renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Cemaat.com Kitabı

Merhaba,

Uzun zamandır düşündüğümüz bir projeyi hayata geçirmek için "bismillah" diyoruz. Cemaat.com'da yayımlanan eserler arasından seçim yapılarak bir kitap oluşturulması düşüncesi müteaddid defalar sizler tarafından da dile getirilmişti. Bu konuda araştırma yaparak bir yayınevi ile anlaşamasak bile kitabı çıkarabileceğimize kanaat getirdik.

Öncelikle kitapta yayımlanacak yazıların seçiminde sizlerin de katkısı olsun istiyoruz. Bu kapsamda sizlerden bu yazı bu kitapta olmalı dediğiniz ve kendinize ait olmayan 1 tane yazıyı bize bildirmenizi istirham ediyoruz. Bu önerinizi kitap(a)cemaat.com adresine göndermenizi istiyoruz. Konuyla ilgili her türlü öneri ve tekliflerinizi de bu irtibat mailinden bize iletebilirsiniz.

Şu an ön hazırlık çalışmaları için start verdik. İlerki aşamalarda konuyla ilgili gelişmelerden sizleri haberdar edeceğiz. Tabi yine projenin safahatına göre sizlerden yardım isteyebiliriz. Özellikle dizgi, tashih, redaksiyon gibi konularda bize yardımcı olabilecek arkadaşlara ihtiyacımız olacak.

Konuyla ilgili her türlü öneri ve düşünceye açık olduğumuzu bildiriyor ve projede sizleri yanımızda görmek istiyoruz.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

''gidiyor musun ahretlik?''

selamun aleyküm

cemaat'in kitabına ümit demir kardeşimizin ''gidiyor musun ahretlik?'' yazısı girerse ne güzel olur. birde ''Selamun Aleykum Pasaportu İle Ülkeler Aşmak'' yazısı ile M.Mustafa Uzun kardeşimiz var tabi. ilk aklıma gelenler bunlar oldu. cemaat'in cem'ine kolay gelsin...

Cemaat'in kitabı

Merhaba,

Tashih oldukça zor bir iş.Ama bu konuda cemaatte benden daha ehilleri olduğunu bilmeseydim, yapmaktan memnun olurdum.İşten kaçma değil, haddi bilme meselesi yani:-)

Güzel bir proje.Umarım en kısa zamanda hayata geçer.

kitapta buluşmak

ne hoş bir düşünce. ve eminim çok güzel olacaktır. projelerin/hedeflerin adımlarının atılması çok güzel. allah muvaffak etsin.
şahsen kendi yazımı da görmek isterdim. kitapta tüm içeriklere yer verilecek midir bunu öğrenmek isterim.ya da bu konuda bir açıklama yapıldı ve kaçırdım mı. kaçırdımsa bağışlayın.bazen hatlar kopuyor çünkü.
baki muhabbet ve muhammedle.

dilime sürüyorum lâl-ü akşını od'un
yanıyor gökyüzü içim(iz)de
derviş sabrı isteyen ayrılık,
beni sen yapıyor her geçen günde
...

"Otuzuncuharf"

Kitap Çalışmasına Katkı...

Çıkacak kitabın dizgisi, mizanpajı, dil editörlüğü ve tashihi ni ben yapabilirim. Grafik çalışmasını cemaat yazarlarından Abdullah Kibritçi beye teklif edebiliriz... Bir diğer konu ise yayınlayacak firmanın ön araştırmasını ve bilgi alımını ya da küçük bir fizibilite çalışmasını da ben üstlenebilirim.

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

Yuşa Bey, ağabey

Allah razı olsun, alakanız bizi memnun ve mesrur etti. Şu an işin başındayız, ön hazırlıklarımızı yaptıktan sonra bu konularda görüşmemiz olacak inşaallah.

Desteğinizi görmek bizi çok mutlu etti.

selametle

Ölçüler Gelsin İnşallah Çalışmaya başlayalım...

Allah cümlemizden razı olsun. Yayıncılık yapan bir firmada çalışmam nedeniyle bahsettiğim mevzuları daha rahat yapabileceğimi biliyorum. Elimizi taşın altına sokmakta bir mahsur yok zira bu taşın altında yılan değil, fikirleriyle, düşünceleriyle edepleriyle edip kardeşlerimizin güller misali yetişeceğini biliyorum ve dahi burada hiç bir menfeat beklemeksizin kitap çalışmasına öncülük etmiş olmanız beni çok duygulandırdı. Bu vesile ile önce bu düşüncenizden dolayı en içten ve samimane duygularım ile size teşekkür etmek isterim. Kitap meselesinde ölçüleri verdiğiniz takdirde hemen çalışmayı başlata bilirim. Grafikten anlamam... Ama grafikten anlayan bir çok yazar kardeşimiz var bazılarını ben dahi tanıyorum. Dil editörlüğü beni biraz aşan mesele o yüzden istanbul üni den mezun ve bir çok kitap editörlüğünü yapmış bir kardeşimizden yardım talebim olacak bu mevzuyu ona ilettiğimde söylediği cümle şu oldu..."İşin içinde hakkın rızası var ise mesai yapmaya değer" işte hal böyle... Ben ölçüleri bekliyorum dizgisine gelince ister Pc ortamında wordde yazılmış olsun isterse kağıtta el yazısı ile yazılı olsun fark etmez. Kitabın kapak grafiğinin yapılmasında bir sıkıntı olacaksa hatre binaen yardımcı olacak bir kaç kardeşimiz var onlara rica da buluna bilirim ancak onlara sormadım. Ama yapacaklarını bildiğim için bu hususta da destek verebilirim inşallah... Haydi Hayırlısı...Selamunaleyküm.

