Şarkı başladı...
Martılar ayaklandı sahilden..
Menzil neresiydi?...
Gidiyordu martılar kuyuya...
Gözler aynılıklarda dolaştı...
Martılar hızlanmaya çalıştı...
Elleri zaman kirletir olmuştu...
Ağaçlar hafızalarını kaybettiler masallara dair...
Martıları hapsetti karanlıklar..
Gözlerin kapılarına kilit vuruldu...
Yusuf yukarı baktı ve suya vurdu ellerini sertçe...
Ayakları halılar kirletir olmuştu...
Çiçekler kokmaya küstü...
Sonra...
Bir martı feda etti beyazını karanlıklara...
Açıldı kilitler birer birer...
Martılar gözlere süzülmeye başladı...
Aya baktı Yusuf, ışıktan parladı gözleri...
Besmele çekip abdeste durdu...
Bulutlar umutla doldu... ve taştı...
İşte o günden beri
Umut boşaltır yağmurlar...
Özgürlük taşır martılar...
Ve Yusuf...
Arşa çıktı kuyudan...
Şarkı...
Devam etti
Sonsuza...
VE ŞİMDİ...
VE ARTIK...
BU BENİM OYUNUM
İçimde bir yer yanıyor...
Bildiremediğim...
Gösteremediğim...
Göremediğim...
İçimde bir yer yanıyor...
Söndüremediğim...
Karelerle harlanan...
Gözyaşıyla dağlanan...
İçimde bir yer yanıyor...
Ben donuyorum...
İçinde bir yer yanıyor...
Dünya donuyor...
Kalk diyorum yüreğim!!
Haydi durma gidelim!!
İyi atlarımızı, iyi dostlara verip
Ayaklarımızı feda edelim...
İçimde bir yer yanıyor...
Söndüremiyor hiçbir deniz...
Deniz yangını söndürebilseydi eğer
Kendi bağrındakinden başlamaz mıydı
Diyorum kendime sonra...
Dayan be yüreğim!
Menzile az kaldı..
İyi atlar oraya, çok önce vardı...
İyi dostlar senin gibi hala yoldayken
Kaybetmek için henüz çok erken!
İçinde bir yer yanıyor demek
Yanmaması kabahat
Şikayete ne gerek!
Oyunları bitiren,
Yangınları söndüren,
Martıların yuvasının/
/Martıların rüyasının/
/Martıların dünyasının
Kapısına gitmeliyim...
Gel zaman!..
Gel de gideyim...
Rehberim sen ol!
Ben izleyeyim...
Yorumlar
sorular istekler hüzünler
Çar, 28/07/2004 - 04:56 — Elif KırmızıBir zaman gelir...
Farkettiğin tek şey yalnızığın olur...
Bir zaman gelir...
İstediğin tek şey ölmek olur...
Bir zaman gelir...
Terkettiğin tek şey zaman olur...
şimdi size bir soru:
ilk ikisini yaşayan insana tavsiyeniz ne olur??
HAYAT NEDİR ANNE
Çar, 28/07/2004 - 06:52 — Elif KırmızıBenim hiç sapanım olmadı anne
Ne kuşları vurdum
Ne kimsenin camını kırdım
Çok uslu bir çocuk değildim ama
Seni hiç kırmadım, hep boynumu kırdım
Ben hayatım boyunca
Bir tek kendimi vurdum!..
Suskun görünsem de
Fırtınalı ve mağrurdum anne.
Bir mızrak gibi,
Aynada hep dik durdum anne!
Ben sana hiçbir gün laf getirmedim.
Leke sürmedim.
Ama göğsümü çok hırpaladım,
Kalbimi çok yordum.
Ben hayatım boyunca
En çok kendimi sordum...
Benim hiç sevgilim olmadı anne,
Ne bir yuva kurdum,
Ne bir gün şansım güldü...
Öpemeden bir bebeğin gıdısını
Tükendi gitti çağım.
Kimi yürekten sevdiysen,
Yüreğini başkasına böldü..
Bir muhabbet kuşum vardı
O da yalnızlıktan öldü...
Benim hiç hayalim olmadı anne...
Ne seni rahat ettirdim
Ne kendim ettim rahat
Bir mutluluk fotoğrafı bile çektirmedi bu hayat!
Kaybolmuş bir anahtar kadar
Sahipsizim anne..
Ne omzumda bir dost eli...
Ne saçımda bir şefkat...
Say ki yollardan akan
Şu faydasız çamurdum anne...
Say ki ıslanmaktım, üşümektim
Say ki yağmurdum anne!
Bunca yıldır gözyaşını
Hangi denizlere sakladın?
Oy ben öleyim!
Sen beni ne diye doğurdun anne?
HAYAT NEDİR, NEDİR Kİ ANNE;
BİR OYUN, BİR MASAL DEĞİL Mİ?
BAK, KIRILDI OYUNCAKLARIM...
Ömrüm gitti...
Sevdam bitti...
İNAN, BEN HİÇ BÜYÜMEDİM Kİ...
(Yusuf HAYALOĞLU)
Cevap.
Per, 29/07/2004 - 09:37 — Selim SevkiogluDerin bir nefes almalı önce.. ve besmele unutulduğu yere konmalı. İnşirah suresi nazil olmak için yeniden okunmayı bekliyor. Eline bir taş al ve at sonra.. ama önce nereye ?
vakt yahut zaman
Çar, 28/07/2004 - 17:43 — ismail uzunZaman hakkında denmişlerden bir demet:
Zaman hareketin bir rengidir (levnidir.)
