2007 İlkbahar/ Yaz Gidiş Modası'nı Protesto
{Eski havası kalmadı, ah nerede o yazarlar, yorumlar, seviyeli tartışmalar diyerek emekli öğretmen lokali muhabbetlerine dalmadım değil, ben de şikayet ettim. Fakat bir kenarda mızıldanmakla olmuyormuş, el koyma zamanı geldi duruma.}
Gitmiyorum!
Toplamıyorum valizimi; burası benim evim çünkü. Bu listede çevrimiçi üyelerin arasına karıştığımdan beri evim, titrek bir elle ilk yorumum için yirmi-otuz kere önizleme düğmesine bastığımdan beri evim, şimdi kardeşim dediğim üyenin birinden ilk mailimi aldığımdan beri evim.
Gitmiyorum!
Peki gidecek yerim yok diye mi bu kalışım, tabii ki hayır. Hem gitmiyorum, hem gitmesin sevdiklerim. Ucunu mağmaya batırsın kaleminin, yazsın, talan etsin ortalığı. Varsın yorum almasın, bunu da dert etmesin güzel yazan. Bana beni anlatsın, sıfır beş uçlarla delsin kireçlenmiş rezistansımı.
Gitmiyorum!
Çünkü okumayı seviyorum. Olsam da sinir, dalmak istesem de tartışmanın orta yerine bir Karamurat deliliğiyle ve bilerek suskun kalsam da çoğu zaman, sus be kadın, yuh be adam diyerek yorulsam da gitmiyorum.
Amacı cevap vermek değil "oturtmak" olanlar, ismini duyurmak için çırpınanlar, parmaklarını pençeleştirip klavyeyi tırmıklayanlar, gereksiz alınanlar, azarlayanlar, çok bilmişler, hiçbir şey bilmeyenler... Hayır, bir Pollyanna yutmadım, okumayı seviyorum sadece, hepsini okumayı seviyorum.
Sussa da bir kenarda, küsse de üstüme alınmıyorum hiç, dönüşü için dua ediyorum sevdiklerimin.
Gitmiyorum!
Çünkü aileyiz. Biliyorum Bursa'ya gidince beni kimin karşılayacağını, İnegöl'de kimin yavrusunu mıncıklayacağımı, Ankara'da kimde kalacağımı, Konya'yı kimin gezdireceğini, İzmir'de kiminle çay içeceğimi, Sivas'ta, Antalya'da kime uğrayacağımı, Van'da kimden kaçamayacağımı ve uçabilsem Hamburg'a, Münih'e, Rotterdam'a, Viyana'ya hangi çatılara konacağımı... Onlar da bilirler İstanbul'da kimin beklediğini, İstiklal ve Fethipaşa rehberlerinin kim olduğunu, kimin evinde misafir olacaklarını.
Gitmiyorum!
Çünkü cemaat güzel.
Çünkü tanıştığımda yeni biriyle, ortak yanımızın cemaat olduğunu öğrendiğimizde onun yüzündeki sevinç ve şaşkınlığı görmek güzel; " sen o musun" diye sormak, "ben oyum" demek güzel.
Beni sevmeyen birine kendimi tanıtıp daha evvel sevmediğine pişman ettirmek güzel.
Çayı sevenle çay, sevmeyenle Demirhindi içmek güzel.
Gitmiyorum!
Tadını çıkarıyorum kalabalığın. Bir yılda değişen hayatımı seviyorum. Tartıştığım için zırıl zırıl ağlamayı, sonra birilerinin beni savunmasını seviyorum. Anlattığımı anlayan insanları seviyorum ve anlamayanları.
Çünkü güzel burası, evimde olmak güzel.
Gitmiyorum!
Seviyorum Büyük Patronları, tema değişikliklerini, havalı şairlerini, pasif okuyucularını, polemik güllerini, gidenleri, dönecek olanları, dönmeyenleri de...
Cemaati seviyorum kardeşim!
Yorumlar
Toparlanın Kalıyoruz!..
Çar, 23/05/2007 - 09:38 — Turan Çetingidecek bir yerimiz olduğunu düşünmüyorum, nedenine gelince, eğer olsaydı dört gün bize bu kadar uzun gelmezdi. cidden cemaat gibi girdiğimizde rahatla-ma-dığımız, bize benze-me-yen o kadar kişi var ki her halimizi görebiliyoruz. bu nedenle bizimkisi tercih değil, zorunluluktur :)... Ayrıca hislerimize tercüman olduğunuz için eyvallah.
"Sessizlik; anlamın demlenme vaktidir."S. Yalsızuçanlar
Rahatsız olmayın, ben ilişirim şuracığa..