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

Bu kitap fikri harika

İşin grafik kısmı ile seve seve ilgilenirim. Hele çalışmalara başlanılsın, buralardayız inşallah.

Gerçekten Öyle...

Grafik için seninle çalışılmasını isterim abdullah bey kardeşim. Şayet bu hayata geçer ise süper olur inşallah..

Birde bu kitapların pazarlamacıları olmalı.. :) Bu kitapları kim pazarlayacak yok mu cemaatte böyle tekniklere vakıf kimse?

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

Yazı önerileri

Arkadaşlar yazı önerilerinizi bu duyuru altında göndermeyiniz, istirham ediyorum. kitap(et)cemaat.com

Bu duyuru altında yazı önerisi dışındaki düşünceleri paylaşmak istiyoruz.

Not: bu kitap(et)cemaat.com'daki "et" kırmızı mı beyaz mı diye soranlar oluyor :)
(et) = @ anlamına geliyor. Mail adresi spam kurbanı olmasın diye böyle yazıyoruz.

Söz uçar yazı kalır!

Öncelikle belirtmeliyim ki kitap fikri kesinlikle katıldığım bir fikir olmuş. Zira ben hala kağıda geçmeyen yazının uçacağından endişeli olanlardanım. (Cemaat. com'un son günlerde yaşadığı talihsizlikler de ne yalan söyleyim bu yargımı pekiştirdi.:))
Cemaat.com.'â(sonuç olarak sanal bir mekan) yazılarını gönderen birisi olarak yargım çelişkili görünse de bu böyle.
Özetle güzel bir çalışma olacağını düşünüyorum.
Kitapta yer alacak eserlerin "tür" leri hakkında bişey söylenmemiş hala. Yani ortaya karışık mı olacak.
Bana kalırsa Cemaat şiir seçkisi, Cemaat Hikaye seçkisi, Cemaat deneme seçkisi hatta Cemaat Anlama Çabası seçkisi, Cemaat Yaşam seçkisi vs. şeklinde uzayıp gidebilir bu projeler, iyi de olur...

Çok güzel bir öneri

Sevgili Ebuzer Sefer,

"Söz uçar, yazı kalır" derler, ne derece doğrudur kim bu sözü derinlemesine tahlil etmiştir bilmiyorum ama bir münazara konusudur kanaatimce. Hatta bir gün bu konuda cemaat.com dostları arasında bir münazara yapalım, farklı bir etkinlik olur.

Kitabın henüz bir editörü yok. "Yahu arkadaş bu kitabın nesi var?" diyenleri duyar gibi oluyorum. Ama cevabım hazır: "Kitabın kendisi var :)"

Kitapta yer alacak eserlerin "tür" leri hakkındaki öneriniz şahsen benim hoşuma gitti. Editörün de hoşuna giderse neden olmasın. Kaptan olmadan rota çizmenin bir anlamı yok tabiki. İnşaallah önce editörümüzü tespit edip sonra bu konudaki gelişmeleri duyuracağız.

cemaat...nihayet...

Güzel bir düşünce...

Bir ara "cemaat"in dergileşmesi fikri de ortaya atılmıştı ama sanırım bugün için, seçilecek çalışmaların kitaplaşması en makbulü olsa gerek...

Kitabın kapağı ile ilgili bir önerim olacaktı.
Eğer uygun görülürse portfolyomdaki bazı fotoğraflardan göndermek isterim.

Kolay gelsin...

Her türlü öneriye açığız

Sevgili Emre Şimşek, kitap prejesine gösterdiğiniz alaka için teşekkür ederiz. Kitap kapağı tasarımı aşamasında değerlendirilmek üzere fotoğraflarınızı görmek isteriz. Gönderirseniz memnun oluruz.

Mesajınızı yazdığınız tarihlerde umrede bulunduğum için ancak şimdi cevap yazabiliyorum.

Ayrıca İlgi gösteren tüm kardeşlere bu vesileyle teşekkür ediyorum. İnşallah yaz döneminde kitapın hazırlıklarını tamamlayabilirsek güz döneminde baskıya girebiliriz diye düşünüyorum. Tabiki ilerleyen aşamalarda ne gibi sorunlarla karşılaşacağımız bilinmez, en doğrusunu Mevla bilir. Mevla neyler, neylerse güzel eyler !...

nacizane öneri

fikir güzel bence de. yalnız yayınlanacak yazıların belirlenme şekli biraz zor gibi. çünkü baştan sona cemaat.com u taramamız gerekiyor. sürekli siteyi takip edemeyenlerimiz de var. bence en akil çözüm site yayın kurulunun uygun bulduğu yazıları sıralaması ve üye arkadaşalrın bu yazıları değerlendirmesi... bir nevi adayları site göstersin. biz seçelim. heyecan olsun. seçim formatına yeniden girelim:)..

