renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Nereye Kadar?

Nereye Kadar Satacaksınız

Yabancıların gayrimenkul edinme hakları yasalar çerçevesinde kesinleşince vatandaşlarımız bu yasalar üzerinden büyük vurgun elde ettiler... İzmir'i (Çeşme vd...) Amerikalılar; Aydın'ı (Kuşadası, Didim vd...) İngilizler; Manisa'yı (Salihli vd...) Hollandalılar; Antalya'yı (Manavgat, Side vd...) Ruslar; Van'ı Ermeniler ve Yahudiler parsel parsel satın alıyor.

Kuşadası'na gittiğimde gördüm ki Kuşadası'nın gözbebeği sayılan Davutlar, Güzel Çamlı ve Milli Park civarındaki deniz manzaralı, bol oksijenli, çam kokulu, insanın ömrüne ömür katan en güzel yerlerde bulunan arsalar ve villalar gerek yerli halkın teşvikleriyle gerekse emlakçılar aracılığıyla yabancılara çok iyi paralara satılmış.

Vatandaşımızın otuz milyara burun kıvırdığı villaya İngilizler yüz milyardan başlayan fiyatlar veriyor. Sadece Didim'de şu ana kadar dört bin ev satıldığı bildiriliyor. Halkımız belki turist diyerekten bu kişileri yolunacak kaz olarak görüyordur ama kazın ayağının hiç de öyle olmadığını sanıyorum. Çünkü vakti zamanında Filistin'in harisleri de böyle davranmıştı ve şimdi çektikleri çileyi görüyorsunuz. Elde ettikleri paraları vatanlarında harcayamadılar bile, çocukları ve torunları ise şimdi bu dertten bizar.

Terörist ele başı Abdullah Öcalan İtalya'da yakalandığında vatandaşın gaza gelip İtalyan mobilya, cep telefonu, buzdolabı ve araba ve bilumum imalatı canlı yayında nasıl yaktıklarını defalarca hepimiz seyretmişizdir. O vakit gösterdiğimiz milli şuurun (veya şuursuzluk halinin) yine devam etmesini temenni ediyor tarihin tekerrür etmememesi için hepimizi halkı bilinçlendirmeye çağırıyorum.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

asıl sorun şu:

peki.. bunu nasıl yapacağız...
insanlarla bir araya geldiğimizde aman ha yakınlarına söyle satmasınlar o arsaları mı diyeceğiz...

bence yasa çıkarıldığında bunun böyle olacağı BAL GİBİ biliniyordu...

kafasını çalıştıran her insan üstelik ortada filistin gibi insanın gözünün içine bakan bir örnek varken bunun böyle olacağını bilir...

bence asıl sorun şurda:
yapanlar, bunun böyle olacağını bile bile bu yasayı neden çıkardı??

ab ile uyum yasaları gereği mi?
bilen varsa bu sorumu cevaplayabilir mi..
ona göre başka şeyle yazayım...

=YAŞAMANI GEREKLİ KILAN; YARATILMANA SEBEP OLAN ŞEYLERDİR!=
=TAVRIN KİŞİLİĞİN OLSUN

Memleketi satıyorum var mı alan :(

Tapu Kadastro eski genel müdür yardımcısı Orhan Azkaya ile görüşen Özışık, Türk topraklarının kimlere ve kaçar dekar satıldığını ortaya çıkardı. Azkaya'nın verdiği bilgilere göre Yasanın çıktığı tarihten bir yıl sonra tutulan raporlara göre satışlarda adeta patlamalar yaşandı. İşte yasa çıktıktan sonraki bir yıllık süre içinde yabancıların aldığı topraklar:

Yunanlılar: 14 bin 449 kişiyle 4615 dekar..

Almanlar: 11 bin 985 kişiyle 6 bin 700 dekar..

İngilizler: 5577 kişiyle 2 bin 805 dekar..

Suriyeliler: 12 bin 481 kişiyle 253 bin 440 dekar,

Fransızlar: 16 bin 451 kişi ile 473 bin dekar

Avusturyalılar: 9 bin 761 kişi ile 9 bin 600 dekar

Hollandalılar: 7 bin 90 kişi ile 6 bin 870 dekar

ABD'liler: 31 bin 267 kişi ile 74 bin 523 dekar

İsrailliler: 38 bin 405 kişi ile 114 bin 780 dekar..

arazi ve emlak alımında bulunmuşlar.

Tapu Kadastro eski genel müdür yardımcısı Orhan Azkaya'ya göre bunlar devede kulak. Arazi satışları tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye genelinde 2001 yılı içinde gerçekleştirilen bu satışların bir yıllık satışlar olduğunu belirten Azkaya, bugünkü rakamların tahmin bile edilemeyeceğini belirtiyor.