Çar, 23/05/2007 - 14:19 — Yusuf OkuyanKalanlara, hep burada olanlara ve gitmeyenlere selam olsun, selam üzerinize olsun.
Kalacak yerim vardı ancak kalmak ağır gelecekti. Bu yüzden çıkıp geldim şayet kabul görürsem. Ne söylemeli ki şimdi size, nasıl selamlamalı sizi? İlk izlenimim "iyi" olsun diye hangi afili cümleleri kursam? Kuramam ki.. Ben kelimesi sönük, kalemi bitmek üzere olan biriyim. Ne desem laftır artık, söz değil! Mürekkebi hep boşa tüketmenin ne olduğunu bilirim, mürekebimle ne bir insan güldürebildim, ne de bir hayvan boğabildim. Sözümün menzili üç karış! Ama yine de kabul edilirsem, GELDİM!
Uzun cümleler kurmak gibi meziyetlerim yok, uzun uzun konuşmayı, uzun uzun yazılar yazmayı da beceremem. Bu konuda yetenek vermemiş Allah bana, ona da şükürler olsun. Uzun uzun tartışmalara giremem belki, tartışmalarda fikir koyamam ortaya, ama dinlerim, ama okurum, kalabalığın içinde bir nefer olurum... ve eğer kabul görürsem GELDİM!
alem-i ervahta bir ruh idim, beden tuttu elimden.
ya hu bacım sen pek acaip
Çar, 23/05/2007 - 16:15 — Halid Aslanya hu bacım sen pek acaip bir yaklaşımda bulunmuşsun vallahi... şadan emmi cemaat.com'a uzaktan el sallayabilirsin, işlem tamam. cemaat'i ele geçirdik. darısı sıradakilere...
şaka bir yana pek sevdim ben bu yazıyı. inanmazsınız ahanda bu ikinci yorumum. ben bir yazıya hayatta iki yorum yazmamıştım. amma lakin birincisi nasıl oldu anlamadım, uçtu gitti... ya sansürlediler ya da netin azizliğine uğradık. ama bu yorumun sıkı takipçisi olacagım. tıpkı bu yazının takibi gibi... heytt be bacım ve ben buradayız ve gitmiyoruz bir yere. işin diğer yanı sizi de göndermiyorum. haberiniz ola.
hatta yaza bir istanbul seyr ü seferine çıkacağım. istanbul cemaat'i tiz hazirlanın. vesselam.
Dua...
Çar, 23/05/2007 - 21:36 — medine doganSevgili aysun,
yazini okuyunca sana icten gelerek su duayi ettim.Allahim Aysun'u sevdiklerine daima kavustur.Onu sevdiklerinde, sevdiklerinide ondan ayirma.:) oldu mu simdi.baya bir reklamdan sonra:) bak sanada dua ettim.Kuslarin kanadina takip, lalelerle birlikte sana gonderiyorum.:)
selam ve dua ile
Sular bosa harcanmadigi gibi
Çar, 23/05/2007 - 23:24 — Sule DemirtasSular bosa harcanmadigi gibi kelimeler de bosa harcanmamali. Bir kelime bir islem yarismasi ile hafta sonu gecirmis bir genclik, aliskindir en az harfle en uzun kelimeyi cikartmaya. Aysun'da en uzun hissiyati en oz ifadelerle dile getirmekte usta olmus. Gitgide kemalata erisiyor kalemi. Yani hissettiklerini oturup bir cirpida yazabilme ve noktayi koyarak masadan kalkabilme...
Namazi yanyana kilmisligim var bu yazarla. Samimiyeti yan omuzumda da hissetmistim o zaman, simdi burdaki harflerde de...Uzun yillar seni keyfle okuyacagim. Yazmazsan olmayacak...
Selametle
ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim
gidenler mi varmış ki?!...
Per, 24/05/2007 - 01:32 — Fatih TEZCANgidenler mi varmış ki?...
kim gidiyomuş ?..
nereye gidiyomuş?...
nie gidiyomuş?..
neden gidiyormuş?..
nasıl gidiyormuş?..
Allah Allah ???
gitmek die bi seçenek vaaadı da biz mi gitmedik ki?...
Allah Allah ???
ipini koparan hazzataparın yok islamcı yok yobaz yok bağnaz yok bayrak düşmanı yok insan azmanı die saldırdığı bi memlekette...