"eddai"

Cemaat Kitabı

ZEYNEP KUŞ

Merhabalar, sitenizele karşılaştığım ilk gün, yayınlanan yazıların ve imzaların sıradan olmadığının ayrımına varmış, bir şekilde bu değerli eserlerin nasıl değerlendirilebileceği üzerine düşünmüştüm. İlk etepta Bir dergi platformu çok cazip gelmişti. Fakat sizler kitap çıkarmayı uygun görmüşsünüz. Hayırlısı. Umarım bu çalışmanız genç yeteneklere ivme kazandırır.

Bir Kitabımız Eksikti..

Kitap/Dergi çıkarma işini ortaya atanlara hayretle bakıyorum..
Hiç mantıklı bir girişim değil. Bunu Defaatle de dile getirdim Cemaat Yönetimine..

Bu yeni yorum buraya girmişken, bende fikrimi deklare edeyim dedim, zira dolmuşa binmek ve o dolmuşta kalmak söz konusu olabilir:))

Bu fikri destekleyen ve - Hadi yapalım- diyen arkadaşların konu üzerinde düşündüklerini bile zannetmiyorum.
Çok saçma bir fikir..

Belki de birileri çıkıp beni ikna edebilir bu konuda.. O ihtimal kapısını da açık bırakarak,
Cemaatin kitap çıkarma işine girmesi "saçmalık olur" diyorum tekrar tekrar.

Budur..

Miş_Miş..

Önce gerekçe, sonra ikna

Merhaba.
İkna edilebilmek için öncelikle gerekçelerinizi ifade etmelisiniz. Bu yorumunuzda gerekçeye dair herhangi bir ipucu dahi yakalayabilmiş değilim.
Neden kitap fikrini saçmalık olarak gördüğünüzü ifade ederseniz, belki size yardımcı olabiliriz.

Saygılar

kurtuba

Saçmalık.. Evet..

Ama dikkate edin siz saçmalamışsınız/ sen saçmalamışsın diye kimseyi itham etmedim.
Bazen insanlar bir araya geldiklerinde biri parlak bir fikir buluyor, diğerleri de düşünmeden ardından gidiyor.
Her akla kelen parlak fikir "Proje değildir" der profesyoneller.

Teknik olarak neden saçmalık dediğimi de uzun uzadıya size de anlatmak isterim ama inanın o kadar vaktim yok.
Şadan Beye anlattım kısmen, o gerek duyarsa anlatır karşı çıkma sebeplerimi.

Zaten gerek duyarsa neden benim bu kadar rahat yorum yazdığımı da anlatır:) Buradan henüz gerek duymadığını çıkarıyoruz:)

Belki benim kadar net ifade etmez ama en azından anlatır.
İkna olmaya ihtiyacım yok aslında, sadece kibarlık olsun diye o cümleyi yazdım oraya. Çok sert bir yorum olmasını engellemek için. Zira bazı insanları iyi tanıdığımı düşünüyorum, anında had bildirme girişiminde bulunacaklardı.

Aslında saçmalık vurgusu Şok etkisi oluşturmak içindi. Bu bir taktik yani, buna takılmayın. Ama saçmalık yani:))

Vesselam..

Miş_Miş..

Şok Etkisi Saçmalığı (!)

Böyle bir izaha ancak gülünür, başka bir şey değil.

Profesyönelsiniz gerçekten(!)

Bizim gibi amatörler(!) için yeterince gülünç oldunuz Beyhan hanım, bazı insanlar başlığı altında beni tanıdığınızı ima etmişsiniz, hakikaten çok iyi tanıyormuşsunuz, maşallah, bir an için kendimi tanıyamadım(!)

Şadan Ercan'la görüştüm, hiç merak etmeyin...

Bu saçmalığa son verin artık...

Şu yaptığınız için tek bir kelime var: Fitne...

Selametle.

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...

Saçmalık (!)

Beyhan hanım;

Fikirlerinizi beyan etmeniz konusunda sorun olduğuna inanıyorum. Böyle bir projenin gerçekleştirilmesine karşı olabilirsiniz, ancak bu fikre saçmalık deme hakkını nerden buluyorsunuz? Bu konu üzerinde düşünülmediğini de nerden çıkardınız, bilmiyorum, ama bu yaklaşım tarzından vazgeçin. Karar noktasında olan / olacak bir konumda olduğunuzu zannetmiyorum ve düşünmüyorum. Çünkü ortada güzel bir düşünce var ve buna köstek olmaktan başka bir şeye yaramıyor sözleriniz. Yönetimce desteklenen ve şu ana kadar bütün üyelerimizin destek verdiği bir projeyi iki cümleyle baltalamaya çalışmak asıl saçmalıktır. Neyi amaçlıyorsunuz bunları söylerken? Böyle yaklaşarak ne elde etmeye çalışıyorsunuz? Lütfen açık olalım.

