Çözüm: Aile 
Gün gelir Ülke, Zaman ve Tarih dağılır... Ancak “Aile” dağılmazsa, umut ve kurtuluş vardır. Bugün “Aile” tüm zamanların içinde en çok tehdit altında kaldığı zamandadır. “Aile” deyince bırakın heyecanlanmayı, Evlenmekten dahi korkan kuşaklar çoğalmaktadır.
Öyleyse gençler için heyecan verici, aşk dolu birlikteliklere; Evliler için bilinçli ve eğitilmiş aile özlemlerine ve en önemlisi başkasının umut dünyasını kirletmeden uzun soluklu sevmelere ihtiyacımız her zamankinden daha çok var.
İşte size ihtiyaçlarınız için rehber; birliktelikleriniz için yoldaki işaretler, hedefleriniz için imkanlar sunan bir kitap!...
Çocuklarınıza değerler ve erdemler öğretmek, sevgilinize umut dolu gelecek sunmak, topluma güven dolu destek vermek istiyorsanız eğer; bu kitabı elden, gönülden, zihinden bırakmayacaksınız!...
Çünkü size evliliğin ancak ideal duruşlar bilinirse mutluluğa döneceği uyarısında bulunmakla kalmıyor; ideale ulaşmanın formüllerini de sunuyor!
Evlilikte İdeal Duruşlar, evlilik ve aile sürecinde başınızı ağrıtan sorunlara “ağrı kesici” sunmuyor; sağlıklı bir evlilik ve aile yaşamının yol haritasını vererek çözümün bir parçası oluyor!
Dahası tereddütsüz denebilir ki bu kitap yeni bir evlilik ve aile modeli sunuyor!
Aileniz için, eşe dair düşleriniz için “Orijinal”, “Özgün” ve “Çözüm” sizin için çok şey ifade ediyorsa; paylaşın!....
Değişmeyen tek evrensel değer: Aile
İnsanlık , Demokrasi, İnsan Hakları, Özgürlük istiyor.... Küresel ısınma, Savaş, Çevre kirliliği etrafında ortak hareket ediyor... Şiddet, taciz, cinayet için sesini yükseltiyor... Geriye tek şey kalıyor: Çözümün parçası olmak !
Birey, Devlet, Sivil örgütler çözüm için toplanıyor; Fakat çoğu zaman ortaya sadece ortak imzalı bildiriler çıkıyor.Çünkü çözümün ilk ve en gerçekçi adresi unutuluyor: Aile
Aile yoksa Demokrasi, Aile yoksa Özgürlük, Aile yoksa Ekmek yoktur! Çünkü bireyin, devletin, sivil örgütlerin çözemediği şeyleri anacak “Toplum” çözebilir. Aile ise Toplumun özü ve özgüven kaynağıdır. Onun için aile, çözüm için değerleri üreten ve toplumsal kılan gerçek öznedir.
Eğer demokrasi kadar, İnsan Hakları kadar, Küresel ısınma kadar dikkate değer bir evrensel değer arıyorsanız: değişmeyecek tek evrensel değer “Aile”dir.
Elinizdeki kitap değişen ve gelişen evrensel ölçekteki gündemlerin başına “Aile”yi taşıyan ve çözümün bir parçası olmak isteyen birey, devlet ve sivil örgütlere “çağrı” yapan bir kitaptır: “ İnsanlığın onuru ailedir, sahip çıkın!”....
Ergenlik dönemindeki gençlere sevgi ile sorumluluğu, evlenmeye niyet edenlere aşk ile değerler üretmeyi, evli çiftlere mutluluk ile geleceğe dönük projeleri öğreten kitap; insanlığa ait ideallerinin ancak evlilikteki ideal duruşların tespit edilmesi ile mümkün olabileceğini iddia ediyor. Bu iddiasıyla bildik ve alışık olduğumuz evlilik, aile kitaplarının dışında farklı ve yeni bir evlilik, aile modeli sunuyor bize.
Yazara göre, Dünya kirlendiği için gençler suç işlemiyor; Aile yaşanmadığı için cinayetler artıyor. Cinsellik sömürüldüğü için boşanmalar artmıyor; erkek ve kadın birbirlerini tanımadıkları için aldatıyor. Çocuklar sevgisiz kaldığı için sokaklara düşmüyor; arzuyla sevgi karıştırıldığı için yanlış evlilikler kuruluyor.
