renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Seçim Sonuçları ve AK Parti: Bir Analiz Denemesi

Evet seçimler bitti. Türkiye’nin geneline şamil bir başarıyla Adalet ve Kalkınma Partisi seçimlerin galibiydi. AK Parti'nin galibiyetini ezici bir zafer olarak gören, bir sivil muhtıra olarak adlandıranlar da vardı. Fakat belki de sayın Başbakan’ın seçim sonuçlarının ardından yaptığı ilk konuşma Türk Siyasal Hayatına kaydı düşülmesi gerekecek kadar manidar demokratik bir olgunluğa işaret eden bir konuşmaydı. Iktidar hırsını. Zafer sarhoşluğunu dengelemiş kitlelerin nümayişine rağmen kendini bu havaya kaptırmayacak kadar sorumluluğunun ve yaşanmakta olan sürecin farkında olan bir konuşma. Merkez medyanın içinde yer alan bir çok köşe yazarı ve siyaset analizcisinin de teslim ettiği üzere siyasal hayatımızda devlet bürokrasisini temsil eden partiler karşısında AK Partinin almış olduğu %46.5 lik oy oranı alına bu oy siyasal hayatımızda bir kilometre taşıdır. AK parti’nin bu seçim başarısı siyaset alanının daraltmaya çalışan jakoben ve otoriter yönelimlerle siyasete müdahele etmeye “devletin” organik aydınları aracılığıyla ve de ideolojik aygıtı konumundaki sivilliği çokça sorgulanır yarı resmi sivil toplum kuruluşları aracılığyla yapılmak istenen toplum mühendisliğine karşı verilen bir cevaptı .

AK parti ünlü siyaset sosyoloğu Mardin’in kavramlarıyla elitist, batıcı merkez karşısında dini ve milli değerlerin dünyasında yaşayan çevrenin merkeze yönelik siyasal taleplerinin bir ifadesidir. Bu anlamda selefleri olan Demokrat parti ve Anavatan partisinin siyasal hayatımızda doldurduğu yerde durmaktadır. 1980 sonrasında dünya üzerinde de yükselen yeni sağ ittifakın ideolojik malzemesi büyük ölçüde AK parti tarafından kullanılmaktadır. Muhafazakar demokrat olarak tanımlanan parti “ideolojisi” Başbakanın söylemlerinde eskiye nazaran daha geniş toplum kesimlerini kuşatacak biçimde Toplumsal Merkez de duran bir parti olarak ifade edilmektedir. Kuruluşundan bu yana din ve kültür politikalarıyla batıcı, elitist ve bu anlamda toplumu dayanışmacı bir zemin üzerinde kaderi ve menfaatleri bir olan yekpare bir bütün olarak tanımlayan devlet (parti mi demeliydik) karşısında halkın talepleri zorunlu olarak demokrat kimi zaman liberal bir içerik kazanmıştır. Tük siyasal hayatı özelinde düşünüldüğünde muhafazakarlık ve liberallik gibi iki tarihi anlamda birbirine karşı konumlanmış ideolojinin memleketimizdeki birlikteliği anlaşılabilir. AK partinin milliyetçi, muhafazakar ama aynı zamanda liberal unusurları da içeren ideolojik muhtevası birazda Türk siyasal hayatında devlet ve millet arasında süre giden bu kan uyuşmazlığından kaynaklanmaktadır. Halkın manevi değerlerini ifade eden partiler çoğu zaman demokratikleşme sürecinde öncü partiler de olmaktadır. Bunun yanısıra resmi ideolojinin taşıyıcısı olan modernleştirmeci CHP ise adındaki Halkçı vurgusuna rağmen “halk” ı önce tanımlayıp dönüştürdükten sonra o halk adına siyaset yapacaktır. Seçim sonuçlarına yönelik olarak parti önde gelenlerinin tepkileri ise bu tavrı doğrular niteliktedir. “halkın duygusal karar aldığını” ifade eden demeçlerde halk hala kendi menfaatlerinin farkında olamayacak kadar olgunlaşmamış bir kitledir. Adeta ne yaptığının farkında olmayan bir güruhtur. Kandırılmaya müsaittir.