Tekraren diyorum ki bu işin mantıklı olup olmadığına, devam edip etmeyeceğine karar verecek olan siz değilsiniz! Bunu iyice aklınıza sokun. Lütfen beni daha sert bir üslupla yazmaya mecbur etmeyin, çünkü artık saçmalıklarınıza tahammül etmek zorunda değiliz.

Bu değildir!

Selametle.

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...

La Havle Vela Kuvvete..

Ya Sabır, Ya Sabır, Ya Sabır..

Miş_Miş..

Ya Sabır Çekmek...

Ortalığı karıştırıp ondan sonra da Ya Sabır çekmek de ne oluyor?

Hem insanları tahrik edin, hem de La havle çekin, maşallah hatta sübhanallah diyorum!

Asıl Ya Sabır çekenler başka, sabır taşımı çatlattığınız için de size ayrıca minnettarım.

Siz böyle yazdığınız sürece devamı gelecek, hiç merak etmeyin.

Kimsenin, ama kimsenin güzel bir işi hiçbir gerekçe olmadan böylesine basit bir şekilde baltalamaya hakkı yok. Bunu böylece bilin.

Selametle.

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...

Size bu yetkiyi kim verdi?

Hürmet, iffet, hakka riayet, bağlılık, istişare, kararlılık, ideal hayal, hayal olmayan ideal hayal ve bütün faziletlerin hayatı yani ihlas ve samimiyet ile içtimai bünyemizin çıkış kapılarını tıkayan her türlü engeli, muzir manileri bertaraf edecek en müessir fonksiyonlar arasında keyfiyetlerine uygun çapta değer atfına kavuştuklarımız gün ya da an, sökün edip üzerimize üşüşeçek sayısız problemlerin çözüme kavuşma arefesinde olduğumuzu, hiç tereddüt etmeden söyleyebiliriz kitap mevzunda Beyhan hanım… Kalbiniz müsterih olsun inşallah. Yaptığımız hareketleri saçmalık olarak değerlendirmek size mi düştü? Bu çıkışınız gülünecek bir mevzu değil belki sizin için sorgulanma mevzusu olmalı çünkü farkında olmadan ya da farkında olarak ilan ettiğiniz bu saçmalık saçmalığına üstüne üstelik yılışık yılışık gülmelerinize bir o kadar saçmaladığınıza aklımız sırrımız ermedi... Aldığımız üzre ihlaslı bu karara muzir manilerin çıkacağını önceden biliyorduk hatta bu yüzden buraya değil mail yoluyla haberleşiyorduk. Ama ne var ki içimizden birinin çıkması bizi sadece üzer. Hem sizler gibi günümüz çokakıllı insanlarının pek çoğu itibariyle kaybettiği bütün davranışlar işte burada “bu da nedir saçmalıktır” ifadeleriyle, hayatlarında yanlışları ile başlar sonra o düzelememe çubuğu olarak devam eder gider. Öncelikle saygı ve sevgi bekliyorsanız beyhan hanım "saçmalamayacaksınız". Bu “cemaat” ikliminin içinde sanıyorum samimiyetten çok yoksun kalmışsınız. Size de tafsiyem olsun ki azıcık samimiyet soluklayınız ciğerlerinize...Ya da ulvi ve bir o kadar da sosyal duyguların eksikliğini mi hissetiniz nedir cematte? Siz açıklayın da biz bilelim düşüncelerimizin neden saçmalık olduğunu olmaz mı? Biz burada büyük bir salonda aile olarak fert ferdiz… İnanmaya bilirsiniz yapacaklarımıza biz hayatın ta kendisiyiz; aileyiz dedik ya daha başka bir cennet köşesine gerek var mı? Cemaat burası; bir gül bahçesi ve gönül devleti, kökü yerin derinliklerine doğru inerken başı semaya doğru ser çeken ulu bir çınar gibi sağlam bünyelidir burası ve içinde bulunan dostlarımız… Ve ebed—müddet ömür süresi içinde sizlerden tek isteğimiz “gölge olmayınız başka ihsan istemez” düsturuna riayet etmenizdir. Sizi de seviyoruz ama fikirlerimize saçma deme hakkını size kimse vermediği için bence acilen bu görüşe katılan arkadaşlardan özür dilemenizdir. Bu iş olmasa dahil uslubunuz çok herzevekil…

