renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Cumhuriyet Halk Partisi Diye Bir Şey Yoktur!

CHPOlmaz yani. Bu aziz milleti kandırmayın; lütfen! Cumhuriyet Sistem, Cumhuriyet Rejim Partisi vardır artık.

Halk için yola çıkan, halk menfaati için efor sarfeden, çalışan, siyasal gayesinin halka hizmet gayesi olduğunu söyleyen bir parti, devletçilik, sistemcilik yapmaz. Halkçılık yapar.

Ama bu sözde, bu pseudo "Halk Partisinin" tabelasındaki paslanmış adından başka halkla ilişkisi kalmadı artık. Tek arzuları müşterileri ceplerindeki son kuruşa, gözlerindeki son damla yaşa kadar sömürmek. Meydanlarda "halkın partisi", koltukta sistem/rejim/devlet partisi olmak, bukalemun gibi kostüm değiştirmek, imajmaker'ların elinde ortama göre aksesuvar/makyaj yenilemek/tazelemek, kokteyl partilerde kadeh kadeh en iyisinden, en pahalısından şampanya, yıllanmış Fransız şarapları, halk masasında ucuz rakı içmek, kuliste, kabinelerde bakire bacaklarında sarılmış Küba püroları makaslayıp pofurdatmak, meydanlarda, halkın arasında kravatsız, beyaz, kolalı, ince Piere Cardin gömleklerinin ceplerinde aslanlar gibi "Maltape" paketi sallandırıp, tenefüslerde/fasılalarda/fasıllarda, otobüse geçip, ortalığı hızla kolaçan edip, halktan birisi yoksa şayet, yani sistem harici/dışı yabancı madde yoksa içeride, pahalı, ekoseli çoraplarınızdan " Kırmızı Amerikan Malborası" çıkarıp, etrafı dumana boğmak size yakışmaz beyler. Hiç birimize yakışmaz. Ayrıca sigara sağlığa da zararlıdır. "Et tekraru ahsen, velev kenu yüz seksen" (Tekrar güzeldir, yüz seksen kere olsa da) Hatırlatalım.

"Halkçı Parti" ne yapar? Halkçı parti halkçılık yapar; halk yararı, halk menfaati için çalışır. Kendi sisteminin/sınıfının menfaatleri için, üst kademelerdeki belli sınıflar için, belli bir azınlık için, ensesi kalınlar için çalışmaz. Halkın tümü için, sınıf, dil, din, ırk, meslek, statü, kast farkı olmaksızın halkın totali için çalışır. Halkın çoğunluğu ne isterse ona razı olur. Olmak zorundadır. Madem demokrasi varmış! Böyle olmalıdır. Profesörlük tezi, doktora ve doçentlik tezleri küllen aşırma/intihal olan, çalıntı olan, hırsız ve ehliyetsiz, sözde gramafon aydınları konuşmacı yaparak, emekli askerleri, devlet erkanını, devlet kurumu personellerini fişekleyerek/ateşleyerek/doldurarak, meydanlara toplayıp milletimizin gözünü boyamaz "halkçı partiler".

Bir zamanlar da "Cenab-ı Hakkın Partisi" varmış. Mazide yani. Olmuş böyle şeyler. Bir varmış, bir yokmuş. Ara sıra ortaya çıkıyormuş. Hortluyormuş. Eskiler bilir. Abilerim, ablalarım benden de iyi bilir. Karadeniz'de, muhlis bir ninemize, Adalet Partisi, "Biz Allah'ın Partisiyiz teyzeciğim, oyunu bize ver" deyince, öbürüsü, meşhur bir partide (CHP) "biz de, Cenab-u Hakkın Partisiyiz" dememiş mi? Mişli geçmiş zaman işte. Ama tarih bu. Unutur mu? Unutmaz. Niye unutsun?

CHP, neden halkın partisi değildir? Çünkü "halkçı" olduğunu iddia eden bu siyasi parti, halkın menfaati için halka sunulan, kamuoyuna sunulan, "Cumhurbaşkanını halk seçsin" önermesine/önergesine karşı çıkmıştır. Bununla da yetinmemiş, itirazını son reddeye kadar sürdürerek, yani halkın menfaatlerine itiraz ederek, itirazını yüksek mahkemeye taşımıştır. Olmuştur bunlar. Fıkra değildir. Geyiklere anlatılsa onlar bile gülmez.