Kısacası yazar Servet Hocaoğulları suçlamıyor; yüzleştiriyor. Kaçmıyor, çözüm için model öneriyor. Kitabı okuyunca insan heyecanlanıyor ve bütün içtenliğiyle zamana şunu haykırıyor: “İyi ki kitaplar var!”...
Künye
Kitap Adı : Evlilikte İdeal Duruşlar
Yazar : S. Servet Hocaoğulları
Yayınevi : Timaş / Haziran 2007
Alan : Psikoloji
Sayfa : 160
Yorumlar
Psikoloji Mi?
Pzt, 25/06/2007 - 18:39 — Turan ÇetinNacizane fikrimi belirtmek isterim ki; -öncelikle kitabı okumadım, okumam da, önyargılıyım herhalde- bu tür kitapların varlıklardan dahi hazzetmem, insana bir faydalarının olabileceğini de düşünmüyorum. bu tür kitapları anlamakta güçlük çekiyorum, bir insan bin insanın başına gelebilecek durumlara nasıl olur da çözüm üretir... anlayamıyorum abi. iyi kitaplar yok! artık...
"Sessizlik; anlamın demlenme vaktidir."S. Yalsızuçanlar
'' ideal'' miş
Pzt, 25/06/2007 - 19:02 — muhsine arzuaslında neyin ideali var sizce
iyi ve ideal bi eş
iyi ve ideal bir iş
iyi ve ideal bi dünya ha,
yanlış evlilik yapmadan evliliği
anlamak zor,
yanlışsız yaşamadan
dünyayı da
ideal ve mükemmmellik
sorgulamaları
tamamen saçmalık
imdi,
yazar çözmüş öyle mi
ne mutlu ona
ama
'' üzerinde konuşulamayan
konusunda susmalı''
wittgenstein'ın
dediği gibi
bence susmalılar
artık...............başvuru
kitapları yazmamalılar
arzu
Turan ve Arzu Kardeşler; hayırdır?...
Pzt, 25/06/2007 - 23:33 — Fatih TEZCANcidden...hayırdır kardeşler ya ?
yahu adam kalkmış bir kitap yazmış!
kitap emektir yahu...
bir de dünyanın en zor yönetilen devletiyle alakalı yazmış...aile devleti...
misalen ben senelerdir bir "İMAM NİKAHI" adlı kitap projesinin üzerinde pikeler yaparım da kafamda kitabı bitirmeme rağmen daha önsözünü bile
yazamadım...kolay değilki...
heleki siz , Allah bizi tarif ederken "onlar sözün tamamını dinlerler,güzel olanına tabi olurlar" derken nasıl oluyor da daha okumadığınız bir kitap yani dinlemediğiniz söz için bu denli muhalif olabiliyorsunuz?
neye istinaden ?
"yazılmış hiçbir metin daha yazılırken anlaşılmış değildi!" bilmez misiniz...
belki öğrenilir..
belki bilinir..
belki anlaşılır..
belki yaşanır..
ama durum hep belkidir ...
?
ne diyosunuz?
biraz erken değil mi bu çıkışlarımız için ? :)
selam ve dua ile...
F.Fatih TEZCAN.
"Camilerde cemaat yerinde hep cemadat;
Siner de köşelerde Haktan beklerler imdat! .."
Necip Fazil Kisakurek.
Bir Yerden Kalkmalı
Salı, 26/06/2007 - 01:16 — muhsine arzuBİR YERDEN KALKMALI VE
BİR YERE VARMALI DEĞİL MİYİZ?
BİZİ BİR YERDEN ALAMAYAN
'' YAŞAMA BİLGİSİ'' ADINA
SÖYLENENLERİ
NEDEN ÖNEMLİ GÖRELİM Kİ
KİŞİSEL GELİŞİM(MİŞ)
İDEAL EVLİLİK (MİŞ)
BUNLARA NEDEN
PİRİM VERELİM Kİ
FATİH BEY
BİR DE SEN SÖYLE
arzu hanım...