Allah'ın rahmetinden müslümanların merhametinden başka gidicek bi yer mi var ki...
aha da ben burayayım da..
vallahül azim bana arkadaşım bana kardeşim bana islam bana insan diyen son fert kalana kadar da burayayım..
bir yerlerden gitmek ne demek iyi bilirim..
bi daha yazamazsın o sitenin adını ..yazarsın da "ha ben buradan ayrılmıstım ya" dersin de entırlıyamazsın..
bi daha müstear takılmadan göremezsin teşriki mesai ettiğin fertleri ve sohbetlerini..
kötüdür be abi ayrılmak..kötüdür be ablam..
her giden aslında bir de gelen değil midir aslında..
en güzeli hem kalmak hem de gitmek ise neden gidilir ki müslümanların mahallesinden..hem dur hem gez be kardeş demezler mi adama. seni kovan mı var..
aysun kardeşi tanımam da..
gidene de selam olsun gelene de..
"bizim kaybedecek bir yüreciğimiz bile kalmadı artık..."
memleketin ve gezegenin resmi gösteriyorki; "bizbizeyiz"...
ve birbirimizin kıymetini bilmeliyiz...
amin Allah'ım..
amin..
mükemmel
Per, 24/05/2007 - 01:50 — Meryem AkgünMerhaba,
Yaziniz mükemmel olmus aysun yollardagezer..
Ben gelmek üzere iken gitmistim,(bakiyorum ki gitmemisim)..
Yorum da yazmayacaktim daha,fakat yorum yazmayacagim diye yemin etmemistim,söz de vermemistim:)..
Dilerim ki herkes sevdikleri ile beraber olsun..
Saygilarimla
daha karpuz kesçektik
Per, 24/05/2007 - 17:24 — Rumeysa Emrediyeceğim artık..
Biri iki yaşında , diğeri dört yaşında iki canavarlı (halime şükür) anne olarak uzun süre ayrı kaldığım internet dünyasına dönünce yeni yeni bu siteyi keşfettim diye kendimi tebrik ederken bakıyorum gidenler gitmiş kalan sağlar burada..Herkeste bi telaş kim gidiyor, kalanlar kızıyor valla birşey anlamadım. YAHU BEN YENİ GELDİM. OKUMAK İSTİYORUM..Yazın bakiyim.Çok güzel hepsi güzel inanın yazın yazın. Aman aman biryere gitmeyin..Hah Ömer Faruğum uyandı işte..Aferin
gitmemeli
Per, 24/05/2007 - 20:44 — Ayşenur DemirelSelamun Aleyküm.
Ben de fazla yorum yazmayacağım artık diye karar almıştım.Ama bu yazıyı görünce tebrik etmeden ve sakın gitmeyin demeden geçemedim.Evet gitmeyin.Yoksa biz nerden öğreneceğiz kalem tutmayı,böyle yazılar da yazabilmeyi.Gitmeyin evet.Bilenler de giderse bilmeyenler ne olacak geride.Toparlamak için ortalığı kalması gerekiyor birilerinin.Böyle yazıların olması gerekiyor buralarda.Siz yazın biz öğrenelim ve ders çıkaralım hatta.
Evet evet sakın gitmeyin.
Selam ve dua ile.
öyle gitmeler işte
Per, 24/05/2007 - 21:13 — Mustafa Burak SezerMerheba
Öyle gitmeler," bak çeker giderim ha, tutmayın beni diyorum, lan tutmasana (kesik sesle tut olum artistlik yapıyorum) la tutmasana, alır başımı giderim buralardan he, nalımı toplarsınız söylemedi demeyin, yetti gari kıymetimi bilmediniz, bu sefer essahtan gidiyorum, kapıyı çarparak giderim bak, arkamdan çok koşarsınız, gidecektim ama şurda şey varmış bir şey edip öyle gideyim bari, bi dur bakim..." muhabbetleriyle Hakan Taşıyan sendromu yaşatmayın abicim, ablacım.
Gidenlerin yeri boş kalmaz zati, hemen katlanarak doldurulur. Millet beleş mezar arıyor girecek, bıkmış hayatın cenderesinden, çetrefilinden, siz gidince yeriniz mi doldurulmayacak? Peh!
ama gidemessiniz ki :)
"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-
Vallahi bırakmam
Cum, 25/05/2007 - 01:42 — yeşimtaşıHem vallahi bırakmam. Gelecek güzel günlerden de bahsetmem; “her şey güzel olacak “ da diyesim yok, diyemem, hem bilemem..ama nasıl olursa olsun kalalım, vallahi bırakmam..Gitmeye kalktığında şehrin kapılarına dürbünlü adamlar koyar, yollarını gözlerim. Yollarda buldum seni , yine yollarda ararım, hem bulurum da, vallahi bırakmam. Gitmem demişsin,hem ben de gitmem..
Gidersem bırakmaz mısın lütfen?