Yani, sözde "halkçı" olduğunu iddia eden bu siyasi parti, halkı küçümsemiş, "resmen halk bu bu işten anlamaz, Cumhurbaşkanını halk mı seçermiş canım sende, öyle şey mi olurmuş, aslanlar/paşalar gibi biz varken burada" demeye getirmiştir işi. Yani Cumhuriyet Halk! Partisi, halkı küçümsemiştir, halkı adamdan saymamıştır. Yani seni, beni, aziz milletim kaale almamıştır, küçük düşürmüş, böylece aşağılamıştır bizi. Seni, beni, herkesi. Kaale alacak kadar önemli görmüyorlar bizi. Yazık.

Oysa çarpışan, yaşam mücadelesi veren, vatan mücadelesi veren, her gün şerha şerha şehit düşen biziz, bu toprakları kanımızla sulayan biziz, ölen, iliği sömürülen buna da eyvallah diyen sen, ben, hepimiziz, ama "Cumhurbaşkanını halk seçsin" deyince, "olmaz, sen bu işten anlamazsın, sizin aklınız ermez o işlere" delinen yine biziz. Sensin halkım. Bir başkası değil.

Yani Cumhuriyet Halk Partisi diye bir şey, bir parti yok; Cumhuriyet Sistem, Cumhuriyet Rejim, Cumhuriyet Devlet partileri var. Ama sen yoksun.

Uzatmayayım. Bende duygusalım. Dokunuyor uzatınca. Bitireyim artık. Ne diyor Beyrut'lu büyük kadın şair Nizar Kabbânî, "Ben Beyrut" adlı kitabında, "Ancak Lübnan'ın siyasal aklı, parlamenter hayatın başından beri Necme meydanındaki 'İyi Uykular Oteli'nden dışarı çıkmadı. O hep çizgili ipek pijamasıyla kahvenin kapısında oturdu; sağ elinde kamışı, sol elinde çerez torbası. Masada rakı şişesi, devlet işleri, kâğıtları, mühürler... İş sahibi "halk çocukları" uzun bir kuyrukta dururlar, çerez torbasının bitmesini beklerler, rakı şişesinin bitmesini, ömürlerinin bitmesini..."

Bugün bu "İyi Uykular Oteli", Cumhuriyet Devlet/Sistem/Rejim Partisidir, Aziz Milletim. Öyle iş olsun diye tabelasında "halkçı" yazar. Mazi de bir hatıra olarak kalmıştır o. Mazide kalakalmıştır. Bu bir ilüzyondur. Gözboyamasıdır. Seni oraya, içeriye çekmek için yapıştırılmıştır. Sömürtme kendini Aziz Milletim! Uyan artık benim gibi. "İyi Uykular Oteli"nden çık sokaklara. Halk gibi, tıpkı eski günlerde ki gibi, el ele, kol kola olduğumuz gibi, neysek, oysak, içimiz dışımız bir, öyle halay çekelim meydanlarda. Böyle sivil sivil, mis gibi.

06.07.2007/ Cuma / İstanbul

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

halk üstüne!

yek pare menfaatleri kaderi olan bir yığın. yoğurmak şekillendirmek gerek bu şekilsiz amorf kütleyi. Ona rağmen Onun için. ağızsız dilsiz bu kitleye adeta yeniden bir ruh üflemek. bütün ideolojik devlet yapılanmaları bu merhaleleri aşıyor. CHP zamana direnen bir devlet aklının teşekkülünün ifadesi. hızla bireyleşen.dünyevileşen (hayatı bir proje gibi yaşayan) tüketen haz isteyen bir toplum artık totalleştirici bir devlet istemiyor. CHP iki yerde duruyor Devlet içinde seçkinci imtiyazlarla yıllarca semizleşen ve büyük oyunun kurallarından ve dengesinden memnun bir kitlenin desteğini alıyor ve hala da hayali "halk"ı adına konuşuyor.
peyki halkın gerçek temsilcisi olduğunu söyleyenleri nasıl bir tehdit bekliyor. Cilas'ın yıllarca önce dediği gibi halk adına yola çıkanlar zenginliğin kamusal bir terakümü de olan iktidarda olduklarında kendi içlerinde yeni bir sınıf olmayacaklar mı... ve gittikçe yaşam biçimi ve zihin dünyası,zevk ve tercihleri değer yargıları sözcüsü olunan kitleden ayrılmayacak mı. kendisine "verilen" iktidarı "kendinde bir hak" olarak algılamaya başladığı anda bu yeni bürokratik elit ve zenginlik sahibi "yerli müteşebbisler" halk denilen kitleden kopmayacak mı...

bir düzeltme ve laiklik...