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

Kitap meselesi

Kitapla alakalı bir eleştirisi bulunan Beyhan Hanım’a yönelik tepkiler “Gölge etme fazla ihsan istemez” sözünde ifadesini bulmuş. Bu yaklaşıma itiraz etmeden duramıyacam. Zira alıntılanan bu söz Sinoplu sinik filozof Romen Diyojen’e aittir, gölge etmemesini istediği şahıs ise Büyük İskender’den başkası değildir. Şimdi bakalım Romen Diyojen ne yapmıştır, sinopta güneşlenmek üzere bir fıçını üzerine girmiş hayatını bu şekilde devam ettirmiştir. Büyük İskender ise Yunanistan’dan Hindistan’a kadar olan toprakları fethetmiştir. Hasılı kelam her engelleyen saçma birisi değil, her engelleme de manasız değildir.
Bazen teoride güzel gelen fikirlerin uygulamaya geçildiğinde anlamsız, boş, gereksiz hatta zararlı olduğuna rastlanabilir. Söz konusu fikrin zararlı olacağını kimse düşünmez, ama ne kadar anlamlı olduğu da hep bir soru işaretini barındıracaktır.
Şunu hesaba katmak gerekir, cemaat.com’daki yazılar neden değerlidir, şahsımca bunun nedeni burasının sadece bir yazı atölyesi olmaması ayrıca fikirlerin paylaşıldığı bir platform oluşudur. Diğer bir deyişle burası interaktif bir ortamdır. Bir ortamda güzel olan bir şey başka bir ortamda (kağıt üzerinde mesela) aynı güzellikte olmayabilir. Cemaat.com interaktifliği bir kitaba nasıl yansıtılır. Sadece belli yazıların kitapta yer almasıyla bu sorun çözülmüş olur mu, hiç sanmıyorum.
Buna güzel güncel bir örnek verebilirim. Bi çok kişi ekşisözlüğü bilir, Türkiye’nin belki de en meşhur sitelerinden. Bu sitede yazılan seçme yazılar bir dergide yayınlanmaya başlandı, fakat dergi projesi tam bir hayal kırıklığı oldu. Dergi kısa süre sonra yayından kalktı. Çünkü başta güzel gelen bu proje –ki dergi haberi duyulunca ekşisözlük ahalisi çok sevindi ve çok güzel bir proje olarak nitelendirdi- aslında anlamsızdı, çünkü sözlüğün özelliği internet ortamında okur ve yazarları buluşturmasıydı.
Cemaat.com deyince her zaman güncellenen, güncel kalan bir interaktif ortamdan bahsetmiş oluyoruz. Fakat kitap donuk bir eylemdir. Kalıcıdır kalıcı olmasına ama bu bazen anlamsız olabilir. Bir kitap çıkarılabilir ama bu kitap çıktıktan kısa bir süre sonra kitapta yazısı çıkanların “işte bu kitapta benim yazım çıktı” şeklindeki övgülerinin kaynağı olmaktan hiçbir işe yaramayabilir.
Cemaat.com un bir gül bahçesi olduğu belirtilmiş, bunun güzel bir benzetme olduğunu söyleyebiliriz. Ama sonra çınar gibi sağlam, ulu, semaya doğru ser çeken bir yapısı olduğundan bahsedilmiş, işte sorun da buradan kaynaklanmaktadır. Gül bahçesinde gül olur, çınarın ya da çınar gibi sağlam ve ulu olmanın ne gül bahçesiyle ne de gülle hiçbir alakası yoktur. Buradaki yazıların kitapta yayınlanmasının güzel olacağını düşünmek güllerin gül ağacından kesilip çınara bantlanınca güzel olacağını düşünmek gibidir. Gül yerinde güzel, taş yerinde ağırdır.
Ayrıca kitabın çıkması için gerekli desteklerden yeteri kadar haber yok, kitabın maliyeti, satışı ne olacak. Hayrına basılacak bu kitap hayrına üyeler tarafından satın mı alınacak.
Bir de herkes bu kitapta yazısının olmasını isteyecektir. Ama kitap meydan larousse gibi cilt cilt olmayacağı için yazıların çoğu kitabın dışında kalacak. Böylece pek çok kişi yazısı kitapta olmadığı için üzülecek, belki kırılacak...
Bu iş sadece yapılmak için yapılan bir şey olmamalı, sonuçta bu işte yaşanan bir başarısızlığın cemaat.com için olumsuz bir referans olacağını da düşünmeliyiz.
Kesinlikle olmasın demiyorum, ama iyi düşünülmeli, tabiri caizse iki kez düşünülmeli.
Allah'a emanet olun

Kitabı Mesele Haline Getirmek

Sn. Mustafa Mehmedoğlu;

Yakın zamanda siteye üye olup muhtemelen müstear bir isim kullanarak bu mevzuda Beyhan hanımı savunur tarzda bir yorum yazmışsınız. Sorun şurda ki, Beyhan hanım'ın yaklaşımı son derece iyi niyetten uzak, alaycı, kendi tabiriyle saçma bir yaklaşım. Bunu izah etmeye gerek yok zannediyorum. Kitap meselesine muhalif olabilirsiniz, ama bunu ifade ederken saçmalık tanımlaması da ne oluyor? Bu kelimeyi kullanıp, bir de bunun üzerine bilgiçlik taslayıp, burada bütün üyelerimizi ilgilendiren yani Cemaat.com'u ilgilendiren bir mevzuda abes fikirler ileri sürüp insanları tahrik etmenin adı nedir? Beyhan hanım için soruyorum size bunu. Saçma diyerek kestirip atıp adeta burada bu iş için uğraşan, kafa yoran arkadaşlarla dalga geçercesine fikir beyan etmek diye bir şey olamaz. Kendisine haddini bilmesini söyledim, ama sanırım anlamadı. Hala Ya Sabır çekerek kendini farklı bir konuma sokmaya çalışıyor. Bakın, uyarıyorum kendisini, yaptığının yanlış olduğunu, böyle bir projeye köstek olmaması gerektiğini söylüyorum, ancak bu sözler kendisine çarpıp geri dönüyor.

