
Türk şiirinin en özgün ve önemli şairlerinden A. Cahit Zarifoğlu, 7 Haziran Perşembe günü, vefatının 20 yılında ikindi namazından sonra dostları, yakınları ve okurları tarafından kabri başında dualarla anılacak. Şairin Beylerbeyi Küplüce Alt Mezarlıktaki kabri 20 yıldır her yıl düzenli olarak ziyaret ediliyor sevenleri tarafından. Bu yıl da öyle olacak.
Perşembe günü ikindi namazından sonra gerçekleştirilecek ziyarete başta ailesi ve dostları olmak üzere yazarlar, sanatçılar ve gençler katılacak. Beylerbeyi civarındaki hafızlardan Osman Acuner, Hüseyin Çiçek, Çınaraltı Camii imamı Davut Özgül’ün de katılımıyla dualarla anılacak Zarifoğlu.
Ayrıca, Ümraniye Belediyesi 7 Haziran saat 20.00’de Ümraniye Kültür Merkezi’nde Zarifoğlu için bir anma programı düzenliyor. Porogramda Ferman Karaçam, Nazif Gürdoğan ve Nurettin Durman Zarifoğlu’nun farklı yönlerine dair konuşacaklar.
Yorumlar
zarifçe yi rahmetle anıyorum
Çar, 06/06/2007 - 18:25 — Mümine Senailginç ve zor bir şair olarak bilinen zarifoğlunu okumaktan aşırı mutluluk duyuyorum ve kendisini rahmet anıyorum...
"hayat" diyordu "hayat ne çok acı"
"Otuzuncuharf"
"ne çok acı var"
Çar, 06/06/2007 - 19:59 — Edip Ozan KaraoğluNazım Hikmet Kültür Merkezi'nde bir dostla hasbihal ediyoruz. Abi diyor neden bizim Cahit Zarifoğlu Kültür Merkezi'miz yok? Yani sadece adını Cahit Zarifoğlu koyduğumuz bir "yer" değil. Neden Cahit Zarifoğlu "Kültür Merkezi"'miz yok?
Böyle bir yer açıldığında önce birbirimizi yiyeceğimizi karara bağlayıp vazgeçiyoruz düşüncemizden sonra.
Abi niye bizim bir Cahit Zarifoğlu'muz daha yok?
[Hehey gözüm hehey gözyaş odsuz kaldın
Nice hançer dürdün sabır balyaladın]
http://www.musvedde.net
HECE (Özel Sayı)
Çar, 06/06/2007 - 21:45 — U.Ali BirkardeşlerYedi Güzel Adam'dan Biri: CAHİT ZARİFOĞLU
Acunun Her Köşesinde
Çar, 06/06/2007 - 22:22 — Mustafa Burak SezerMerheba
Üstadın bir şiirini paylaşmak istedim:
ACUNUN HER KÖŞESİNDE KİŞİNİN İSTEKLERİ
AYNI DEĞERDE KONUŞULUR
acunun her köşesinde
seviler dönemeci
aşkların yüzlerine
görür görmez
uzak
yaşamak güzel
mezopotamya'da akşamlar bildiğinizce değil
delhi'de bir kaşık suya eğiliyorlar
gemilerin alamıyacağı kadar günah var eteklerimin altında
gözlerini alabildiğinize sevda kepenklerinin önünde tutuyorlar
her isteğe bir kaşık kendiliğinden vermiş
kir bacakları her istekle iç-içe orospular
aralık kapıları önünde kulübelerin
bir ekmek kparasına kendini verecek kadar yenik
bir çamur şehvet-altında kandillerin
yüzbinlerce kişi günahlarından yıkanıyordur ganj'da
ganj günahkâr, ganj cehennemlik oluyordur
günahından kahırla akıyordur
ganj nereye aktığını bilmiyordur
4.12.'958 -Pazarcık
OKUNTU DERGİSİ CAHİT ZARİFOĞLU ÖZEL SAYISI'ndan (2003) alınmıştır.
"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-
Zarifoğlu şiiri
Per, 07/06/2007 - 12:11 — M.Tarık UserinŞiiri okuyunca şaşırdım. Şiir böyle miydi diye, Okuntu'yu açıp baktım. "seviler dönemeci" ve "aşkların yüzlerine" özel sayıda yayımlanan diğer iki şiirin ismi. "uzak" ve "yaşamak güzel" ?
zarifoğlu'nun okuntu'da da yayımlanmamış bir şiirini gönderdim cemaate. yayınlanır elbet..
rahmet ile...
Çar, 06/06/2007 - 21:56 — meryem şahin"HOŞÇAKAL AŞK!" DEDİ
Siz hiç şahit oldunuz mu,
Steyşın otomobillerin mahzun bakışlarına?
Babası ölmüş yetim gibi üzgün duruşlarına?
Dar sokaklardan birinde
Hüzünlü bir kapının önünde
Rengi solmuş ve boynu bükük
Feri sönmüş gözlerinin donukluğuna?
Yıl bindokuzyüz seksen yedi
İstanbul’un Anadolu kısmında bir semtti
Köşeyi dönüp sokağa girdik
Boynu bükük renoyu görünce önce irkildik
İster inanın isterse masal deyin
Mahzun otomobilden bilip, “işte burası” dedik
Çaldık kapıyı, ses veren yok
Çocuklarımın babası dedi ki:
“Bu muhakkak amcamın arabası!
Baksana, bilir gibi hastalığını, nasıl da yaslı.”