*Ne diyor Beyrut'lu büyük kadın şair Nizar Kabbâni*

büyük kadın şair, ifadesi *büyük kadın şairi* olacaktı heralde... nizar kabbaniyi tanımayanlar bayan sanmasınlar :)

chp yıllardır dini kullanarak başa geldi. babam anlatıyor, köylerine gelip bizi Allah gönderdi demişler ve oy istemişler fi tarihinde...

neyse... fazla konuşmaya hacet yok. aklıma chp nin ve çağdaş yaşamı destekleme derneğiyle beraber düzenledikleri mitinglerle alakalı bir fıkra geldi, buyrun:

Bara giren adam, robot barmene viskisini söyler. Viskiyi getiren robot barmen sohbete başlar:
- IQ nuz kaç beyefendi? diye sorar.
Adam:
- 150 cevabını verince robot barmen adamla Kuantum fiziğinden, uzay çalışmalarından v.s. üst düzey bilimden konuşmaya başlar. Bu durumdan çok etkilenen adam, robotu bir kere daha denemek için bara tekrar gelir.
İçkisini söyler, robot yine IQ sunu sorar, bu kez 100 cevabını verir. Bu cevaba uygun olarak; sinema, tiyatro, spor gibi güncel konularda sohbet ederler.
İyice şaşıran adam bir daha gelişinde robotun sorusuna bu kez, 50 cevabını verir.
Robot:
- De... se... ne......yi...... Türki-ye laik - tir laik ka-la-cak" ...

ûlvi ukdenin câm nedâmeti

-- http://tenkafesi.com/ --

teşekkür

Eyvallah Yunus, düzeltme için. Geri dönüp düzeltemiyorum, o seçeneği/düzeneği kaldırmışlar. Kabbâni'den bir kaç şiir ve İbrahim Demirci'nin "Ben Beyrut" başlığıyla çevirdiği denemesinden başka üzerine pek bir bilgim yok. Fakat denemede dişisel söylemleri oldukça fazlaydı, yani "Ben Beyrut" adlı kitabında. Orada bir kadın imajı verrdi :) bana. Her neyse işte. Zararın neresinden dönülse kâr.

Büyük erkek şair Nizar Kabbânî :)

selamlar

Hamiş: genelde erkekler için sadece "büyük şair" denilir, araya dişiler girince büyük kadın şair diyoruz. Orası da ilginç bir konu aslında.

"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-

chp

cumhuriyet halk partisinin ben cumhiriyetin gerektirdiklerini yaptıgına inanmıyorum onların tek hayali iktidar olmak

halkçı

"Anlamadığım kelimelerden biri de halkçılık. Ne halkçılığı? Halk kim? Halkçıyım demek halktan değilim demek. “Ama lütfen tahtımdan iniyor ve o pespaye, o bedbaht insanlara yaklaşıyorum”demek. Aman efendim kerem buyuruyorsunuz!

Halk partisi kurtla kuzuyu, insanla sırtlanı bir çuvala koyan madrabazlar kampanyası. Kime karşı Halk partisi? Kime karşı halkçı? Halkçılık halkın sırtına binen bir avuç aydının uydurduğu bir mit. Oğlancı gibi. Halkın ırzına geçmek halka hulus çakan açık gözlerin yaftası.

Halk partisi tarihinin hangi merhalesinde halk için çalıştı, ne zaman halktan olmayanlarla mücadeleye girişti? Halktan ne anlıyordu? Alt yapı feodal. İkibin yıldan beri değişmeyen, kendi küçük dünyasında hep aynı dertlerle baş başa, geniş bir kalabalık. O kalabalıktan kopan, hiçbir çilesi hiçbir davası olmayan bir halk partisi. Bir neci ur!" Cemil Meriç- Jurnal

partisiyle birlikte halkçı tabirine Cemil Meriç'in itirazı var. bizim islamcı tabirine olduğu gibi...

Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...