Sonra da ekler henri bergson
birmingham’da 911’de
“dikkat bir bekleyiştir”
beklerken fark edilir boşluklar çünkü
boşluk ve boşluğun dönerli gözleri
beklerken yoğruldu benim dinim diyor
yaşlandı kıllarım sarktı torbada yüküm
ilaçsız bir yudum su içmek
gibi şifasız beklemek
mevsim bir daha dolaşıyor aramızda
arasına kıstırıyor ışık su sızı arasına
yengeç gerekirse akrep arasına diyor
karşılıksız anne arasına
kumda saklı yumurtalarını bekleyen hayvan
beklerken fark edilen hayvan
bu yüzden
beklemek diyor sarkıyor içe
sarkıtıyor gençlik derilerini benekliyor
o ân getiriyorum aklıma beklerken
saçlarını uzunca kıpkırmızı kestiriyorduk
(yıldızlı da kestirirdik
kâlpli yapraklı
elmalı
zenci bazen)
durağın yanındaki yahudi parkta beklerdim
geldiğinde ipince taşınırdım okşamana
kokuna gencecik...
kravat nasıl bağlanır diyor
babam da öyle abanırdı tarlaya
kızıla duran göğe.
su diyor beklerken beyaz ve renksizdir
bebek gülüşlerinden mamûl
yumuşak ve masmavidir
yakışıklı
ve bıçkın durduğu yere
geliyor diyor sonunda beklenen tren
cami avlusuna güvercine
iskeleye
hastaneye
söğüt gölgesine...
Son yorumlar
8 sa. 52 dk. önce
9 sa. 1 dk. önce
12 sa. 40 dk. önce
18 sa. 41 dk. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 8 sa. önce
1 gün 12 sa. önce
1 gün 14 sa. önce
1 gün 15 sa. önce
1 gün 17 sa. önce