Biz fısıldaşırken kapıda kendi halimizde
Ev sahibi kadın baktı pencereden
Dedi: “doğru geldiniz ev burası da…
Kayınpederi götürdü dün akşam daha…
Orada kalacakmış biraz da hasta!”
Aldık adresini evin yola revan olduk
“Yeşil reno”yu orda bırakıp söylenen evi bulduk
Girdik içeriye bir akşamüzeri
Çocukları küçükler, yoktu durumdan haberleri
Geçtik odanın birine biz, diğer odalar da boş değil
Yaslı anneşi şairin, metin ve sabırlı
Kor basmış yüreğini örtüyor, sırlı
Ahmet kucakta duruyor, Betül şaşkın bakmakta gelip gidene
Ev sahipleri kusursuz hizmet için gayrette
Benimse aklım o gördüğümüz otomobilde.
İnanmak güç gibi, cansız bir araba
Nasıl olur da hüzünlüymüş gibi gelir insana?
Misafirler kalabalık, sıra gelmiyor hep birden
“Boşaldı oda” diye ses geliyor içerden
Zeynep üç yaşında ağlıyor arkamdan
“Ben de göreceğim amcamı” diye
Aldım kucağıma girdik hastanın odasına
Aman ya Rabbi! o bakışlar.. hâlâ gözlerimin önünde
Uzanmış yatağında boylu boyunca yatıyor.
O ne sabır, o ne tahammül insan şaşıyor.
“Hoş geldiniz” dedi halsizce bakıp bize
Kimbilir o anda hangi vezinde, kaç dize,
Yazmıştı içinden bakarken yüzümüze?
Çocuklar habersiz!.. belki eşi de?
Ama o biliyordu!
Davet vardı ötelerden ve “evet” diyecekti bu gidişe.
Yormak olmazdı hastayı, çok kalmadık yanında
“Yedi güzel adam”dan biri düştü yollara
Henüz 47 yaşında
Gençliğin doruğunda
Eserleri kaldı çocukları ile yetim
Evet o reno da onundu, yeşil yeşil ağlayan
Odadaki manzara yüreğimi dağlayan
Hayır!.. Bir şair yalnız ölmemişti
“Gelen kişi gitmesin”!.. Bu hiç görülmemişti
Eserleri kaldı yadigâr
Andıkça o son günü, derunumda sessiz bir ağıt başlar.
/Haydi aşk aşk
De ki dağları delerim senin için
Yıldızlar yakarışlar açık kartlar
Ve haydi hoşça kal/
Hoşça kal dedi aşka, dünyaya, hayata
Maraş illerinden esen bir rüzgâr
İsminin baş harfleri dediği gibi, ACZ ile başlar.
Cahit Zarifoğlu
Çar, 06/06/2007 - 22:23 — U.Ali Birkardeşlergündüzler istiaredir
geceler mecazdan
geçer şiirin katar katar
turna yüklü yazlardan
şiir ırmağımızın zarif koluydun
dağlar ovalar vadiler aştın
bulandın duruldun sonsuzluk denizine kavuştun
''Göğsümde bir küçük derya buldum
kabına sığmaz bir ceylan yoldaşım''
neylerim ah neylerim
ölüm düğünlerine gidip gelmekten
kına tutmaz oldu ellerim
''Yaşamak bir perde gibi kalkıyor aramızdan
Zamansız mekansız bir tünel başındayız şimdi''
geceler kar uykusu
gündüzler ekmek sıcağı
''Haydi uyan haydi canlan 'hazan yaprağı''
yıllar istiaredir
mevsimler mecazdan
geçer şiirin katar katar
Mekke Medine Hicaz'dan.
(Arif Ay/ Dokuz Kandil)
ACZ'in İfadesi
Çar, 06/06/2007 - 23:03 — Fatih M. TiyanşanArkadaşlar sağolsunlar Zarifoğlu'nun şiirlerinden alıntılar yapmışlar, devam etmek isterim.
Beni belki de en çok çarpan, buradaki birçok arkadaşın bildiği "Sultan" şiiridir. Kulun Rabbi karşısındaki ne hoş ifadeleridir onlar, tekrar okumak iyi geliyor insana, Allah gani gani rahmet eylesin Zarif Şair'e...
Sultan
Seçkin bir kimse değilim
ismimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum
A. Cahit Zarifoğlu
... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...
kalbini tanıyan bir abi...
Per, 07/06/2007 - 14:54 — asude zeynep toprakrahmetle anmanın sebebi vardır derdi dedem. benim zarif abimi rahmetle anmam için o kadar çok nedenim var ki. bir kalbiniz vardır dedği için Allah onu rahmetnden esirgemiyecektir şüphesiz. duyuru için teşekkürler...
Anma Toplantısı
Per, 07/06/2007 - 17:10 — Mustafa Burak SezerCahit Zarifoğlu ve Alaaddin Özdenören Anma Toplantısı
Konuşmacılar
Rasim Özdenören
Dr. Necmettin Turinay
Şaban Abak
Yusuf Turan Günaydın
Ayrıca yukarıda anılan konuşmacılar dışında da şairlerin dostları anılarını paylaşacaklar ve bu iki şairin şiirleriyle ilgili söyleyecek sözü olanlar söz alıp kısa konuşmalar yapacaklardır.
Ankara'da bulunan bütün şiir ilgililerini bekliyoruz.
H. Kırlangıç
Tarih: 8 Haziran 2007 Cuma
Saat: 19:00
Yer: Türkiye Yazarlar Birliği Genel Merkezi
Millî Müdafaa Caddesi No:10/13 (7. Kat) Kızılay/Ankara
Telefon: 0 312 417 34 72
"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-