eksik bilgi ile fetva vermek ise sorumluluk getirir.

Sigara alışkanlığından vazgeçmek mümkün olmakla beraber bazı kimselere zor gelmektedir. Bunlara yardımcı olacak ilaç, tedavi şekilleri ve aletler elbette kullanılmalıdır ve bunların ticaretini yapmak da sevaptır.

http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=03.08.2007&y=HayrettinKaraman

bir başkadır benim memleketim

selam ve dua ile;
"Alkollü içkilerin bile üzerlerinde “sağlığa zararlıdır” yazılmadığı halde sigara paketlerinin üzerinde, “sigara içene ve çevresindekilere önemli zararlar vermektedir”, “sigara öldürür” uyarıları yazılmaktadır."

sigaranın haramlığı, mekruhluğu içtihadi bir sorunken alköllü içecekler hakkında kesin hüküm vardır haramlığına dair. başka ülkelerde sigaranın üzerinde bir yazı var mı bilmiyorum. ama bizim ülkemizde alkollü içkilerin üzerine sigaradaki yazılar gibi bir yazı konduracak babayağit bilmiyorum. bütün dünya yazsa bile.. bu ülkede alkol hakkında olumsuz bir girişimin nasıl bir tantana koparacağını bilmeyenler -ve elbet bu tantanayı göğüsleyip başı dik durabilecek kaç beni adem var? hem sivil, hem siyasi, bunu kendim için söylüyorum- iki belki üç ay önceki yazılı medyayı tarasınlar ve öyle bir şey olmadığı halde gözü keskin laicus kalemşörlerin "uçaklarda içki servisi yasağı" uygulanarak mevcut ikitdarın nasıl da sinsi bir şeriatçi(!) kalkışması içinde olunduğunu deşifre ettiklerini(!) görsünler. alkollü içkilerin üzerinde olumsuz herhangi bir yazı yoksa onun zararının sigaranın zararından azlığı-çokluğu değil Kur'anı Kerim'de yasaklı oluşundandır. hürmetlerimle.

cemal çalık

Katılıyorum.

Sigaranın dünyanın her yerinde yasaklandığını bilmeyeniniz yoktur herhalde. Bazı arkadaşların yorumunu okudum. Allahım nasıl benzetmeler öyle sigara sağlığa zararlı değildir diyor :) Komik...Bizim milletimizde kabahat yok ama kabahat insanların bilgi edinmesini engelleyen sistemde...

Emeği gecenlere tekrar teşekkür ederim.

"Insanlik her seyini Hz. Muhammed'e (s.a.v.) borcludur ..."