Sümeyye Çomaklı'ya
Ölüm Günü
I
kardeşimin ölüm gününde
ona bir çiçek aldım hediye
mezarına dikecektir zaman
büyüdükçe, büyüyecek hatırası
Azrail elinde kır sepeti, küçük bir kızdır-
ona doğru koşan.
kardeşimin ölüm gününde
ve yağacaktır yağmur hiç şüphesiz
biz kurban verdiğmizde Allah'a, rahmet yağardı
babam şükür namazı kılardı ve de
namaz kılacaktır kalabalıklar
kardeşimin ölüm gününde
ağlamak güzel bir şey
iyi ki yarattın bizi
sızlıyorsa gözlerim bir kulun için
demek ki bizi insan yarattın!
et ve kemik ve sentimentaliz Rabbim!
kardeşimin ölüm gününde
beni de böyle ağlattın.
sormuyorum neden böyle genç-
tazeyken soluyor çiçekler
ve rahiyalarını ne güzel katarsın!
ama her zevkin bir faturası var
onu da muayyen bir zamanda alırsın
Rabbim daha bahar bitmeden soldu çiçekler
kardeşimin ölüm gününde
II
isyan en son kelimedir dilimde
ki yok alınyazısında istikbâl!
ya da var göremiyoruz hakikâti!
kardeşimin saçlarını kapatan bir cennettir istiklâl
kardeşimin ölüm gününde.
III
küsmedim Tanrım sana
sırası gelince teker teker geleceğiz
istemesemde bazen, alacaksın biliyorum
biriktirdiğim tüm dünyevi koleksiyonları
mesela şarkıları, şiirleri, arkadaşları
ve dahi toplayacaksın sokakları
kıyamet diyorlar adına
sana da bu yakışır Rabbim
ağlatmak bulutları
kardeşimin ölüm gününde.
IV
söz verdik sana "kalu bela" gününde
hatırlamak istiyorum cümlelerimi
hakkı değil mi bir kulun istemesi hakikati?
saçmalıyorum Allah'ım, biliyorum affet!
artçı bir hüzün vurdu saadeti
alnımın tam ortasından
kardeşimin ölüm gününde
ve tutacağım yakasından
topraktaki tüm zerrelerin
rüyadan daha keskin bileşkesini.
bu bir uyku Tanrım, öyle değil mi?
"ve insan ölünce uyanacaktır" dedi Peygamber
kalplerimizi aç Tanrım, bu ölüler ülkesinden kurtar bizi
zira burada sıraya giremeyecek kadar-
tahammülsüz bir kalabalık dolaşmakta
ve kesmekte her sabah bileklerini muhabbetin
hatta muhtıra bile yayınladılar
kardeşimin ölüm gününde.
V
davul ve zurna değil de
böyle hiç dinlenmemiş, fizik ötesi bir musiki
çaldığı zaman Yusuf'u gören kadınlar gibi
ellerini kesmeli kulaklar
hani Rabbim çok şey değil istediğim
nasıl bilirizden sonra,
mevsimlerin şahadetinden sonra yani
hani ayaklar terkedince kabristanı
ruhu kuşatan bir musiki çalınsa diyorum
toplayarak bütün Fatiha'ları
kardeşimin düğün gününde
VI
İbrahim'in önünde tek tek toplanmıştı kuş
evet her bahar açar laleler
ve vardır gül bahçelerinde ağıt yakan bir bülbül
Rabbim ölüm kralları bile etti tuş
benim arzum sadece bir tek gül
uzatılsın diyorum nadide nedimelerinden
toprağına ekilmiş bu taze geline
hakikaten biz ölüydük be Tanrım!
bunu şimdi anlıyorum
kardeşimin doğum gününde...
03.Mayıs.2007 / İslamabad
Dergâh / Haziran 2007 - 208. Sayı
Yorumlar
Ne denir ki
Per, 03/05/2007 - 13:20 — Pınar DenizNe diyeceğimi bilemiyorum. Çok derinlerde biryerlere dokundu bu şiir. Mezar topraklarını niye ıslatırız biz ve niye bir ferahlama hissederiz sonra? Sanki kardeşimizin toprağını ıslattın bu şiirle bizim de yüreğimize su serptin, kalemine sağlık. Allah kardeşimize rahmetiyle muamele etsin, sevenlerine sabır versin.