Salı, 26/06/2007 - 03:25 — Fatih TEZCANestağfirullah...
sevgili arzu hanım;
sizin münakaşa sevmemenizi,benim de sevmediğimi bilmenizi çok önemsiyorum,Allah razı olsun.
bununla beraber bu kadar yakın fikirlerdeyken münazara etmeyi bile uygun bulmuyorum.
hayatımda bir adet nlp kitabı okumamışımdır.
bir adet bile "aşmış adam maskeli papaz tavsiyeleri kitabım" olmamıştır...
kendi adıma konuşuyorumki "vallahi billahi ben hayr ve birr adına ne aradıysam İslam'da buldum" zaten,elhamdülillah.
bununla beraber yaptığımız yanlışlarsa,
bence,
nefsimizin vesveseleri,iblisin velveleleri ve nihayet,
"kendi ellerimizle kendimizde yaptığımız yanlış fabrika değişim ayarları" ile alakalıdır...
ben -muvahhidlerin yazması kaydıyla- kişisel gelişim veya ideal evlilik kitaplarına karşı değilim.
hatta müslüman olmayan birileri yazsa da ciddi süzgeclerden geçtikten sonra kaale alınabileceklerini düşünüyorum.
tabi bu arada "bir biçimde kendini geliştirme kitabı okuyacak kadar eksiği bulunan" bir bireyin bir de bu kitabın çözümlenmesi ve gerekiyorsa -ki yüksek ihtimal gerekiyordur - "kusursuz tek kitap olan Kuran'a göre eleştirisi ve reddiyesi" konusunun üstesinden nasıl geleceği bahsi de kafamda temellice yer ettiğinden...
uzun lafın kısası: ben herşeye rağmen ,
"batıl olmadığı sürece ister hitap olsun ister kitap olsun hiçbir ifadenin ölüm doğum yaptırılmış ve atıllar diyarına fırlatılmış bir görünüme terkedilmemesi gerektiğini savunuyorum".
bir ifadenin de hak mı batıl mı oldugunu bunun gibi bir tek tanıtım yazısından anlayamayacağımıza göre...
hani diyorum ki biraz sabır etmeli değil mi?... :)
hadi okumayacaksak da , "okuma ve bir zerre veya bir ömür yararlanma ihtimali olanların da şevkini kaçırmama azminde olmalıyız" diye düşünüyorum...
yine siz bilirsiniz...
ben bunu sizin yüksek basiretinize uygun bulamadığımı beyan etmek istedim sadece,hepsi bu.
hatam/haddimi aşmışlığım varsa özür de dilerim :)
baki selam ve dua ile.
F.Fatih TEZCAN.
"Camilerde cemaat yerinde hep cemadat;
Siner de köşelerde Haktan beklerler imdat! .."
Necip Fazil Kisakurek.
İnsan Aldanır
Salı, 26/06/2007 - 11:32 — muhsine arzuinsan aldanır/ insan kendini aldatır
kişi yalnızca derin acılar
içindeyken yazmalı değil midir?
alnıyazılmışlık
bu ve benzer deneyimler
gerçeği gör/
kendine bak/kendini bul/
diye
değil midir?
bu kitap ekseninden
belki bu hasbihalden
biraz uzaktayım
affola
ama
inceliğiniz ve
üslubunuz
sağ ola
arzu
anlam(a)da ideal duruşlar!...
Per, 28/06/2007 - 14:38 — Servet Hocaoğullarıselam....
kitapta "arzu" ile "sevgi" arasındaki fark önemseniyor...yorum yapma "arzu"su ile anlam(a) çabası için gerekli kitap sevgisi arasındaki fark gibi!...
peşin hükümler sevgiden uzaktır!...
keşke yorumunuzda soyadınız yerine isminiz özne olsaydı!...
evlilikte ideal duruştan önce sanırım anlam(a)da ideal duruşlara daha çok ihtiyacı var bazı yorumcuların...
Yapmayın
Pzt, 25/06/2007 - 19:33 — Zeyd ZabyehYine başladık...
Bu önyargı neden?
Ortada bir EMEK söz konusuyken...
Okumadan, "yazmayın böyle kitaplar" ucuzculuğu neden?
Yemegin hepsini yemeye gerek yok
Salı, 26/06/2007 - 08:30 — Mahcub CelalliPeyami Safa'nin suna benzer bir sozu vardi: "Bir yemegin lezzetli olmadigini anlamak icin hepsini yemenize gerek yoktur." Alt basligi "Yeni Bir Evlilik ve Aile Modeli" olan bir kitabi okumadan, kategorik olarak sevmeyebilirim, elestirebilirim, reddedebilirim. Cunku yeni bir evlilik ve aile modeline yer yok benim dunyamda, dahasi "elimdeki model" disinda bir modelim olmamasi gerekiyor.
Belki daha onemlisi, bugun yasadigimiz "kotu seylerin" sebebi olarak aile kurumunun asinmasini iddia etmek ari duru bir meseleyi bulandirmaktir, yanlis kurmaktir, aslindan uzaklastirmaktir. Bu turden yari-liberal tespitler kavram kirliligi yaratmaktan baska bir ise yaramaz.