Bak, komşu teyze ziyaretlerinin kapı önü muhabbetleri uzadıkça uzar da, kapı her birine aynı yönden bakar..Sırtımızı döndüğümüz yüzümüzü döndüğümüze galebe çalana dek söz uzar, uzar, uzar…ve bak, bu bir kapı önü muhabbeti değildir, yüzümüz yüzümüze daim dönük. Sadece aynalara sahibiz Alice gibi, harikalar diyarımızı içimizde taşırız. Kapısı yok, giriş çıkış yok.. Olsa bile vallahi bırakmam…
Farkındalığımın üstüne basıldı :)
Per, 31/05/2007 - 08:17 — Büşra Kurtevet bu duygunun adı bu !
bu siteye karşı hissettiklerimin tam da üstüne bastınız aysun hanım, ve dahi; ileri gidip üstünde zıplamaktasınız şu an :))
ben ki saatlerce bilgisayar başında oturan,
ancak ekranı çift görmeye başlayınca mola vermesi gerektiğini anlayan,
(yanlış anlamayın word üzerinden benim işim, site site gezdiğim yok vallahi:)) )
hatta bilgisayar etrafında küçük çaplı bi kamp sistemi kurmuş ve yaşam alanını bu mıntkadan öteye taşıdığında kendini gurbette hisseden ben;
sık kullanılanlar listemdeki tek linkin bu siteye ait olduğunu fark ettim..
evet evet yeni fark ettim..
ve ben de gideniyle kalanıyla bu siteyi seviyorum..
aysun ablamı da seviyorum..
gece yarısından sonra MSN listemde onunla başbaşa kalmayı da seviyorum :)
sevmek ne güzel şey ya hu.. çok şükür :))
antalya
Per, 31/05/2007 - 16:07 — cemalcalikselam ve dua ile;
erken emekli, sabık öğretmen, bir çocuk babası, kıyıda kalmış bir sosyolog'um.. antalya'da her mümin ve mümine için açık olan kapımız size dahi açıktır. bilesiniz. hürmetler.. işte böyle! o ne o "toparlanın gidiyoruz!"
cemal çalık
Gitmeyen
Cum, 01/06/2007 - 20:05 — aysun yollardagezerSelamlar Cemaat.com,
Hiç işim olmaz çok yorum getirecek, çok kafa karıştıracak, çok insan kışkırtacak yazılarla, fakat ben de yaptım işte, yazıverdim "Gitmiyorum" diye.
Şimdi tek tek isimlerini sayarak teşekkür etmek istiyorum yorum sahiplerine. Ben yalnız olmadığımı, anlaşılacağımı biliyordum zaten. Böyle düşümesem bu yazıyı yazmazdım bile. Bu yazıyı bana yazdıran ilham kaynaklarımı (gidenleri, küsenleri, yorum yazmayanları )da aralarına katarak başlıyorum teşekkür faslına:
Turan Çetin (tercih değil zorunluluktur demişsiniz, Şadan abi bunu çerçeveletsin :),
Yusuf Okuyan (Hoşgelişler ola, ilişin şuracığa :),
Halid Aslan (Sağolasınız abicim, tiz hazırlanın dediniz, bakınız hazırlandık :),
Medine Doğan ( Mübarek ablam benim, dualarını kabul etsin Rabbim :),
Şule Demirtaş ( Öldürecek misin beni, hep ağlayacak mıyım adını andığımda...Bu siteyi sevme sebebim, burada yazı yazma sebebim sensin biliyorsun)
Fatih Tezcan (Biz birbirimizin kıymetini bilmeliyiz, Şadan abi, al bir Bold yazılı slogan daha :)
Meryem Akgün ( Dilerim sevdiklerimiz de bizimle beraber olur, çok sağolun :)
Rümeysa Emre (Gitmiyoruz, göndermiyoruz, kalın siz de :),
Mustafa Burak Sezer ( Güzel yazmışsınız, gidemezsiniz ki... Bu bir dilek olabilir ancak, çünkü çok giden oldu, aman biz gitmeyelim:),
Ayşenur Demirel ( Sağolun ve abartmayalım :)
Yeşimtaşı ( Bırakma sen, ben de bırakmam seni:)
Büşra Kurt ( Farkındayım ve üstüne bastım :)
Cemal Çalık ( Abiciğim, ne kadar incesiniz, toparlanın Anlatyaya gidiyoruz diyorum o zaman :)
Teşekkürler abiler, ablalar, kardeşler, dostlar. Hah işte şimdi Semra Yaylı'nın dediği gibi Sevgi Pıtırcığı oldum : )
İŞTE BUDUR CEMAAT!