Baki Özışık'ın bölgedeki yerel gazetelerden ve önemli kaynaklardan edindiği bilgilere göre arazi satışında Kars, yüzde 15.4'lük oran ile ilk sıralarda yer alıyor (Kaynak: internethaber.com)

Özellikle GAP bölgesinde çok daha eskilere dayanan satışlar söz konusu. Özellikle Türk vatandaşı Yahudiler tarafından yüzbinlerce dönüm araziden söz ediliyor. İsrail'in de bölgeye görünürde "tarımsal işbirliği" adı altında ticari ortaklıklarla girmeye çalıştığı ve bazı Türk şirketleriyle çalıştığı biliniyor.

"İnsan! Seni savunuyorum; sana karşı!"

İsrail ve GAP

"İsrail'in bölgedeki çalışmaları resmi kayıtlara kadar girmiştir. Nitekim Anasol/D'nin GAP'tan sorumlu Devlet Bakanı Salih Yıldırım bu konuda verilen bir soru önergesine şu cevabı veriyordu Meclis oturumunda: "GAP İdaresi olarak İsrail Hükümeti ile teknik konulardaki işbirliği çalışmaları diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşlar ile olduğu gibi yürütülmektedir. GAP idaresi tarla içi basınçla sulama sistemlerinde dünyada söz sahibi olan İsrail firmaları ile işbirliği yapmış ve bu firmalar tarafından kendisine hibe edilen ekipmanlarla 1998 yılında bölgede on iki adet çiftçi şartlarında demonstrasyon kurulmuştur. Ayrıca bölgede çalışmakta olan kamu personeline hizmetiçi eğitim kapsamında çeşitli konularda seminerler düzenlenmesi ile ilgili olarak GAP idaresi, İsrail hükümet kuruluşu MASHAV ile işbirliğine gitmiştir". Modern tarım teknolojisi alanında İsrail dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi. Özellikle İsrail'in geliştirdiği seracılık ve sulama metodları birçok ülke tarafından kullanılıyor. Böylesi bir avantajdan hareketle bölgede geniş imkanlar elde etmeye çalışan İsrailli iş adamlarının Türkiye pazarına duydukları ilgi son yıllarda gözle görülür derecede artmış durumda. İşbirliği önerileri karşılıklı mal alım satımının yanısıra GAP çerçevesinde tarıma dayalı sanayilerin geliştirilmesinde sulama sistemleri, tohum ıslah birimleri ve verimlilik artırıcı diğer tekniklerin yerleştirilmesi gibi konuları da kapsıyor. Nitekim GAP kapsamında bölgede alüminyum sulama boru ve ekipmanlarını üretmek üzere bir Türk-İsrail Ortak Yatırımı hususunda girişimler de sözkonusu. Bunun yanısıra, seracılık, hayvancılık, tarımsal mekanizasyon, müşterek çiftlikler kurulması yolunda işbirliği çalışmaları da sürdürülüyor. İsrail özellikle GAP projesinin yarım kalan sulama sistemleri ile çok ilgilenmekte ve bunları tamamlamaya hazır olduklarını belirtmektedirler.

GAP projesinde yabancıların toprak satın almaları beraberinde çarpıcı iddiaları da getiriyor. İşte ilk iddia; Urfa eski Valisi Şahabettin Harput bu olaya karşı çıktığı için merkeze alındı. Harput'un bu iddiaya cevabı daha ilginç: "Urfa'ya gittiğimden beri malum çevreler oradan alınmam için elinden geleni yaptılar.

Yabancı firmaların yatırımlarını bu bölgeye kaydırdıklarını Güneydoğu Anadolu Projesi İdaresi de doğruluyor. Yakın zamana kadar bazı satış temsilcilikleri ve petrol şirketlerinin dışında yabancı sermayeli yatırım bulunmadığını belirten GAP İdaresi son yıllarda bu durumun değiştiğine dair şu örneği veriyor: "Bugün üç yabancı sermayeli büyük yatırım inşaat halinde olup, birinin ise anlaşması imzalanmış bulunmaktadır. Bu yatırımlardan biri tekstil (% 33 İsviçre), biri inşaat malzemesi (% 50 Alman), biri cam elyaflı boru (% 50 Amerikan) ve biri de gıda (% 50 İsrail) yatırımlarıdır."

Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında bölge topraklarını satın alan dış ülkelerin başında İsrail geliyor. İsrail'in önde gelen ülke olması akla çeşitli soru işaretlerini getirmiyor değil. Şu ana kadar 67 İsrail firması toprak satın almış, en az bu kadarının da gizli bir şekilde pazarlıklar yürüttüğü kaydediliyor."

Yasin Yağcı'nın "GAP'TA SOĞUK SAVAŞ" isimli makalesinden alınmıştır. Ancak bu konuyla ilgili birçok başka kaynak ta mevcuttur. İlgilenen arkadaşlar için bazı linkler veriyorum;

- GAP Israil'e Parselleniyor

- Israil'in Gözü GAP'ta -1

- Israil'in Gözü GAP'ta -2

- İsrail GAP'lanıyor! (1)

-İsrail GAP'lanıyor! (2)