Sevgili mustafa burak sezer,
Per, 03/05/2007 - 12:08 — Said ERCAN (doğrulanmadı)Sevgili mustafa burak sezer, yürek telimize dokundun.
Sümeyye hanımı tanıyan biri olarak ne söyleyeceğimi bilmiyorum. bizden daha önce yeni bir dünyaya doğması yaradan'ın onu daha erken yanına istemesiyle açıklanabilir ancak.
Mekanı cennet olsun.
Emel ve ecel
Per, 03/05/2007 - 13:30 — Sakine AkçaEmel ve ecel üzerine bir yazı tasarlamıştım. Sümeyye kardeşimiz yazdı yazıyı...Yazgıyı yazdı bu defa...Yazgısını...
Geldiğimiz yere ,Rabbimize döneceğiz. Buna imanımız tamdır. Ama ağızların tadını bozandır bu gidiş. Çünkü giden gök ekindir. Gök ekin biçilmiş gibidir. Yüreğim yandı. Anası gibi oldum birden.
Kuran-ı Kerim okumalı
Per, 03/05/2007 - 13:38 — Sakine AkçaKuran-ı kerim okumak şu an en güzel olanı...Hakkı hatırlatalım ki hüsrana düşmeyelim. Tabii sabrı da...
Mayıs, gül, cennet, Sümeyye...
Per, 03/05/2007 - 12:24 — melike belkısBen ancak kederin içime biriktirdiği kelimeleri hizaya sokmaya çalışırım beceriksizce. Yapamam, yutkunur kalırım. Şairse bir gül, bir dua, bir şiir yapar kelimelerden. Anlatıverir yutkunduklarımı. Teşekkürler...
ölüme sözlüyüz..
Per, 03/05/2007 - 14:57 — Meryem Akgünilk üye oldugum zaman Leylifer ay'in kaza haberini okudum,insanin icinin sizlamasi icin,tanimasi gerekmiyormus..Fakat biz de ölüme sözlüyüz,burda tanismak nasip olmadi,olur ki orda nasip olur.Bir türkü vardi ölüm Allahin emri de su ayrilik olmasaydi,Leylifer ay'in ayriligini üzüntü cekenlere yakinlarina yaradan sabir versin..(Hani Ömer karaoglu diyor ya,Ölüm bana yetisir,ölüm Ölüm sana yetisir,ölüm Ölüm bize yetisir)..Ölüme sözlüyüz,saygilar
düğün hakkı
Per, 03/05/2007 - 17:14 — Selçuk KılıçŞiirin o kadar içsel bir acıyı tetikliyor ki bizde, ne denir be dostum.
Kanuni, en sevdiği oğlunu kaybettiğinde Koca Sinan genç ölen şehzade için yaptığı külliyede, türbesi üstüne ahşap bir taht yaptı, aslında bir sembolist olan Sinan bununla ölümle giden padişahlık hakkını anlatmak istedi.Şimdi sen de "kardeşimin düğün gününde" diyorsun...ve ona şiirinle giden düğün hakkını veriyorsun.
"benim arzum sadece bir tek gül
uzatılsın diyorum nadide nedimelerinden
toprağına ekilmiş bu taze geline" diyor ağabeyi, bizden de ruhuna Fatiha...
Yüreğimin en kuytusuna
Per, 03/05/2007 - 19:41 — Ayşenur DemirelYüreğimin en kuytusuna döküldü bu şiir.Ölmüşlerimin acısının yanına,işte oraya...Giden gider,bu yükü taşımak düşer kalanlara...Geride kalanlara neler düşer ah!
Ölüm! Sen varken hâlâ,şu hayata aşıklığımıza ne dersin bilmem ki...
Kaleminize,yüreğinize sağlık...Selam ve dua ile....