Yazdığınız şeyler içinde çeşitli gerekçeler var, bir kitap söz konusu olursa bunun nasıl olabileceğine dair şeyler var. Bakın, bunlar tartışılır konuşulur şeyler. Ama bizim karşı olduğumuz nokta yaklaşım tarzı. İnsanların uğraşlarını, hem de kendi için olmayan bir topluluk için olan uğraşlarını böylesine küçük görüp, boş bir işmiş gibi nitelemek o insanlara hakaret etmektir. Ve bizden bunu sindirmemiz beklenmesin. Tekraren söylüyorum, bu meseleye eleştiri getirebilirsiniz, ancak bunu belli ölçüler içinde yapmak zorundasınız. Burada Cemaat.com çatısı altında toplanan insanlarız ve birbirimize destek olmamız esastır. Bunu defalarca dile getirmiş bir insan olarak tekrar tekrar cemaat vurgusu yapmaktan geri durmam. Elbette bu iş için düşünülmeli, istişare edilmeli, kararlar buna göre verilmeli, görüşülüp konuşulmalı. Ancak saçmalık sözüyle yola çıkıp da buna engel teşkil etmeye gelince orda durmak lazım.

Biz burada Allah rızası için bir düşünce etrafında kenetlenmeye çalışıyoruz ve her kim olursa bu düşünceyi ucuz bazı sözlerle çürütmeye çalışmak sonuç vermeyecektir inşaallah. İyi niyetle yola çıkıyoruz çünkü ve bu iyi niyetin önünde durmak iyi niyetle bağdaşmayacak bir şeydir. İyi niyet bekliyoruz, lütfen!

Selametle.

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...

Mesele Kitap Değil ki.. Mesele Üslubunuz...

“İnsanlara karşı yumuşak davranman da Allah'ın rahmetinin/merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıverirlerdi. Öyleyse onların kusurlarını affet, onlar için mağfiret dile, ve işleri onlarla müşavere et. Bir kere de azmettin mi, yalnız Allaha tevekkül et. Allah muhakkak ki Kendisine dayanıp güvenenleri sever.” [Âl-i İmran 3/159].

Gönüllerin dizginleri elinde bulunan Hz. Allah(cc) o en güzel elçisi Hz. Mustafa'ya(sas), gönülleri kazanmanın ve bir araya getirmenin yolunu yine onun davranış biçiminde göstererek, rahmet-i ilahi illet-i hakiki olmak üzere, yumuşak davranma, kabalık/sertlik ve katı kalplilikten uzak durma, bağışlayıcı olma, affedilmeleri için dua etme ve fikirlerine danışmanın da sevginin şartları olduğunu vurgulamıştır: Buradan hareketle bu kitap işi olur yada olmaz. O mevzu değil mevzumuz kırdığınız kalplerimiz diyoruz. Bakınız mustafa abi, fikirler platformunda her türlü neden olur neden olmazın tartışması yapılır bir köşede, her şeyin kritiği yapılır. Ancak Beyhan Hanımın uslubu çok aşağılayacı be mustafa abim... çok kırıcı...

Biz diyoruz ki önce bu üstten bakma meseselesini hal edelim ondan sonra oturur konuşuruz. İlle bu iş olacak demiyoruz ki eğri oturup doğru konuşmak gerek. Dogruları var ise bunu pekala hakaret etmeden de yapabilir öyle değil mi? Hem birşeyi yapmayacaksak siz bize neden yapmıyorsunuz derseniz. Biz de size "sana ne " deriz. Bize neden yapmayacağımızı söyleyiniz... Yani öyle şok etkisi yapmaz bizde bu tür saçmalamalar. Bizde böyle ters etki yapar. Çünkü örf ve adetlerimizde gelenek ve göreneklerimizde, bulunduğumuz ortamda kimseye durup dururken hakeret etmedik kimseye de hakaret ettirmeyiz inşallah. Zaten ne geliyorsa bu yumuşak başlılğımızdan geliyor demiyoruz artık. Bizde kıza biliyor bizde gönül koya biliyoruz ve nükteyle karışık tekrar hatırlatıyoruz o meşhur sözü... “Özü doğru olanın sözü doğru olur” diyor Hz. Ali. Yukarıda ser levha ettiğimiz bu ayete olgunlukla iman eden her kul o imanda yakin mertebesine erecek; sonra bu kalbi yakinin tezahürü olarak dilde ve davranışlarda kalpten olmak, kalblere dolmak, ihsan şuuruyla hareket etmek; ve en güzel sözleri, en güzel hal ve hareketleri sergilemek zorunda veya durumundadır diyoruz... Bunlar hakiki mü'minin kendi özünden çevresine açılımının nasılıdır. Aksi olan kötü söz ve davranışlar, kalplerdeki kötülüğün, kalplerdeki kötülük de imanda zaafiyetin bir alameti ve delilidir. Hz. Ali'nin büyüklüğü onun işaretlerinin ve müjdelerinin matıyyeleri olan ahirzaman kutsileri gönül arifleridir, kalb bilginleridir ve sevgi evliyalarıdır biz neden öyle olmayalım... Aziz ü Hakim'in ahlakıyla mütehallık olarak izzet ve hikmet çizgisinde durup konuşmayalım... Onun bildirdiği çizgide birbirimizle barışık yaşamayalım... Şu üçgünlük dünya da konuşurken azıcık dikkatli olalım diyoruz. Çok şey mi istiyoruz Allah için söyleyin... Herşey bir kenara gerçekten belki söylemlerinizde haklıda olabilirsiz belki bu kitap çıkmamalı ama bunu söylerken nasıl söylediklerimize dikkat edelim olmaz mı? Size selamlarımızı sunuyoruz. Beyhan hanıma da selamlarımızı sunuyoruz. Bizde sizleri Allah'a emanet ediyoruz...