Yayinevinin Timas olmasi hicbir seyi degistirmez, kredi kartinizin Asya Finans olmasi gibi. Muslumana NLP kitabi lazimsa onu da bizim cocuklar yazsin, muslumana kredi karti lazimsa onu da bizim cocuklar cikarsin, muslumana moda dergisi lazimsa onu da cikaralim... Ben de bir gun "Konformizm Belasi" diye bir kitap yazabilsem keske.
Selamlar...
"celalli" cevaplar... :)
Salı, 26/06/2007 - 16:14 — Fatih TEZCANselam ile...
celalli beyefendi;
tanıtım yazısı olarak niteleyebileceğimiz yazının içindeki bir çok ifadeye katılmıyorum...
"demokrasi" denen muğlak ve hatta mağlup mevzunun aile ayağa kalkarsa kurtarilabileceği imasına sahip bir yazıyı nasıl savunayım...
fakat zaten amacım ne kitabı ne de yazıyı savunmak..
amacım yemeğin daha kokusunu alan karnı tokların yemeği çöpe döktürmelerini tasvip etmediğimi beyan etmekti.
şimdi ise "savundugunu hak ettiği kadar savun" düsturuna sadakat gösterip size düşüncelerimi aktarmak istedim...
...alt başlığı "yeni bir evlilik ve aile modeli" olarak değerlendirmişiz ama ben "Tehdit Edilen 'Aile'nin Başvuru Kitabı: Evlilikte İdeal Duruşlar" dan başka bir başlık göremedim...belki ben gözden kaçırmış olabilirim..
velev ki "yeni bir evlilik ve aile metodu" olsaydı da , bunu,"kadim cahiliyenin çağdaş kod adlı evlilik dirilmelerine düzeltme ve doğru izdivaç tasavvuruyla diriltme" olarak alır,müellife böyle hüsnü zan ederdik...ederdiM!...
"Benim dünyamda" da yeni bir evlilik tasavvuru söz konusu değil çünkü bu konuda hayli "bilgili" ve "tecrübeliyim"... :)
(sözgelimi kim ertesi gün yapılacak akit/kıyılacak nikahtan önceki gece oturur da vehbe zuhayli'nin fıkıh ansiklopesidinin alakalı bab'ını hıfzederki!?... :) yaaaani...
ama bununla beraber "kendi dünyalarında herhangi bir izdivaç restorasyonuna ihtiyacı olmayanlar"ın hepsi bu tip iyi niyetli ve maslahat gözetilmiş emeklere muhalif karalama yazıları yazarlarsa,nerede kalır bizim "toptan kabullenme! ve toptan süpürme!" prensibimiz...
kavram kirliliği dediğiniz "kötü şeylerin temelinde ailenin bozulması" tezi çok ilginç ve uzun uzadıya münazara edilebilir bir konudur...
hatta biz orta II'de yani 1989'de yani tam 18 sene önce münazara etmiştik bu konuyu...
ne gerekli bir konu oldugunu , ortaokul sıralarından 15 sene sonra yani 3 sene evvel gittiğim iş görüşmesinde kelli felli insanlarla ve profesyonellerle karşıma çıktığında daha bir iyi anladım...
ben derimki:
"tüm kötü şeylerin temeli insanın ilk devleti olan yürek devletinin ve buna müsavi kalp-kafa konsorsiyumunun sapmalarıdır."
hadise enfusidir.
afaki platforma çıktığınız anda da karşınıza "aile devleti" çıkar.
tüm sosyal kötü şeylerin temelinde "bir diğeri olmadığında ayakta duramayan yapı" etimolojisine sahip "aile"nin bozulması gelir.
"bir toplumu bozmak istiyorsan hepsiyle uğraşmana gerek yok, KADINI BOZ,yeter!" mühendislik formulunun altında da bu yatar.
bakın sizin "kavram kirliliği" diyerek bir kaç klavye kıpırdatmasıyla es geçtiğiniz konu için yazılabilecek ansiklopedinin girizgahının önsözünün yetmişte birini falan yazmışımdır sanırım henüz...belki o bile değildir...
Herşey bir kenara, "Müslümana ne lazımsa onu da müslümanlar çıkarsın"ın altına müsaadeniz varsa imzamı atabilir miyim?...
Kimki bu düşüncededir,hem iman hem fikir kardeşimdir :)
İnanıyorumki Turan Bey ve Arzu Hanımlar da bu kanaattedir.