Teşekkür ve bir İstirham
Per, 03/05/2007 - 21:48 — Mustafa Burak SezerSümeyye için daha güzel bir şey karalamak isterdim, ama bu kadar çıktı işte. Yorum yazanlara teşekkür ederim. Uyku tutmadı gece. Saat 07:00 sularında bitirip, direkt cemaat'e gönderdim. Paylaşmak istedim bunu. Akşama kadar başım ağrıdı. Bir kaç ağrı kesici aldım. Bende böyle yapıyorum işte, üzülünce yapabildiğim tek şey şiir yazmak, bir tür terapi gibi oluyor. Hiç tanımadım, hiç görmedim kardeşimi ama, yazılarına, şiirlerine sinen o ruh, o şevkatli gölge kendi kız kardeşim gibi sevdirdi bana o'nu. Bugüne kadar ölen yakınlarım için böyle hissetmemiştim, şehit hocam Bayram Ali Öztürk dışında. Ama o da ölmedi, şehit oldu. "İbret almak istersen ölüm yeter" diye bilindik bir söz var, çok doğru bir sözdür bu, damarlarınıza yapıştığında anlarsınız. Ölüm küçük bir kıyamet, ya da Yahya Kemal'in dediği gibi "Sessiz Gemi" aldığını sürükleyip götürüyor, bir daha getirmiyor geri. Geri getirmeyen gemi bu. Giderken elveda deme şansınız yok sevdiklerinize. Ansızın beliren lanetli, korsan bir gemi ölüm.
Benim bizim dergilerimizden bir istirhamım, bir ricam var. Biliyorum burada bir çok dergi mensubu arkadaşımız, abimiz var. İstirhamım, Sümeyye Çomaklı'nın kendi öz ismiyle, Leylifer Ay rumuzuyla, Sümeç rumuzuyla ve daha bilmediğimiz bir çok rumuzuyla, cemaat'te, otuzuncu harf'te, yazımhane'de ve daha nerelerde yazdıysa şiir ve yazılarını toplayıp, bu kardeşimize yer vermeleri, hatta bir ya da bir kaç derginin "Sümeyye Çomaklı" özel sayısı hazırlamaları. Sanırım bunu hak edecek kadar yazdı kardeşimiz!
Akşam yemeğinde, boşnak bir arkadaşım "bugün moralin bozuk, hayırdır ne oldu?" dedi. Bir kardeşim vefat etti dedim. Uyku tutmadı mersiye yazdım, dedim. "Peki Yasin okudun mu?" dedi. Okumadım dedim.
Okumak lazım, hatta cemaat hayırlı bir işe imza atarak, Kur'an okumasını bilen arkadaşlar, hafız arkadaşlar, ko-ordine eşliğinde cüz alarak, Sümeyye Çomaklı kardeşimiz için hatim indirebiriz de.
böyle işte.
muhabbetle
"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-
elbette hatimler ve
Per, 03/05/2007 - 22:36 — Ayşegül Gençelbette hatimler ve yasinler...
vah tüh demek yerine yaz..... off ne uzatıyosam hatim başlasın işte 1-2-3-4-5-6 cüzü aldım... okumak isteyen arkadan kalanları alarak buraya not düşsün. koca cemaat bir hatim indiremeyecek kadar mıyız? lakin bunu admin ayarlayabilir... sırayla yorum girdikleri için... buraya ekledikçe sırayı onlar verecek... aynı anda iki kişi 1-2-3 demesin diye... her halde bu kadar basit bişey ayarlanabilir...
"eddai"
Organizasyon
Per, 03/05/2007 - 23:05 — Şadan ErcanArkadaşlar gerçekten güzel bir düşünce, tebrik ediyor ve destekliyoruz. Ancak Ayşegül Hanım'ın söylediği gibi bir organizasyon uygun değil. Hem karmaşaya neden olur hem de biz sitenin forum gibi kullanılmasını istemiyoruz . Uygun olan yol bir arkadaşımız hatim organizasyonu ile ilgilenmeyi üstlensin ve bunu duyurular bölümünde yayımlayalım. Katılmak isteyen arkadaşlar da bu arkaşımıza mail /mesaj atarak kendisinden cüz alsınlar. İstirham ediyorum.
selametle
"Eşrefi mahlukatız lakin hamurumuz çamurdan !"
haklısınız adminlere de
Per, 03/05/2007 - 23:20 — Ayşegül Gençhaklsınız adminlere de yük olur, gereksiz de bir trafik olur...
ben organize etmek isterdim ama sadece akşamları en fazla iki saat netteyim... sürekli olan bir arkadaş blog yazarsa medine abla ve beni baz alarak hatimi yönetmeye başlasın inşallah... sonucuda aynı blog altından okuruz, ya da okumayız...
yazdığı şiirler ve dökdüğü kelimelere mukabil en güzel kelimeleri hediye etmek temennisi ile....