Bu içinde bulunduğumuz kısacıkan-ı seyyaledir.
geçmişi ibret alınacak tarih , geleceği meçhul, hal-i hazırı ise me'sul olduğumuz zaman birimidir.
Zaman olaylara iyi bir tercüman ve müfessirdir.
Zaman sana uymazsa sen zamana uyacaksın ancak ölçüleri taşmaksızın.
Zamanın kabz ve bast halleri vardır.
Kimi zaman kıyamete kadar 1 gün var derken o gün başka gündür, kimi zaman 1 gün 1 yıl ettiği olur.
Zaman kader yazılarının yazılı olduğu bir film seridine benzer.
Zaman rüya veya misal ruh veya emir alemleride ileri geri sarabildiğin film şeridi gibi oynaktır, sabit değil.
Zaman değeri az bilinen kaçırıldığında hayıflanılan ve sıhhatin biraderi olan hayat arkadaşın gibidirç, sen ve gölgen gibi.
Zaman ruh gibidir eskimez, ilerledikçe parlar,
Gerçekler, emirler, zamanla anlaşılır yada zamansız anlaşılmaz,
Öyle zaman olurki bir anı bin ömre değer.
Zaman yada vakt öyle bir değerdirki "Asr" suresinde Mevla onunla kasem eder...
Vesselam... hürmet ve muhabbetle..
.-------------------------
telif hakkı mahfuz değildir, isteyen kullanabilir.
ismail uzun (Prt.Dr.Dilaveroğlu) Bursa- MKPaşa
Gel Zaman...
Per, 29/07/2004 - 10:22 — E.Fatih BilgeÇocukken saklambaç oynardık, önüm-arkam-sağım-solum sobe... Bütün suç zamanın o halde. Çok hızlı geçiyor önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan... Gel zaman mı? Git zaman mı şimdilerde... Git zaman biz senin ardın sıra gelelim...
Ya söyleyecek bir şarkın bile yoksa..
Cum, 30/07/2004 - 19:27 — Sedef KaplanBir gece yarısı uyandığında,
Denizlerin ortasında susuz kalmışsan,
Cümleler boğazına takılıp kalmışsa,
Konuşamıyorsan,
Bütün gerçeklerinin yalan olduğunu anlamışsan,
Ağlayamıyorsan,
İçine akan gözyaşların mideni çürütüyorsa,
Yerin altındaki mezar yerine,
hala yerüstü bina mezarlıklarındaysan,
Kalbine beton dökmüş,
Bir deprem bekliyorsan,
Kurduğun oyunu yalnız sen oynuyorsan,
Sana bir tek iç çekişlerin ve birde
yalnızlığın kalmışsa,
ve martılarda uğramıyorsa artık limanına,
En acısı;
Ya söyleyecek bir şarkın bile yoksa...
Bilesin ki gelen zamanda, giden zamanda
ve en gerçek olan şu anda;
zaman Rahman'a Hicret zamanıdır...
bir şarkı bulmalısın dostum
Cts, 31/07/2004 - 07:13 — Elif KırmızıBir gece uyandığında denizlerin ortasında susuzsan
Ve susuzluğun dayanamayacağın kadarsa
Boğulma pahasına
Eğilip bir yudum su almayı denemelisin avuçlarına..
Ve takılıp kalmışsa kelimeler boğazına
Konuşmak için boğazını yırtman
Boşuna
Dışarı çıkarmaya çalışmaktansa
Yutarsın kelimelerini
Yutarsın kelimelerini
Gözyaşlarına ilaç niyetine
Bütün gerçeklerin kendilerinin yalan olduklarını
gösterdiklerinde sana
Yaşayacağın derin sarsıntıdan sonra
Yeni gerçekler arama yollarına salar seni hayat
İstesen de
İstemesen de..
Dışarı akıtırsın gözyaşalarını sen de
Miden için değil
Yaşların için
Gözlerin için..
Ve eğer beton dökmüşsen kalbine
Zamanın birinde
Onu yaracak bir fidan dikmek için
Hiçbir zaman geç olmayacak...
Ve inan bana dostum
İnan bana
Kendi oyununu oynaman
Başkalarının kurduğu oyunu oynamandan çok daha takdirane
Hepimize eninde sonunda tek kalan yalnızlığımız olacak
İstesek de istemesek de
İlk sahip olduğumuz (yalnız doğarak)
Ve oyunun sonunda elimizde kalan tek varlığımız (yalnız ölerek)
Yalnızlığımız...
Ama martıların limanına uğramıyor oluşuna üzülürüm kimin olursa..
Bir bildiği vardır martıların zira...
Ve eğer
Söyleyecek bir şarkın bile yoksa
O zaman bir şarkısı olandan daha zor gelecek demektir
Hayat sana..
Ve fakat bir şarkı edinmek için hiç geç olmayacak...
Hiç birini beğenmiyorsan sen yaz kendine bir tane..
Ve yine de olmazsa
Geceyi dinle...
Ve onun şarkısını söyle...
Unutma!
O şarkı ki
Rahman'a hicret yolunda
Eşlik edecek
Sana...
=YAŞAMANI GEREKLİ KILAN; YARATILMANA SEBEP OLAN ŞEYLERDİR!=
=TAVRIN KİŞİLİĞİN OLSUN=