“Ben yokum, Biz’i sizlerden öğrendim. Şimdi sizlerde her bir ben ile biziz.”

Kitap hususunda

Konunun bu boyuta gelmesi beni gerçekten üzdü. Konu gerçekten kitap meselesi olmaktan çıkmış ve kişiselleşmiştir. Bu noktada da söylenecek her söz yine kişisel tepkilerle karşılaşmaya mahkumdur. Bu yüzden bir yazı daha yazmak istememe rağmen bir iki konunun aydınlatılması için bu yazıyı kaleme almayı uygun gördüm.
İlk olarak ben Beyhan hanımın kendiliğinden oluşturduğu bir müstear ad, ya da tek derdi onu savunmak olan bir arkadaşı değilim. Tek derdim doğru bildiğim şeyi söylemektir. Doğru olan şeyi öğrenmek ve bunu öğretmek benim derdim, aynı zamanda profesyonel olarak uğraştığım mesleğimdir.
İkinci olarak Beyhan Hanım da öyle herhangi birisi değildir. Tanıdığım kadarıyla kendisi saygın birisidir. Yayıncılık işinden anlar, bu hususta neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilecek birisidir.
Ayrıca saçma kelimesi gerekli yerlerde kullanılabilir. Bir yüksek lisans dersindeyken arkadaşım tartışılan bir mesele de saçma ifadesini kullanmıştı. Bir diğer kişi buna nasıl saçma dersin diye itiraz etti. Kısa bir tartışmadan sonra hoca dahil sınıfın çoğu o fikrin gerçekten saçma olduğunu ifade ettiler. Bu arada tartışılan fikir saçmalığından kuşku duymadığım Güneş Dil Teorisiydi.
Bir de bir şeye muhalefet edilince ya da ona saçma denilince işin kesinkes olmayacağı gibi bir şey var mı? Yani bu hususta tek engel Beyhan Hanımın saçma demesi mi? Mesele öyle kişiselleşmiş ki bütün problemler çözülmüş sanki de bi tek bu engelde takılıkalınmış. Beyhan Hanım “Bravo” deseydi ya da en azından sussaydı demek proje mükemmel bir şekilde işleyecekti. Konunun bu boyuta gelmesi konu hakkında ne kadar ciddi tartışmalar yapıldığı hususuna gölge düşürmektedir. Ben şahsen eleştirilerime kitapla daha ilintili bir cevap beklerdim. Ama beklentim gerçekleşmedi.
Somut verilere somut eylemlere bakmak gerektir. Bir iş nasıl yapılır, niçin yapılır, neyle, nerde, kim tarafından yapılır, bu işin fayda ve zararları nelerdir. Bu sorular cevap bulmalıdır. Bir eleştiri yapıldıysa sorun kendi içimizde aranmalıdır, hemen eleştireni eleştirmekle sorunlar çözülmüyor maalesef.
Ayrıca Beyhan hanım hakkında yazılanlar iyice itham boyutuna ulaşmış. Kalbinde kötülük, imanında zaaf olduğuna dair ima bile var. Bu ne demek, böyle bir şey olabilir mi? Benim imanım senin imanını döver bu yüzden benim fikirlerim doğrudur anlayışından vazgeçmek gerektir.
Son olarak tartışmanın başta belirttiğim gibi kitap meselesinden kişisel bir meseleye döndüğünün altını çiziyorum. Halbuki bu olmamalıdır, birbirimize düşmanca cevaplar vermeye çalışmak işe yaramaz. Hem böylece kitap odaktan çıkar ve saçma mecralara doğru yol almış oluruz.

Kitap ve Sorun

Saçma: Yersiz, gereksiz, manasız, münasebetsiz, değersiz...