Ha bu arada.. Turan Dostum;
şimdi burada bir hasbihal zor tabi ama cemaat.com davetinde görüşebilirsek ve ben benden evlilik konusunda tecrübeli abilerimden/ablalarımdan izin alabilirsem bir on dakikalık sunumla sizi "en zor idare edilen devletin aile" olduğuna mukni edebilirim ama.. :)) kısmet...
Mütebessim müslümanlar kalmak duasıyle...
fiemanillah...
F.Fatih TEZCAN.
"Camilerde cemaat yerinde hep cemadat;
Siner de köşelerde Haktan beklerler imdat! .."
Necip Fazil Kisakurek.
İdeal Duruşlar ve …
Salı, 26/06/2007 - 12:21 — Turan ÇetinDostum Fatih (samimiyetimi hoş görürsün temennisiyle);
Naçizane fikrimi belirtmek konusunda bayağı tereddüt yaşadıktan sonra, bu tür kitaplardan hoşlanmadığımdan olsa gerek, biraz asabi kaçmış olabilir, lakin bunun doğal olduğunu düşünüyorum… bazen bir şeyleri sıklıkla duyumsadığınızdan olacak ki tekrarlanmasından artık size baygınlık gelir… benim duygularım kitabın yazarıyla ilgili değil, elbette ki emek verilmiş ve yazılmış olan ürünle ilgili eğer bir eleştiri getireceksem, alıp okumam-anlamam gerekir ki eleştirebileyim… bu tür konular da rakamsal verilerle yola çıkıp art arda çözüm yolları getirilmesini anlamakta güçlük çekiyorum… yani bu kadar basit mi? bir de aile de bulunmanın-yönetmenin, bir devlet yönetme kadar güç olabileceğini de anlamakta güçlük çekiyorum. “Sözün tamamını dinleyip, güzel olanına tabi olanlar”… bazen öyle sözler vardır ki, -güzelliğinden olsa gerek- sıklıkla dinlediğimizden artık bize baygınlık veriyor olamaz mı? ara sıra özlemek gerekmez mi? netice itibariyle sizin yorumunuzdaki bazı düşüncelerinize katılmakla birlikte, bazılarına kesinlikle katılmadığımı belirtiyorum, uyarıcı nazik eleştirel diliniz için de ayrıca teşekkür ederim. Muhabbetle.
Değerli Zeyd Dostum;
Emeğin(ne olduğu hakkında ayrıntılı bilgi verirseniz, memnun kalırım) bunca kutsallığı neden? Sonuç itibariyle iyilik gütmeyen haybe ye emek verilmiş olamaz mı? (bu düşüncem yazılan kitapla ilgili değildir)
Dostum Celalli;
Yayınevinin … olması çok şeyi değiştirir… Müslüman’a lazım olmayan şeyleri Müslüman olan hiç kimse yazmasın!..
"Sessizlik; anlamın demlenme vaktidir."S. Yalsızuçanlar
Merakla bekliyorum
Salı, 26/06/2007 - 14:41 — Nurbanû Hûdamerakla...
"bir de kitabı okuyan biri yorum yapsa"
diye bekliyorum.
ben Turan abime katılıyorum
Çar, 27/06/2007 - 05:02 — Uğur Dedeliben Turan abime katılıyorum ben de kitabı okumadım ama okumak da istemiyorum açıkcası insan başkasının çektiği acıları bilemez ne kadar kendisi o yollardan geçmiş olsada çünkü her insanın ruh ve düşünce yapısı farklı ama yinede emeğe saygı derim!!!!
~~~~~~~~~~~~~ ~ ----____---- ~~~~~~~~~~~~~~~~
sen gülerken ben ilgilenmem yalnız uyanmak cehennem madem uyku yarı ölüm canıma gecedir kasteden kendimi unutmak istiyorum yol kenarına biriken kuru yapraklar gibi günleri ayları yılları anıları hatta kendi devremi çehremi yakın çevremi dahi sen bi sırrı bile tutamadın artık neyi paylaşabiliriz candan ki? esti rüzgar hiçlikistan dan ölmek tatlıydı baldan serpilmiş hayalime gubar-ı gam ve ızdırap KOLERA'mın rapi zat hani nerde o eski rulokat hababamın ruhu kaçtı gel de gör Rıfat halkım konuşuyo kendi dilini çat pat kolaysa anlat(Kolera-Kolaysa Anlat)
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
önyargı
Çar, 27/06/2007 - 11:55 — Yunus Emre"İnsanlardaki önyargıyı yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."
A.Einstein
...
ûlvi ukdenin câm nedâmeti
-- http://tenkafesi.com/ --