"eddai"
Henüz yolun başında solup giden bahar!
Per, 03/05/2007 - 23:07 — Ümit Demirve yerin altı
daha hayırlı olunca
yerin üstünden
en güzel şiirlerini yazacak
bir avuç meczub şair
güneşin ufukta batışına...
şimdi, koparılmış
bir gül'dür ölüm!
Burak kardeşim şiir güzel
ama yazılmasaydı ne vardı, diyorum
senin de tasdik edeceğini bilerek...
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
Hatim Organizasyonu Hakkında (Tamamlandı)
Cum, 04/05/2007 - 00:39 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Değerli Arkadaşlar;
Hatim listemiz http://www.cemaat.com/node/4620 adresine taşınmıştır.
Allah razı olsun hepinizden, muhabbetle...
... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...
Hatim ile ilgili
Cum, 04/05/2007 - 10:23 — Sakine AkçaAllah razı olsun. Hatim organizasyonu ne güzel olmuş. Ancak bana da okuyacağım cüzleri bildirirseniz sevinirim. Sanıyorum bir hatim bitmiş ama yeniden başlarız. Allah yâr ve yardımcımız olsun.
ben de dersimi aldım!
Cum, 04/05/2007 - 01:24 — rüştü hacıoğluAllah rahmet eylesin; yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Pekçok yakınımızdan birini daha uğurladık; son yolculuğuna demek gelmiyor içimden, DİN GÜNÜNE yolladık. Aslında yollamadık, hepimiz yoldayız yolculuğu bir kez daha hatırladık. Ama içimi karmakarışık yapan bir duygu var sümeyye kardeşimizin gidişinde....
Kazayı öğrendiğimizden beri dualarımızla hayata dönmesi için Rabbimize talebimizi ilettik ve bekledik. Acımın ifadesi zor, hatta öyle zorki, hiç tanımadığım ve görmediğim ama bu sessiz mekanda teğet geçtiğimiz bir kardeşimizin aramızdan gidişinemi; yoksa bir tetiğin daha düşüp kurşunun beni bulmadığınamı; ki bu nasıl bir duygudur ve nereye kaçılır bundan, utanılmalı mı acımalı mı insan kendi zavallılığına işte öylece anlatılması zor bir duygu....
İşte bu karmaşıklık içinde bari dürüstçe şunu söylemek istiyorum. Sanıyorum Rabbine dönen sevdiklerimizin ardından kuran okumamız, hernekadar onlar içinmiş gibi görünüyorsa da ilk bakışta; son bakışta galiba daha çok bir kaçışın kendimizi aldatma oyununun bir parçası gibi yani '' umarım böyle yapınca faydası vardır '' temennisindan başka bir anlamı yok. Buna ilişkin, ölenlerimizin ardından en çok okuduğumuz yasin suresindeki ayetler beni düşündürmüştür:
69 - Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da... O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır.
70 - (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
Evet acılı bir gündeyiz ve dostsam ben de bu acılı günde hakkı söylemeliyim. Kitabımızın içeriğini dikkate almadan, onu bize öğütlediği çerçevenin dışında kullanmaya çalışmamız, açık söylemek gerekirse kafamızı kuma gömmek olmaz mı? Hatta açıkça öğütlediği, kendi içeriğinin amacını ayan beyan ifade ettiği sureyi amacının tam zıddı biçimde uygulamamız bize ne kazandırır; öğüde ihtiyacı kalmamış, hesabını vermek için geri alınmış sevdiklerimize ne kazandırır; Rabbimizin emrine itaatsizliğimizin, dik kafalılığımızın ifadesinden başka?
Daha da açık söylemek gerekirse, kitabın '' tertil, tilavet '' öğüdünü musıkiye indirgeyip akustik şiir okuma yarışmalarına döndürmek ve bunun dışındaki zamanlarda okununca bonus veren, ölenlerimizin ardından okununca da cennet verene dönüştürmek ne kadar doğrudur?