Üzülmekten bahsetmek gerekirse, bu konuda en çok üzülen kişi yönetim adına benim. Çünkü bu projenin gerçekleşmesini yürekten isteyen bir kimseyim. Kalkıp saygın olduğunu söylediğiniz bir kişinin böylesine güzel bir düşünceye saçma demesi beni üzdü ilk olarak. Siz bu siteye yeni üye olmuş birisisiniz ve bir anda sanki meselenin merkezindeymişcesine yorumlar yazıyorsunuz. Bu kitap projesi varken siz burada yoktunuz, hiç kusura bakmayın Mustafa Mehmedoğlu. Beyhan Demirci'yi savunarak meseleyi kişiselleştiren sizsiniz. Bunun için de kusura bakmayın.

Bakın, biz burada yani Cemaat.com'da güzel bir çatı altında toplanmış bir grup insanız. Farklı düşüncelerimiz olabilir, ancak bunları dile getirirken ölçüleri muhafaza etmemiz gerekir. Saçma kelimesinin anlamlarını yukarıda verdim. Şimdi bu anlamlara bakarak bu projenin saçma olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz? Bu proje yersiz, gereksiz, manasız, münasebetsiz, değersiz değildir! Hangi insaf ve adalet sahibi akıl bunu savunabilir. Güneş Dil Teorisi bir saçmalıktır belki, ama bu proje asla bir saçmalık değildir. Karşılaştımanız bile hatalı. Bakın, işte burada kişisel yaklaşım sergileyen Beyhan Demirci ve şahsınızdır. Biz bu projeyi kendi adımıza savunuyor değiliz, burada bir cemaatin projesi var, kollektif bir aklın düşüncesi var, bilmem anlatabiliyor muyum?

Meselenin ne olduğunu bile tam olarak bilmediğinizi düşünüyorum. Siz şu anda bu siteye yeni üye olmuş bir misafir konumundasınız ve bu konuda ahkam kesecek insanların başında değil, ancak sonunda olabilirsiniz. Burada meseleye vukûfiyeti anlatmaya çalışıyorum, bunda yadırganacak bir durum söz konusu değildir.

Profesyonel olduğunuzu, Beyhan hanımın herhangi biri olmadığını belirtme gibi bir ihtiyacınız olmamalı bana kalırsa. Çünkü bunlar size bir değer atfetmez. Siz burada kelimelerinizle, fikirlerinizle ve eylemlerinizle değer kazanabilirsiniz, meziyetlerinizi sayıp dökmekle değil!

Tekrar söylüyorum, Beyhan hanımın bu projeye saçma demesi kesinlikle ama kesinlikle kabul edilemezdir. Buradaki kimse, gerek yönetimden olsun, gerek diğer üyelerden olsun, bunu kabul etmez. Nedeni son derece basit: Bu bir hakarettir, aşağılamadır ve basit anlamda bir saldırıdır, başka bir şey değil.

Bu mesele yeterince uzadı, buna sebep olanlar adına üzüldüm. Allah kendilerini ıslah etsin.

Selametle.

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...

Yıkıcı Değil Yapıcı Olmak

Küreselleşiyoruz. Sınırlar kalkıyor. Yeni dünya sistemi, mevcut kültürleri pasivize ederek ortak kültür, ortak değerler ve hatta ortak din oluşumunun zeminlerini her geçen gün biraz daha sağlamlaştırmakta. Duyarlılığın, masumiyetin, sevdanın, safiyetin, vefanın, kitabın, okumanın işlevini yitirmeye yüz tuttuğu bir çağı yaşıyoruz.Vazife şuurunu yitirmemiş gül yüzlü insanların mahrumiyeti içinde yitip gitmeme çabasındayız; tercihini yüreğinden yana yapanlar olarak.

Eğer bu satırları okuyanlar duygularıma katılıyorlarsa Cemaat'in bu girişimini destekler, sorun üretmek yerine, çözüm yollarını dile getiren cümleler sarfederler. (bir sorun görüyorlarsa) Benim kanaatim cemaat'in bu girişiminin soylu bir eylem olduğu yönündedir.

Tavsiye ve Reddiye

Gereksiz;
Cemaat.com gibi üye sayısı fazla olan ve biribirinden güzel yazarların bir arada olduğu bir sitede yazısı alınan ile alınmayan arasındaki uyum nasıl olacak yani kitap arkada birde küskünler ordusu oluşturacak.
Bu kitap cemaat.com a ne katacak, yöneticileri yormak ve strese sokmak dışında, ve sanki sanal bir oluşum meşru değilmişte bak bizim kitabımız var biz kaliteli yazarların yazıların olduğu bir siteyiz mesajımı verilecek; zaten buna ihtiyac yok e öyleyse...

Tavsiye;
Ben derim ki cemaat.com yapabiliyorsa yada ön ayak olmak istiyorsa Bir edebiyat buluşması, şiir gecesi, edebiyat günleri, düzenlesin ve o geceye müdavimler 2-3 liralık biletlerle oraya katılsınlar ve sadece cemaat.com'un önemli yazarlarının ve şairlerinin yazıları okunsun kendileri okusun. Bu gelenek olarak sürsün. Kitaba harcanacak parada bu gecenin tanıtımına yapılsın.

Gerçekten harika bir proje

Gerçekten harika bir proje olur...