//sümeyye giderken söyledi ben dinledim//
gidiyordum
ve nihayet ve ilk kez
giderken,
üzerimde son dalgasını kıyılarıma çarpan bir deniz var
birazdan kuruyacak, yok olacak bir deniz
ve içimde fitili olmayan bir mum yanmakta
alevin rengini görüyor musun
kırmızı.
bu içimdeki siyahın kayboluş hikeyesidir
siyahın yeşilde kaybolmasıdır
dimağımdaki son şarkıdır
duyuyor musun
hadi eğil, yaklaş ve dokun
sırrımı söylüyorum
bu aşkın imana şahitliğidir
imanın aşka tahammülü.
istemem senin olsun yedi sekiz on yıl öncesi
ve istersen çocukluğum
düşler ülkesi neverland yada nirvana
ben gidiyorum
kapanmadan perde, sönmeden ışık
dinmeden sahnedeki alkış
yani yemin etmişken zeytine ve incire ve o emin beldeye
kıyam etmişken ve elif _be_ra
faş etmişken yani kendimi
ve dilindeyken bütün şairlerin gidiyorum
dudağımdaki anlık tebessümü bırakıp
bir yılanın kendi gölgesini izler gibi zehrimi kucaklayıp
oyunun tam orta yerinde
ve al işte gidiyorum
ve al işte gidiyorum bir dalga gibi yükseliyor
ben, meydan ve atlar
güneşin battığı, suyun aktığı yerden gidiyorum
yalnızca
yerin ve göğün arasını dolduran bir hüzündür bu
güzel bir ölümdür
ayın kucağında
su yatağında, yağmur çadırı altında bir ölüm
ve gerisi sitretül müntehadır
yalnızlık virdim, dost zikirlerimdir
ne kadar doğru, gizli ve gaybidir
Yorumlar
dudaklarda anlık tebessüm/ölüm
Cts, 16/06/2007 - 13:10 — Yunus Emredudaklarda anlık tebessümü bırakıp, güneşin secde ettiği yere uğurladık...
Efkâr müteşekkir bizlere;
TOPRAĞA AĞIT
Gitmek,
Hayat kırıntılarını geride bırakarak
Anıları dağınık saçlarında
Aynayı çatlatacak güzellikte
Camın buğusu kadar bulanık yüreği
Narin ve bir o kadar içli…
Terk ettikleriniz kadar meyilliyim gitmeye
Umutsuz bakışlarınız kadar kirli
Toz toprak görüntüsü dünyanın
Umursamaz kırk ikindileri
Sökülmüş darağaçları
Sancılı kelimeler savurur şimdilerde
Suda esaret daireleri çizen dalgaları
Sel olmadıkça mahzende
Kızgınlığını damıtır güneş
Şebnem şebnem süzülür
Gözyaşları…
Gitmek,
Küheylanlara binip terk etmek toprağımızı
Şehrimizi, sözlerimizi, kıymetimizi
Dolunay geceleri ıslak hayallerimize gitmek
Karada gemi yaparak
Denizleri yararak
Yaralarına mahcup çığlıklar sürerek
Nâlelerini okşamak hayatın
Kuyularında sürgün yaşamak çöllerin
Karanlığı sızlatan güneş kadar sızlatarak fecri
Gam dağlarında aramalıyız yitik yârimizi…
Gitmek,
Bir uçurum kenarında yaşar gibi
Ürkek cellâtların gözyaşlarında hayata gözlerini açarak
Sevdasını kayalara çalan dalgaların soluğunda
Zemheriyi içine çekerek gitmek gaye-i hayâle
Öksüz ve yalnız bırakırcasına hayatı
İdama uzanıyormuşçasına gitmek kelimelerden
Baharın gelişini haber vererek gitmek
Kelebeklerin geri döndüğünü
Umutların yeşerdiğini hissettirerek
Kara toprağı üzerime çekerek…
Şimşekler çakarak
Mürekkebin dizginini ele alıncaya kadar
Nâmütenâhîye uzanırcasına gitmek…
ûlvi ukdenin câm nedâmeti
-- http://tenkafesi.com/ --
Gidiyorum Demeden Gittiler..
Çar, 20/06/2007 - 01:35 — alanur efşansormadı bize kimse gideyim mi diye belki bu hayatta en sevdiğiklerimiz bıraktı bizi öylece yapayalnız........ Ve o da onlardan oldu....
gidiyorum dedi bazıları son günlerinizi yaşayın benle AMA BAZILARIYSA ANSIZIN.........
Onlar gidince önce karanlık bir çukurda sandım kendimi sonra gözlerim açılınca fark ettim yüreğimdeki boşuğu evet hala sevebilirdim onu ama sarılamayaktım hasretimi söndüremeyecektim.. O bana uzak ben ona
Yanlız hissettim kendimi. Sanki dünyada bir o varmışçasına.... Yaktı yüreğimi.... Hiç kapanmayacak derin bir yara oldu içimde......
ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN
gittin mi küçük kız
Çar, 20/06/2007 - 16:20 — Mümine Senadoluyor gözlerim
ardınsıra bakıyorum
...
ağladım , ağlıyorum...
bu şaka da biter, dediler...şakamıydı sahi.
gözlerini görüyorum , yıldızlar gibi sanki...
ve dünya hayatı dedim, kısaldıkça kısalıyor, benim serüvenim uzuyor.
ellerimden kandil yaptım ,
çekilin çekilin
sümeyyem doğuyor...
özlemim çok büyük ablası...çokkk..
kübra'm yüreğine inşirah diliyorum...sarsın seni rahmeti rabbimin..
"Otuzuncuharf"