Kendisini bir ideoloji partisi olmaktan çok bir hizmet partisi olarak ifade eden AK partinin belki de en büyük icraatı O’nu bütün şüphelerine ve hazımsızlıklarına rağmen yerli ve yabancı iş çevreleri için cazip hale getiren ekonomi alanında olan icraatlarıydı.. Makro ekonomi rakamları anlamında oldukça istikrarlı bir çizgiyi 4.5 yıllık icraatı döneminde sürdüren AK parti bu anlamda iş çevrelerinin, üzerinde taşıdığı bütün soru işaretlerine rağmen desteğini alabilmişti. AK parti iktidarında sağlanan ekonomik istikrarın ve üretilen refahın tabana yayılması AK partinin kendini ideolojik olarak tanımladığı gibi siyaset yelpazesinin bütün kanatlarına eşit uzaklıkta olmak iddiasıyla da tutarlı olarak solun üstlenmesi gereken toplumcu ekonomik politikalarına bu anlamda işsizlik ve yoksullukla mücadele gibi enstümanlara yönelmesi AK parti yi daha sağlam bir politik konuma taşıyacaktır.

Tüm bunlara rağmen gözden uzak tutulmaması gereken nokta dünya sistemi içindeki ekonomik ve siyasi bağlantıları da göz önünde bulundurularak Türkiye’deki cari hegemonik sistemin AK Partinin seçim zaferyile birlikte 25 yıldır hiç olmadığı kadar tahkim edilmiş olduğudur. Bütün sistem muhalifi sesler kelimenin tam anlamıyla artık sessizleşti. Muhalif kitlelerin AK parti bayrağı altında ehlileştiği system içine çekilerek rehabilite edildiği unutulmamalıdır. Dindar kesimlerin bu anlamda AK Partiye verdikleri kayıtsız şartsız desteği tekrar gözden geçirmeleri gerektiği kanaatindeyim. AK Parti netice itibarıyle bir siyasi partidir. Zamanımızın ideolojik referanslarını siyasi mücadele ve propopaganda biçimlerini kullanan bir siyasi parti. Halkın manevi değerlerine saygılı olması ve parti önderliğinin bireysel anlamdaki tercihlerini partinin bütününe şamil kılmadan siyasi bir olgunluk içinde AK Partiye verilen desteğin sınırları çizilmelidir. Öte yandan AK partinin üzerinde yükseldiği sosyolojiyi anlamaya çalışmak taraftarıyım. Mevcut yönelimi kutsallaştırmadan anlamak çabası. Çünkü sorgulanmayan hesaba çekilmeyen her alanda bir zalimin palazlandığı unutulmamalıdır. Kayıtsız şartsız bir destek yerine sorgulayan,hesaba çeken, uyaran ve denetleyen bir üslubun bizlere daha yakışan olduğunu vurgulamak isterim.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Günün anlam ve önemine binaen...

Milletvekili Marşı

Sormayın kim olduğumu
Ben bilmem, liderim bilir
Varlığımı yokluğumu
Ben bilmem, liderim bilir.

Gözlerim hep ona bakar
Kaldır der, ellerim kalkar
Gül, menekşe nasıl kokar
Ben bilmem, liderim bilir...

Ne içip, ne yiyeceğim
Sırtıma ne giyeceğim
Nerede ne diyeceğim
Ben bilmem, liderim bilir...

İçimdeki riyaları
Süreceğim boyaları
Göreceğim rüyaları
Ben bilmem, liderim bilir...

Sıkı tutarım aramı
Ye derse, yerim haramı
Süt beyaz, kömür kara mı
Ben bilmem, liderim bilir...

Enim nasıl, boyum nasıl
Fikrim nasıl, huyum nasıl
Kullanacak oyum nasıl
Ben bilmem, liderim bilir...

Hasta mıyım, sıhhatta mı
Sadakatım ifratta mı
Otuz gün ay mı, hafta mı
Ben bilmem, liderim bilir...

Hicap nedir, örtü nedir
Kurt-kuş, böcek-börtü nedir
İyi nedir, kötü nedir
Ben bilmem, liderim bilir...

Hürmetim tamdır zatına
Minder olurum altına
Uyarım talimatına
Ben bilmem, liderim bilir...

Teslim ettim irademi
Böyle yürür benim gemi
Varsa beynimi, midemi
Ben bilmem, liderim bilir...

Abdurrahim Karakoç