Doğru değildir kardeşlerim! Karanlıklardan aydınlığa taşıyan bir yol rehberini, hakkını verir biçimde okumuyoruz diye amacından saptırmaya da hakkımız yok. Değişmesi gereken hitap ve içeriği değil; bizzat muhatap olandır; ki muhatap olmayana (yüz çevirene )edecek sözümüz de olamaz çünkü bu mübarek hitap ancak, Rahmandan GEREĞİ gibi ( canı istediği gibi değil ) korkanları ( yani ona yönelip yol göstericiliğine güvenip, gösterdiği yolu gösterdiği biçimde yürüme azmi ve şevki içinde olanları) ve onu CAN kulağı ile dinleyip uyanları doğruya taşır diyor.
Bu durumda sümeyye kardeşimize Rabbimizin yardımını dilemekten öte bir yolun olmadığını ama geride kalanların hala yapmaları gereken sorumluluklarını bu vesile ile hatırlamaları gereğini ifade etmemin en doğru taziye olacağına inanıyorum.
Ölümün nasihat oluşu ölene olamasa gerektir; tıpkı kitabın öğüt nasihat yol göstericiliği gibi....
Bir çoğumuzun böyle düşündüğümüzü bilmekle beraber diğer bir çoğunluğumuzu azınlıklaştırmak ve tahkir etmek için söylenmiş değildir i ifade etmem gerekmektedir; hatalı olmak tek başına suçlanmaz, hatalarımızda ısrarcı ve inatçı olmaktır bizi mahveden...
Rabbim cümlemizi hitabına gereği gibi muhatap olanlardan ve şefaatine nail eylesin!
Selamünaleyküm
Düğün Gününde
Cts, 05/05/2007 - 00:01 — Neslihan DuranHala doğum günü mesajlarımı kabul edittiğim şu dakikalarda cemaat.com adresine bir uğramak geçmişti ki içimden Mustafa Burak Sezer'in bu şiiriyle mıh gibi çakıldım ekrana... Doğmuş olmanın ölüme hazırlanmak olduğunu hatırlattığı için minnet ile teşekkür ediyorum. Rabbim Rahmetiyle muamele etsin, yazılarına degil ama ismine aşina olduğum bu kardeşim için, hiç mi hiç tanımama rağmen boğazımda garip bir duyguyla duruyorum. Rabbim bizlere de ardımızdan böyle dualarla selamlanmak ve hayır ile hatırlanmak nasip etsin...
"İnna lillahi ve inna ileyhi raciun"
Yalancı Dünya
Cts, 05/05/2007 - 09:25 — melih salihHayata,olup bitenlere ve dahi olup olacaklara dalıp gidiyoruz da birden bir haber geliyor da tam da yüreğimizin bam teline basıveriyor,işte o anda farkediyoruz kaygılarımızın ne de boş olduğunu,herşeyin nasıl da anlamını yitirdiğini.
Bu farkedişin nedeni elbetteki ÖLÜM,bir nimet aslında o da...Bazen biraz erken mi acaba diye de soruyoruz kendimize ama...Herşeyin sahibi O,kulu için ne hayırlı,ne hayırsız bilen de O.
O halde bize düşen,buluşmak üzere vedalaştığımız kardeşlerimiz ve dahi kendimiz için dua etmek Rabbimize.
"DÜNYA BİR GÜNDÜR,O GÜN BU GÜNDÜR,BİR KÖRDÜĞÜMDÜR,AH BURASI YALANCI DÜNYA!"
"Ölüm Günü" Şiiri, Dergâh Dergisi'nde
Cts, 16/06/2007 - 22:45 — Selman MaltaşMustafa Burak Sezer kardeşimizin, rahmetli yazarımız Sümeyye Çomaklı'ya ithafen yazmış olduğu "Ölüm Günü" isimli şiirini, bu ay Dergâh Dergisi'nde tekrar okuma fırsatı bulduk.
gittin mi küçük kız
Çar, 20/06/2007 - 16:32 — Mümine Senayineleniyor acım,ismini gördüğüm heryerde...
sahi gideli ne kadar oldu ki küçük kız,
gittin mi ki?
konuştuğum kim o balkonda,
geçecek demiştin hani bu şaka da...
özlemimi 50.gününde yineliyorum.gözlerimde yaş yüreğimde derin bir özlem...
bekle perde kapanacak...